1 milyon Türkiye fotoğrafı
sayfa 4  |
 |
M.O.Dikmen
16 yıl önce - Pzr 24 Hzr 2007, 03:45
| Alıntı: |
Alıntı:
Diğer konu ise: Siz bankaların içini hortumlarsanız önce kapınıza kilidi vururlar ve arkasından bu işi dürüst yapanlar gelir. Gelin siz gerisini düşünün/değerlendirin.
Aynen katiliyorum. Devletin isi Uretim degildir, Halkinin en iyi sekilde Huzurlu yasamasini ve devamini saglamaktir... Vergi Toplamaktir... Herkez kendi karina bakar... |
Kesinlikle çok doğru iki yorum.. Bugüne kadar devleti kendi kişisel çıkarları için ticarethane gibi gören zihniyetin tabi ki bu ticarethanelerin bir bir ellerinden alınması onlar için kabul edilebilecek bir gelişme değildir. Siyasi parti ayırımı yapmadan söylüyorum, her kim ki bu kamburlardan bizi ve geleceğimizi kurtarırsa bu ülke için en önemli adımlardan birini atmış demektir.
Herkes işini yapsın; ama adam gibi yapsın. Devleti yönetenler (gelmiş geçmiş tümü) sanki asli vazifelerini çok iyi yaptılarda birde utanmadan ticaretle iştigal ediyorlar..
**Bu mesajım Oyak Bank satışına değil bu satış bahane edilerek özelleştirmeye karşı çıkma yorumlarına yöneliktir. Çünkü bilindiği üzere Oyak Bank satışı bir özelleştirme değildir.
En son M.O.Dikmen tarafından Pzr 24 Hzr 2007, 04:18 tarihinde değiştirildi, toplamda 1 kere değiştirildi
|
 |
ErsanB.
16 yıl önce - Pzr 24 Hzr 2007, 03:57
Vatana millete hayırlı olsun diyim, başka şansımız da yok zaten ekonominin can damarları sayılan bankalardan biri daha yabancıların eline geçti Yabancı sermaye düşmanı değilim ama bankacılık, telekomünikasyon, turizm gibi sektörlerde yeni istihdam yaratmadan hazır kurulmuş altın yumurtlayan tavukların satılmasına karşıyım ben..
BU arada devletle ilişkilendirilmiş Oyakbank ama devletle organik bir bağı bulunmamaktadır.
|
 |
İBRAHİM DİLBER
16 yıl önce - Pzr 24 Hzr 2007, 04:46
Ekonomideki sorunların çözümünü mutlaka yabancı sermayede aramayı doğru görmüyorum. Yabancı sermaye belli koşullar çerçevesinde yatırım yapsa, yatırım ve istihdama katkıda bulunsa, tabi ki bir şey denemez. Ama ne olursa olsun ekonominin temel dinamikleri kendi insiyatifimizde olmalı. Yani "yabancı sermaye olmazsa biz batarız" vb. psikolojiyle hareket etmek baştan hata yapmak demektir. Biz böyle bir zihniyette olursak yabancılar da bunu sonuna kadar istismar eder.
Bu gün olduğu gibi hazır paraya kanıp ülkemizin önemli birikimlerinin yabancılara devredilmesini hiç doğru görmüyorum.
Ertug34 arkadaşımızın yazısını destekliyorum. Çözümü tabi ki yabancılaşmakta görmüyorum ama dürüst olmamız gerektiği kesin. Bu ülkede adil bir vergi reformu yapılmalı ve şirketlerin muhasebe kayıtları şirketlerin gerçek durumunu yansıtmalı. Zaten bilimsel olarak muhasebe tutmanın amacı sadece vergi hesaplamak değil şirketin mali yapısını tespit edip bu doğrultuda kararlar almaktır.
|
 |
Osman Yavuz
16 yıl önce - Pzr 24 Hzr 2007, 19:32
Satiliyor satilmasina,
Hayiflanan hayiflaniyor bol bol da;
Bu ihaleler yabanci olsun Turk olsun butun firmalara ve sirketlere acik.
