Ana Sayfa 1 milyon Türkiye fotoğrafı
Öğrencilik
« önceki   123456789   sonraki »

ANA SAYFA -> HABERLER ve SOHBET
cevap yaz
(üye olmadan da mesaj yazabilirsiniz)
sayfa 6

öğrencilerin en büyük sıkıntısı sizce nedir?
derslerin zorluğu 6.8%  6.8%  [10]
eğitim sistemi 40.8%  40.8%  [60]
gurbet 5.4%  5.4%  [8]
konut sıkıntısı 2.7%  2.7%  [4]
gelir sıkıntısı 19.0%  19.0%  [28]
ulaşım sorunu 0.7%  0.7%  [1]
tembellik 11.6%  11.6%  [17]
acımasız hocalar 12.9%  12.9%  [19]
Toplam Oy : 147

Metin_Tekin
10 yıl önce - Pts 18 Hzr 2007, 01:49

Eğitim sistemi henüz rayına oturtulmadığından ve her yıl değişik bir model uygulamasına geçildiğinden, tatlı ve dolu dolu yaşanması gereken öğrencilik yılları, ne yazık ki kabusa dönüşmektedir...

Mehmet F.
10 yıl önce - Pts 18 Hzr 2007, 15:51

sule canbazlı demiş ki:
Alıntı:
Acımasız Hocalar  
Böyle bir şey olamaz. Her şeyin Köprüden geçinceye kadar olduğunu unutmamak gerekir.
Üstelik Hocalarla kurulabilecek iyi ilişki bir çok zorluğu da hafifletecektir. Acımasızlık,
ilişkisizlikten geçer ki, öğrenci-hoca arasında tek ilişki bilgi paylaşımı ve saygıdır, kanımca


Ben 11 dersin 6sından bütünlemeye kaldım. bu derslerden 4 tanesinden 0.6  puan verilmediği için  bırakılmışım. Mağlesef bazı hocalar gerçekten azımasız.


hocamın bir sözüdür : "puan verilmez, alınır."
ha şöyle söyle "0,6 vermedi ama çok zor sordu, çalıştım ama yapamadım" o zaman haklısın derim


Kadir BAHADIR

9 yıl önce - Pzr 24 Ağu 2008, 23:50

Alıntı:
Acımasız Hocalar
Böyle bir şey olamaz. Her şeyin Köprüden geçinceye kadar olduğunu unutmamak gerekir.
Üstelik Hocalarla kurulabilecek iyi ilişki bir çok zorluğu da hafifletecektir. Acımasızlık,
ilişkisizlikten geçer ki, öğrenci-hoca arasında tek ilişki bilgi paylaşımı ve saygıdır, kanımca
İşte sorunda burda: köprüyü geçemiyoruz; özellikle asistanlar yüzünden...



yasemin_epsilon
9 yıl önce - Pts 25 Ağu 2008, 00:01

hepsi bi yana arkadaşlar öğrencilik gibisi yok...az parayla geçinmekte 15 kişi aynı yerde uyumakta bir simidi paylaşmakta...

bu arada asistanlar yüzünden dereye geçemeyen arkadaşım ne kötülüğümüzü gördün?


yasemin deker
9 yıl önce - Pts 25 Ağu 2008, 00:10

Öğrencilerin en büyük sorunu eğitim sisteminden kaynaklanmaktadır, eğitim sisteminin denetlenememesi, aksaklıklar, düzensizlik ve daha pek çok bunun gibi olumsuzlukar öğrencilere olumsuz yönde yansımaktadır.

sayginyag
9 yıl önce - Pts 25 Ağu 2008, 00:11

Öğrencilik; eğer bir meslekse ve iyi yapılırsa en kolay meslektir.Şayet; aile geçindirmek,çocuk bakmak gibi dertleri olmayan bir meslektir(çoğu zaman).Sürdürülmesi en yararlı olan bir durumdur aynı zamanda.Ve yaşamanın karamsar bir şekilde değil de iyimser bir şekilde görülmesinin gerektiği ilk yerdir.
Malesef Türkiye'de eğitim ve öğretim konusunda eksikler çok.



