Ana Sayfa 1 milyon Türkiye fotoğrafı
Petkim Özelleştirmesi
« önceki   123 ... 161718 ... 252627   sonraki »

ANA SAYFA -> HABERLER ve SOHBET
cevap yaz
sayfa 17
Keremss
16 yıl önce - Pts 09 Tem 2007, 10:13



En son Keremss tarafından Pts 09 Tem 2007, 10:20 tarihinde değiştirildi, toplamda 1 kere değiştirildi


Engin

16 yıl önce - Pts 09 Tem 2007, 10:35

Alıntı:
ne demişim, ister ermeni alsın ister başkası demişim. ne demişim, isterse rum gelsin yap işlet devret ile nükleer diksin demişim.
anlamayacağınızı tahmin etmiştim. ırkçılık ile ilgisi yok düşüncelerimin demek için bu örneği verdim. yani hangi ırktan milletten adamın aldığı beni ilgilendirmiyor. Para Türkiye'de kalıyor mu kalmıyor mu hesabındayım diyorum. Petkim'den elde edilecek kârdan Türk Ekonomisi, yani bana bedavaya yakın bir fiyata sağlık-eğitim-yurt hizmeti veren ekonomi mi yararlanıyor yoksa Dünya tröstleri mi sorusunu soruyorum.

Ama siz bu soruya cevap vermek yerine kendi düşüncenizde olmayan herkesi kafatasçılık ile suçluayarak seviyenizi ortaya koyuyorsunuz.

Alıntı:
Hala ve ısrarla olayın maddi boyutundasınız, yukarıda bu ve benzeri uygulamaların maddiyattan çok yönetimsel olduğu bir çok defa izah edilmesine rağmen..
gerçi böyle derken maddi yönden yaptığım eleştirilerime de katıldığınızı düşünüyorum. Çünkü gayet açık ve net yazdım, satın alınan mal karşsında döviz ödemek ile ytl ödemek arasındaki farkı.

Eğer petkimin yönetimini, işleyişini; çöreklenmiş, devleti keriz yerine koymaya alışmış insanların işletmesi olarak görüyorsanız bunun çözümü işletmede iyileştirmeler yapmak, işletmeyi geri kazanmaktır; satmak değil.

Bizim bir akraba vardı, kirasını ödemeyen kiracıya kızıp evleri satardı; sattığı parayı da değerlendiremez, çar çur ederdi. Sonra çocukların eline bakar oldu onca daire sahibi adam... Aynı hesap...

Hem size bir şey söyleyeyim: Özelleştirilen kurumlardaki işçilere devlet baka işletmelerde kadro vermekte. Bu yüzden geçmiş hükümet döneminde işçiler fabrika kapısında eylemler yaparken bunun zamanında herşey daha kolay oldu.

E peki soruyorum; madem bu fabrika müdürü devletin malı deniz diyen bir müdür, madem işçilerin maliyeti fazla... Siz Petkim'i özelleştirerek "yönetimsel olarak" neyi başarmış oluyorsunuz devletin diğer kurumlarının kadrosunu şişirmekten, onların verimliliğini düşürmekten başka?

Alıntı:
böyle bir kulaktan dolma fırkateyn olayının domates ve patates gibi zerzevat ile hiçbir ilgisi yoktur,
burada da anlamadığınız belli. domates örnektir. demek istenilen bugünki dış ticaretimiz 10 liralık mal alımımıza karşın 5 liralık mal ihracımızdır. kardeşim ben yeterli ihracat yapamadığımdan elimde döviz sıkıntısı var, karşılığında sana döviz veremem ama elimde fazladan domates var, onu al diyemezsiniz, bir yerden döviz bulup vermek zorundasınız. eğer ihracatınızdan, turizmden gele bir döviz girdisi de yoksa borç almaktan başka çareniz yoktur.

daha basit anlatamazdım herhalde. dikkat: bu cümle deniz kuvvetleri komutanının "biz sizden gemi alalım, karşılığında domates verelim" diye bir teklifte bulunduğu anlamına gelmemektedir

özel mesajımda da belirttim. biz ne olmak istediğimize karar verelim önce. Hindistan oluruz böyle giderse. Gökdelenlerimiz de olur, gsmh da rekorlar kırar. Kim bilir belki abilerimiz İran'a kutup yaratmak için bize de çekirdekli oyuncaklar verirler.

