Ana Sayfa 915 bin Türkiye Fotoğrafı
vahitsan

7 yıl önce - Çrş 06 Hzr 2007, 14:36
Dünyaya kazandırdığımız lezzetler


Günlük yaşantımızda devamlı kullandığımız artık bir ağız tadı olmaktan öte mutfağımızın olmazsa olmazları arasına girmiş yiyecekler vardır ve bütün dünyada bunu kullanır.Bunların bazıları biz Türk'lere ait olduğu halde sahip çıkmayı bırakın bize ait olduğunu bilmeyiz bile,çok fazla araştırmacılığı beceremiyorum ama bir iki yere baktım isterim ki daha iyi araştıran arkadaşlar çıksın ve artık nelerimiz var nelerimiz yok bilelim de birileri bize şu mutfağı bu mutfağı diye bizim lezzetlerimizle hava atmasın.
    Ben konuya yoğurtla bir giriş yapıp kuskus la devam etmek istiyorum.

     Aşağıda yoğurtla ilgili bilgiler bulabilirsiniz.

http://tr.wikipedia.org/wiki/Yo%C4%9Furt

    Yoğurdun mucidinin bizler olduğunu sanıyorum bu yüzden yoğut hakkında söylenenler hep ilgimi çekmiştir.Bir kaç siteye baktım tahminende olsa heryerde böyle olduğu söyleniyor ve türkçe bir kelime,  bir çok dildede söylenişi bizimkiyle aynı veya çok benziyor o yüzden ben bizim olduğundan eminim.
    Gelelim diğer konuya.Bir müddet önce yabancı bir bayan dostum bana arapların çok meşhur bir yemeği olduğunu iddia ederek kuskusu anlattı Oysa ben kuskusu bildimbileli yer ve bizim milli bir tadımız olarak bilirdim.Acaba senelerce beraber yaşadığımız için bizim kültürümüzden alıntımı yapmışlardı yoksa tam tersimi olmuştu bunu bilemiyorum.İşte bu başlıkta biz bunları çözelim ve bizim değerlerimizi bir nevi patentlemiş olalım istiyorum yoksa yemek tarifleri yapılan başka başlıklarda var.Böyle diyorum ama kuskus nedir bilmeyen veya şimdi kuskus adı altında minik kesilmiş makarnaları kuskus zannedenler olur diye pişirilmesini değilde ne olduğunu anlatmakta
yarar var.Kuskus yaklaşık üç milimetre çapında hamurdan mamul topçuklardır ama o kadar basit değil.Hamur teknesi denen küvet şeklinde tahta bir teknenin içine un ve bulgur konup ara ara su serpilir ve devamlı elle ovulmak suretiyle unun bulgurun üzerine hamur şeklinde sarılması sağlanır bu o kadar maharetle yapılır ki her topçuk sanki tektek yapılmış gibi aynı büyüklük ve şekilde olup her birinin içinde mutklaka bir adet bulgur tanesi olur, bunlar kurutulur ve bütün kış mevsimi boyunca yeteri kadar pişirilip yenir ve bu hala yapılkmaktadır. Marketlerden aldıklarımız ise sadece minik kesilmiş makarnadan ibarettir.
    Pişirmesine gelince inanın bilmiyorum ama makarnaya benziyor zannederim.


En son vahitsan tarafından Çrş 06 Hzr 2007, 15:58 tarihinde değiştirildi, toplamda 1 kere değiştirildi


Erkhan
7 yıl önce - Çrş 06 Hzr 2007, 14:40

Bildigim kadariyla kuskus kuzey afrika menseili bir yemek. Berberilerindi sanirim.


Alperen_dt
7 yıl önce - Çrş 06 Hzr 2007, 16:38

Kuskus Magreb yani kuzey bati afrikanin unlu lezzetlerinden, bizim bulgurumuzu benzer.