Burak Canpolat
9 yıl önce - Pts 25 Ağu 2008, 00:17

kesinlikle dünyanın en kolay en sıkıcı aynı zamanda bi o kadar da güzel bi durumudur öğrencilik.biraz çelişkili bi cevap oldu ama öğrenciler eminim beni anlamışlardır...

kübrakübra
9 yıl önce - Pts 25 Ağu 2008, 00:39

en büyük sorun eğitim sistemi olsa gerek...diğer faktörlerin hepsi bir şekilde kendi kendimize müdahale edip çözümler bulabileceğimiz etkenler..zor ders ve zor hoca diye birşey yok..insan yeter ki istesin herşeyi başarabilir bazen engeller çıkar ama bu ulaşman gereken yeri imkansız hale getirmez sadece biraz zman kaybettirir..yeni model lise öğrencilerinin sorunları arasında tembellik ve derslerin zorluğu ve kendi isteksizlikleri yüzünden'acımasız hoca'etiketini yapıştırdıkları hocalarıı sorun olabilir ama bence şuan bir çok lise de eğitim gören öğrenci acımasızlığı hakediyor( istisnalara lafım yok!) eğitim fakültesi öğrencisiyim ve bir senedir staj yapıyorum Ankara'da bir anadolu lisesinde ve gördüklerime inanamıyorum..acınası bir halde liselerimiz ki anadolu lisesi hesapta seçilmiş öğrencilerin okuduğu bir lise..bir öğretmenin 40 dakika boyunca öğrencilerine birşey anlatması, sesini duyurmak istemesi ve onları kontrol edebilemesi ne kadar zormuş ratik bir deneyimle gördümbütün zorlukları yaratan yine öğrencilerin kendisi..

Ayhan B.

9 yıl önce - Pts 25 Ağu 2008, 00:41

Yukarıdaki seçenekleri kronik öğrenci olduğumdan tek tek açıklayayım...
1.Derslerin zorluğu: Dersler hiç bir zaman zor değildir. Onu zor yapan onu anlatan öğretmenlerdir. Ya da anlattığını zannedip,kendi bildiğini bilmeni bekleyen -ki kendisi profesör rütbesindedir genelde- öğretmenlerdir. Kendi öğretmenlerimden örnek verirsem gelir Cambridge'deki hikayelerini anlatır,sonra gider öyle bir soru sorar ki kitapta bulamazsın. Şimdi yalan söyleyecek halim yok. 100'ü geçkin asistan gördüm,tanıdım. İçinde 2tanesini sevmezdim. Ama onlarında bir zararını görmediğim gibi yararlarını da gördüm. Onlar olmasa idi gerçekten çok daha feci bir durumda olurdum. Ama tüm bu öğretmenlerin acımasızlığının yanında benim kaldığım dersleri yapanlar vardı ki,nasıl olduğunu anlamadım. (Aslında anladım,onlar benim sınava girdiğim hiç bir hocadan sınava girmediler)

2.Eğitim sistemi: Bu konuda zerre kadar lafım yok zira herkes eğitim sisteminin laçkalığında hem fikir...

3.Gurbet: Yıllarca gurbette okudum,halen daha da okumaktayım. Özellikle üniversiteyi gurbette yerler kazanan öğrencilerin baş düşmanıdır gurbet. Özellikle ilk yıl. Şehir psikolojisi adını verdiğim bir durum yaratır. Aileden ayrılmanın verdiği rahatlığın yanında -tüm öğrenciler böyle zannettiği için kullandım aslında rahatlık değil rahatsızlık-,kendini yalnız hissetmek ve gerçekte de yalnız olmak,hiç tanımadığın yerlere gitmek zorundalığı,hiç arkadaşın olmaması bir öğrencinin başına gelebilecek en büyük felakettir. Ve bu yüzden ilk yıl yapılan tüm seçimlerin neredeyse tamamı yanlıştır...

4.Konut sıkıntısı: Bu konuda çok şükür hiç sıkıntı yaşamadım. İmkanlarım olduğu için. Ancak arkadaşlarımdan çok gördüm. Adam hayatı boyunca ailenin tek çocuğu,kendine ait odası varken bir anda yurtta en az 4kişiyle kalınca ister istemez yönünü şaşırır. Kendine ait evi de olsa bu sefer yemekti,bulaşıktı,çamaşırdı,temizlikti sorun haline geliyor ki, "Öğrenci evi" ya da "Bekar evi" tanımı buradan çıktığına inanıyorum...

