Bu terör lanetine çocuklarını, eşlerini, babaları ve akrabalrını vermiş ülkede yaşayan bütün herkezin en tabi isteğidir, lakin BURÇ arkadaş'ımız sorduğu gibi
"TERÖRÜN BİTMEMESİNİ KİMLERİN İŞİNE GELİRYOR ve KİMLER NE KAZANIYOR"
diye kendi kendimize sorduğumuzda ve bunun cevabını bulduğumuzda bu terör işi biter.
bana göre Türkiyeyi bunaltan bu nalet terörün bitmesinin anahtari Türkiyedeki Kürt kökenli vatanda$larimizin elinde.
Bu vatanda$larimiz PKK ve bu örgütün faaliyetlerini, amaclarini ve yapisini acik bir $ekilde, sokaklara
dökülerek lanetleyip istemediklerini dile getirmedik sürece, ünlü kürt kökenli, Türk halkinin ekmegini yiyen sanatcilar Televizyonda, mitinglerde net olarak bu örgütün Türkiye ve insalarimiz icin ne katar kötü oldugunu bütün halkimiza bas bas bagirip söylemedikce Terör´e bi nevi destek vermektedirler.
Terör kaba kuvet, iyi niyet ile bitirebilinseydi $imdiye dek ne fazla $ehit vermek, ne bu varliklara el uzatmak, nede bu canavarin ba$ini adalarda beslemek gibi olaylara sahit olurduk.
Ne hikmet ise Hürriyet gazetesinin kö$e yazari olan Mehmet Ali Birand´in bugünkü bir makalesinde
anlatmak istedigim düsüncemi kaleme almis:
Alıntı:
BÖLGE HALKI PKK’YI BİZDEN FARKLI GÖRÜYOR...
Eğer gerçekleri doğru saptar ve korkmadan kendimizden saklamadan ortaya koyarsak, çözüm bulmamız çok daha kolaylaşır.
Bizim açımızdan PKK, terörist bir gruptur.
Bu konuda kimselerin kuşkusu olmamalı. Masum insanları öldürmekte, Türkiye’de ya federatif veya bağımsız bir Kürdistan yaratmaya çalışmaktadır. Bizlerin açısından kabul edilmesi imkansız bir olgudur.
Peki, PKK’yı Kürt kökenli vatandaşlarımız nasıl görüyorlar?
Bu gruba dahil vatandaşlarımızdan bir bölümü, birbirinden farklı gerekçelerle, PKK’yı terör örgütü gibi görmüyorlar. Kimi korkudan, ancak büyük bölümü içtenlikle PKK’yı kendilerinin bir parçası olarak görüyorlar. Bir katil güruhu, cinayet şebekesi gibi görmüyorlar. Aralarında PKK’yı farklı yüzüyle görenler de var tabii. Hangi bölüm çoğunluğu oluşturuyor, bilemiyoruz. Ancak gerçekler bunlar...
İşte bu gerçekten hareket edersek, sanırım atacağımız adımlar çok daha etkili olur.
PKK ile bölge halkı arasındaki bağı koparamadıkça, PKK’yı yanlızlaştıramadıkça bu mücadeleden sonuç alamayız.
Bunu gerçekleştirmenin yolu da, bölgeye sadece asker yığmak veya Kuzey Irak’a silahlı müdaheleden geçmemektedir. Yıllardır silahla mücadele ediyoruz, ancak sonuç alabilmiş değiliz. PKK’da amacına ulaşamıyor, ancak ülkeyi kanatmayı sürdürüyor.
Gelişmeleri kontrol edilebilir (sorunu çözmekten söz etmiyorum) durumda tutabilmemizin en hayati yöntemi, bataklığı biraz olsun kurutabilmekten geçmektedir. Üstelik bu konuda, Asker’i de, MİT’i de, Polis’i de hemfikirdir. Oysa bir türlü harekete geçilememektedir.
Sonuç olarak;
PKK’nın ne olduğunu, nereden ne destek aldığını kendi kendimizi aldatmadan saptayalım
Boşlukları doldurmak için harekete geçelim.
Yani, bölge halkını zenginleştirecek önlemler alalım. Güvenliği daha farklı yöntemlerle yeniden düzenleyelim.
En önemlisi de, ezberlerimizi bozalım ve cesur davranalım. Sadece dış güçleri suçlamakla işin içinden sıyrılmayı bırakalım...
Terör öyle 69 çiçek çocukları masallarıyla bitmez..
Hiç bir caydırıcı varlık göstermezsen,aman o ne der bu ne derle devletin bekasını sağlayamazsın..
İsrail kadar damı olamıyoruz.Onbaşısını kaçırdılar hikayesine Lübnanı yerle bir etti..
Ya biz..Ne yaptık?
Öncelikli yapılacaklar listesi:
1-Önce İmralıdakini asarsın...
Dünya üzerinde bir tane ülke gösterin ki,35000 canın faili olacak,senin vatanını direk bölmeye çalışmış, birini sağ bıraksın.??!!Bu ne enayiliktir.
