1 milyon Türkiye fotoğrafı
sayfa 6  |
 |
YelizTan
16 yıl önce - Çrş 20 Hzr 2007, 23:41
Kesinlikle katılıyorum. Askerler de hata yapabilir ama mühim olan hatayı anlayıp gerektiğinde özür dileyebilmektir.
G.Kurmay'ın açıklaması kabahatinden de beter.
|
 |
hakan1616
16 yıl önce - Prş 21 Hzr 2007, 00:08
| Alıntı: |
Farz edelim ki Ankara'da bazı haberciler ve düşünce kuruluşları bir toplantı yapıyor.
Bu toplantıda Amerika hakkında "senaryolar" tartışılıyor. |
Söylediğiniz formatta böyle bir toplantı bizim ülkemizde yapılsa dahi Abd nin bundan etkilenmiyeceğini düşünüyorum. Çünkü global sermaye Abd'yi bir dönem eline geçirmiş olsada artk birbirlerine zıt durumdadırlar. Abd, global Sermaye dayatmalarina ve medya gücüne artık karşıdır. Şu anda bile Global sermaye olan ülkeler devamlı düşe kalka ayakta kalmaya çalışıyorlar. Örn. Bizim ülkemiz.
| Alıntı: |
Yahu sizler bu hanımefendinin görev yaptığı "önemli gazete" nin de sahibi olan medya kartelinin "Global Sermaye" nin bir "covered operation" u olduğunu bilmiyormuydunuz yoksa ?
Anlaşılan hanımefendi çok gayret göstermis haberi yayabilmek için |
Ümit beyin yukarıda söylediğini daha geniş anlamda açıklamak, kendisi varken benim haddime değildir elbet.
Ama benim anladığım şu şekilde;
Bu toplantının bu derece basına yansıtılması, içerisine asker konulması hepsi planlı projeli işler, yani haberi yapan hanım gazetecinin bağlı olduğu medya gurubu global sermayenin elindedir.
Global sermayenin aslında ne olduğunu, geçmişte ve günümüzde Türkiye'ye ne gibi zararları olacağını daha iyi anlayabilmemiz açısından okuduğum bir yazıyı sizlerle paylaşmak istiyorum. Biraz uzun olsada lütfen okuyunuz.
| Alıntı: |
AB sürecinde kapı eşiğinde tek ayağının üzerinde mıhlanıp kalmış bir Türkiye’nin dik duruşudur global sermaye efendilerinin asabını bozan.. Belki de o nedenledir hiç beklenmedik anlarda cinayet senaryolarının vizyona giriyor oluşu.. Belki de bu nedenledir hiç beklenmedik anlarda ve en olmayacak alanlarda peşpeşe serseri bombaların patlayışı.. Kimbilir, bu yüzdendir belki de en olmaz sanılan kompolo sarmallarında sarsılması Türkiye’nin.. Ama devrilmiyor, çatlayıp yarılıp parçalanmıyor bir türlü. Ve işte bu nedenledir ki; paranın efendileri ağır bir depresyon sürecinden geçiyorlar.
Depresyona giren global sermayenin efendileri hırçınlaşıp zalimleşiyorlar. Kendilerine sımsıkı bağlı lobileri sık sık toplantılara çağırıp ürettikleri senaryoların vizyona sürülmesini emrediyorlar. Emri alan lobiler, senaryolara uygun aktörler arayıp buluyor, her gün yeni bir yıldız yaratıyorlar..her alanda.. Romancılardan tutunuz da sinema yönetmenlerine kadar.. Gazetecilerden tutunuz da üniversitelerdeki öğretim üyelerine kadar.. yepyeni aktörler boy gösteriyorlar her alanda.. Lobilerce seçilmiş aktörler her konuda konuşuyorlar, üzerlerine vazife olmayan her konuda uzman olduklarına tanık oluyoruz hayretle.. Ekonomide de bu böyle, futbolda da.. Üstlendikleri rolü sonuna kadar oynuyorlar.
Depresyonu derinleştikçe hırçınlaşan, hırçınlaştıkça da zalimliği artış gösteren global sermaye, ilk önce Türk medyasını terbiye etti.. İlan kıskacında tutulan medya arada bir diş gösterecek olunca sıkıntıya düştüklerinden çareyi medyayı doğrudan satın almakta buldular. Medya global sermayenin elinde artık. |
Malum senaryoların yazarı konumundaki global sermaye, kendi çıkarları için daha ne tür senaryolara imza atacaktır kestirmesi zor değil. Örnek, geçmişte olduğu gibi, suni gerginlik sebepleri olan, başörtüsü (kimilerine göre türban), irtica, vb. gibi kavramların daha değişik versiyonlarını gündemimize oturtmaya devam edeceklerdir.
|
 |
Berk Kale
16 yıl önce - Prş 21 Hzr 2007, 07:01
Haberin doğruluğunu şu şekilde anlayabiliriz. Eğer Hudson Institute'nin sayfasına girerseniz, o kurumun başkanının açıklamasını okuyunca böyle bir olayın olmadığını çok rahat bir şekilde anlayabilirsiniz.
