Ana Sayfa 1 milyon Türkiye fotoğrafı
sayfa 1
ercanALM

16 yıl önce - Sal 26 Hzr 2007, 05:09
Taciz Davasında Türkiye'nin Payına Düşenler


Alıntı:
Taciz davasında Dışişleri devrede  
BERLİN (İHA) - Almanya Dışişleri Bakanı Frank-Walter Steinmeier, Antalya'da 13 yaşındaki bir İngiliz kıza cinsel tacizde bulunduğu iddiasıyla Türkiye'de hapiste tutulan Alman gencin durumuna ilişkin Ankara ile kişisel olarak temasa geçeceğini bildirdi.

Almanya'nın güneyindeki Nurmberg şehrinde insan hakları konusundaki bir konferans sırasında konuşan Steinmeier olayın üzücü olduğunu belirterek, "Aileyi desteklemek için elimizden geleni yapıyoruz. Büyükelçilik çalışıyor. Türkiye Dışişleri Bakanı (Abdullah Gül) ile biraraya gelerek konuyu görüşeceğim" dedi.

Antalya'da tatil yaptığı sırada İngiliz kızı Charlotte L. M'ye "cinsel tacizde bulunduğu" iddia edilen Marco W, kızın annesi Clarie M.'nin şikayetçi olması üzerine 11 Nisan'da tutuklanmıştı. Alman basınında çıkan haberlerde Marco'nun cezaevinde bir koğuşta 30 tutuklu ile kaldığı, bir tuvalet ve banyoyu onlarla paylaşmak zorunda olduğu iddia ediliyor.
...........evet  arkadaslar bu  haber su an alman  haber kanallarında  saat bası  gecmekte...konuyu  daha  guzel  acıklamak  ıcın  bıraz  acmak  ıstıyorum...konu soyle..17  yasındakı alman genc  nısan ayında antalyaya  tatıle gelıyor..ve  antalyada 13  yasında bır ıngılız  kızla tanısıyor...tatıl  suresınce  bırbırınden  hoslanan  bu  ıngılız  kız  ve  alman  cocuk ...tatılın  son  gecesı  alman  gencın odasında  ıngılız kız..  kız  kardesı  ve  baska  bır  erkekle  beraber  polısın  otele  gelmesıyle  aynı  odada  yakalanıyorlar...13  yasındakı  ıngılız  kızın annesı  alman  gencten  sıkayetcı oluyor  ve  kızına  tacızde  bulundugunu  ve  beraber oldugunu  soluyor...ve  bu sıkayet  uzerıne  kızın  ve  cocugun  yasları  gozonundede  bulundurularak  alman  cocuk  antalya  cezaevıne  konuyor...ve  10  haftadırda burda...ve suan  alman  haberlerınde  bu  olay  sureklı  gecmekte....almanlar  konuya sole  yaklasmaktalar....kız  cocukla  beraber olmak  ıstemıs  olayda  zorlama  tecavuz  yokkı  bu  suclama nıye....turkıye  ıste  bole  kapalı  ve  avrupa  degerlerınden  uzak  bır ulke  o  yuzden  bole konular  turkıyede  sorun oluyor....bazı  bakanlar  turkıyenın  bu  konuyu  surdurmesı  ve cocugu  bırakmaması  durumunda bunun  ab  yı  ısteyen  turkıyenın  durumunu  zorlastıracagını  turkıye  almanya  ılıskılerını  zorlastıracagını  soluyorlar....dıs  ıslerı  bakanı  abdullah  gulle    goruseceklerını  ve  cozum  ıstedıklerını  soluyolar......bole  bır  olayda  ne  yapmalı  turk  hukumetı  bu  cocuk  ıhade  edılmelımı...sızce  suclumu...eger  ıhade etmezsek  bızı   bu  denlı  bı  konuda bıle  ab  konusunda  tehdıt edebılen  avrupaya  karsı  ne  yapmalıyız.....saygılarımla  bu  konuyu  sıze  acmak ıstedım..bu  arada  klavyemdekı  sorun  nedenıyle  olusan  yazım  hatalarından  dolayı  okuyuculardan  ozur dıler  bu  ayrıntıyı  belırtmek ısterım...[/quote]