Bir dogru durust Turk sirketi veya sirketler grubu yok mu piyasada da iyi bir fiyat verip bu satilan bankalari kendileri almiyor?
Anlamak istedigim bu.
Neden Turk sirketleri bu satilan bankalara ilgi gosterip te en yuksek fiyati verip te almiyorlar.
Ihalelerde en yuksek fiyati verenin elinde kaliyor degil mi satilan?
O halde biraz da isguzarlik yapip ta hep yabanci firmalarin altinda kalan ve Turkiye'deki bankalari satin almayan Turk sirketlerine de hayiflanmak gerekmiyor mu?
|
 |
osman hanesiviran
16 yıl önce - Pzr 24 Hzr 2007, 21:31
adaşım çok doğru bir noktaya değinmiş, neden satılan mallara hayıflanıyoruz ki, neden kendimizden biri almıyor ya da neden biz hepimiz almıyoruz...
sözde cumhuriyet mitingleri yapıldı, meydanlarda birkaçyüzbin kişi milyonlarca diye ayan beyan ekrana getirildi.. hep bir ağızdan da hükümete sövüldü, sayıldı, edilmedik laf kalmdı.. şimdi düşünüyorum da o ülkesini çok seven ve hemen her fırsatta demokrasinin kuyusunu kazanlar dahi başta olmak üzere, ulusalcı, milliyetçi, ülkeyi kurtarma derdinde olanlar her fırsatta orduyu kışkırtmaya çalışırken, ellerini cebine atıp da destek olmaktan uzak kalıyorlar...
eğer olur da bu satışı Oyak Bank değil de TMSF yapsaydı neler olurdu lütfen bir düşünün; taş üstünda taş kalır mıydı? ülkeyi satmakla, kıbrısı satmakla, herşeyi satmakla suçlanan bir iktidara bu seferde orduyu satmakla bırakın suçlamayı, gerçekten çatışma çıkarmayı denerlerdi..
amacım siyaset yapmak değil, gerçekleri gün yüzüne çıkarmak... bakın herşeyimiz satılıyor, devlet bir karar aldı, ekonomide denetleyici olacam diyor, üretici değil.. Tekel satıldı, Telekom satıldı, bankalar satıldı, gazeteler radyolar televizyonlar devlete borcu olanlardan alındı ve satıldı, bazı emlak değeri yüksek arsalar, bazı büyük fabrikalar..
hatta hükümetin kararı işi yatırım yapmak isteyen sanayici ve iş adamlarına bile yeni bir ufuk açtı, kendi fabrikalarını ve mallarını sattılar, elbette parayı alıp cebine koyup yerinde oturmadı başka işlere atıldılar..
peki herşey haraç mezat satılırken sözde ülkesini sevenler karşı çıktıkları satıllara neden katılmadı.. parası mı yoktu, kredisi mi yoktu.. herşeye nane olan TÜSİAD orada burada konuşacağına neden bir kaçını almadı.. veya ey halkım, biz neden halka satışına katılmak istemedik...
eğer ortada gerçekten satılan bir ülke olsaydı ve sözde ülkenin kurtarıcısı olanlar ellerini cebine atsalardı, mesela diyorum ki meydanlarda toplanan on milyon kişi sadece bin lira çıkarsalar cebinden, on milyara neler neler alınırdı bu ülkenin malı olan.. BİN lira dediğimiz ne ki, söyleyim ne kadar olduğunu iyi model cep telefonu ile birkaç moda tarzda don, gömlek, ayakkabı...
ama doğru ya neden kimse kendi lüksünden feragat etmek istesinde büyük bir şirletin hissesini almak istesin... bundan beş sene önce simitçi, çaycısı dahi cebindeki parayı dolara, avroya çevirip yastık altında saklarken, hanımlar bilezik, gerdanlık yapar saklarken... hergün kendi paramıza güvenimizin kalmadığını haberlerde ayan beyan dolar arttı, borsa düştü derken bunları unuttuk galiba...