Ayrıca, aslında düşünce kuruluşlarının bu tür toplantılar yaptığı, farzımuhal deyip bir sürü senaryoyu konuştuğu bilinir. O yüzden meselenin çok abartıldığı söylenebilir. Ancak mevzuun bu kadar uzaması ve dallanıp budaklanmasının hayalî senaryoları aşan bir yönü var. Maalesef Türkiye'de son yıllarda yaşanan bazı hadiseler, komplo teorilerini destekleyecek bir çizgide seyrediyor. İnsanları tedirgin eden budur! Çünkü akla hayale gelmeyecek işler oluyor bu ülkede ve bu gidişe dur denemiyor.
Son birkaç yılda yaşananları hatırlayın lütfen. Memleketin her köşesinden bir çete çıkıyor. Sauna çetesi, Bursa çetesi, Atabeyler çetesi, Şemdinli olayı... Hepsindeki yapılanma aynı. Bu hafta içinde iki çete daha ortaya çıktı. Eski Susurlukçulardan oluşan Otopark çetesinin cebinden bir dönemin ünlü komutanı Veli Küçük'ün verdiği söylenen Jandarma İstihbarat kimlikleri, Ümraniye'de bir evde de TNT kalıpları, fünyeler, silahlar ele geçirildi. Emekli astsubayın tutuklanmasından sonra emekli bir yüzbaşı da tutuklandı. Tutuklananların ismi Danıştay saldırısında da geçmişti. Ele geçen bombaların Cumhuriyet Gazetesi'ne düzenlenen saldırıda kullanılıp kullanılmadığı araştırılıyor... Alparslan Arslan adındaki bir avukatın Danıştay'a yaptığı saldırı sonrasında bazı bağlantılar ortaya çıkmış, "ulusalcı gruplar" arasında çete türü yapılanmaya rastlanmıştı.
Bu tür hadiseler olduğu sürece olayı geçiştirici birtakım açıklamalar halkımızı tatmin etmeyecektir. Birtakım kurumlarımızın ciddi manada denetlenmeye ihtiyacı var.
Öte yandan, çevremizde dönüp duran felaket senaryolarına takılmayı bırakıp kendi senaryomuzu yazmaya koyulalım. Yazalım ve 22 Temmuz'da uygulayalım. Geleceğimizi belirleme konusunda, 41 milyonun birlikte yazdığı senaryodan daha güçlüsünü kim yazabilir?
|
 |
Berk Kale
16 yıl önce - Prş 21 Hzr 2007, 21:18
Yasemin Çongar'dan cevap var..
Yasemin Çongar, Genel Kurmay'ın açıklamalarına cevap verdi.
| Alıntı: |
Hudson Instıtute adlı Amerikan düşünce kuruluşunda (tihnk tank) 13 Haziran'da yapılan Türkiye toplantısı, kamuoyunda geniş ilgi uyandırdı.
Toplantı konusunda,gerek Hudson Institute'un belgelerine dayanan,gerekse toplantıya katılmış birden fazla kaynaktan aldığım bilgileri,daha önceki haberlerimde yansıttım. Bu bilgileri kısaca hatırlamakta yarar var:
1.Gündem:''Hudson Institute Türkiye Çalıştayı'' başlıklı toplantının davetiyesi,gündemi şöyle tanımlıyor: ''Bir dizi olayın Türkiye'yi, K. Irak'ta PKK'ya karşı operasyon yapmaya yöneltmesini içeren akla yakın bir senaryo geliştirdik. Bu ka-
palı, off the record toplantıya katılanlar,bu krizi müteakip olayları oynayacaklar.''
Katılımcılar,toplantıda,söz konusu senaryodan yola çıkılarak,Türkiye'nin K. Irak'a olası müdahalesinin tartışılığını belirtiyorlar. Hudson çıkışlı senaryoda,bir dizi bombalama ve süikast eylemi,hedef seçilen yer ve kişilerin adları kullanılarak anlatılıyor. 'Anayasa Mahkemesi (eski) Başkanı Tülay Tuğcu'nun öldürülmesi' de metinde yer alıyor.
