Ana Sayfa 1 milyon Türkiye fotoğrafı
Kayseri'de Oğuz - Türkmen (Yörük) Boyları
123 ... 192021   sonraki »

ANA SAYFA -> HABERLER ve SOHBET
cevap yaz
(üye olmadan da mesaj yazabilirsiniz)
sayfa 1
Burhanettin Akbaş

10 yıl önce - Sal 19 Hzr 2007, 12:04
Kayseri'de Oğuz - Türkmen (Yörük) Boyları


Bizim maceramız en heyecanlı macera filmlerinden daha heyecanlıdır, onlardan çok daha fazla sürükleyicidir. Ata yurdumuzdan batıya doğru göçümüz binlerce yıl öncesine dayanmakta. Bir at, okluğumuz, yayımız, kargımız ve atımızın terkisinde birkaç parça kurutulmuş et... Yükseklere, yücelere alışık, tabiatla yüzlerce yıldır iç içe yaşayan atalarımız, Anadolu’yu bin bir zorluklara göğüs gererek yurt tutmuşlar, ana yurt demişler bu topraklara.
Biz, gelin şimdi bu göçün hikayesini anlatmak yerine sizlerle bir iz sürelim. Ata yurttan ana yurda taşıdığımız binlerce kültürel unsur arasından ilginç olanları seçelim, biraz şaşıralım, ama o kadar... Kayseri gibi bir Selçuklu şehrinde ata yurdumuzdan izler bulmamak mümkün değildir elbet ama en azından bu nostalji sizler için ata yurdumuz Doğu Türkistan’ı düşünmenize ve hatırlamanıza bir vesile olsun.
“GOBİ” DİYE BİR İSİM...
Mimarsinan kasabasından kıymetli Mustafa Çınar amcamız, yörenin tarihi ile ilgili bir çalışma yürütürken bazı bilgileri bizimle paylaşıyor ve diyor ki: “Bizim yöreyi araştırırken yer adlarından da faydalanıyorum. Bizim orada Gobi, Gobi Özü, Talas-ura, Çüküler gibi yer adları var. Mimarsinan halkına da Karadağlılar deniyor. Bu isimlerin hepsinin de ata yurdumuz Doğu Türkistan’la bağlantısı var.”
Daha neler neler... Bu Gobi adı da çok ilginç... 16. yüzyıl Osmanlı kayıtlarında Tomarza’ya bağlı Gobi isimli bir köy daha çıkıyor. Kayseri’nin Subaşı köyünün eski adı da Üst-Gobi idi. Yani Kayseri’de birçok yerde bu isme rastlamak mümkün. Peki nedir bu Gobi’nin sırrı? Bakın şudur: Orta Asya’da büyük bir çöl var. Çinliler bu çöle Şama diyorlar. Sincan ve Kansu arasındaki bu çöle atalarımız Gobi adını vermişler. İşte oraların yadigarı olarak buralara taşınmış bir isimdir bu. Bünyan’da bizim bir komşumuz vardı, adına Gobilerin Latif derlerdi. Yani aile lakaplarında bile bu isme rastlamak mümkündür.
“TALAS”I DA ALDIK GETİRDİK
Kayseri’nin güzel ilçesi Talas da adını Orta Asya’dan almakta... Bu ismi de almışız getirmişiz Anadolu coğrafyasına...
Talas, Milattan sonra 6. yüzyılda Talas nehri kıyılarına kurulmuş bir Türk şehri idi. 9. yüzyılda İslamiyet’in yayıldığı ve şehrin Karahanlı döneminde önemli bir ticaret merkezi olduğu, sonra Moğol istilasına uğradığı anlaşılıyor. Moğollar, şehre “Mengi” adını vermişler. Bugün Orta Asya’daki Talas şehrinden ciddi hiçbir kalıntı kalmamıştır.
İkinci bir Talas şehri de Kırgızistan’da var. Bugün 22 bin nüfuslu bu şehir Kırgız Sıradağlarında Talas Alatavı denilen Talas Aladağlarının eteklerinde kurulmuş.
Biz de Talas gibi Alatav adını getirmişiz Anadolu’ya. Yahyalı’da Aladağlar var ve bu güzel dağ silsilesinde Türkmenler yaşıyorlar yüzyıllardan beri.
Bizim Talas ilçemize gelince bir zamanlar Kiçiköy adı verilen Küçük Talas ile Uluğ Talas adını alan bir büyük Talas’ın varlığından bahsediyor tarihçiler. Talas’ın özbeöz Türk boylarının adını taşıyan mahalle adları bile mevcut. Mesela: Salur Mahallesi gibi. Salur, bildiğiniz gibi 24 Oğuz boyundan birinin adıdır.
TALAS’TA HOTEN DERESİ VAR
Şimdi dikkat edelim bu isme. Talas’ta Hoten Deresi diye bir mevki adı var. Nereden geliyor bu Hoten ismi dersiniz? Tabii ki, Ata yurdumuzdan. Doğu Türkistan’da Kanlun’dan doğup Hotan vadisini sulayan ve Tarım’a ulaşan Hoten Derya isimli nehrin adıdır bu. Nereden nereye şimdi, değil mi? Evet, ama Türk Tarihi’nde iz sürmek ve yer adlarını da birer ipucu kabul etmek zorundayız.
ARGINCIK
Hatta gelin şu Argıncık ismine bir bakalım. Argıncık, -cık ekini çıkarınca Argın veya Argun şeklindeki bir isimle bizi karşı karşıya bırakıyor. Tarihte bilinen bir Türk topluluğunun adıdır bu. Hoca Ahmet Yesevi de Argun Türklerinden idi. İşin ilginç tarafı Ata yurdumuzda Çu ve Talas şehirlerini içine alan bölgeye Argu deniliyordu. Ayrıca Kazak ve Altay Türklerine ait de birer Argın isimli oymak bulunuyor.
Şimdi Kayseri’de Talas ve Argıncık isimlerinin yan yana bulunması tesadüf mü dersiniz?
ISSIK KÖL VE CIRGALAN
16. yüzyıl kayıtlarında Kayseri’de Malya Nahiyesi’ne (Tomarza) bağlı Isık Köl diye bir mezra adına rastlamaktayız. Isık Köl aslında Kırgızistan’da Kungey ve Terskoy Alatavları arasında bulunan bir gölün adıdır. Bu gölün önemli bir yönü de var. Isık Köl’ün batı kıyısında Göktürk dönemi kurganları bulunuyor: Karoy, Kırçin, Cargelan ve Oybulak. Bu kuganlardan Cargelan adını Kayseri’nin Kocasinan ilçesine bağlı Cırgalan köyünün adında bulmak mümkündür.  
İLİSU
Yine 16. yüzyıl kayıtlarında Çukur (Özvatan) ilçesine ve Tomarza’ya bağlı aynı adı taşıyan iki mezra çıkar: İlisu. Yine bu yüzyılda Sarıoğlan, Felahiye ve Çukur yöresinde Türkmen topluluklarından İlisulu diye bir cemaate rastlanır.
Pekii, nedir bu İlisu ismi derseniz, bakın şöyledir: Çinlilerin Yili dedikleri, Sincan bölgesinden doğan ve Tanrı dağlarını geçerek Kazakistan sınırını aşan ve Balkaş gölüne dökülen ırmağın adıdır.
PALAS
Sakaların başkentine Çiğil deniyor. Bundan başka Sakaların Min ve Palaskent adını taşıyan önemli şehirleri var. Bakın şimdi, Kayseri’de de Sarıoğlan ilçesine bağlı Palas isimli bir kasaba mevcut ve Bünyan’da Taçın deresine akan suyun adına da Çiğil deniyor.  Buyrun aynı bölgede iki isim daha sizlere.
BÜNYAN’IN SAMAĞAR KÖYÜ
Bünyan’ın Samağar köyü adını Orta Asya’da Hocend-Nemengan yolu üzerindeki Samağır köyünden alıyor. Bir de 13. yüzyılda İlhanlılar adına Anadolu’yu yöneten vali ve aynı zamanda komutan Samağar Noyan var. Prof.Ahmet Temir’e göre Samağar Noyan, İlhanlılar adına Anadolu’yu yöneten Türkistanlı cesur ve adaletli bir Türktür.
Tabii ata yurdumuzdan izleri sürerken Samağar Noyan gibi Emir Zahireddin Mahmud’u da yad etmek gerekir.
KAYSERİ’DE UYGUR MAHALLESİ: TAC-I KIZIL
Kayseri 1243 Kösedağ savaşından sonra yerle bir edilir. Moğollar, Kayseri kalesini düşürdükten sonra şehirde büyük bir katliam yaparlar. Dağlara kaçabilenler kurtulur, kaçamayanlar Meşhed Ovasında cansız yere serilir. Bu vahşetten sonra Kayseri yeniden toparlanmaya çalışırken mantar gibi şehrin etrafında Oğuz boylarının isimleri görülmeye başlar. Kızık, Kınık, Yazır, Kayı, Salur vs.
14. yüzyılda Kayseri’ye yerleşen Uygur Türkleri de vardır. Bunlar şehrin Tac-ı Kızıl Mahallesini kurarlar. Tac-ı Kızıl ismi, 1329-1333 yıllarında İlhanlılar adına Anadolu valiliği yapan Emir Zahireddin Mahmud’un aile ünvanıdır. Emir Zahireddin Mahmud’un babası Esen Kutluğ da birçok devlet hizmetlerinde bulunduktan sonra Kayseri’ye gelmiş ve burada vefat etmişti.
Emir Mahmud, bugün Kayseri’nin Bünyan ilçesinde bulunan ve etrafı kurt başlı süslemelerle bezenmiş Ulu Camii yaptırmıştır. Muhtemeldir ki Bünyan ilçesinde de bir Uygur yerleşimi vardır. Civarda Uygur Camii olarak da bilinen bu camii, Rahmetli İsa Yusuf Alptekin de ziyaret ederek buranın mimari özelliklerini incelemiş ve bu yapının Uygur mimarisi olduğunu belirtmiştir.
“YÜCE TEPELERİN AVŞAR YATAĞI”
17. yüzyılın ünlü ozanlarından Karacaoğlan, Erciyes’i anlattığı şiirinde Erciyes dağında Avşar Türkmenlerinin yaylaladıklarını şöyle anlatıyor:
Ali dağı Erciyes’in eteği
Yiğitler yatağı, sümbül biteği
Yüce tepelerin Avşar yatağı
Burcu burcu kokar gülün Erciyes