Yiyecek ve icecek konusunda, Turkler hakkeden cok yaritici olmus ve dunyayi guzel yemekleriyle etkiledi.

Bugun, Macaristanin milli yemegi "Gulash"dir, Gul ash Turklerden gelmekdir, sanli ordularimiz oradayken, Kul Ascisi koca kazanda mehmetcigimize pisirdikleri yerel hakli hayran birakdi ve onlar bunu alip, Kul--->Gul-Ash diye adlandirdilar.

Yunanistanin mutfagin en unlu lezzetlerin arasinda Turklerin izini gormek mumkundur. Onlarin "dolmadesi", yani Dolma, bu kelime etimoloji olarak Turkdur ve taa Dogu Turkistanda bile yapiliyor.

Sadece Yunanistanda degil, tum eski Osmanli topraklarinda Dolma var. Hemde, Imam bayildi, "Pastirma" araplarin dedigi oz Turkceyle "Basturma", baklavalarimiz, pidelerimiz, kebablarimiz v.s

Baska bir onek, "Makarna", Makarna nereden geldi? kokeni ne?
Makarna'nin koku, "eriste"dir. Turklerin Turkistanda yaratigi Eriste'den geliyor, Dogu Turkistanda, Cinlilerin "Noodles" ve Turklerin "Eriste" var. Ikisi diyorki biz bunu yaratik, herhalde ikiside dogru, komsu olduklari icin birbirini etkilemis olabilirler.
Turkler batiya goc edince, bu yemegide getirdiler. Once Arap dunyasi eristemizle tanisti ve burada Sicilya ve guney Italyaya girdi. Bugun bile, Italyanlarin mesur, "mendili" denilen makarna yemegi var, bu "mendil"den geliyor.

Diger bir ornek, Baklava, bunun Turk kokenli oldugunu "Alan Davidson", Oxford Universitesinin yemek profesoru ispatladi.

Baklava & filo
The history and origin of baklava, a popular Middle Eastern pastry that is made of many sheets of filo pastry laid flat in a pan and layered with sweet fillings, is commonly attributed to medieval Turkey.


Alıntı:
"Filo is the Greek name for a dough of many paper-thin layers separated by films of butter...Although known to Europeans and North Americans by a Greek name, the dough is clearly of Turkish origin. The medieval nomad Turks had an obsessive interest in making layered bread, possibly in emulation of the thick oven breads of city people. As early as the 11th century, a dictionary of Turkish dialects (Diwan Lughat al-Turk) recorded pleated/folded bread as one meaning of the word yuvgha, which is related to the word (yufka) which means a single sheet of file in modern Turkish. This love of layering continues among the Turks of Central Asia...The idea of making the sheets paper thins is a later development.The Azerbaijanis make the usual sort of baklava with 50 or so layers of filo, but they also make a...pastry called Baki pakhlavasi (Baku-style baklava) using ordinary noodle paste instead of filo...This may represent the earliest form of baklava, resulting form the Turkish nomads adapting their concept of layered bread--developed in the absence of ovens...If this is so, baklava actually pre-dated filo, and the paper-thin pastry we know today was probably an innovation of the Ottoman sultan's kitchens at Topkapi palace in Istanbul. There is an established connection between the Topkapi kitchens and baklava; on the 15th of Ramadan every year, the Janissary troops stationed in Istanbul used to march to the palace, where every regiment was presented with two trays of baklava. They would...march back to their barracks in what was known as the Baklava Procession."
---Oxford Companion to Food, Alan Davidson [Oxford University Press:Oxford] 1999 (p. 299)



http://www.foodtimeline.org/foodpies.html#pastry


Malesef, yemek medeniyetimizi pek iyi korumuyoruz   dunyanin uc en buyuk mutfaklarin arasinda yer bulan Turk mutfagiyi sahip cikmiyoruz, standardlar dusuk, ve ozelikle guney sahilerimizdeki turistlere yedirdigimiz yemeklerin bir cogu acikcasi bir utanc verici rezaletdir.