2.Katılım: Hudson'un davetiyesi,''Katılımcılar,ABD hükümetinden yetkilileri ,think-tank camiası mensuplarını ve Türk Genelkurmayı'nın think tank'i SAREM'den üst rütbeli subayları kapsayacak''diyor.
Toplantıya katılacağını teyit edenler,Hudson'un bu teyit üzerine gönderdiği senaryo metnini görmüş ve 'SAREM'den üst rütbeli subayların'da katılacağından haberli olarak, Hudson'a gitmişler.
Toplantıdaki Türk heyetinde,SAREM Başkanı Tuğgeneral Süha Tanyeri,Türkiye'nin Washington'daki Silahlı Kuvvetler Ataşesi Tuğgeneral Bertan Nogaylaroğlu dahil dört asker ve bir sivil var. Heyetin toplantıya sabah 11.00'e doğru vardığı; toplantının yemek öncesinde,sırasında ve sonrasındaki bölümlerine katıldığı belirtiliyor.
Toplantıda ABD Dışişleri ve Pentagon yetkilileri ve ABD'li uzmanların yanı sıra Irak Kürdistan Bölgesel Hükümeti (KBH) Washington Temsilcisi Kubad Talabani de var.
Türk askeri yetkilileri,toplantıda hem söz alarak herkese hitaben hem dediğer katılımcılarla bire bir sohbetler halinde görüş açıklamışlar.
3.İfadeler:Toplantıda 'ABD,PKK'ya karşı ne yapabilir?' konusu tartışılırken,bir analizcinin,'ABD'nin PKK liderlerini bu aşamada,seçimler öncesinde vermemesi lazım. Bu AKP'ye yardım eder' ifadesini kullandığı,birden fazla katılımcı tarafından, tereddütsüz ifadelerle tarafıma aktarıldı. Bir yetkilinin de,bu sözleri onaylar şekilde konuştuğu yine birden fazla kaynak tarafından belirtildi.
Bu yöndeki sözlerin toplantıda sarf edildiği,daha önceki haber ve yorumlarımda,bir 'iddia' olarak yer aldı. Milliyet, Hudson'daki toplantının, gazetecilik kuralları ve etiği açısından hiçbir tereddüt bırakmayacak şekilde sayfalara yansımasında büyük
titizlik gösterdi.
Genelkurmay Başkanlığı'nın 20 Haziran tarihli açıklamasında,bu haberlerin''yalanı yalanla örtme ve hedef saptırarak kurumları karalama amacı taşımakta'' olduğu ifadesi var. Bu ifadeyi,çok haksız ve talihsiz buluyorum.
Toplantının katılımcılarının er geç bu konuda,adlarıyla açıklama yapacağına ve gerçeğin tümüyle aydınlanacağına inanıyorum.
YASEMİN ÇONGAR - Milliyet |
Umarız pek yakında gerçekler ortaya çıkar.
|
 |
umit1
16 yıl önce - Prş 21 Hzr 2007, 21:46
| Alıntı: |
| off the record toplantıya |
" Off Record" demek ne zamandan beri orada konuşulanlar gazetelere ,haber ajanslarına "servis edilir" anlamına gelmeye başladı ?.
| Alıntı: |
2.Katılım: Hudson'un davetiyesi,''Katılımcılar,ABD hükümetinden yetkilileri ,think-tank camiası mensuplarını ve Türk Genelkurmayı'nın think tank'i SAREM'den üst rütbeli subayları kapsayacak''diyor.
|
Barzani evanesinden kimsenin orada olacağı belirtilmemis,yoksa benim gözlerim çok mu zayiflamışda göremiyorum ?
Daha evvelde soyledigim gibi bu Global Sermayenin iki hanimefendi ile yürüttüğü basit bir tuzak,buna degil kendilerinin derin devlet ikdugunu addedenlerin,ilkokul talebelerinin bile düşmemesi gerekirdi.
Global Sermayenin tanki topu yoktur ama başka şeyleri vardır,onlarla mucadele edilirken onlarin kontrolunde olan medyanin pasifize edilmesi edilmesi gerekir,bunun nasıl başarılabileceğini öğrenmek isteyenlerin Eylül 2001 de ,yani 11 Eylulden hemen sonra,gerçekleştirilen ve "Ameritrax" diye bilinen olaylara bir göz atmaları faydalı olur.