BİR TOP ÇİÇEKTİR OL TÜRKİSTAN’DAN
Anlaşılan o ki Ata yurdun izlerini sürmek başlı başına bir tez veya kitap konusudur. Buna dil özelliklerini de katarsanız iş daha da geniş bir hacme ulaşır. Mesela, bizim Bünyan’da kullandığımız bir araya gelmek, toplanmak anlamındaki “konneşmek” fiili, Uygur Türkçesindeki “kengeş” toplanmak, istişare etmek, meclis anlamına gelen kelimeden başka bir şey değildir.
Sözlerimi Bünyanlı Aşık Mustafa’nın bir şiiriyle noktalamak istiyorum. Aşık, sevgilisi bakın nasıl methediyor:
Bir top çiçektir ol Türkistan’dan
Giydiğin basmalar Firengistan’dan
Şeydalar seslenir gülistandan
Ne yaman sevdaların bend etti beni


Burhanettin Akbaş

10 yıl önce - Sal 19 Hzr 2007, 12:12

Hazar Ötesi Türkmenleri ile Kayseri Türkmenleri Arasındaki Bağ Üzerine...

Bugün Hazar Denizinin ötesinde yaşayan Türkmenlerle Kayseri’de yaşayan Türkmenler arasında çok yakın bir ilgi bulunmaktadır. Adeta aynı anne-babanın iki farklı coğrafyada yaşayan çocukları denecek kadar birbirlerine benzeyen bu insanların gelenek ve göreneklerindeki ortaklık gibi boy ve oymak adlarının da ortak olduğunu müşahede etmekteyiz. Kayseri yöresindeki Türkmen oymaklarında gördüğümüz adlar Hazar ötesi Türkmenlerinde de vardır ve aşağıdaki tablo bunu göstermektedir:
Kayseri’deki Türkmen Oymağı Hazar ötesi Türkmenleri
1 Boynuyoğunlu Boynuyogun (Gızılayak Mukrı Uruğu) s.18
2 Dokuz Yörüğü Tokguz (Olam Boyu) s.18
3 Toklar, Toklu Toklı (Akgum Olam Uruğu) s.18
4 Tatılı Tatlar (Hoca Boyu) s.19
5 Esirik Esrik (Garadaşlı Boyu) s.19
6 Kadılı Kadi (Garadaşlı Boyu) s.20
7 Karataşlı Garadaşlı Boyu s.20
8 Çandır Çandır Boyu s.20
9 Avşar Ovşar Uruğu s.20
10 Köpekli Köpek (Mürçeli Boyu) s.20
11 Şıhlı Şıh Boyu s.20
12 Düver Tüver ( Şıh Boyu) s.20
13 Aliyilli Alili Boyu s.22
14 Demircili Demirçi (Alili Boyu) s.22
15 Koyuncu Goyuncı (Sarık Boyu) s.22
16 Sayıtlı /Seyitli Sayatlı (Bayraç Obası, Sarık, Yalkamış) s.23
17 Alagöz Alagöz (Sarık, Yalkamış, Gulca) s.23
18 Sakar Sakar Boyu  s.23
Sakar Boyunun oymakları:
1. Şıhlar    2. Kavuncu
19 Salur Salır Boyu s.23
20 Hobalı / Obalı Obalı, (Çarçöv Salırlarından) s.24
21 Herekli Haraklar (Kırk Köylü obalarından) s.24
22 Deliler Deliler (Kırk Köylü obalarından) s.24
23 Beğendik Begendik (Teke Boyu, Bağşı’ya bağlı) s.25
24 Gül Gül (Tohtamış’a bağlı) s.25
25 Mamalı Mameli (Yomut boyu) s.25
26 Köseli /Köseler Köseler (Yomut boyu) s.25
27 Alagöz Alagöz (Yomut boyu) s.26
28 Köpekli Köpekli (Ersarı, Gurama boyundan) s.27
29 Sayıtlı /Seyitli Sayatlı (Ersarı, Gurama boyundan) s.27
30 Basak Basak (Ersarı’dan ) s.27
31 Ağcalı Agacalı (Çartlak’a bağlı, Ersarı’dan) s.27
32 İslamlı İslamlı (Ersarı’dan) s.27
33 Mangışlak Mangışlalı (Ersarı’dan) s.27
34 Danacı Danacı (Ersarı’dan) s.22
35 Karakoyunlu Garagoyunlı (Ersarı’dan) s.22
36 Müsürlü Müsür (Gara Bağşılı’dan) s.27
Türkmenistan Bilim ve Teknik Yüksek Kurulu Üyesi Prof.Dr. Soltanşa Ataniyazov’un “Bilig” dergisinde yayınlanan “Türkmen Boylarının Geçmişi, Bugünkü Durumu ve Geleceği”  isimli oldukça kıymetli makalesinde Türkmen boylarının tarihi, oymak ve obaları anlatılmaktadır. Makalenin son bölümünde Hazar ötesi Türkmenlerinin boyları, oymakları ve obaları hakkında ayrıntılı bilgi bulunmaktadır. Yukarıdaki tabloda yer alan sayfa numaraları bu makaleye aittir ve Kayseri Türkmenleri ile karşılaştırmalar bu makale esas alınarak yapılmıştır.
Kayseri’nin Hacılar İlçesinin Sakar ve Beğendik bağlarının adlarından başlayarak İncesu ilçemizin eski adı olan Karataş adının; Kayseri’nin Çandır Mahallesinin Orta Asya Türkmenleri arasında boy ve oymak adı olarak isimleri mevcuttur.
Tomarza ilçesinin Köpekli (adı sonradan Turan olarak değiştirldi) ve Sayıtlı / Seyitli köylerinin adlarını ya da aynı ilçenin Toklar kasabasının adını Asya Türkmenlerinde de boy ve oymak adı olarak görüyoruz.
Sarıoğlan’ın Tatılı köyü, Sarız’ın Esirik köyü, Develi’nin Şıhlı kasabası, Kayseri’nin Düver köyü ve Bünyan’ın Ağcalı köyü de bu çerçevede Orta Asya Türkmenlerinin oymak adları arasındadır.
(*) Soltanşa Ataniyazov; “Türkmen Boylarının Geçmişi, Yayılışı, Bugünkü Durumu ve Geleceği”, bilig-10, Yaz ’99, s.1-31