2-Daha sonra Pekaka değilde,pekeke diyen,biji apo diyen,mecliste olsun, belediyelerde olsun, onlara da gerekli ilgiyi göstereceksin...
3-Hiç vakit kaybetmeden direk kuzey ırağa da gireceksin.Taş üstünde taş bırakmadan,baş üstünde baş komadan,kiminede çuval geçirip, orada kalacaksın..Türkün ne demek olduğunu,Osmanlı olmanın tüm inceliklerini göstereceksin..
4-Sonra Türkiyeyi seven Kürt vatandaşlarımız var ise,devletimizin okulları herkese açıktır..Buyursunlar okusunlar,GüzelTürkçemizi öğrensinler, iş ve aş sahibi olsunlar...Ona buna uymasınlar o işin sonu yok..
idamı kaldıranlara oy verenler var oldukça, asılması zor...
Devlet Bahçeli başbakan yardımcısı iken ölüm cezasını kaldırdı.
Şimdi meydanlarda etrafa ip atıyor. Haydaa...
ben sordum bazı arkadaşlara "bu partinin ne yaptığını unuttunuz mu?" diye.
Cevap : evet, unutmuşlar.
"Ölüm cezası o zaman kaldırılmadı ki" diyorlar.
Arkadaşlar, idam cezası Ağustos 2002 yılında koalisyon hükümeti zamanında kaldırıldı.
Ülkemizde günlük hayatta en çok konuşulan konuların başında, Din, Terör, Derin Devlet ve bize düşman Unsurlar gelmektedir.
Bunların konuşulma miktarının yüzde biri kadar sağlıklı yaşamak için neler yapmalı, hangi hastalıkların sebebi nedir, konuşulmaz.
Akraba evlilikleri ve sağlıksız çocuk doğumları belki de hiç konuşulmaz benim ülkemde.
Hayır dile komşuna hayır gelsin başına diye bir söz vardır. Hayır konuşmaz, şerri bırakmaz olunca isteyenlerin hedefledikleri gibi düşünen ve konuşan bir toplum oluyoruz.
Silaha ve olaylara karşı tepkimiz biraz daha soğukkanlı olsaydık, ülkemizde terör kalmazdı. Şimdi, halk konuştu diyemi terör çoğalıyor diye soracak olursanız, hayır konuştular diye değil, nelerden etkilendiklerini açıkladıkları için terör çoğalmaktadır.
Her yarışmada centilmence olmamasına rağmen, rakibinizin açığını bilirseniz, onun zaafiyetinden faydalanmazmısınız?
Açıkça, burnu kırılan boksörün rakibi, en çok burnuna çalışır. Penaltı, kalecilerin zaafı bilinen köşeye atılır.
Terörü bitirecek irade terörden kesinlikle uzak durmalıdır, halkı da uzak tutmalıdır.
İnternette çok sayıda sitede terörizmin amaçları ve enstrümanları açıklanmış ve hedefleri çizilmiştir.
Ancak terör hergün strateji ve taktik geliştirir. Bundan uzak ve bilgisiz kalmamanın yolu kalıcı dostluklar, sağlam müesseseleşme ve çok güçlü istihbarattır.
Dünya üzerinde terörle mücadele eden ülkelere bakacak olursanız, terörü yenen ve kesin sonuç alan bir tek ülke bulamazsınız.
Terör bazen kendini dondurur ve gelecekte canlanmak için yeraltına iner. Asla yenilmez, sebepleri ortadan kalkmadan asla onu yok edemezsiniz.
Ülkemizin 1961 yılından itibaren anarşi tarihini incelrseniz çok şey bulursunuz. En başta ilişkileri algılarsınız. El-Fetih ile THKP-c ilişkisini ararken, El-Kaide ile İslamcı gençlik ilişkisi karşınıza çıkar. Hizbullahı ararken, Türkçü ve Milliyetçi eylemleri soruştururken, Kürtçü-İslamcı ilişkileri ile karşılaşabilirsiniz.
Bunlar birbirleri ile ittifak yapmıyorlar. Bazen bireysel olarak dertleştiklerini, bazen birbirlerine akıl verdiklerini görürsünüz.
Bunları ifade etmekte güçlük çekiyorum. Onları kendi davalarına ihanetle suçlamıyorum. Bazen güçlü düşmana karşı fikir ittifakı, bazende birbirlerine diplomatik imkanlar sunuyorlar. Sığınma, pasaportla geçiş, geçiş yolları, ikamet ve saklanmak gibi ilişkilerini izleyebiliyorsunuz.
Tabiiki bunları yabancı gizli servislerde takip etmekte, kimi zaman yardımcı olmakta, kimi zaman da kullanmaktadır.
Siz ülkemizdeki bir yabancı dünya yıldızı futbolcunun ajan olacağına ihtimal veremezsiniz. Hatta kendisi dahi bunu bilemez.
Yabancı futbolcuların yaptıkları hareketlerin bazılarının ne anlama geldiğini yine en iyi yapanlar bilirler.
Kısacası, terörün enstrümanlarını ortadan kaldırmadan yok edemezsiniz.