alimemo
16 yıl önce - Sal 26 Hzr 2007, 05:56



ufuk1978

16 yıl önce - Sal 26 Hzr 2007, 07:40



umutyolu
16 yıl önce - Sal 26 Hzr 2007, 09:53

Alıntı:
bazı  bakanlar  turkıyenın  bu  konuyu  surdurmesı  ve cocugu  bırakmaması  durumunda bunun  ab  yı  ısteyen  turkıyenın  durumunu  zorlastıracagını  turkıye  almanya  ılıskılerını  zorlastıracagını  soluyorlar....


İşte yine aynı tehdit. "Türkiye'nin AB süreci zorlaşacak", "Türkiye kabul etsin yoksa AB rüya olur", "Türkiye'de bu işler anormal, onun için Türkiye - Almanya ilişkileri zorlaşacak" vs, vs, vs

Avrupa ülkelerinden hep aynı tehditleri duymaktan bıktık. Türkiye bir hukuk ülkesi, burası şeriat kanunlarına göre yönetilmiyor. Burada uygulanan kanun Avrupa ve Amerika'da uygulananlar ile büyük çoğunlukla aynı. Türkiye AIHM kararlarına saygı gösteriyor, iç mahkemelerin bağımsızlığını ve adaletin eşitliğini savunuyor ve koruyor. Peki Alman ne yapıyor? "Bizim söylediğimiz gibi yap yoksa AB hayal olur" Neden asıl taraf olan İngiliz aile ile uzlaşma olmuyorda Türk tarafına, TC Dışişleri bakanına kadar bu konu uzuyor? TC Dışişleri bakanı onların emir kulu mu?  İngiliz aile şikayet etmiş ve kanuni işlem yapılmış, ne olmasını bekliyorlardı? İngiliz aile şikayet edecekti ve biz "Almanlar darılır, bizi AB'ye almazlar" deyip tutuklamayacak mıydık?

Diğer bir konu ise, hapishanelerde çok kişinin bir arada olması. Evet ama burası Türkiye, Guantamalo değil. Biz burada kimseyi asıp kesmiyoruz, idam cezası yok, işkence en aza inmiş durumda. Hapishanede Alman vatandaşa zarar gelmiş mi? Hemen Midnight Exspress muhabbetleri.

Bence konu kanuni olarak yapılması gereken şeyler zaten yapılmış. Eğer Almanlarda bir adalet duygusu var ise Türkiye Cumhuriyeti kanunlarına ve mahkemelerine inanmaları şart. Böyle bir olayın içine AB tehditinin karıştırılmış olması bile yeterince utanç verici.

Teşekkürler.


Engin

16 yıl önce - Sal 26 Hzr 2007, 10:15

Alıntı:
bazı  bakanlar  turkıyenın  bu  konuyu  surdurmesı  ve cocugu  bırakmaması  durumunda bunun  ab  yı  ısteyen  turkıyenın  durumunu  zorlastıracagını  turkıye  almanya  ılıskılerını  zorlastıracagını  soluyorlar....

o zaman sonsuza kadar hapiste tutalım   çocuk da Türkiye'yi AB batağından kurtardığı için devrim şehidi ilan edilir öldüğünde  



ilkera
16 yıl önce - Sal 26 Hzr 2007, 15:55



gonullu
16 yıl önce - Sal 26 Hzr 2007, 16:12



ErsanB.
16 yıl önce - Sal 26 Hzr 2007, 16:15

Alıntı:
Ölü spermler ve 'hikáye!


DÜN öğle saatlerinde Bild Gazetesi’nin Genel Yayın Yönetmeni Kai Diekmann’la konuştum.

"Alman kamuoyu, Antalya Cezaevi’nde yatan Alman çocuğu konusunda çok hassas. Dışişleri Bakanı, yarın Türk Dışişleri Bakanı Gül’ü arayıp bu konuyu konuşacak" dedi.

Bu olayın, ikinci bir "Geceyarısı Ekspresi" iftirasına dönüşmesinden endişe ediyorum.