Burhanettin Akbaş

10 yıl önce - Sal 19 Hzr 2007, 12:23

KAYSERİ TARİHİNİN OĞUZ / TÜRKMEN DÖNEMİNE BİR BAKIŞ
Abbasiler zamanında Halife Mutasım’ın Afşin adlı bir Türk komutanı, Kayseri önlerine kadar gelmiş, ancak şehri almayı başaramamıştı. Müslüman Türkler’in veya diğer bir söyleyişle Oğuzların büyük göçü 1050 yıllarından itibaren başladı. 1067 yılında Afşin Bey adlı Türk komutanı Kızılırmak vadisini takip ederek Kayseri’yi ele geçirdi. Coşkun Alptekin: “Bu gelen Türklerin başında ne garip tesadüftür ki, yine adı Afşin olan bir bey var idi.” diyerek iki Türk komutanın da aynı adı taşıdığına dikkat çekmektedir.
1071 Malazgirt Zaferinden sonra Anadolu büyük Türk göçüne uğramıştır. “Zaferden sonra Türkmenlerin Anadolu’ya muhacereti bir sel halini aldı. İslam ülkelerinde yurt bulamayan Türkmenler, Türk feodal devlet yapısı gereğince kendilerine hakimiyet sahası arayan beyler, saltanat davası güderek Büyük Selçuklu sultanlarının takibinden kurtulmak isteyen hanedan mensupları, kendi boyları ile göçerek Anadolu’yu kendileri için bir sığınak yeri haline getirdiler. Tarihte birçok kavime, din ve kültüre sahne olan Anadolu, Malazgirt Muharebesi’nden sonra süratle etnik çehresini değiştirmeye başladı.”
KAYSERİ’YE İLK YERLEŞİM DANİŞMENTLİLER
Danişmentliler, 24 Oğuz boyundan meydana gelen bir Oğuz boylar birliğinin adıdır. Azerbaycan’ın Kür, Aras ve Tebriz yörelerinden başlayarak baştan sona Anadolu’yu mesken tutan Danişmentliler, Trakya’ya (Edirne ve Tekirdağ’a) kadar yerleştiler.
Kayseri’ye ilk Türk-İslam eserini Danişmentli emiri Melik Mehmet Gazi yaptırdı. Kayseri Ulu Camii (Camii Kebir) ilk Danişmentli eseridir. Cami, Danişmentli Emiri Melik Mehmet Gazi’nin tahta geçtiği M. 1134-1142 yılları  arası yapılmış olmalıdır. Emir Mehmet Gazi’nin Türbesi Ulu Camii’nin kıble tarafında ve camiye bitişiktir.  
Kayseri’deki Danişmentli eserleri üzerinde araştırma yapan Halit Erkiletlioğlu, Melikgazi Kalesi (Kuş veya Zamantı Kalesi de denir) denilen ve İlbaşı nahiyesine 26 km. mesafede, Melikgazi köyünde Melik Emir Gazi’nin Türbesinden birkaç yüz metre yüksekte bulunan kalenin burçlarından birinde Kayı boyunun damgasına rastlamıştır.  
Selçuklu sülalesinin ise Oğuzların Kınık boyundan geldikleri bilinmektedir. 16. yüzyılda Kayseri’de Yazıkınık adını taşıyan iki mezra rastlanmaktadır. Bunlar Kayseri’ye bağlı Cırgalan ve Mancusun köylerinin aynı adı taşıyan (Yazıkınık) iki mezraıdır.  
Selçukluların Kınık, Osmanlıların Kayı boyundan gelmeleri bir tarafa, Anadolu’da 24 Oğuz boyunun tamamını bulmak mümkündür. Ayrıca yönetici aileler bu boydan gelmekle birlikte Anadolu’da kurulan Türk devletleri, eski geleneğe uygun olarak bir boylar birliği oluştururlar. Bu birliklerin en önde geleni ise neredeyse bütün boyları içine alan Danişmentli topluluğudur. Daha Selçuklu döneminde Anadolu bir Türkmen ülkesi olmuştu ve “Türkmenya” diye anılıyordu. Avrupalılar ise 11. yüzyıldan itibaren Anadolu’ya “Turquye” (Türkiye) diyorlardı.
Ahmet Nazif Efendi, Kayseri’ye olan bu ilk yerleşimi şöyle anlatıyor: “İslamiyet nurunun neşr ve tamimi için Türkistan ve Buhara cihetinden bir hayli Müslüman ahali getirildi ve memleketin tecdit ve imarına bir hayli mesai sarf edildi. Rumlardan kalan eski şehrin yıkılması, ovaya, yani şimdiki bulunduğu yere yeni bir şehir inşasına seferber olunmuştur.”  Bu bahse dil konusunu da ilave eden Ahmet Nazif Efendi şöyle demektedir: “İşte Kayseri ahalisinin çoğu, daha önceleri ‘Pelü Türkçesi’yle konuşan Türkistan tarafı Müslüman halkı soylarından olup Afşarların da İran kıt’asında meşhur ve halen mevcut olan Afşar aşireti kavimlerinden ibaret bulundukları söylenmektedir.”  Burada ifadesini bulan Pelü Türkçesine örnek olarak Ahmet Nazif Efendi, Kutadgu Bilig’den aldığı metinleri göstermektedir.
ANADOLU’NUN BAĞRINA DÜŞEN ATEŞ YA DA BÜYÜK TÜRKMEN KIYIMI
Selçuklu Devleti içerisinde Türkmenler birbirleri ile kıyasıya iktidar mücadelesi yapıyorlar ve kardeş kanı oluk oluk akıyordu. 1239 yılında Moğollar Kars’ı almışlar ve böylece Anadolu’ya ayak basmışlardı. 1242’de Erzurum’a giren Baycu Noyan 30 bin kişilik ordusuyla Anadolu’da ilk büyük yağma ve katliamı Erzurum’da yaptı. 1243 yılında Sivas’ın Zara ile Suşehri ilçeleri arasında yer alan Kösedağ mevkiinde 70 bin kişilik Selçuklu ordusu Moğollarla savaşmadan bozguna uğradı. Çünkü, II. Gıyaseddin Keyhüsrev gibi basiretsiz ve korkak bir hükümdar koskoca Selçuklu ordusunu, sadece öncü kuvvetleri dağıldı diye savaş meydanında yalnız bırakmış, yanına bir kısım mücevherleri alarak kaçmıştı. Selçuklu ordusunun bu durumdan haberi yoktu. Ancak bir gün sonra bu haberi almışlar ve şaşkına dönerek bozulmuşlardı. Oların ilginç tarafı şudur ki, Baycu Noyan’ın başında bulunduğu Moğol Ordusu, Selçuklu Ordusunun dağıldığına inanmamış, bunu pusu amaçlı bir ricat hareketi zannıyla iki gün beklemiş ve ordugaha ancak iki gün sonra girebilmişlerdir.
Sivas’tan sonra Kayseri’ye gelen Moğollar, şehrin kenar mahallelerini yağmalamışlar. Şehir halkı Emir Kaymaz ve Fahreddin Ayaz’ın komutasında kale surlarını onararak kaleyi müdafa etmişlerdir. Moğollar, Kayseri kalesini alamadıkları için ümitsizliğe düştükleri bir sırada Ermeni dönmesi Kayseri İğdişbaşı Hajuk Oğlu Hüsam ihanet ederek Baycu Noyan’a sığınmış ve kale hakkındaki gizli bilgileri aktarmıştır. Hajuk oğlu Hüsam’dan sonra şehrin sübaşısı Fahreddin Ayaz da Moğollara sığınmıştır. Bu ikinci ihanet ile yalnız kalan Emir Kaymaz cihada devam etmiş ancak Türk askeri azaldığı için kale düşmüştür.
Moğollar, askerlerin ellerini bağlayarak Meşhed Ovasına götürmüşler ve katletmişlerdir. Kayseri şehri tarihte emsali görülmemiş bir büyük felaketin altında inim inim inlemiştir. Şehirdeki hazine ve servetler yağma edilmiş, yağma bittikten sonra bir büyük katliam başlamıştır. Şehrin bütün binaları yıkılmış, Kayseri kalesinin surları yerle bir edilmiştir.
Tarihçiler bu hadiseyi naklederken akıllara durgunluk veren bu dehşet tablosunu anlatıyorlar ve 200.000 ila 500.000 Türkmenin katledildiğini söylüyorlar. İbn Bibi, Selçukname’de şöyle diyor: “Bütün askerler şehre girdi. Şehirde buldukları askerlerin ellerini bağlayıp hepsini Meşhed ovasına götürdüler. Evleri yağma ve içindeki adamları öldürdükten sonra dışarı çıktılar. Şehri ateşlediler. Önceden tutup çıkardıkları köleleri Meşhed Ovasında öldürdüler. Çocuk ve kadınları da aralarında üleştikten sonra çıkıp gittiler. Yolda hastalanan veya yaya yürüyemeyen köleleri öldürdüler.”
Müneccimbaşı Tarihi’nde ise şöyle denmektedir: “Ahalisinin umumisini öldürdüler, kadınları esir aldılar. Kayseri’de teneffüs eden bir şahıs kalmadı. Kayseri vahşi hayvanlar yeri oldu. Moğollar yağmaladıkları mallar ve esirler ile memleketlerine döndüler.”
KAYSERİ’NİN TOPARLANMASI (14. YÜZYIL)
UYGURLAR VE TÜRKMENLERİN İSKANI