5.Gelir sıkıntısı: İşte burası her insanı vuran noktadır. Maddi açıdan gidilen şehre göre değişen bir sıkıntı mevcut. Adam Ağrı'dan Ankara'ya geliyor sıkıntıya giriyor. Çünkü herşey memleketine göre pahalı. Cebindeki 5ytl ile normalde otobüsle yarım saat süren yola sırf o 5ytl'yi harcamamak için yürümeyi göze alıyor. Makarnalarla mucizeler yaratıyor...

6.Ulaşım sorunu: Ben Antalya'lıyım. Ankara'da öğrenciyim. Antalya'da her yere yürüyerek gitmek mümkünken Ankara'da taksiyle bile gidilemiyor. Ben Altınparktan Beşevlere 1saatte gidiyorum. Antalya-Kemer arası bile 1saat sürmüyor. Tabi gelirin bir kısmı ister istemez ulaşıma gidiyor. ..

7.Tembellik: Tembellik bir öğrencilik sorunu değildir. Tembellik bir öğrencinin bilinçli oluşturduğu bir durumdur. Sorun öğrenci sorunudur. Kişinin kendi sorunudur. İster çalışır ister yatar. Ağustos böceği ile karınca hikayesi halen kulaklarımızdadır. Ama öğrenciyi tembelliğe neyin ittiği öğrencilik sorunu olabilir...

8.Acımasız hocalar: Evet profesörler acaip acımasızlar. Nedenini anlayamadım. Kendilerinin profesör ünvanı aldıkları dalla ilgili herşeyi bilmelerinden dolayı mı böyle yoksa "ben bunları 30senede öğrendim sen 2ayda öğreneceğini mi zannediyorsun al o zaman sana!" psikolojisi mi bilmiyorum. Aynı dersi Uzman doktorlarda verirdi ve geçilebilirdi. Ama o dersi profesör verdi mi mucize yaratanlar haricinde geçenler olmazdı.(Kendimden biliyorum ki asistanlarda şahittir sorulan her soruya ezberlemesiz doğru yanıt vermeme rağmen sınavı geçemedim... Ya da trafik yüzünden sabahın 8:30'undaki dersine 5dakika geç kaldım diye puanımı vermeyip kalmama sebep olan hoca örneğindeki gibi...)

9.Aileler: Yukarıdaki maddelerde yok biliyorum ama ben ekliyorum. Aileler üniversiteye giden çocuğunu büyüdü zannediyor. Ne yazık ki o halen aynı çocuk. Büyümesine daha 1 yıl var. Ve aileler her ne kadar destekte olsa arada sırada yanlarına gitmeliler. Çünkü telefon denilen zımbırtı elektronik bir alettir. Sadece sesi aktarır. En azından ilk sene. Bir de anlayışlı olmalılar. Ailede herkes doktor olup tıpta başarısız olan çocuğuna ben yaptım oldu da sen neden yaptın olmadı dememeli. Bazı şeyler eskide belki daha kolaydır. Bu açıdan çocuğunuza anlayışlı davranın. Bak o arkadaşın geçti sen neden geçemedin sorusu kadar saçma bir soru sormayın. Bu öğrencide ben aptalım galiba tepkisine yol açabildiği gibi,başka hoş olmayan tepkilere de yol açabilir. Bunun yerine nerede hata yaptığına çözümün nasıl olabileceği hakkında bir kahve eşliğinde hoş sohbet daha yararlıdır. (Şu anda bir arkadaşım hastahanede,babası tarafından dövüldü,sınıfta kaldığı için.) Herkes hata yapabilir. Ki bahsedilen kişiler gençler. Kanlarının en deli aktığı zamanda ÖSS,daha da delirdiği ve kişiliğini oturtacağı zamanda üniversite ortamında gurbette. Kişiliğini kantinde çay sırasında "kız keserken" oturtmasına izin vermeyin...