Ama kendi kararlarımızı kendimiz alamayız, halkımız kukla olur, %50den fazlası açlık sınırında yaşar. Ülkenizdeki tüm kurumlarınız, şirketleriniz yabancıların elindedir. Siz sadece çalışan olursunuz. Patron yapmazlar sizi.

Ne zaman patron yaparlar, ithalat yapan bir distribütör şirketin lideri iseniz...
Ne zaman patron yaparlar, pazarınızda %50den ufak yerli ortak arıyorlarsa...
Ne zaman patron yaparlar, milyon dolara yabancı futbolcu getiriyorsanız...

Sizi benim gibi kafatasçı bir insanla başbaşa bırakıyor ve diğer kafatasçı, sizin deyiminiz ile günümüz ekonomik anlayışından bihaber arkadaşlarımla sirtaki yapmak üzere 12 adalara gidiyorum:

Alıntı:
Yunan'a banka sattık mı?
Sattık.
1 tane mi sattık?
2 tane sattık.
Bayram yaptık mı bankamızı elaleme sattığımız için?
Yaptık.
Sevindik demek ki...
Çok sevindik.
Sonra?
Sonra, bizim Ziraat Bankası, Yunanistan'da şube açmaya kalktı... Banka manka almıyor, yanlış anlaşılmasın... Sadece küçük bir şube açmak istiyor.
Açtırdı mı Yunanlı?
Açtırmadı.
Niye açtırmadı?
Niyesi miyesi yok...
Açtırmadı işte.
Ne dedi peki?
"Yürrü, anca gidersin" dedi.
Anlamadım?
"Yürrü, anca gidersin" dedi.

Şimdi anlıyor musunuz, Yunanistan neden AB üyesi oldu da... Biz neden olamıyoruz?
Bundan.
"Şuur kriteri" diye bir şey var adamlarda... Kopenhag kriterinden çok daha önemli.

*


Yılmaz Aysoy
16 yıl önce - Pts 09 Tem 2007, 10:46



Baraküda_Turgay

16 yıl önce - Pts 09 Tem 2007, 10:55



Keremss
16 yıl önce - Pts 09 Tem 2007, 11:19



denisk3
16 yıl önce - Pts 09 Tem 2007, 11:50



Yılmaz Aysoy
16 yıl önce - Pts 09 Tem 2007, 12:10

Alıntı:
Demek ki petkim verimsiz çalışıyor demek yanlış oluyor. Devlet yönettiği halde dünya ortalamasında bir kar elde ediyor. O zaman neden dünya ortalamasında kar eden bir şirketi yabancılara satıp getirdiği karın yurtdışına gitmesi için uğraşıyoruz.


Bir ülkede tekelsen tabiki zarar etmezsin. Ama birde olaya şu yönüyle bakalım. Türkiye'de üretilen hammaddeler ithal ürünlere göre %30 daha pahalı. Sen dünya standartlarında bir fiyat politikası izlersen zarar edersin. Bunu yapmıyorsun ve tekel olmandan faydalanıp pahalı satıp kar ediyorsun. Şimdi böyle mi iyi yönetiliyor Petkim.


Keremss
16 yıl önce - Pts 09 Tem 2007, 12:15



Selcuk Aral

16 yıl önce - Pts 09 Tem 2007, 12:44

Keremss demiş ki:
Konu nerelere gelmiş ama ben sizlere işin artılarını açıkladım ama kimse çıkıpta bana mantıklı bir eksi yönünü söylemedi?