14. yüzyılın başlarında Moğollarla birlikte Anadolu’ya gelen Uygurlar, Kayseri’de Tac-ı Kızıl isimli bir mahalle kurmuş ve buraya yerleşmişlerdi. İlhanlı valilerinden Esen Kutluğ da Uygur Türklerinden ve ömrünün sonunu Kayseri taraflarında geçirerek Kayseri’de vefat etmiştir. Esen Kutluğ’un oğlu Emir Zahireddin Mahmut da 1329-1333 yılları arasında İlhanlılar adına Anadolu’yu yönetmiştir. Emir Mahmud, valiliği zamanında M. 1333 yılında Bünyan Ulu Camiini yaptırmıştır.
Kayseri’yi merkez olarak kullanan ve Eretna Devletini kurmuş olan Eretna (ya da Ertana) Oğulları da Uygurlardandır. Eretnalılar soyu Hülagü gelmeden önce Harezm, Horasan ve İran’ı idare eden büyük emir Körküz’e dayanmaktadır.  
Kayseri-Sivas şehirlerinin yönetimini Eretnalılardan alan Kayseri kadısı Şemseddin’in oğlu olan Kadı Burhaneddin Ahmed, Oğuzların Salur boyuna mensup olup 1345 yılında Kayseri’de doğmuştur.
Kayseri, 15. ve 16. yüzyıllarda Türkmenlerin iç mücadelesine sahne olmuş bir şehirdi. Bir tarafta Karamanoğulları, ki Orta Anadolu’nun güneyinde hüküm süren ve Avşar boyunun hakim olduğu bir Türk beyliği idi, diğer taraftan ise Oğuzların Bozok kolundan olan birçok boyun birleşerek meydana getirdiği Dulkadirliler, içlerinde Maraş Yörükleri, Bozulus Türkmenleri gibi adlar alıyorlardı. Hatta Danişmentli Türkmenleriyle birleşerek Ankara-Yozgat yöresinde “Yeni İl Türkmenleri”nin oluşmasına katkıda bulunmuşlardı.
1243 ve 1277 yıllarında yaşayan Moğolların Türkmen katliamından sonra, 14. yüzyıldan itibaren Türkmenlerin bölgeye gelmeye başladığı, benek benek Kayseri’nin her cihetinin Türkmen obalarının adlarıyla süslendiği görülüyor. 1500 tarihinde Salur, Kızık, Yazır, Eymir, Kınık, Döğer, İğdir, Yüreğir, Yıva, Avşar gibi boy adlarına rastlanırken Dulkadirliye, Danişmentliye, Karamanlıya bağlı Türkmen topluluklarının aşiret ve oymak adlarıyla Kayseri şehir merkezinde mahalleler kurulduğu, çevrede mezra ve köyler oluştuğu anlaşılıyor. Talas, Argıncık, Gökçe Hisarı, Cırgalan, Hasan Alp, Sarımsaklı, Karakaya, Hacılar, Hisarcık gibi Türk şehir ve oymak adları Türklerin yerleşik hayata önemli ölçüde geçtiklerini gösteriyor. Samağar, Alagöz, Tatar gibi isimler de İlhanlılar döneminden kalma hatıralar olarak bugünlere kadar ulaşmıştır.
17. yüzyılda Kayseri’nin mahallelerinde Ağcakoyun, Bozdoğan oymakları gibi çeşitli Türkmen oymaklarının önemli miktarda nüfusunun bulunduğu görülmektedir.  1624 yılında Abaza Mehmet Paşa’nın Genç Osman’ın intikamını almak için Sadrazam Çerkez Mehmet Paşa’ya karşı Orta Anadolu’dan toplayıp Kayseri Boğazköprü’ye kadar getirdiği 40 bin kişilik ordusunda Recepli, Çöplü, Sırkıntılı, Mamalu, Kozanlı ve Pehlivanlı gibi Türkmen aşiretlerinden kuvvetler vardı.  
17. yüzyılda Kayseri’ye Doğu Anadolu’dan iskanların olduğunu Cemaat-i Şarkiyan, Kürtler, Kürt Seyfullah, Kürt Feyzullah gibi mahalle isimlerinden anlıyoruz. Burada şunu bilmemizde faydalar vardır: Türkmen ve Yörükler, Anadolu coğrafyasında Kürt adını da taşımışlardır. Mesela yukarı da geçen Şarklı isimli oymağın Türkmen oymağı olduğunu çok iyi biliyoruz. Ayrıca yine Kayseri’de, Yemliha, Palas, Sultanhanı ve Yuvalı’da gördüğümüz Karaca Kürtler de Bozulus Türkmenlerine bağlı gruplardır.
18. yüzyılda Kayseri yöresi yine büyük Türkmen göçlerine sahne olur. Ancak bu sefer, derin sarsıntılar doğurur. Çünkü, daha önce yerleşik hayata geçen Türkler, bir taraftan Osmanlının bozulmasıyla ayan adı verilen yöneticilerin elinde inlerken; diğer taraftan Osmanlı devletinin otoritesinin iyice zayıflaması sonucu yerleşik hayata bir türlü geçmek bilmeyen Türkmenlerin eşkıyalık hadiselerine maruz kalmışlardır. Bu yüzyılın başında (1702) Develi Ovasında oturan Güngördü, Delili ve Kırıntılı oymaklarından 400 civarında eşkıya Kıbrıs’a sürülmüştür. Yağma ve talan hadiseleri sayılamayacak kadar artmış, bu yüzden yerleşik ahali, tarımla uğraşanlar büyük zarar görmüşlerdi. Özellikle Adana istikametinden gelen Receplü, Reyhanlı, Kuzugüdenli ve Kazıklı gibi aşiretlerin Develi Ovasını aşarak Erciyes dağı çevresinde sayısız eşkıyalık hadisesine karıştıkları görülüyor. Bu da tabii ki, çevrede büyük nüfus hareketliliklerine yol açtı. Kendileri 150 yıl boyunca iskana geçirilmeye çalışılırken diğer taraftan yerleşik olan bazı köyler ve mezralar daha büyük ve güvenli yerlere göçtüler.
Bu yüzyılda yağma ve talan yapan Mamalu Türkmenleri Yahyalı’da Alçı ve Çakal Demircili oymaklarının köylerini bastı. (1703)
1707 yılında Pehlivanlı, Dulkadirli ve Dursunlu oymaklarının Kayseri’de muhtelif olaylara karıştıkları görülüyor.
1708 yılının şubat ayında Kütahya yöresinde bulunan Danişmendli Türkmenlerine bağlı Cevanşir ve Kaşıkçılar oymaklarının Niğde, Yarlık, Koçak, Çakırağıl, Karacaviran ve Milidere adlı köylere yerleştikleri görüldü.  
1709 yılında tedbir amacıyla İncesu’ya Türkmen topluluklarından Etyemez Oymağı yerleştirildi.
1711 yılında Kayseri’de bulunan Suculu ve Sarıklı oymaklarının köylülere zarar verdikleri görüldü.
1713 yılında Türkmen topluluklarından Receplü Avşarları Zamantı’da 66 köye yerleştirilmek istendi. Ancak bu topluluk iskan mahallerini sürekli terk ederek çevredeki ahaliye zarar vermiştir. Recepli Avşarlarının iskanı 1860’lı yıllara kadar sürmüştür. Devletin yanlış politikalarının da büyük yaralar açtığı görülmüştür. Prof. Mehmet Eröz, 20. yüzyılın başlarında Zamantı’da 110 kadar Avşar köyünün bulunduğunu bildirmektedir.  
1726 yılında Kayseri’de bulunan Danişmentli Türkmenlerinden Şereflü Oymağı, halkın ekinlerine ve hayvanlarına zarar vermiş ve oymaktan 206 hane Rakka’ya sürülmüştür. Bu tarihlerde İmamkulu, Tecirli ve Lekvanik Türkmenlerinin kışları Adana’da, yazları ise Kayseri’de geçirdikleri anlaşılmaktadır.  Yine Kayseri yaylalarında yaylayan bir Türkmen grubu da at yetiştirmekte maharetli Atçeken Ulusu idi.
1732 yılında Lekvanik aşireti ile Receplü Avşarlarından bir bölümü Kıbrıs’a sürülmüşlerdir.
18. yüzyılda devletin otorite boşluğundan dolayı güçlü aileler ortaya çıkmış ve ayanlık adı verilen bu sistem halkın huzursuzluğa düşmesine yol açmış, insanlar arasında husumeti artırmıştır. Buna bir de Türkmen topluluklarının yağmacılığı eklenince Kayseri’den İstanbul, Edirne ve Bursa’ya göçler yaşanmıştır. Bunda ayanlar tarafından vergilerin artırılması ve ayanların keyfi uygulamaları daha etkili olmuştur.  
1840 yılında Kayseri Sancağında Kıldonlu, Tabanlı, Boynu İnceli ve Yeni İl Teşkilatı Aşiretlerinin teşkilatlandırıldığı görülmektedir.  
1842 yılında Yeni İl, Rişvan, Reyhanlı ve Avşar aşiretlerinin Amasya, Sivas, Konya ve Kayseri sancaklarında dağınık olarak iskanları gerçekleştirilmiştir.



Burhanettin Akbaş

10 yıl önce - Sal 19 Hzr 2007, 12:38

16. Yüzyılda Nahiyeler:
1. Sahra Nahiyesi: Bugün Kayseri’nin Erkilet beldesi ile civarı, Güneşli bölgesi ve civar köyler Sahra nahiyesi olarak adlandırılıyordu.
2. Koramaz Nahiyesi: Adını Koramaz dağından alan nahiye Bünyan ilçesi ile Mimarsinan Kasabası ve Gesi bölgesindeki köyleri içine alıyordu.
3. Ali Dağı (Cebel-i Ali) Nahiyesi: Ali Dağı ve civarını içine alan nahiye, Talas ilçesi ve civar köyleri içine alıyordu.
4. Erciyes Dağı(Cebel-i Erciyes) Nahiyesi: Bugünkü Hacılar ilçesi, Hisarcık Beldesi bu nahiyenin sınırları içindedir.
5. Karakaya Nahiyesi: Bünyan ilçesinin Karakaya nahiyesi ve civar köyler bu nahiyenin sınırlarına dahildi.
6. Irmak Kenarı (Kenar-ı Irmak) Nahiyesi: Kızılırmak boylarındaki yerleşim yeri idi. Bugün Kocasinan ilçesinin Himmetdede ve Yemliha beldeleri, Saıoğlan, Özvatan ve Felahiye ilçeleri bu nahiyenin sınırları içindedir.
7. Kustere Nahiyesi: Bugünkü Tomarza ilçesi ve civar köyler bu nahiyededir.
8. Malya Nahiyesi: Erciyes dağının güneyinde Talas ile Tomarza arasında bulunan köyler bu nahiyededir.
9. Karataş Nahiyesi: Bugünkü İncesu ilçesi ve civar köyleri içine almaktadır.
10. Hınzırı Nahiyesi: 16. yüzyılda Maraş’a bağlı olan bölge bugün Kayseri’nin Akkışla ilçesi ve civar köyleri içine alıyordu.
11. Bozatlı Nahiyesi: Şehre çok yakın olan bu nahiye daha sonraki tarihlerde şehrin içinde kalmış ve şehrin mahallelerini oluşturmuştur.
12. Çörümşek Nahiyesi: Bünyan ilçesi ile Pınarbaşı ilçesi arasındaki köyleri içine almaktadır. 16. yüzyılda Maraş’a bağlıdır.
13. Zamantı Nahiyesi: Pınarbaşı ilçesi ile Sarız ilçesi arasındaki yerleşim yerlerini içine almaktadır. 16. yüzyılda Maraş’a bağlıdır.
14. Hurman Nahiyesi:Maraş’a bağlı olan bu nahiyenin bir bölümünde Sarız ilçesi ve civar köyler yer almaktadır.
15. Karahisar-ı Develi Kazası: 1502 yılında kurulan bu kaza Develi ve Yeşilhisar ilçelerini içerisine alıyordu ve Niğde Sancağına bağlıydı.
16. Yahyalı Kışlağı: Yahyalı ilçesi, Yeşilhisar ve Develi ilçesi arasındaki büyük bir alana bu isim veriliyordu ve Türkmen kışlakları burada yer alıyordu.
17. İslamlu Kışlağı:Irmak Kenarı nahiyesinde bulunan İslamlu Kışlağı Yörük ve Türkmenlerin çokça bulunduğu bir yer olup bugünkü Himmetdede ve Yemliha kasabaları da bu kışlağın içerisinde yer almakta idiler.

