Ana Sayfa 1 milyon Türkiye fotoğrafı
Antalya Tahtalı Dağı Teleferik Hattı
« önceki   123 ... 222324   sonraki »

ANA SAYFA -> ANTALYA
cevap yaz
(üye olmadan da mesaj yazabilirsiniz)
sayfa 2
Halil
11 yıl önce - Prş 02 Ağu 2007, 13:53

Kemal abi yanlış düşünüyorsun, Şu anda bu dağa çıkmak için en kötü zaman. Çünkü nemden hiç bir şey gözükmüyor. ben neredeyse denizin dibinde oturuyorum ama bazı günler balkondan deniz görünmüyor
Hele bir eylül-ekim gelsin. Elbet çıkar, en güzel fotoğrafları çekeriz  Sadece teleferiğe binmiş olmak için 40 ytl vermeyelim şimdi  


ouslu
11 yıl önce - Prş 02 Ağu 2007, 20:48

katılıyorum.ben bir kaç resim çektim ama çok fazla net değil.nemden bişi görünmüyor.kışın yağmurdan sonraki ilk gün çıkmak en doğrusu 40 ytl çok tuzlu geldi ayrıca.küçük su aldım 4 ytl.başka bir şey içmeye ve yemeye cüzdanım yemedi haliyle.

Hüseyin Çimrin

11 yıl önce - Cum 03 Ağu 2007, 02:15
Tahtalı Dağı Teleferik Hattı


‘Tanrılar Dağı Tahtalı’ya uçmak’

Phaselis Koyu'dan Tahtalı Dağı'nın görünümü


[Antalya'nın batısında, Çamyuva yakınında bölgenin en yüksek zirvesi olan 2366 metre yükseklikteki Tahtalı Dağı'na kurulan teleferikle, Şubat-Mayıs arasında hem denize girebilecek hem de kayak yapabilecek]

Antik Çağ’da bölgenin Olimpos’u olan Tanrılar Dağı “Tahtalı”, çocukluğumdan beri merak ve ilgimi çeken zirvelerden biri idi. Antalya’nın batısında denizden birden bire yükseliveren ve denize dik bakan Tahtalı Dağı, 2 bin 366 metre yüksekliğinde. 1960’lı yılların ortalarında Almanya ve İsviçre Alplerinde yaptığım teleferik gezilerinin bir benzerini “Beydağları’nda biz de ne zaman yaşarız?” diye hep düşleyip dururdum. Nihayet geçtiğimiz günlerde, sahil ile Tahtalı Dağı zirvesi arasına kurulan bir teleferik hattının açılmasıyla bu düşlerim; yani ‘Tanrılar Dağı Tahtalı’ya uçmak’ gerçek oldu. Aman Allah’ım; ne müthiş bir güzellik, ne ihtişamlı bir manzara o? Böyle bir güzellik, benim gibi dağcılık yeteneği olmayan insan yaşamında nadiren yaşanır..!

Tahtalı'da bulutların dansı



Büyüleyen manzara
Tahtalı Dağı, deniz düzeyinden birdenbire yükselerek 2366 metreye ulaştığı için, Avrupa'nın bu en uzun teleferik hattı ile nefesleri kesen bir yolculuk yaşıyorsunuz. Yükseldikçe 360 dereceye varan ve bütün yönlerde insanı büyüleyen bir manzara ayaklarınızın altına seriliyor.
Denize bu kadar yakın olup da 2300 metreyi geçen Antalya yöresinde Tahtalı Dağı’ndan başka dağ yok. Zirveye 4,5 kilometrelik olan mesafeyi, teleferikle 9,5 dakikada aşabiliyorsunuz. Tahtalıdağ'ın deniz düzeyi ile 1800 metre arasındaki bölümleri ormanlık alanlardan oluşuyor. Çam ağaçlarının hemen ardından sedir ağaçları başlıyor. Sedir ağaçlarının, üstten kuşbakışı öyle güzel bir görünümü var ki, bunu kelimelerle anlatmak imkânsız. Muhakkak bizzat görmek gerekir.
 [url=http://wowturkey.com/t.php?p=/tr167/Huseyin_Cimrin_05.jpg]