Onemli olan "Guc" kararli oldugunu göstermesi ve bu kararliligıni karsi tarafa hiç şüpheye mahal birakmayacak şekilde belli etmesidir,bu islem ABD de Anthrax ile gercekleştirilmistir.
|
 |
Berk Kale
16 yıl önce - Pts 25 Hzr 2007, 23:05
| Alıntı: |
Şahitler konuşuyor, Hudson'daydım yazılanlar doğru
Amerikan düşünce kuruluşu Hudson Enstitüsü'nde bazı karanlık senaryoları konu alan toplantıya ilişkin haberler oturuma katılan bir isim tarafından ilk kez doğrulandı.
13 Haziran'daki toplantıya iştirak eden Henri Barkey, CNN Türk'te, gazeteci Yasemin Çongar'ın haberlerinin 'gerçeğe aykırı' olmadığını belirtti. Böylece eski Anayasa Mahkemesi Başkanı Tülay Tuğcu'ya suikast, terör örgütünün İstanbul'da kanlı bir saldırı düzenlemesi ve Türkiye'nin Kuzey Irak'a girmesi gibi senaryoları ele almak üzere düzenlenen toplantı, içeriden teyit edilmiş oldu. Lehigh Üniversitesi Öğretim Üyesi Barkey'in doğrulaması, toplantıda bazı katılımcıların "Bazı PKK liderlerinin ABD tarafından yakalanıp Türkiye'ye teslim edilmesinin AK Parti'ye yarayacağı" görüşünü savunduğunu da netleştirdi. TÜSİAD'ın Amerika temsilcisi Abdullah Akyüz ile gazeteci Cengiz Çandar da kendi kaynaklarının, basında çıkan senaryoları doğruladığını kaydetti.
Hudson Enstitüsü'ndeki toplantıya katılan Henri Barkey, Genelkurmay'ın isim vermeden eleştirdiği ve haberlerini "maksatlı bir girişim" olarak değerlendirdiği Milliyet Gazetesi'nin Washington temsilcisinin hazırladığı "Burası Washington" programında önemli açıklamalarda bulundu. CNN Türk'te dün yayınlanan programda konuşan Barkey'in beyanatı, Zaman'ın da yayınladığı haberleri doğruladı. Ayrıntılı konuşmaktan kaçınan Barkey şunları kaydetti: "Şimdi bakın bu toplantıların bazı kuralları vardır ve ben bu yüzden bunun hakkında bir şey söyleyemem. Fakat mademki bu kadar tartışıldı, sırf şunu vurgulamak istiyorum; o da Yasemin (Çongar), ben senin haberlerini okudum; ama orada gerçeğe aykırı bir şey görmedim. Bununla yetineceğim."
Milliyet'in haberinde, tartışmalara sebep olan toplantıda Anayasa Mahkemesi Başkanı Tülay Tuğcu'ya suikast, terör örgütü PKK'nın İstanbul'da kanlı bir saldırı düzenlemesi, K.Irak'a askerî harekât gibi karanlık senaryoların konuşulduğu belirtilmişti. Haberde, bazı katılımcıların "K.Irak'taki PKK liderlerinin ABD tarafından yakalanıp Türkiye'ye teslim edilmesinin AK Parti'ye yarayacağı" görüşünü dile getirdiği bilgisi de yer alıyordu.
Programda hazır bulunan TÜSİAD'ın ABD temsilcisi Abdullah Akyüz de kendi kaynağının basına sızan haberleri doğruladığını bildirdi. Akyüz, "Olmuş bir toplantı, benim bir kaynağım da, sizlerin dışında bir kaynağım da aynen senin (Yasemin Çongar) yazdığın şekilde doğruladı bunları." ifadelerini kullandı. CNN Türk'teki programa katılan gazeteci Cengiz Çandar da kaynaklarının ilgili haberleri doğruladığına dikkat çekti. Senaryonun ortaya çıkmasından sonra Washington'a geldiğini aktaran Çandar, Hudson Enstitüsü'ndeki kapalı toplantıya katılan isimlerle kendisinin de görüştüğünü kaydetti. Cengiz Çandar, "Yalanlanan şeylerin doğru olduğunu söylüyorlar." diyerek birçok kaynağın aynı bilgileri verdiğini ifade etti.