Biz kulturumuze sahip cikmaliyiz. Mutfagimizla gurur duymaliyiz, o eski Osmanli, Selcuklu, OrtaAsya-Turkistan yemeklerimiz bizim yaratigimiz guzeliklerdir. Turistlere, Turkun mutfagini en iyi sekilde gostermeliyiz, nekadar genis oldugunu anlamalari lazim. Guney sahilerin lokantalarin cogunda "menu" ayni, ayni kebablar, ayni Turk olmayan yemekler...

Uyanalim, yabanci bizi dunyanin en iyi mutfagimizin oldugunu okuyor, bu'da bir turizm, bakiniz bazilari Italyaya sirf yemekleri icin gidiyor, ama bize gelenleri Turk yemek bile vermekde zorunluk cekiyoruz. Cayi sallama, Turk kahvesine sorarsan "o'da ne" diye soran garsonlar, menu'yun yarisinin yabanci oldugu...boyle devam ederek bir yere varilmaz...


turgutharun

7 yıl önce - Çrş 06 Hzr 2007, 16:56

Dünya'ya kazandırdığımız ve halen bir çok ulus tarafındanda sahiplenilen baklavayı unutmayalım. Baklava konusunda Vikipedi den aldığım bilgileri aşağıda sunuyorum.
Alıntı:
Bir çok ulusun mutfağında yer etmiş baklava bir çok ulus tarafından da sahiplenilir. Baklavanın gelişim tarihi tutulmadığından bu konu belirsiz olsada bulunan kanıtlar onun Orta Asya Türk kökenli bir tatlı olduğunu göstermektedir. Zamanla Topkapı sarayında bugünkü halini almıştır.[1]

Vrıonis (1971), Deipnosopiste'de belirtilen gastris, kopte, kopton veya koptoplakos gibi eski Yunan tatlılarını baklava olarak tanımlamıştır ve bunların Bizans tatlısı olduğunu iddia etmiştir. Ancak Perry (1994) bu tatlıların baklava olmadığını çünkü bu tatlıların hamur içermediğini göstermiştir. Bu tatlılar fındık ve balın karıştırılmasıyla yapılıyordu ve bugünkü pasteli veya helvaya benziyorlardı.

Perry ayrıca ince ekmeğin (yufka) arasına malzemeler koyularak yapılan yemeklerin (örn. börek) Türk kökenli olduğunu ve bu tekniğin Orta Asya Türk kökenli olduğunu belirtmiştir. Ayrıyeten Osmanlı sultanları her yıl Ramazan'ın 15'inde yeniçerilere tepsiler halinde baklavalar sunuyorlardı ve bu törene Baklava alayı deniyordu. (Wasti 2005)

Baklava'nın kökeninin Süryanilere dayandığı iddia edilsede[2] bu iddiayı destekleyen bir kanıt bulunamamıştır. Claudia Roden[3] ve Andrew Dalby[4] Osmanlı döneminden önceki Yunan, Arap ve Doğu Roma(Bizans) kaynaklarında baklavadan bahsedilmediğini belirtmişlerdir.

Baklava benzeri bir tatlıya dair ilk kayıtlar Çin Yuan hanedanlığı zamanındaki bir yemek kitabına (1330) dayanır. Tarif edilen tatlının ismi güllaçtır ve büyük ihtimalle bugün bildiğimiz güllacı kastetmektedir.




kralkadirrr

7 yıl önce - Cmt 09 Hzr 2007, 09:02

Türk mutfağı Osmanlı döneminde dünyanın ikinci büyük mutfağıydı. Bugünlerde ise bu çeşitlerin çoğunun unutulmasıyla bu özellğimizi büyük ölçüde kaybettik.