Kayseri’de Oğuz Boylarının Dağılımı

AVŞAR HATTI
Kayseri’de 18. yüzyılda büyük bir Avşar göçü olduğu için, Kayseri’nin Tomarza, Pınarbaşı ve Sarız ilçelerindeki Avşarlar hep öne çıktı ve sadece bu bölgede Avşar topluluğunun olduğu zannı uyandı. Bunda haliyle diğer Avşar topluluklarının boy adlarını unutmuş olmaları da etkili oldu. Halbuki biz 12. yüzyılda Orta Anadolu’da ve Çukurova’da hareket halinde büyük bir Avşar topluluğunun varlığına dikkat çekmiştik.
İskan edilen bu konar göçer topluluklardan iki tanesi Hacı İvaz ve Salman adıyla Kayseri’de iki tane mahalle kurmuşlardı. Bu isimler onların oba adlarıdır aynı zamanda. Hacı İvaz topluluğu İncesu hattından Kayseri’ye gelip yerleşmişler; Salmanlar ise Zamantı’dan gelerek şehre yerleşmişlerdi.
Şehir merkezi dışında İncesu, Felahiye, Özvatan, Sarıoğlan hattında, Hacılar’da, Develi ve Bünyan’da da Avşar toplulukları vardı. Fakat boy adları unutulduğu için 18. yüzyılda yöreye büyük bir Avşar göçü olunca bunlar unutuldu gitti. Bunları 1997 yılında “Kayseri Yöresine Yerleşen Türk Boyları ve Akraba Topluluklar” isimli kitabımda belirtmiştim.
Bugün Kayseri’de Avşar Hattı dediğimizde hemen akla Pınarbaşı- Sarız ve Tomarza ilçelerine yerleşen çok miktarda köy kuran Avşar boyunun yerleştiği yerler geliyor.
KAYSERİ’DE AVŞAR BOYUNU TEMSİL EDEN ADLAR
Boyu temsil eden ad Yöre
1 Avşar İmanlı oymağı Pınarbaşı
2 Akça Ali Oymağı Zamantı
3 Ali Bölüğü oymağı İncesu
4 Avşar(16.yy.’da köy) Bünyan
5 Avşar (ekinlik, mezra) İncesu
6 Avşar (2 tane, mezra, ekinlik) Irmak Kenarı (Felahiye, Sarıoğlan, Özvatan)
7 Avşar Kalesi(mezra, ekinlik) Irmak Kenarı (Felahiye, Sarıoğlan, Özvatan)
8 Avşar Yeri (mevki adı) Hacılar
9 Avşar Potuklu (köy) Pınarbaşı
10 Avşar Söğütlü (köy) Pınarbaşı
11 Avşar Karaboğaz(köy) Pınarbaşı
12 Avşar Kuşçu (köy) İncesu
13 Büyük Avşar (köy) Sarız
14 Bahrili Avşarı oymağı Develi
15 Beğdenizli oymağı Zamantı
16 Büyük Selmanlı oymağı Kayseri merkez
17 Selman Mahallesi Kayseri merkez
18 Cingözoğlu Oymağı Pınarbaşı, Tomarza
19 Civanşir Oymağı Develi
20 Çöplü Avşarı Oymağı İncesu, Zamantı, Kayseri merkez
21 Deliler Oymağı Kayseri merkez, Pınarbaşı, Develi
22 Dodurlu oymağı Kayseri merkez, Sarız
23 Gökçeoba Oymağı Kayseri merkez
24 Hacıpaşa Oymağı Tomarza, Zamantı, Kayseri merkez
25 Halloğlu/Haliloğlu Oymağı Pınarbaşı
26 Halil Paşa Oğlu Oymağı Pınarbaşı
27 Herekçioğlu Oymağı Sarız
28 İmamkulu Oymağı Develi, Tomarza
29 İmamkulu Uşağı Zamantı
30 İvaz Hacılı Oymağı İncesu, Develi, Kayseri merkez
31 Karamanlı Yörüğü Pınarbaşı
32 Kararecep Oymağı Pınarbaşı
33 Karaşeyhli Oymağı Sarız
34 Kocanallı, Kocahallı oymağı Sarız, Tomarza, Pınarbaşı
35 Kuşlu Oymağı Zamantı
36 Muhazimoğlu Oymağı Sarız
37 Hacı İvaz Mahallesi Kayseri merkez
38 Ayvaz Hacı köyü Develi
39 Recepli Avşarı oymağı Kayseri, Develi, Yahyalı, İncesu, Zamantı
40 Bucak Avşarı Sarıoğlan
41 Sarıhanlı Oymağı Kayseri
42 Sarısindili oymağı Kayseri, Zamantı, Develi
43 Sarıvelioğlu oymağı Sarız
44 Sancaplı oymağı Zamantı
45 Selmanlı oymağı Zamantı
46 Sofu oymağı İncesu
47 Şahmetlioğlu oymağı Sarız
48 Tacirli oymağı İncesu
49 Taşlı Uşağı oymağı Zamantı, Kayseri
50 Terkeşlioğlu oymağı Sarız
51 Torunlar oymağı Pınarbaşı, Sarız
52 Türkmenliler oymağı Sarız
53 Veziroğlu oymağı Tomarza, Bünyan, Obruk
54 Avşaroğlu ailesi Gesi, Mancusun, Deliklitaş, Lalapaşa, Kendirci, Kalpaklıoğlu, Şeyh Tacettin, İsa Ağa, Eskici Yahya ve Gülük mahallleri (Kayseri)
55 Arap Hasanlı Ailesi Şeyh Tacettin Mahallesi /Kayseri
56 Avşar (16. yüzyılda mezra) Çukur /Özvatan
57 Avşar Muslu Oğlu Ailesi Cebirli /Kayseri
58 Avşar Mehmet Oğlu Ailesi Mancusun/ Kayseri
59 Avşar Hacı Mustafa Oğlu Oymağı Develi, Zamantı, Kayseri

BAYAT- BAYINDIR HATTI
17. yüzyılda yöreye yerleşen Bayat ve Bayındır boyuna mensup insanlar var. Bunlar Dulkadirli adıyla da bilinirler. Bunlar, Bünyan’ın Elbaşı, Zek, Zerezek, hattından Akkışla’ya ve Yozgat’ın Büyükkışla’ya kadar uzanan bir hat çizerler. Biz buna Bayat-Bayındır hattı diyoruz.  Bu hattın ikinci kolu Talas ve Tomarza’ya doğru uzanır. Özellikle Pehlivanlıoğlu ve Kabaklı obaları Talas ve Tomarza hattına yerleştiler. Bu grup yine Dulkadirlilerden Köstere Yörüklerinin bir kolunu oluşturdular.
Bayat ve Bayındır boyundan insanlar Kayseri’de Bektaş Mahallesini kurdukları gibi Yahyalı ve Yeşilhisar hattına da yerleştiler. Bozca cemaati Yahyalı’da, Hızırcalı Cemaati Yahyalı ve Yeşilhisar’a yerleşti. Bir zamanlar Yeşilhisar’da YazıBayat isimli köyün adının geçmesi bu çerçevede dikkate değerdir.Ayrıca Yeşilhisar’da yine Bayındır isimli bir köy adına da rastlanmıştır. Kısmen Hisarcık hattında da bu boya rastlanmaktadır.

KAYSERİ’DE BAYAT BOYUNU TEMSİL EDEN ADLAR

Boyu temsil eden ad Yöre
1 Ağcalu oymağı Bünyan
2 Kuzugüdenli oymağı Akkışla, Tomarza
3 Bahadır Hacılı oymağı Erciyes Dağı, Hisarcık
4 Bektaş Oymağı Irmak Kenarı (Felahiye, Sarıoğlan, Özvatan)
5 Bektaş Oğulları oymağı Zamantı, Develi
6 Bektaş Mahallesi Kayseri merkez
7 Bozca oymağı Yahyalı
8 Elbaşlı oymağı Bünyan
9 Hızırcaoğlu oymağı Yeşilhisar
10 Hızır Hacılı oymağı Yahyalı
11 Kabaklı oymağı Tomarza, Develi
12 Şamlılı oymağı Şeyh Cemaati, Kalenderhane Mahallesi, Kayseri
13 Bayatoğlu ailesi Beserek Tepe Köyü, Çörümşek, Zamantı
14 Bayatoğlu ailesi Hacı Velet cemaati, Tahir Ağa mahallesi, Kayseri
15 Evlad-ı Bayat oymağı Kayseri
16 Karalar oymağı Kayseri, Zamantı
17 Okçu oymağı Irmak kenarı (Felahiye, Özvatan, Sarıoğlan)
18 Pehlivanlıoğlu aşireti Kayseri
19 Pehlivanlı oymağı Develi, Talas, Zamantı
20 Şam Bayatı Oymağı Kayseri
21 Yazıbayat Yeşilhisar

KAYSERİ’DE BAYINDIR BOYUNU TEMSİL EDEN ADLAR
Boyu temsil eden ad Yöre
1 Bayındır (köy) Yeşilhisar
2 Bayındır (mahalle) Akkışla
3 Bayındır oymağı Kayseri


Burhanettin Akbaş

10 yıl önce - Sal 19 Hzr 2007, 14:55

BEYDİLİ HATTI
Beydili hattı ise, 16. ve 17. yüzyılda Urfa Beylerbeyliği topraklarından hareketle bölgemize göçen Beydili boyuna mensup insanların oluşturduğu hattır. Sivas’a sınır Sarıoğlan’ın Karaözü’den başlayıp Gömeç’e ve Erkilet’in köylerine kadar uzanan hatta Beydililer oturmaktadır. Bunlardan bir parça Develi’dedir: Kuşçu Ceritleri. Bir bölümü Sarız’dadır: Badıllı adıyla da geçen Koçgiriler.
KAYSERİ’DE BEYDİLİ BOYUNU TEMSİL EDEN ADLAR

Boyu temsil eden ad Yöre
1 Badıllı oymağı Sarız
2 Beydili oymağı Irmak Kenarı (Felahiye, Sarıoğlan, Özvatan)
3 Cerit Türkmeni oymağı Kayseri
4 Tatılı oymağı Kayseri, Sarıoğlan
5 Hadırlı /Hazırlı oymağı Yeşilhisar
6 Kara Hasanlı Ceridi Kayseri
7 Karaözü (kasaba) Sarıoğlan
8 Kuşlu Ceridi Develi
9 Kömeç /Gömeç oymağı Kayseri
10 Ceritoğlu oymağı Alagöz/Kayseri
11 Tatılıoğlu oymağı Gömeç/ Kayseri
12 Ceritli oymağı Çağşak/ Sarız
13 Gömeçli ailesi Cürcür, Kalenderhane, Kalpaklıoğlu, Hunat, Hacı İkiz, Hacı Kılıç Mahalleleri, Kayseri