'Askerî ataşe, iki öğretim görevlisini fırçaladı'
Hudson Enstitüsü'ndeki kapalı toplantıda ortaya atılan 'felaket senaryoları' hakkındaki tartışmalar sürerken, gündeme yeni iddialar geldi. 24 Haber moderatörlerinden Fuat Kozluklu, 2006 yılında ABD'deki Türk Silahlı Kuvvetleri ataşesinin think tank kuruluşlarının Türkiye masası uzmanı iki akademisyeni, hükümetin lehine raporlar yazdıkları için fırçaladığını söyledi. Star Gazetesi'ne yaptığı açıklamada ABD'de görev yaptığı dönemde düşünce kuruluşlarının toplantılarına girdiğini anlatan Kozluklu, 1998 yılında Fazilet Partisi'nin kapatılacağının yine bir düşünce kuruluşunda konuşulduğunu ifade etti. Bu tip senaryoların oluşturulma sebebinin Amerikan çıkarlarının nasıl etkileneceğini öngörmek ve buna göre önlem almak olduğunu söyleyen Kozluklu, 2006 yılı sonuna doğru Washington'daki Silahlı Kuvvetler ataşesinin, bir düşünce kuruluşunda çalışan iki Türk akademisyeni "Türkiye'deki iktidara prim verecek yönde raporlar yazıyorsunuz. AK Parti'nin başarılılığını, giderek merkez partisi olduğunu ima ediyorsunuz, kendinize gelin." şeklinde azarladığını dile getirdi. Söz konusu Türk akademisyenlerin adını bildiğini kaydeden Kozluklu, "İnkar ederlerse isim de veririm." dedi.
ZAMAN |
G. Kurmay Başkanlığının açıklaması tatmin verici değil. Şimdi ne olacak? Bu konuşulanların ve toplantıda bulunan kişiler nasıl ifade verecekler? Hala bunlar konuşulmadı mı diyecekler?
Bunun hesabını kim, nasıl soracak?
|
 |
umit1
16 yıl önce - Sal 26 Hzr 2007, 08:55
| Alıntı: |
G. Kurmay Başkanlığının açıklaması tatmin verici değil. Şimdi ne olacak? Bu konuşulanların ve toplantıda bulunan kişiler nasıl ifade verecekler? Hala bunlar konuşulmadı mı diyecekler?
|
Bahsettiginiz bu bay Barkey ABD nin Global Sermaye tarafindan yönetildiği 90 lı yillarda Sayin Erdoğanla ABD yonetiminin "irtibatini" sağlayan zatı muhterem değilmiydi ?
Bu yazdiklarınız da kendilerinin Turkiyede "Güç" ü temsil ettiklerini iddia edenlerin butun belli başli ülkelerde yönetimden tasviye edilmiş,ahı gitmiş vahı kalmış Global Sermayenin ilkokul çocuklarınin bile kolay kolay düşmeyeceği cinsten bir tuzağına kolayca düşürüldüğü yolundaki fikrimi doğrular cinsten.
Tabii böyle bir tuzak düzenmesinin hem bu tuzağa düşenler ,hemde bu tuzağı kuranlar için bir bedeli olmalıdır ve zannersemde olacaktır.
|
 |
alimemo
16 yıl önce - Sal 26 Hzr 2007, 15:26
Bu bir global sermaye oyunuysa, bozulması da o kadar zor olmasa gerek. Güç'e yakın bazı muteber katılımcıların "hayır, teröristler seçimden önce teslim edilmesin dememiştir kimse" diye beyanat vermesi, global sermayeye hizmet etmek için yalan söylediği iddia edilen gazetecilerin itibarını sarsar. Bir gazeteci için en ağır bedel itibar kaybıdır. Ama bildiğim kadarıyla şu ana kadar Genelkurmay'dan başka kimse bu iddiayı yalanlamış değil.
|
 |
umit1
16 yıl önce - Sal 26 Hzr 2007, 18:20
| Alıntı: |
| Bu bir global sermaye oyunuysa, bozulması da o kadar zor olmasa gerek. Güç'e yakın bazı muteber katılımcıların "hayır, teröristler seçimden önce teslim edilmesin dememiştir kimse" diye beyanat vermesi, global sermayeye hizmet etmek için yalan söylediği iddia edilen gazetecilerin itibarını sarsar. Bir gazeteci için en ağır bedel itibar kaybıdır. Ama bildiğim kadarıyla şu ana kadar Genelkurmay'dan başka kimse bu iddiayı yalanlamış değil. |
Bunu kim soyleyecek?
Bu toplantıya katılanların hepsi,TSK temsilcileri hariç, "Global Sermaye" bağlantılidir,yani TSK bir "Bozacın şahidi şıracı" tuzağına düşmüştür.
Eger siz Global sermaye ile mücadele ettiğinizi düşünuyorsaniz,önce katılımcilarin kimliklerine bakmaniz gerekir,eger bu toplantiya katilanlar babanizin evinde yapilan bir toplantiya katilacaklarini soyleseler sizin babanizin evinde yapilacak bir toplantiya bile bu katilimcilarla katilmamaniz gerekirdi.
|
 |
Özcan
|
 |
sayfa 6  |
ANA SAYFA -> HABERLER ve SOHBET
|