neşetyıldız

7 yıl önce - Cmt 09 Hzr 2007, 12:34

Dünyada yine en zengin mutfak bizde,ülkemizin her yöresinin kendine has yüzlerce yemek ve tatlı çeşidi var.Laz mutfağı,kürt mutfağı,avşar mutfağı,yörük mutfağı,Türmen mutfağı,Arap mutfağı ve kafkas mutfağını sayabiliriz.

gonullu
7 yıl önce - Sal 19 Hzr 2007, 03:26

evet cesitlerimizi kaybettik
japonyada hangi lokantaya giderseniz hic suphesiz
hepsinde ayni yemekler, ayni corbalar ayni salatalar
en fazla bir cesit degisik yemek olur oda zaten o lokantanin adi altinda
mesela 'topkapi sipesyal kebap' seklinde gecer tabi,
bunu okuyan turkler hafiften bi gulumser
doner, adana, iskender, coban salata
ya bu kadar olmaz bi tane desik yemek olmazmi ya
insanlar turk yemeklerini etten ibaret saniyorlar,
tamam onlarda guzel ama neden digerlerini yok ediyoruz?
yazik degilmi? oysa harika yemeklerimiz var
bendemi bi sorun var diye dusunuyorum
diger ulkelerde boyle bi sorun varmi?
yorumlarinizi bekliyorum arkadaslar


Alev06

7 yıl önce - Sal 19 Hzr 2007, 11:03

Mutfak kültürü bir toplumun kültürünü,yaşam biçimini geleneklerini yansıtır.Yemekleridir haykıran o yörenin kimliğini, milliyetini...
Türk mutfağı, çok değişik lezzetleri barındıran, geniş bir mutfaktır.Dünyada Çin, Türk ve Fransız mutfakları önde geliyor. Ancak Çin yemeğini ya da Fransız yemeğini dünyanın neresine giderseniz gidin yiyebilirsiniz ama Türk yemeği sunan restoranlar ne yazık ki yurtdışında çok az. Olanlar ise, kebap ve dönerden ibaret.
Alıntı:
insanlar turk yemeklerini etten ibaret saniyorlar
demiş "gönüllü"arkadaşım.Bu doğru,bizim tanıtım eksikliğimizden kaynaklanan bir durum bu. Özellikle Avrupa'da kendi yemek kültürlerini tanıtan birçok yemek kitabı basılıyor. Ancak ülkemizde kendi mutfağımızla ilgili yayın çok az. Turizm Bakanlığı'nın, Kültür Bakanlığı'nın, Turizm Müdürlükleri'nin ve de Sivil Toplum Örgütleri'nin Türk mutfağıyla ilgili yayınların basılmasına destek vermesi lazım. Türk- Osmanlı mutfağını öğretmek amacıyla okullar açmak lazım. Çeşme Alaçatı'da ve Mengen'de Turizm Bakanlığı'nın açtığı aşçılık okulları var. Şimdi Turizm Bakanlığı İstanbul Kumkapı'da bir aşçılık okulu açıyor. Yabancı dil bilen öğrencilerin alınacağı okul 2 yıl paralı eğitim verecek. Türk, Osmanlı ve Avrupa mutfaklarının öğretileceği okuldan ilk etapta 60 kişi mezun olacak. Daha sonra dünyadaki büyük başkentlerde belli standartlarda Türk restoranları açmak hedefleniyor.
Türk mutfağı deyince Asya, Avrupa, Arap ve Osmanlı mutfaklarının bir sentezi akla gelmeli.Çin mutfağı deniz mahsullerine dayalı bir mutfak.Fransız Mutfağı genelde et ve sebze ve sos ağırlıklı bir mutfaktır.Ayrıca deniz ürünleri de Fransız Mutfağı'nın en gözde giriş yemeklerindendir.Oysa Türk mutfağı; et yemekleri, zeytinyağlılar, pilavlar, sebze yemekleriyle çok zengin bir mutfak.  orta Asya ve Anadolu topraklarının sunduğu ürünlerdeki çeşitlilik, uzun bir tarihsel süreç boyunca birbirinden farklı birçok kültürle yaşanan etkileşim, Selçuklu ve Osmanlı gibi imparatorlukların saraylarında gelişen yeni tatlar, mutfak kültürümüzün yeni yapısını kazanmasında rol oynamıştır.
Eski Türk yemeklerinden "tutmaç", mantıya benzeyen ve besin değeri yüksek bir yemekti. "Kavut" denen tatlı da yaygındı ve arpa unu pekmezle karıştırılarak hazırlanırdı. Zengin et yemekleri arasında bumbar (bağırsak dolması), sucuk, kebap çeşitleri, işkembe çorbası, kavurma, közleme, külleme, pastırma ve yahni çeşitleri sayılabilir.Türkiye toplumunun feodal ve göçebe bir geçmişi vardır, ve kebap ve pide o dönemlerin günümüz halk mutfağına bir mirasıdır.kebap ve pidenin egemenliği (göçebe toplumun sebze üretememesinden doğan, et ve un temelinde mutfak alışkanlıkları) halen sürer.Göçebenin unu pişirme, ekmek yapma aracı ise küçük, hafif, kolay taşınabilir ekmek sacıdır. Bu gereci bugün Türkiye'den Doğu Türkistan'a, güneyde Afganistan'a kadar Orta Asya göçebelerinin yurt tuttuğu bütün coğrafyada görebiliriz. kebapçı mutfağı Suriye kökenlidir. Bu yüzden bu mutfak Türkiye'de otantik olarak Kuzey Suriye kültürünün etkisi altındaki Antakya, Antep ve Urfa'ya özgüdür. ( Bu mutfak Türkmen nüfuslu Adana ve Mersin'e 19. yüzyılda İbrahim Paşanın pamuk işçisi olarak Lazkiye yöresinden Nusayrî Arapları yerleştirmesiyle gelmiştir.) Ayrıca kebap kelimesinin Arapça kökenli olduğunu da belirtmeye gerek yok.