BASİT BİR HESAPLA DAHİ, SOKAKTAKİ İNSANIN BİLE İSTERSE BİN LİRACIK BİR TASARRUF İLE ÇOK KARLI YATIRIMLARA SAHİP OLABİLECEĞİNİ GÖSTERMİŞKEN, EN ÖNEMLİ TESPİTİ YAPMANIN VAKTİ GELDİ SANIRIM, NEDEN YANAMCILARA SATILIYOR BU MALLAR BİLİYOR MUSUN? KİMSE ELİNİ TAŞIN ALTINA SOKMAK İSTEMİYOR DA ONDAN... KİMSE LÜKSÜNDEN VAZGEÇMEK İSTEMİYOR DA ONDAN...
OYAK BANK DA SATILMIŞ, HAYIRLI UĞURLU OLSUN, ALANLAR HAYRINI GÖRSÜN...
ŞANSLIYDIK BANKANIN SATIŞINA HÜKÜMET KATILMADI...
ÖNCEKİ SATIŞLARA ALICI OLARAK TALEP ETMEYEN SÖZDE VATANSEVERLERE BU SATIŞ DA KAPAK OLUR İNŞALLAH...
|
 |
Yılmaz Aysoy
16 yıl önce - Pts 25 Hzr 2007, 12:30
| Alıntı: |
Türkiye'deki kaç tane şirketin bilançosu doğru? Tabi ki çok azının!!
Ne yapıyorlar?
Vergiyi az göstermek için bir çok uygulamalar var. Bu uygulamaların sonucunda bilançolar düşük kalıyor. Bilanço düşük kalınca firmanın gerçek gücü görünmüyor. Gerçek gücü görünmeyen firma "bu finansal devlerden" gerçek anlamda doğru ve ucuz kredi alamıyor. Bu kredileri alamayınca yatırıma yönelemiyor.
|
Evet doğru. Türkiye'de kayıtdışı oranı yaklaşık %60. Ama bunun geçerli olmadığı sektörler de var.
Birincisi bankacılık sektörü. Türkiye'de hiçbir banka dekont kesmeden bir masraf alamaz veya hiçbir mudisine dekont kesmeden açıktan ödeme yapamaz. Yani bankacılık sektörü %100 kayıt altında olan bir sektördür.
Bankacılık sektörünün en büyük zaafı batık kredilerdir.
Bunun birkaç nedeni vardır. Birincisi kendi grup şirketlerine teminat ve bilanço yeterli olmadığı halde kredi verirsin ve bu kredin geri ödenmez. Bu piyasada banka hortumlamak anlamına gelen uygulamadır. Ama artık bu tür işlemler çok sıkı denetim altındadır.
İkincisi gerçekten teminat ve bilanço yeterlidir ama krediği verdiğin kişi kötü niyetlidir. Bunun adı banka dolandırmaktır. Maalesef Türkiye'de herkes gibi bankalarda dolandırılabiliyor.
İmalat sektöründe ise özellikle KOBİ'lerde kayıt dışı ekonomi inanılmaz boyuttadır. Bunun da birkaç nedeni vardır.
Birincisi KOBİ'lerin enerji, vergi, sigorta ve kredi maliyetleri oldukça yüksektir. Kredi ve enerji maliyetinden her hangi bir tasarruf yapamayacağına göre geriye kalıyor vergi ve sigorta maliyetleri. İster istemez satışlarının faturasız yapmak zorunda kalıyor. İster istemez işçilerini sigortasız çalıştırmak zorunda kalıyor.
İkinci nedeni ise KDV oranlarının yüksekliğinden dolayı müşterileri KDV ödemesi yapmak istemiyor. KOBİ'ler fatura kestiği zaman bunun KDV'sini alamıyor. Özellikle doğu ve güneydoğu bölgelerine yapılan satışlarda kesinlikle KDV alamıyor. Alamadığı bir parayı da devlete ödemek istemiyor. Bu nedenle zamanla artık fatura kesmeden satış yapıyor.