SALURLAR
Başta Kayseri’de Salur adını taşıyan köy olmak üzere, Yeşilhisar, Yahyalı ve Develi hattına yerleşen Salurlu Cemaati ile parça parça değişik yerlere yerleşen Salurlular  vardır. Bu kola Tekeli adını veriyorlar. Tekeliler, Erkilet’te, Bünyan Büyük Tuzhisar’da, İncesu’da (Çobansalur) ve Çukur-Felahiye hattında (Şeyhyar Salur) gözükmektedir.
Talas’ta Salur isimli bir mahalle vardı. Gayrimüslim oldukları anlaşılan bu Salurlularda şahıs adı olarak da bu isme rastlanması ilginç bir özelliktir. Ayrıca Talas’ta Salur Bayırı isimli bir mevki adı da mevcuttur.
KAYSERİ’DE SALUR BOYUNU TEMSİL EDEN ADLAR
Boyu temsil eden ad Yöre
1 Salır (köy) Kayseri
2 Salurlu oymağı Kayseri, Develi, Yahyalı, Yeşilhisar
3 Salur Bayırı (mevki adı) Talas
4 Salur Mahallesi Talas
5 Salur mevkii Bünyan
6 Tekelioğlu ailesi Erkilet/Kayseri
7 Tekeli oymağı Büyük Tuzhisar /Bünyan
8 Tekeli oymağı Kayseri
9 Şeyhyar Salur oymağı Sarıoğlan, Felahiye, Özvatan
10 Çoban Salur(mezra) İncesu

YAZIR HATTI
Yazır boyunun en önemli merkezi İncesu. Karataşlı Yörükleri adıyla da bilinen Yazırlar, İncesu’da Bezircili, Cumalıoğlu, Halil Bahadır, Omuzu Güçlü, Sarıkürklü, Süleyman Kethüda gibi oba adlarıyla biliniyorlar. Yazır boyu Kayseri’nin çevresindeki köylerde de bir yekün teşkil ediyor. Ali dağı ve Erciyes dağı çevresi eskiden beri Yazırların göç yolu. Erkilet’te Yazırlıoğlu adıyla biliniyorlar. Yazır isimli bir köy kayıtlara geçmiştir ve 14. yüzyıldan beri biliniyor.  Germir’den Gergeme’ye kadar uzanan meşhur Bezircili cemaati de bu boydan geliyor.
KAYSERİ’DE YAZIR BOYUNU TEMSİL EDEN ADLAR
Boyu temsil eden ad Yöre
1 Bezircili Oymağı İncesu
2 Cumalıoğlu Oymağı İncesu
3 Halil Bahadır Oymağı İncesu
4 Karataşlı oymağı İncesu
5 Omuzu Güçlü oymağı İncesu
6 Sarı Kürklü oymağı İncesu
7 Süleyman Kethüda oymağı İncesu
8 Yazır (köy) Kayseri
9 Yazır (köy) Hisarcık/Kayseri
10 Yazır (mezra, ekinlik) Ali Dağı yöresi/Kayseri
11 Yazır (köy) Erciyes Dağı/ Kayseri
12 Yazırlıoğlu ailesi Erkilet /Kayseri
13 Bezircioğlu ailesi Germir/Kayseri
14 Bezircioğlu ailesi Gergeme/ Bünyan


KINIK HATTI
Kınıkların en yoğun oldukları yer Kayseri şehir merkezi ile Develidir. Çünkü, Selçuklular ve Danişmendliler yoğun bir şekilde Kınık varlığı bulunduruyorlardı. Develi’deki Cuşlu Oymağının Kınık boyundan geldiği de biliniyor. Ayrıca şehrin çevresinde Cırgalan ve Mancusun’a da Kınıkların yerleştiği anlaşılıyor. Bu iki bölgede de eski bir Yazıkınık mezra vardı. Bunun dışında Kınıkların Bünyan kolunu ise Sultanhanı ve Büyüktuzhisar’daki Alaaddinli cemaati oluşturuyor.
KAYSERİ’DE KINIK BOYUNU TEMSİL EDEN ADLAR

Boyu temsil eden ad Yöre
1 Alaaddinli oymağı Büyük Tuzhisar /Bünyan
2 Cuşlu oymağı Develi
3 Yazı Kınık (mezra) Cırgalan/Kayseri
4 Yazı Kınık (Mezra) Mancusun/ Kayseri
5 Kınıklı (mevki adı) Dervişağa mahallesi /Bünyan
6 Kınık geçen (köy) Pınarbaşı
7 Kınık Oğulları oymağı Kapuluca köyü, Çörümşek, Zamantı
8 Kınık Yaylası Sarız, Pınarbaşı


KAYILAR
Kayı boyunun Kayseri şehir merkezindeki yerleşimleri Karakeçili mahallesine olmuştur. 11. yüzyılda Cırlavuk’a yerleşip Kayapa Mahallesini kurdukları biliniyor.Bunun dışında 16. yüzyılda Hacılar’a Kayı boyundan bir topluluk yerleşiyor. Yalnız bu Hacılar cemaatinin sadece Hacılar ilçesinde  olduğunu kabul etmek yanlış olacaktır. Bunların bir de Develi ve Yahyalı kolları mevcuttur.
KAYSERİ’DE KAYI BOYUNU TEMSİL EDEN ADLAR

Boyu temsil eden ad Yöre
1 Hacılar oymağı Hacılar, Develi, Yahyalı
2 Karakeçili mahallesi Kayseri merkez
3 Kayı Apa(mevki) Cırlavuk, Kayseri
4 Kayı Apa oğlu ailesi Cırlavuk, Kayseri
5 Kayınlı oymağı Cırlavuk mezraı/ Pınarbaşı

DÖĞERLER
Oğuzların Döğer boyunu Kayseri merkeze bağlı köy adı olarak görmekteyiz. Kayseri’de tespit edilen Döğerli isimli bir oymak var. Bu oymağın bir kolunu Felahiye, Özvatan ve Sarıoğlan hattında görürken diğerinin Tomarza’da Kösedöğer köyünü kurdukları anlaşılıyor.
KAYSERİ’DE DÖĞER BOYUNU TEMSİL EDEN ADLAR
Boyu temsil eden ad Yöre
1 Döğer (köy) Kayseri
2 Döğer (ekinlik, mezra) Irmak Kenarı, Felahiye, Sarıoğlan, Özvatan
3 Döğerli oymağı Kayseri
4 Köse Döğer (mezra) Tomarza
5 Döğer (köy) Tomarza


YIVALAR
Kayseri merkeze bağlı Yıvalı köyü ve Yuvalı ve Yuvalıoğlu adını taşıyan oymak bu Oğuz boyundan geliyor. Yıva boyuna mensubiyeti bilinen Başladık Cemaati de Kayseri’ye yerleşmiş. Başladık cemaatinin kurduğu köylerden sadece Bünyan’a bağlı Güllüce köyünü biliyoruz.
KAYSERİ’DE YIVA BOYUNU TEMSİL EDEN ADLAR
Boyu temsil eden ad Yöre
1 Başladık oymağı Güllüce, Bünyan
2 Yıvalı oymağı Kayseri
3 Yuvalı (köy) Kayseri
4 Yuvalıoğlu ailesi Yuvalı /Kayseri
5 Yuvalı oymağı Develi

ÇEPNİLER
Oğuzların Çepni kolu Kayseri’de Çepni Elçisi adı verilen oymağın Kayseri’ye yerleşmesiyle meydana çıkmıştır. Çepni, Çeper, Çapan gibi isimleri çeşitlenen Çepniler, genellikle Felahiye, Özvatan, Sarıoğlan hattından Sivas’a kadar uzanan bir hatta yerleşikler. Bunlardan küçük bir kol da Tomarza’ya yerleşmiş ve Yazıçepni adıyla bir mezra kurmuşlardı.
KAYSERİ’DE ÇEPNİ BOYUNU TEMSİL EDEN ADLAR
Boyu temsil eden ad Yöre
1 Çepni Elçisi oymağı Kayseri
2 Çapanlı oymağı Irmak Kenarı, Felahiye, Özvatan, Sarıoğlan
3 Çepni Yörükleri oymağı Tomarza
4 Yazı Çepni (mezra, ekinlik) Irmak Kenarı

ÇAVUNDURLAR
Bunlar Çavundur, Çavdur, Çandır, Çavdar gibi isimler alabiliyorlar. Kayseri’de Çandır Mahallesi bu boyun adını almış. Tavlusun’da ve Sarız’da da bu boyun adına rastlanmakla beraber, Sarız’daki Çavundurların Avşarlarla karışmış olduğu anlaşılıyor.
KAYSERİ’DE ÇAVUNDUR BOYUNU TEMSİL EDEN ADLAR
Boyu temsil eden ad Yöre
1 Çandır Mahallesi Kayseri
2 Çavdarlı Oymağı Kayseri
3 Çavdır (köy) Sarız
4 Çavdaroğlu ailesi Tavlusun/Kayseri
5 Çavdaroğlu ailesi Danacılar cemaati, Gebe İlyas mahallesi, Kayseri

YÜREĞİR
Yüreğir boyunun Bünyan’a bağlı Yüreğir isminde bir köy kurdukları biliniyor. Tarihi kaynaklar Yüreğirlilerin Karakaya köyü civarına yerleşik olduğunu gösteriyor.
KAYSERİ’DE YÜREĞİR BOYUNU TEMSİL EDEN ADLAR
Boyu Temsil eden ad Yöre
1 Üreğir/Yüreğir (köy) Kayseri
2 Üreğir/Yüreğir (Köy) Karakaya/Bünyan
3 Yüreğirli Oğlu Köyyıkan cemaati, Cafer Bey Mahallesi;
Seyfullah Efendi cemaati, Kürtler mahallesi;
Fethullah Efendi cemaati, Kürtler mahallesi