Güllaç ne doğu mutfaklarında var, ne de batı. Bu, biz Türklere özgü bir tatlı.İnce yapraklar halinde hazırlanan nişastanın şekerli kaynar süt ile yumuşatılması, sonra da gülsuyu ile aroma katılması bize ait bir buluş.  
Türkler, Orta Asya’dan konserve türündeki yiyeceklere ilişkin kültür ürünlerinden yoğurt, pastırma, bulgur ve tarhanayı Anadolu’ya getirmişlerdir.Bu yiyecekler tamamen Türk buluşudur.
Baklavanın kökeni ister antik Yunan'da, ister Bizans'ta, ister Türkler veya Araplar'ın göçebelik dönemi geleneklerinde olsun, günümüzdeki klasik baklava diye tanımlanabilecek gösterişli ve incelikli şeklini Osmanlı döneminde aldığını kabul etmek gerek. Baklava ile ilgili en eski Osmanlı kaydı, Fatih dönemine ait Topkapı Saray Mutfak Defteri'ndedir. Bu kayda göre, hicri 878 yılı (1473) Şaban ayında sarayda baklava pişirilmiş. 17. yüzyılın ortalarında, İstanbul'dan çok uzakta, Bitlis beyinin konağına konuk olan Evliya Çelebi, baklava yediğini yazar. Sultan 3.Ahmed'in dört oğluna 1720 yılında yapılan görkemli sünnet düğününü anlatan Vehbi'nin "Surname"sinde, bütün konuklara baklava ikram edildiği yazılı. Bunlar gibi kayıtlardan, Osmanlı İmparatorluğu'nun hemen her yöresinde bilinen baklavanın, daha çok sarayda, konaklarda, ziyafetlerde, şenliklerde tüketildiği anlaşılıyor.
Osmanlı Devletinin Avrupa topraklarında kurulan ilk eyaleti olan Rumeli'nin mutfağının zenginliği,Türk mutfağına geçmiştir. mandıracılık ve süt ürünlerindeki ustalıklarını da  getirmişler. Türk mutfağının ilginç bölümlerinden biri olan sakatat yemekleri de büyük ölçüde Rumeli kökenli. "Arnavut ciğeri"dediğimiz nefis meze, günümüzde birçok restoranın mönüsünde yer alıyor ve evlerimizin de en sevilen yemeklerinden biri. Birçok tencere yemeğine hem lezzet hem de zenginlik katmak için yapılan limonlu terbiyelerin kaynağı da yine Rumeli. Meşhur et yemeği "Elbasan tava" hazırlanma yöntemi bakımından tümüyle bir Rumeli usulünü yansıtıyor.
Balkanlar’dan gelip İstanbul’a yerleşenler arasında sadece Müslümanlar değil, Hıristiyan ve Yahudiler de geniş ölçüde yer almış. Böylece bir yandan Anadolu’dan gelen çok zengin bir kültür, öte yandan Balkanlar’dan gelen Müslüman, Hıristiyan ve Yahudilerin birbirinden renkli ve zengin kültürü, İstanbul mutfağının eşsiz göz ve damak zevki ile çeşit ihtişamını yaratmış.
Rumeli'ye özgü"Akıtma’" Avrupa mutfağının krepine eşdeğerdir.
Hamburger Orta Asya "Tatar Türkleri" tarafından çok eski devirlerde bilinir ve yenilirmiş.Hamburg'lu bir tüccar 1850'lerde Orta Asya'da ticaret yaparken,Tatar Bifteğini yemiş,beğenmiş ve bunu ülkesine dönüp,Hamburg'a ait anlamına gelen Hamburger adıyla üretmiştir.
Sahip çıkmadığımız,kanıksayıp önemsemediğimiz lezzetlerimiz başka kültürler tarafından sahiplenilmektedir.
KAYNAKLAR:
http://www.mengenpostasi.com/
http://www.samsunmubadele.org.tr/k_sofra.asp
http://www.kultur.gov.tr/TR/BelgeGoster.aspx?F6E1 ...94874238F9
http://www.makturk.com/index.php
http://www.kultur.gov.tr/TR/BelgeGoster.aspx?F6E1 ...C95EA48079
http://www.ramazanbingol.com/index_x.asp?pgs=24