Çok büyük firmalar artık daha profesyonel. Onların çok iyi uzmanları var onlar bilanço oyunları ile vergi kaçırıyor.
|
 |
Mustafa Taşlı
16 yıl önce - Pts 25 Hzr 2007, 12:52
Konuyla ilgili tam bilgilere sahip olmadığımız için yorum yapmak yanlış olur.Ancak ülke menfaatine bir stratejiyi kimsenin eleştirmeye hakkı yok.
Hükümetin yaptığı bazı satışları politika malzemesi yapan ve hükümeti hainlikle suçlayanların bundan sonraki söylemlerini ise merak ediyorum.
|
 |
_serhat
16 yıl önce - Pts 25 Hzr 2007, 14:22
| Alıntı: |
Bankacılıkta yabancı payı da %42 ye yükselmiş oldu.
Yabancıların ülkemizde yatırım yapması güzel.
Bu yabancıların Türkiye ekonomisine olan güvenini ortaya koyuyor. |
Güzel olarak nitelendirilen duruma bir de bu pencerededen bakalım isterseniz!
Bankacılıkta yabancı payının %42 ye yükselen ülkemizin dışında diğer Avrupa ülkelerinde bu oran kaç?
Almanya % 5 ,Italya % 8,Ispanya %10, Hollanda % 11,Danimarka % 17, Avusturya ve Fransa % 19
Diğer yabancıların yukardaki ülkelerin ekonomilerine güveni mi yok , yoksa biz geri dönüşü zor olan yanlış bir yoldamıyız?
http://www.hurriyet.com.tr/yazarlar/6771596.asp?y ...amp;gid=61
|
 |
ozantugbas
16 yıl önce - Pts 25 Hzr 2007, 14:32
Benim merak ettiğim bir konu var.Bu %42'lik dilime sadece yabancıların sahip olduğu bankalar mı dahil?Yoksa bu dilimde Garanti ve Yapı Kredi gibi yabancı ortaklı bankalardaki yabancı ortak payları da dahil mi? Benim şahsi görüşüm bu tip ortaklıklardaki yabancı ortak payı da eklenirse bu yüzdenin daha da artacağıdır.Yani bankacılık sektörünün büyük bir bölümü yabancılar tarafından yönetiliyor ve ekonomimizi bunlar yönlendiriyor.Çok acı bir durum!
|
 |
Yılmaz Aysoy
16 yıl önce - Pts 25 Hzr 2007, 14:45
Ben bunu defalarca belirttim ama sonunda yabancı sermaye düşmanı ilan edildim.
Türkiye'ye gelen yabancı sermayenin büyük kısmı mali sektörlere sadece parayla para kazanılan sektörlere gidiyor.
Bir AB ülkesinde hiç kimse mali sektörde %20 para kazanamaz. Ama son dönemlerde uygulanan politikalar gereği Türkiye yabancı sermayeler için cennet gibi oldu. Yanlış anlaşılmasın sadece mali sektörden bahsediyorum.
Şimdi şöyle basit bir hesap yapalım. Bir yabancı yatırımcı 1 milyon USD ile Türkiye'ye geliyor. Bu parayı YTL'ye çevirdiği zaman 1,31 milyon YTL yapıyor. Mali sektörde bu paraya %18-%22 arası para kazandırıyor. Ortalama %20 diyelim. Bir yıl sonra elindeki para oldu 1,572 milyon YTL. Bunu dolara çevirdiğin zaman 1,200 milyon USD. Parasını alıp bu ülkeden çekip gitme hakkı var tabiki. Yani bu ülkenin 200 bin doları uçup gidiyor.
Ben bunun adına sömürü demiştim ama bana karşı çıkmışlardı. Şimdi bunun adı nedir?
|
 |
sayfa 4  |
ANA SAYFA -> HABERLER ve SOHBET
|