EYMİRLER
Eymir boyu, Felahiye, Özvatan ve Sarıoğlan hattında rastlanan Dündarlı cemaatinin iskanı ile dikkatimizi çekiyor. Hatta bu bölgede Eymir isimli bir köye de rastlanıyor. Eymirler Kızılırmak boylarının ilerisinde Hacı Bayram ve İnce Cemaatleri ile yeniden yerleşik hayata geçmişler. Bugünkü Bayramhacı köyü bu oymağın adını taşıyor. Erkilet’te de Dündarlı topluluğuna mensup insanlar tespit edilmiştir.
KAYSERİ’DE EYMİR BOYUNU TEMSİL EDEN ADLAR
Boyu Temsil eden ad Yöre
1 Dündar oymağı Irmak Kenarı
2 Eymir (köy) Irmak Kenarı
3 Hacı Bayram/İnce Oymağı Kayseri
4 Dündaroğlu ailesi Erkilet/Kayseri
5 Eymir Hacı (mezra) Zamantı
6 Argun oymağı Kayseri
7 Halaçlu oymağı Kayseri
8 Bektaşlu oymağı Kayseri
9 Bahadırlı oymağı Kayseri
10 Dündar Mahallesi Kayseri


Burhanettin Akbaş

10 yıl önce - Sal 19 Hzr 2007, 14:58

KIZIKLAR
Kızıklar, Kayseri’de ve Develi’de Kızık isimli iki ayrı köy teşkil etmişlerdir. Bunlar Bozatlı ve Pusatlı adı verilen büyük bir oymak halinde görülüyorlar. Hatta Kayseri’deki Bozatlı Paşa mahallesinin bunlarla ilgisi kurulabilir. Oturak Kızıklı adı verilen topluluğun Kayseri merkeze yerleştiği anlaşılıyor. Ayrıca Yahyalı hattındaki Mihmadlu Cemaatinin Kızık boyundan olduğu anlaşılmıştır.
KAYSERİ’DE KIZIK BOYUNU TEMSİL EDEN ADLAR
1 Oturak Kızıklı oymağı Kayseri
2 Bozatlı oymağı Kayseri
3 Bozatlı Paşa mahallesi Kayseri
4 Kızık (köy) Kayseri
5 Kızık (köy) Develi
6 Mihmadlu oymağı Yahyalı
7 Pusatlı oymağı Tomarza
8 Kızıklı Oğlu Ailesi Hacı İkiz cemaati, Hacı Kılıç Mahallesi,
9 Kızıklı Ailesi Konuklar Mahallesi, Kayseri

KARAEVLİ
Karaevli topluluğuna mensup bir köy Kayseri’nin merkeze bağlı Karaevli köyüdür. Kültepe’nin hemen yanıbaşındaki köyün adı daha sonra ne hikmetse Karahöyük yapılmış. Yahyalı Taşhan’da da Karaevli oymağı tespit edilmiştir. Yeşilhisar ve Yahyalı hattında olduğunu bildiğimiz Musa Hacılı (Musacalı) oymağı da Karaevli’ye tabidir.
KAYSERİ’DE KARAEVLİ BOYUNU TEMSİL EDEN ADLAR
Boyu temsil eden ad Yöre
1 Musacalı oymağı Yeşilhisar, Kayseri
2 Karaevli oymağı Taşhan/Yahyalı
3 Karaevli (köy) Kayseri
4 Musa Hacılı oymağı Yahyalı
5 Kara Bölük Oğlu ailesi Tavlusun/Kayseri

KARKIN
Kayseri merkezde Karkın boyuna mensup insanların kurduğu bir mezra olduğu biliniyor. Ayrıca Ebiç köyünü de Karkın topluluğunun kurduğu anlaşılmıştır. Bünyan’a bağlı Girveli köyünde de Karkın boyuna mensup bir yerleşimin gerçekleştiği biliniyor.
KAYSERİ’DE KARKIN BOYUNU TEMSİL EDEN ADLAR
Boyu tamsil eden ad Yöre
1 Karkın (mezra, ekinlik) Irmak Kenarı
2 Karkın (mezra, ekinlik) Kayseri merkez
3 Karkınoğlu ailesi Ebiç/Kayseri
4 Karkınoğlu ailesi Yemliha/Kayseri
5 Karkınoğlu ailesi Girveli/Bünyan
6 Karkınoğlu ailesi Sasık mahallesi/Kayseri

BÜĞDÜZ
Kayseri’de Hisarcık, Büyük Bürüngüz ve Küçük Bürüngüz köylerinde bu boya ait yerleşimin olduğu bilinmektedir. Hatta bu çerçevede Bürüngüz adının da Büğdüz adının “Büğündüz” biçiminden bozulduğu anlaşılmaktadır.
KAYSERİ’DE BÜĞDÜZ BOYUNU TEMSİL EDEN ADLAR
Boyu temsil eden ad Yöre
1 Ulu Bürüngüz(Köy) Bünyan
2 Kiçi Bürüngüz (köy) Kayseri


DODURGA
Tarih kitaplarına geçen ve Kayseri’ye yerleşen Dodur Cemaati söz konusudur. Kayseri’de bu boyun adını taşıyan bir Dodur mahallesi tespit edilmiştir. Lakin, bu mahallenin de tamamen gayrimüslim olduğu anlaşılmıştır.
KAYSERİ’DE DODURGA BOYUNU TEMSİL EDEN ADLAR
Boyu temsil eden ad Yöre
1 Dodurlu  oymağı Kayseri
2 Dodur/ Dodurlu mahallesi Kayseri

PEÇENEK
Kayseri’de Peçenek boyundan oldukları bilinen oymaklar, Maraş Yörüklerinden olup Dulkadirli topluluğundan kopup Kayseri’ye gelen Boyacılı, Derzili ve İkiz oymakları (Kayseri merkez) ve Zamantı bölgesinde bulunan Ahsen Gazili oymağıdır.
KAYSERİ’DE PEÇENEK BOYUNU TEMSİL EDEN ADLAR
Boyu temsil eden ad Yöre
1 Ahsen Gazili oymağı Zamantı
2 Boyacılı oymağı Kayseri
3 Derzili oymağı Kayseri, Irmak Kenarı
4 İkiz oymağı Hacı İkiz Mahallesi, Hacı Kılıç/Kayseri

YAPARLU
Bu boya mensup insanların Felahiye, Özvatan çevresine yerleştikleri anlaşılıyor. Bugün Yapar, Yapan gibi isimler bu bölgede bu boya ait kalıntılardır.
İĞDİR/IĞDIR
Kayseri’de İğdir boyu ile ilgili tek ipucu 16. yüzyılda Kızılırmak boylarında (Irmak Kenarı Nahiyesi) görülen İğdir isimli köydür.