Bir orkestranın şefini ve maddi olarak destekçisini de öldürüp veya içeri tıksanız, efkarlanınca klarnetçi hafiften bir uzunhava çalmaya kalkar.
Ya hepsinin müzik aletini ve çalacak varislerini de yok edeceksiniz, ya da hepsinin enstrümanını çok yüksek fiata alıp müzeye koyacaksınız.
Bunun başka yolu yoktur.
Akciğer kanserlinin sigarayı bırakmasına lüzum yoktur. Sigarasız, sağlıklı bir toplum için koruyucu hekimlik, erken tanı, erken teşhis ve tam tedavi şarttır.
idamı kaldıranlara oy verenler var oldukça, asılması zor...
Devlet Bahçeli başbakan yardımcısı iken ölüm cezasını kaldırdı.
Şimdi meydanlarda etrafa ip atıyor. Haydaa...
Alıntı:
AB Uyum Yasa Teklifi'nin, savaş ve yakın savaş tehdidi halleri dışında idam cezasını kaldıran birinci maddesi, TBMM Genel Kurulu'nda kabul edildi. En tartışmalı madde olan idamın kaldırılması, paketin diğer maddelerinin de geçmesi ihtimalini güçlendirdi. Kararın resmileşmesi için paketin tamamının olumlu oy alması gerekiyor.
TBMM, haftalardır tartışılan idam cezası konusunda Türkiye'nin geleceği için umut veren bir karar alarak, MxP ve AxP'nin muhalefetine rağmen idam cezasını kaldırdı.
dikkatinizi çekerim, 'savaş ve yakın savaş tehdidi halleri dışında' kaldırıldı diyor.
ve o zaman MxP ile birlikte muhalefet eden AxP, daha sonra(tek başına iktidar olunca) idamı tamamen(savaş halinde bile) kaldırdı!!!!
merak etmeyin, kimin ne yaptığını Yüce Türk Milleti iyi biliyor.
En son hasan köse tarafından Çrş 18 Tem 2007, 01:28 tarihinde değiştirildi, toplamda 4 kere değiştirildi
Amerikayı başımızdan defedersek terör felan kalmaz.
O pisliklerin hayat damarlarını kesmeliyiz...Yoksa daha çoook paralar akıtır, daha çok masum evladı teröre şehit verir ,şanlı bayrağımıza sarılı tabutlarının arkasından çoook ağlarız...
Alıntı:
idamı kaldıranlara oy verenler var oldukça, asılması zor...
Devlet Bahçeli başbakan yardımcısı iken ölüm cezasını kaldırdı.
Şimdi meydanlarda etrafa ip atıyor. Haydaa...
ben sordum bazı arkadaşlara "bu partinin ne yaptığını unuttunuz mu?" diye.
Cevap : evet, unutmuşlar.
"Ölüm cezası o zaman kaldırılmadı ki" diyorlar.
Arkadaşlar, idam cezası Ağustos 2002 yılında koalisyon hükümeti zamanında kaldır
Ayrıca idam cezası ile terörün alakası ne??? Onu anlayamayadım???
Sanki idam cezası devam ediyor olsaydı ;Terör son bulacaktı ha hahh...
Parti ismi zikredilmeden bir parti kötüleniyor sanki...Bahçelinin hangi partinin başkanı olduğunu bu gün ilköğretim öğrencileride biliyor.Ayrıca konu ile ilgili detaylı bilgi o tarihe dönük gazete bilgilerinde var.Rahmetli Ecevitten,Sayın Bahçeliden başka o imzanın altında bu gün bizi yöneten parti üyelerininde imzası var!!!
En son busegül tarafından Çrş 18 Tem 2007, 01:00 tarihinde değiştirildi, toplamda 1 kere değiştirildi
Söylemeden geçemeyeceğim, terör en çok kendisinin küçümsenmesinden hoşlanmaz.
Kim terörü hafife alırsa o kişi veya kurum en çok zararı görür.
Eğer esir düşerseniz, mutlaka teöristleri övün ve onların ne kadar güçlü olduklarını anlatın, yine onların yiğit ve bağışlayıcı olduklarını ifade edin.
Terörün çok basit halledileceğini ifade etmek, kanın cıvık, insanın karınca olduğunu savunmak gibi bir şeydir.
Eğer bu kadar basit olsaydı, inancımıza göre en yüce manevi makam şehitlik olmazdı.
Basit işlerin uyguyayıcıları da basit olur.
Eğer korkuyorsanız ıslık çalın, yalnızlığınızı unutursunuz.
Yok yiğitseniz, yılandan daha sessiz olun.
İfadelerin yetmediği yerde, değerli sözler, sözlerin yetmediği yerde yürek konuşur.
Eğer esir düşerseniz, mutlaka teöristleri övün ve onların ne kadar güçlü olduklarını anlatın, yine onların yiğit ve bağışlayıcı olduklarını ifade edin.
Bin kere oturup bir kere düşünülmeyecek bir konu. Bunları anlatarak belki hayatınızı kurtabilirsiniz ama benliğinizi asla !!!