Tarihte Tahtalı Dağı
Antik çağda adı ‘Solyma” olan Tahtalı Dağ’dan ilk söz eden antik yazar Homeros’tur. O’nun anlatımına göre Tanrı Poseidon, Aithioposlulara yaptığı bir ziyaretten dönerken Solyma Dağı’na geldiğinde, düşmanı olduğu Odysseus’un tekrar denize açılmakta olduğunu fark eder. Amacı Truva Savaşı sonrası ülkesine dönmek isteyen Odysseus’a mani olmaktır. Phaselis önünde deniz karışır; dalgalar birkaç gemi yüksekliğine ulaşsa da Odysseus, bu tehlikeden de kurtulmayı başarır. Homeros bu olayı bize şu sözlerle aktarır:
“Yanık Yüzlüler ülkesinden geri dönen Poseidon o ara gördü onu Solyma Dağları’nın tepesinden, ilişti gözüne denizde yüzen sal, yeri sarsan tanrı öfkelendi yüreğinde adamakıllı, söylendi kendi kendine, sallaya sallaya başını: “Odysseus için verilmiş kararı tanrılar ben Yanık Yüzlülerdeyken değiştirdiler demek! Phaiak’ların toprağına yanaşacak neredeyse, orda kurtulacak başına gelen belalardan. Ama ben daha bir sürü bela getirebilirim onun başına”.
Yine Homeros bölgedeki Solymler halkından söz ederken Likyalıların kendilerinin atası saydıkları efsanevi  kahraman Bellerophontes’in Solymlerle sürdürdüğü savaşları anlatır: Bellerophontes tanrıların isteğine uydu ve azgın Chimaira’yı bir anda yere serdi. Sonra ünlü Solymler’le savaştı. Girdiği savaşların bu en çetiniydi”.
Antik coğrafyacı Strabon’un kitabında Tahtalı Dağı’nın adı, Phaselis kentini anlatırken geçer: “Korykos’tan sonra Phaselis Gölü ve söz edilmeye değer üç limana sahip Phaselis kenti gelir. Bu kentin üzerinde Solyma Dağı yükselir …”  
             

Yeni bilgiler
Biz yıllardır Olympos kentini Çıralı mevkiinde bilirken, son yıllarda Prof  Dr. Sencer Şahin’in yeni bulguları ve Prof. Dr. Mustafa Adak’ın araştırmaları sonucunda aslında Olympos’un, önce Musa Dağı eteğinde 750 metre yükseklikte kurulmuş olduğu ortaya çıkmıştır. Olympos dağ kenti İ.Ö. 2. yüzyılda refah dönemini yaşamış, İ.Ö. 1. yüzyılın başlarında da bölgede egemen olan korsanların başı Zeniketes’e başkentlik yapmıştı. Romalıların doğu Akdeniz’i korsanlardan temizlemek amacıyla denizden yapılan bu harekâtta Zeniketes, Roma Donanması ile baş edemeyince intihar etme yolunu seçmişti. Zaten ulaşımı zor olan Olympos dağ kenti, Zeniketes’in ölümü ile terk edilerek, kentin 4 km güneyindeki kentin limanı olan Korykos’a taşınmıştı. Böylece eski Korykos Limanı, Olympos kentinin yerini almıştır. Bugüne kadar bildiğimiz sahildeki Olympos antik kentinin; Musa Dağı eteklerinde kurulmuş olan asıl Olympos kentinin devamı olduğunu ancak son yıllarda yapılan araştırmalar sonucunda öğrenmiş olduk.
     
Kemer Sahili ve Tahtalı Dağı (Kaynak: Tahtalı 2365 Sitesi)


Tanrılar Dağı

Bölgede bulunan yazıt ve sikkelere bakıldığında bir zamanlar bu yörede yaşayan halkın Solymos adında efsanevi bir kahramanı ataları olarak kabul ettikleri ve en yüksek tanrı olarak Zeus Solymeus’a taptıkları anlaşılmaktadır. Hatta yapılan araştırmalar Zeus Solymeus’un Luvi-Hitit diline dayandığı ve hava tanrısı ile özdeş olduğu ve taptıkları tanrıların “Tanrılar Dağı” Olympos’ta değil, Solyma Dağı’nda oturduğunu göstermektedir.
Tahtalı Dağı’nın batı eteklerinde, Beycik ile Üçoluk Yaylası arasında deniz seviyesinden 1500 m yükseklikte bir mevkide Roma dönemine ait bir yol kalıntısı mevcuttur. Özenle inşa edilmiş olan 2,30-2,50 m genişlikte olan bu döşeme yol 1-1,50 m yüksekliğe varan ve büyük taşlardan oluşan duvarlarla desteklenmiştir. Bu yolunun büyük bir bölümü zamanımızda yol yapımında ortadan kalkmıştır..
Tahtalı Dağı’nın eteklerinde yetişen güllerin İlkçağ’da ünlü olduklarını Plinius’un “Phaselis’in zambakları övgüye layık bulunur” cümlesinden öğreniyoruz. Tahtalı Dağı eteklerinde yetişen güllerin Phaselis’te işlenerek ticari bir ürün olarak satıldığından tarih kitapları söz eder.