Burhanettin Akbaş

10 yıl önce - Cum 22 Hzr 2007, 02:11

Afşarlar/Avşarlar:
Kaynaklar Oğuz Türklerinin Avşar boyunu Kayseri ili genelinde göstermekte ve Afşar Aşireti, Afşar Yörüğü, Avşar Türkmeni gibi isimler vermektedir. Bu aşiretin ağırlı bir şekilde Zamantı’da Pınarbaşı, Sarız, Tomarza yöresinde bulunduğu belirtilmektedir. Zamantı bölgesine Avşar göçünün ağırlıklı bir şekilde 18. yüzyılda olduğu görülmekte ise de 16. yüzyıl kayıtlarında da yörede Avşarlar tespit edilmektedir. Yine 16. yüzyılda Koramaz nahiyesinde(Bünyan’da 13 neferin vergi verdiği)  Avşar adını taşıyan bir köy, Karataş nahiyesinde (İncesu) Avşar isimli bir ekinlik ve İslamlı Nahiyesinde (Özvatan, Felahiye, Sarıoğlan) Avşar ve Avşar Kalesi adını taşıyan ekinlikler mevcuttur.  Hacılar ilçesinde de Avşar Yeri isimli bir mevki adı vardır. Tarihi kayıtlarda Avşar Büyük (Sarız), Avşar Karaboğaz (Bugünkü adıyla Karaboğaz köyü-Pınarbaşı), Avşar Kuşçu (Yahyalı- bugün Yeşilhisar ilçesine bağlı Kuşçu köyü), Avşar Potuklu (Pınarbaşı), Avşar Söğütlü (Pınarbaşı) isimli köylerin kayıtları bulunduğuna göre, Kayseri yöresinde geniş bir Avşar topluluğunun bulunduğunu rahatlıkla söyleyebiliriz. 1555 ve 1674-80 tarihlerinde Afşar oymağının bir bölümünün Antep’e gelerek yerleştiğini görüyoruz.  Afşarları, 1573 yılında Ankara’da Haymana civarında görüyoruz. 1613’te Halep ve Yeni-İl Türkmenlerinden olan cemaat kendi yaylak ve kışlakları yerine Karaman civarında yaylıyordu.
Afşarlar, Ak-Koyunlu bakiyesi olan Boz-Ulus Türkmenleri içinde önemli miktarda yer almaktaydılar. Boz-Ulus dağıldıktan sonra Orta Anadolu’ya geldi (Boz-Ulus 1624’ten sonra batıya gitmiştir) ve çoğunluğu Karaman Eyaletinde yurt tuttu. Boz-Ulus’un bir obası olan Tabanlı cemaati, Ankara civarında bulunan Türkmenleri bünyesinde toplayarak önce “Tabanlı Mukataası" sonra ise “Tabanlı kazası” veya “Boz-Ulus nam-ı diğer Tabanlı” şeklinde anıldı. Ankara civarındaki Afşarlar, bu topluluğun içinde oldukça önemli bir nüfusla yer aldılar. Boz-Ulus’un göç etmeyip yerinde kalan (Boz-Ulus Mandesi deniliyordu) obaları arasındaki Avşarlar ise Diyarbakır civarında bulunuyordu.
Hama, Humus, Halep ve Rakka Bölgesinde güneyden gelen Araplara karşı set kurmak için 1692’de iskan edilen oymaklar arasında Boz-Ulus Mandesi’nden olan Afşar oymağı ile Yeni-İl’e tabi Afşar ve Torunları oymağı diğer iskancılarla birlikte kaçtılarsa da tekrar yerleştirildiler.  Rakka’da iskan olan Afşarlar, 1695’te Kars ve Zülkadriye’ye saldırmışlardı. 1700 yılında ise Sorkun ve havalisinde Köçekli ve Bab-ı Altun ile birlikte şakilikle meşguldü.
Afyon’da Geyikler kazasının Pınarbaşı mevkiindeki Mirve (Mürün ?) ve Veliağıl köyüne yerleştirilen Avşarlardan bazı bölükler ise Kara Hasanlı Ceridi’ne katılıp Adana civarında eşkıyalık hareketlerine katılmıştı.
Rakka’ya iskan edilen Afşar ve tabi Bab-ı Altun, Çeçeli, Dokuz ve Silsüpür Avşarı kaçıp Maraş, Pazarcık ovası, Kilis, Soku dağı ve Çoban oğlu Dağı’na geldiler. 1703’te Rakka beylerbeyi El-hac Mehmet’e yerleştirilmeleri için hüküm gönderildi.  Diğer taraftan Havran nahiyesi cemaatleri iskandan kaçınca, yerlerine 1720 yılında Hama, Humus ve Belih nehri civarında bulunan Afşar ve diğer cemaatler yerleştirilmek istendiyse de başarılı olmadı.  Aynı yıl Harran ovasına bir çok aşiret yerleştirildi. Diyarbakır’da bulunan Afşar oymağından buraya 50 hane iskan oldu.
1728 yılında Rakka iskanından kaçan cemaat, Ankara’nın Haymana ve Konya’nın Turgut kazaları civarına gelmişti. Tekrar Rakka’ya gönderilmesi emredilen cemaat, Musacalu aşiretine tâbiiydi. Bir müddet sonra Rakka’dan ifraz edilip Zamantı’da boş ve harap köylere yerleşmelerine müsaade edildiyse de onlar şekavetle uğraşmaktan vazgeçmediler.  Ertesi yıl Kangal ile Hasançelebi arasında bulunan Alaca Han ve Ulaş mevkiine bölgenin güvenliğini sağlamak için yerleştirilen Sofular cemaatine Afşarlar, Kılıçlı, Bektaş, Doğanlı ve Atmalılar ile birlikte saldırıda bulunmuşlardı. Bunların zararlarını önlemek ve ayrıca Ergani ve Keban’da çıkarılan altını bunlardan korumak için tedbir alınmış.   1733’te Rakka iskanından kaçıp şakilere yardım eden aşiret mensuplarının önlenmesi için aşiret beylerine emir gönderildi. Ertesi yıl Boz-Ok bölgesinde şekavet eden Afşarlara rastlıyoruz.
Anadolu’da bir çok yeri gezen Seyyah Niebuhr’un listesinde (1764 tarihli) Sivas-Ankara arasında bulunan Avşarların 500 çadır olduğu belirtilmiştir.  1767’de Karaman’da sakin olan cemaatten bazı bölükler, başı boş eşkıyayı himaye etmemeleri için uyarılmıştır.
Ayrıca Adana civarında yerleşen Afşarlar kaynaklarda Beğdili Türkmenlerinden bir grup olarak gösterilir. Bunun sebebi Osmanlı tahrir yaparken bu Afşar Oymağını kayıtlara Beydili olarak geçirmiştir. Bunların yerleştikleri yerler şuralardır : Adana, Aksaray, Ankara, Asi Kara Ağaç, Aydın, Balya, Bor, Boz-Ok, Çankırı, Dinek Keskini, Dulkadır, Elbistan, Erzurum, İnegöl – Aydın, Kadirli, Karahisar-ı Şarki, Karaman, Kars, Kaş, Kayseri, Kırşehir, Kütahya, Maraş, Rakka, Sis, Sivas, Sorkun, Şam, Tarsus, Tokat, Zamantı. 1730’lardan itibaren Maraş yöresinden Avşar aşiretlerinin özellikle Kayseri sancağı sınırlarındaki Çömürşek ve Pınarbaşı yöresinde yaylalara geldikleri, bunlardan 200 hanenin yerleşik hayata geçtiği , lakin diğer Avşar topluluklarının çevreye dağılarak yerleşik ahalinin canına ve malına kastettiği görülmüş ve devlet bu oymakları iskan ettirebilmek için 150 yılı aşkın bir süre uğraş vermiştir.  
17. yüzyılın ünlü halk şairi Karcaoğlan, Kayseri yöresinde ve özellikle Erciyes dağı ve çevresinde Avşar Türkmenlerinin bulunuşunu şu mısralarla ifade ediyor:
Ali Dağı Erciyes’in eteği
Yiğitler Yatağı, sümbül biteği
Yüce tepelerin Avşar yatağı
Burcu burcu kokar gülün Erciyes

Avşar boyuna mensubiyetini tespit ettiğimiz köy, ekinlik ve oymaklar da şunlardır:
Avşar İmanlu Oymağı (Pınarbaşı)
Akçaali Oymağı (Zamantı)
Ali Bölüğü Oymağı (İncesu)
Bahrili Avşarı (Develi)
Beğdenizli Oymağı (Zamantı)
Bucak Avşarları (Sarıoğlan)
Büyük Selmanlı Oymağı (Kayseri)
Cingözlü Oymağı (Pınarbaşı- Tomarza)
Civanşir Oymağı (Develi)
Çöplü Avşarı (Kayseri- Zamantı)
Deliler Oymağı (Kayseri-Pınarbaşı-Develi)
Dodurlu Oymağı (Kayseri)
Gökçeoba Oymağı (Kayseri)
Hacıpaşa Oymağı (Tomarza-Zamantı)
Haliloğlu (Halloğlu) Oymağı- (Pınarbaşı)
Halişpaşaoğlu Oymağı- (Pınarbaşı)
Herekçioğlu Oymağı- (Sarız)
İmamkulu Avşarları- (Develi-Tomarza-Zamantı)
İvazhacılı Oymağı (İncesu)
Karamanlı Yörüğü (Pınarbaşı)
Kararecep Oymağı (Tomarza- Pınarbaşı)
Karaşeyhli Oymağı (Sarız)
Kocanallı / Kocahallı Oymağı (Sarız/ Tomarza/ Pınarbaşı)
Kuşlu Oymağı (Zamantı)
Muhazimoğlu Oymağı (Sarız)
Hacı İvaz Mahallesi (Kayseri)
Persekler (Tomarza)
Recepli Avşarı (Kayseri, Develi, Yahyalı ve Zamantı)
Sarıhanlı Oymağı (Kayseri)
Sarısindili Oymağı (Zamantı-Kayseri)
Sarıvelioğlu Oymağı (Sarız)
Sancaplı (Sincaplı) Oymağı (Zamantı)
Selmanlı Oymağı (Zamantı)
Sofu Oymağı (İncesu)
Şahmetlioğlu Oymağı (Sarız)
Tacirli Oymağı (İncesu)
Taşlı Uşağı Oymağı (Zamantı)
Terkeşlioğlu Oymağı (Sarız)
Torunlar Oymağı (Pınarbaşı-Sarız)
Türkmenliler Oymağı (Sarız)
Veziroğlu Oymağı (Tomarza, Bünyan, Kayseri)


hacıpaşa38
10 yıl önce - Cum 03 Ağu 2007, 13:20
hacıpaşa oymağı


Hacıpaşa oymağı hakkında bilgilendirirseniz sevinirim teşekküerler

Alperen_dt
10 yıl önce - Cum 03 Ağu 2007, 16:21

Burhanettin bey ellerine saglik.

Kayseride, Oguz boy mensuplarin cogu bulunuyormus. Hep kendi kendime sunu dusunmusdum, mesela Bayat boyu hem Iran hem Azerbaycan ve Irakda buyuk nufusa sahipdir. Yada Salur, koca Oguz boyu, Cinden Afganistana, Turkmenistandan Irana, Azerbaycandan Turkiye hatta Pakistanda bile bulunuyor.

Acaba bu boylarin kolarina mensupsaniz, mesela gidip Turkmenistanda Salurlarla bir baglantin olurmu? onlar acaba size nasil bakar, senin yoresel sandiginiz orf ve adetleri onlarda gorebilirmisin?
Boyle bir Turkoliji calismasi varmi acaba? mesela Turkmenistan, Ozbekistan, Afganistan, Iran v.s gibi bolgelerin Oguz boylarin birbiriyle baglantilar ve yakinliklar.


Burhanettin Akbaş

10 yıl önce - Cum 03 Ağu 2007, 16:27

Aslında alfabetik sıra ile başlamıştım. Vakit bulup da hepsini buraya ekleyemedim. En kısa zamanda devam edeceğim. Hacıpaşalı oymağı da var tabii ki... H maddesinde yer alacak inşallah.
Ben, Türkiye'de yaşayan Türklerin kendilerini izah edebilmek için Türkiye sınırlarına taşmak zorunda olduklarını biliyorum. Bunları da dipnotlarla izah etmiştim. Lakin dipnotları buraya aktarırken bir sorun oluyor. Onu çözmeye çalışıyorum. Allah'ın izniyle buraya devasa bir kaynak çıkaracağım. O zaman Oğuz boyları ile ilgili birçok bağlantıyı daha ayrıntılı olarak konuşacağız, açıklayacağız ve arkadaşlardaki bilgilerle çok büyük bir bilgi dağarcığına ulaşacağız diye düşünüyorum.
Türkiye'de Türkoloji çalışmaları çok ilerledi. İran, Türkmenistan, Azerbaycan gibi ülkelerdeki Türklerin Anadolu'daki Türklerle ortak çok yönleri var. Aslında bütün Türk Dünyasında sayılamayacak kadar ortak unsur var. Gerekirse bu tür makaleleri paylaşabileceğimiz alanlar kurabiliriz.



sayfa 1
cevap yaz
(üye olmadan da mesaj yazabilirsiniz)
123 ... 192021   sonraki »
ANA SAYFA -> HABERLER ve SOHBET