Özeleştiri: Bu kadar eleştirdik onu bunu da kendimizi eleştirelim biz öğrenciler olarak. Tüm olumsuzluklar olabilir. Bunların dışında belki binlerce neden daha. (Kendi başıma gelende bunların dışında) Ama bugün Doğu illerimizde okula gitmek için karda kışta ayakta çarıkla çamurlu yollarda derslerine giden öğrenciler var. Başarılılar! Bugün anasını babasını trafik kazasında kaybedip geri kalan kardeşlerine bakmak için çalışan ve aynı zamanda okuyan öğrenciler var. Başarılılar! Bugün cebinde o 5ytlsini ayın 15ine kadar tutmak için otobüse binmeden 1-1.5 saat yürüyen öğrenciler var. Başarılılar! Yazacak defteri bile tüm ailesi bir araya gelip zor alan öğrenciler var. Başarılılar! Bugün burada benim ya da senin buraya yazdığım şeylerden bir haber olan ve olmaya da maddi sıkıntılar ya da manevi sıkıntılardan ötürü devam edecek olan öğrenciler var. Ama Başarılılar! Biz bugün oturduk onu bunu eleştirdik. Ama kendimizi eleştirmedik. Ama sorsan yukarıdaki örneklerdeki öğrencilere bu yanıtların hiç birini söylemez. Çok şükür bir sorun yok der. Çünkü onlarda bizde biraz eksik olan bir şey var. O da öğrencilik azimleri. Bu da onları başarılı kılmaya yetip artıyor. Senin,benim sorunum fazla. Gönül ilişkileri de buna dahil. Biz tüm sorunlarımızı(?) çözebilmek için azmimizden aldık. Onlar ise azimlerine dokunmadılar. Her türlü zorlukla başa çıkabilmek için şunu dediler: Okumalıyım! İşte sen ve ben onlardan bu noktada ayrıldık. Biz sorunlar üzerine düşündük, onlar sorunları aştılar...


ünsal_91

9 yıl önce - Pts 25 Ağu 2008, 00:54

Ah bu öğrencilik!
Benim için sabahları bir lüzumdur öğrencilik
Sabahın yedisinde kalkıp 1 km yürümek
Ama okula girip o tuhaf koyuyu içime çekip ayılmaktır öğrencilik
Arkadaşlarına günaydın diye seslenmektir

İlk derslerde her zaman öğretmen ve öğrenci uyuşuk olur hafif
İlk dersin öğretmeni girip hafif bir tonla "günaydın" ama ikinci dersde ve daha sonra ki derslerde
Daha kuvvetli bir biçimde "günaydın" ve "sağol" karşılığını verebilmektedir

Yoklama alındığı zaman "burda" demeyi heyacanla beklemektir.(bazen kaçırdığım ve yok yazıldığım oldu )

Her dersin öğretmeni "geldi mi?" diye öğretmenler odasına bakmaktır öğrencilik
Eğer öğretmen odasında yoksa
Müdür yardımcısına gidip öğretmenin okulda olup olmadığını sormaktır
Burdaysa "off" deyip sınıfa girmeyi
Eğer yoksa bu mükemmel haberi
Heyacanla sınıfın ortasına geçip "hoca yokmuş" diye bağırıp eylenleceğe katılmaktır öğrencilik

Nöbetçi olduğunda
Müdür yardımcısının "al bunu çocuğum bütün hocalara imzalattır" demesiyle başlayan koşturmaya başlamaktır çünkü kağıtta yazılan öğretmenlerin çoğunun ismini bilememek ve nasıl imzalattrıcam diye düşünmektir öğrencilik

Sözel derslerde
Eğer hoca defterine bir şeyler yazdırıyorsa
ve hoca hızlıysa
Elinin kasılıp
Aşşağıya doğru sallamaktır öğrencilik
Hocanın dediklerini kaçırıp
Yandaki arkadaşına bakarak yetiştirmeye çalışmaktır öğrencilik
Hocanın da "önüne bak yavrum" diye seslenmesidir
Ama bir türlü yetişemediysen
En sonunda "ben en iyisi bekleyim bitsin sonra arkadaşdan alırım" demektir öğrencilik

Öğrencilik denince bunlar geliyor aklıma
İyi ki böyle bir başlık varmış
İçimdekileri döktüm



sayfa 6
cevap yaz
(üye olmadan da mesaj yazabilirsiniz)
ANA SAYFA -> HABERLER ve SOHBET