Yazı işleri toplantısında bu konuyu çok tartıştık.

Doğal olarak hepimizin ilk tepkisi şuydu:

"Bizim adalet sistemimize ne karışıyorlar?"

Nitekim Başyazarımız Oktay Ekşi de pazar günkü yazısında, hepimizin bu ortak hassasiyetini dile getirdi.

Elbette bu tepkiyi hepimiz dile getirmeliyiz.

* * *

Ancak işin bir başka boyutu daha var.

Yani "gerçekçilik" boyutu.

Hepimiz çok iyi biliyoruz ki, dışarıdaki "Türk imajı", bizleri sevindirecek çizgilere sahip değil.

Ayrıca, yıllardır kafalardan silemediğimiz bir "Geceyarısı Ekspresi" olayı da var.

Dolayısıyla, Antalya olayını çok iyi "yönetebilmeliyiz".

Çünkü, Alman basını daha şimdiden olayı aşırı derecede dramatize etti.

Acıklı bir "story"nin bütün öğeleri var.

17 yaşındaki Alman çocuğu "astımlı".

Babası "lösemi" hastası.

Alman gazetelerine göre olay, "Türkiye’de tatilini geçiren çocukların, masum flört hikáyesi".

Kız "15 yaşındayım" demiş ama aslında 13 yaşındaymış.

Tabii, habersizliğin hákim olduğu yaz günlerinde popüler gazetelerin arayıp da bulamayacağı cinsten malzeme.

İşin insani boyutu etkileyici.

Ne var ki ortada başka gerçekler de var.

İngiliz kızın ailesi şikáyetçi.

Kızın üzerinde Alman gencine ait "ölü spermler" bulunmuş.

Bu durumda Türk polisinin ve Türk adaletinin üzerine düşeni yapması normal.

* * *

Artık hepimiz şunu çok iyi biliyoruz:

"Algılama, gerçeğin kendisidir."

Dolayısıyla bu işin dünya kamuoyunca algılamasını iyi yönetmemiz gerekiyor.

İşte bunun için dün bütün işlerimi bırakıp bu meselenin üzerine eğildim.

Önce Adalet Bakanı Fahri Kasırga’yı aradım.

Bir muhabirimizin cezaevine girmesine izin verilmesini ve çocukla konuşturulmasını istedim.

Orada da bırakmayıp işi Başbakan Tayyip Erdoğan’a kadar götürdüm.

Adalet Bakanlığı Ceza ve Tevkif Evleri Genel Müdürü Vekili Abdullah Çelik’le konuştum.

Çelik, cezaevindeki Alman genciyle bir ön görüşme yaptırmış.

Çocuk, "Ben halimden şikáyetçi değilim" diyormuş.

Antalya Cezaevi, eski bir bina.

Şimdi yenisi yapılıyor.

Önümüzdeki günlerde yenisine geçilecek ve eskisi bakıma alınacakmış.

Alman gencine, istediği takdirde bu yeni binaya transfer edilebileceği bile bildirilmiş.

Ancak o, "Ben burada memnunum" deyip istememiş.

* * *

Bu yazıyı yazdığım saatlerde, Antalya Büro Temsilcimiz Dursun Gündoğdu, bakanlıktan gelecek izin yazısını bekliyordu.

İzin gelince de cezaevinde görüşme gerçekleşti.

Alman gencin fotoğrafı çekildi.

Hemen belirteyim, seçim kampanyasının tam ortasında olmamıza rağmen, dün konuştuğumuz bütün yetkililer işin bilincindeydi.

Aşırı tepkici olmak yerine, bu olayın iyi yönetilmesi için akıllı ve sakin yolu seçmemiz gerekir.

İnşallah iyi bir çözüm yolu buluruz.

Çünkü öfke ve tepki değil, akıl ve mantık zamanıdır...


Baris Invictus

16 yıl önce - Sal 26 Hzr 2007, 21:39



osman hanesiviran
16 yıl önce - Sal 26 Hzr 2007, 23:32



sayfa 1
ANA SAYFA -> HABERLER ve SOHBET