Hızlı Tırmanış
Teleferikle Tahtalı Dağı zirvesine yükselirken 1800'lerden sonra, genellikle ağaçsız kayalık alanlar başlıyor. Teleferik adeta uçarcasına gidiyor. Çevreye bakmaktan 9,5 dakikanın ne kadar çabuk geçtiğini anlamıyorsunuz bile. İşte Tahtalı Dağ’ın zirvesindesiniz. Hava koşullarının verdiği olanaklar çerçevesinde batıda Antalya’dan Manavgat’a, hatta Alanya’ya kadar olan geniş bir alanı geniş açı olarak seyredebiliyorsunuz. Güneye doğru baktığınızda ise, Finike’ye kadar olan tüm sahili görmek mümkün. İrili ufaklı koylar; Phaselis, Olympos, Porto Ceneviz Limanı, Adrasan Koyu’na kadar olan sahil kuş bakışı görünüyor. Hele zirvenin hemen altında yer alan tarihi Phaselis Koyu’nun görünümü bir başka. Batıya baktığınızda ise Beydağları’nın zirveleri insana elle tutulacak kadar yakın hissini veriyor. Buradan Tunçdağı (2649 m) ile Bakırtepe (2547 m)'nin  ve Antalya'nın en yüksek tepesi olan Kızlarsivrisi (3070 m) rahatlıkla görülebiliyor.
Siz çevreyi seyrederken zaman zaman bulut kümeleri dans ederek yanınızdan geçip gidiyor. Bunlar kısa bir süre görüşünüzü engellese de, Tahtalı’daki bu gezintinize ayrı olağanüstü bir izlenim katıyor.  
Dağın tepesi küçük bir düzlüğe sahip. Burada ziyaretçilerin bazı ihtiyaçlarını giderebileceği yerler ile açık ve kapalı restoran binaları yapılmış. Buradan bakıldığında çevrede kışın içleri kar dolu çukurluklar ile 2000 metre üzerinde Dazkır Tepesi (2014 m) ve "Teke Dağı (2155 m) gibi başka dağ yükseltileri dikkat çekiyor.
“Tahtalı Dağı’na Teleferik Yapılma Konusu” birçok sivil toplum örgütleri tarafından eleştirildi. Ayrıca bu tepkiler yerel basınımızda, büyük yankı da buldu. Fakat, kim ne derse desin, kim ne kadar eleştirirse eleştirsin; Antalya’nın ilk turizmcilerinden biri olarak “Bu tesislerin Türk turizmine yeni bir boyut ve büyük ekonomik katkı getireceğini” söylüyorum. Üstelik bu tesis bana, Antalya Turizmi’nde Yivli Minare’den sonra Antalya’nın ikinci simgesi olacak gibi geliyor.


Hüseyin Çimrin, Antalya'da zaman, Sabah Gazetesi Akdeniz Eki, 30 Haziran 2007



Kemal
10 yıl önce - Cmt 15 Eyl 2007, 15:06

Eveet Eylül ayını da ortaladık bu aralar herhalde resimler artık görücüye çıkar diye bekliyoruz sabırsızlıkla,illa teleferiğe binmeye gerek yok bence havada iken veya çevre yapılar ayrıca teleferik yuvada iken de fotograflar çekilebilir gibime geliyor,40YTL gerçekten çok para hele Bursa teleferiğinin ücretini düşünürsek astronomik gibi sanki.

berk okul 2
10 yıl önce - Cmt 15 Eyl 2007, 15:20

ya manzara falan tamam da 40 ytl burası türkiye zengin sınıfı dışında pek binileceğini sanmıyorum 4 kişilik aile 160 ytl



sayfa 2
cevap yaz
(üye olmadan da mesaj yazabilirsiniz)
« önceki   123 ... 222324   sonraki »
ANA SAYFA -> ANTALYA