Madem PETKİM satılmasını istemiyorsunuz bana bir tane geçerli sebep söyleyin (Menfi milliyetçilik ve vatan Millet Sakarya hariç) bana deyinki devlet burada şu ekonomik verilere göre zarar etmiştir desenize?


Yüz de degil - Bin de bir ihtimal dahi olsa !!!

Sevgili Biraderim, Kerem !

Aslinda ben okulunda Amerikan süt-peynir-tereyagi ile beslenmis. Sinemada *The Stars and Stripes* (<- Amerikan Bayragina verilen isim) gördügü zaman ayaga kalkarak hep beraber alkislamis bir nesilin, cocuguyum. Yaptigim spor - basketbol, devam ettigim okul - Sultanahmet'teki Amerikan Dersanesi, gittigim kütüphane Istiklâl Caddesi - Galatasaray'da (Lisenin karsisinda, postahanenin bitisiginde) Amerikan Kütüphanesi, söyledigimiz sarki Celal Ince’nin (Sözleri <-- Amerika, Türkler dünya durdukca beraberdir seninle) diye baslayan tangosuydu. Yani icimiz disimiz Amerika olmustuk. O zamanin Demir-Kirat Partisinin politikacilari öyle istemisti ve biz cocuklarda doldurusa gelip, onlari takip etmistik.

Amerikan Donanmasinin gemileri hafta dokuz – gün ondokuz Istanbul’u ziyaret ettigi zamanlardi. Dolmabahce Sarayi önündeki rihtima yanasan gemilerden cikan askerlerin bir kismi okullarimiza gelerek kapi-pencereyi tamir edip, siralari cilalayip, duvarlari badanalarken *aylarca kadin yüzü görmemis* cogunlugu ise Istanbul’un altini üstüne getirip. Geceyi dolar-gücüyle büyük bir problem olmadan Hilton Otelinde gecirmekteydiler.

Bu 60’li senelerin sonlarina kadar böyle devam etti. Yalniz artik genclik (Üniversiteliler) uyanmislardi. Bu hayranlik yavas-yavas kaybolmaya, nümayisler, kapismalar, protestolar baslamis, her gelisleri bir hadise olur olmustu. Millet artik *Yanki Go Home* diyordu.

Günün birinde Dolmabahce’ye (su an ismini hatirlamadigim) atom enerjisiyle calisan bir ucak-gemisi ile gelmek istediler. Kiyamet koptu. Halk ve talebe *gelmesinler* diye kazan kaldirirken: Amerikalilarin cevabi: *Söyleyin, bedeliniz ne kadar ? - Sigorta ettirelim* oluyordu. Nitekim neticede kendilerine *Türkiyenin emniyetinin para ile ölcülemeyecegi* bildirilip *Sonsuz Garanti* (<-- yani bu is olmaz denilince) talep edilince , gelemediler ve gücendikleri icin uzun bir zaman bir daha ortaliklarda görünmediler (simdi durum nasildir bilemiyorum).

Sevgili Biraderim !

Bunlarin hepsini oturup sana yazmamin tek sebebi: Bizleri anlayabilmen icin. Cünkü bizler korkmaktayiz. Sayet bu satis sonrasinda Türkiyenin aleyhinde olabilecek (% degil, binde bir) bir ihtimal bile varsa, o is yapilmamalidir. Yani Türkiyenin istikbali ne kadar elverisli olursa olsun, rakamlarla, kâr-zarar hesaplariyla rizikoya atilamaz – atilmamalidir. Iste mesele sadece bundan ibarettir.

Hosca ve dostca kal !

NOT: Aslinda ben sana cevap olarak iki gün önce *Köse'de* iki-üc satir karalamistim. Ama sen yâ gözüne carpip okumadin yahutta ben sana derdimi anlatamadim.

http://wowturkey.com/forum/viewtopic.php?p=547573#547573


Yılmaz Aysoy
16 yıl önce - Pts 09 Tem 2007, 12:59



sayfa 17
« önceki   123 ... 161718 ... 252627   sonraki »
ANA SAYFA -> HABERLER ve SOHBET