En son Alev06 tarafından Sal 19 Hzr 2007, 11:56 tarihinde değiştirildi, toplamda 2 kere değiştirildi


eminem.t
7 yıl önce - Sal 19 Hzr 2007, 12:30

Alıntı:
Bildigim kadariyla kuskus kuzey afrika menseili bir yemek. Berberilerindi sanirim


Kuskus kelime olarak Berberice kökenlidir. Kuzey Afrika nın geleneksel yemeğidir.Bizde olduğu gibi pilavı yapıldığından başka özellikle Fas ve Tunusda çorbalarda da sıkça kullanılır.


Zafer

7 yıl önce - Sal 19 Hzr 2007, 12:39

"Türk Mutfağının Dünya YEmekleri Arasındaki Yerini Sağlamlaştırmak İçin Ne Yapabiliriz"

* Geniş kapsamlı ve çeşitli dillerde basılmış turizm açısından uygun görülen her noktaya ücretsiz dağıtılmak üzere bırakılacak bir Türk Mutfağı tanıtıcı kitap basılması.

* Öncelikle yabancı turistlerin konakladığı otel ve ziyaret ettikleri yerlerdeki yiyecek ihtiyaçlarını giderecekleri yerlerde Türk Mutfağını sunarken malzemeden çalmadan ve sabit bir yemekte ısrar etmeden geleneksel yemeklerimizi sunmaları icab eder.

* Türk kültürü ve mutfağı konulu fuarlar düzenlenebilir.

* Türk Mutfağının etten ibaret olmadığını, et ile yapılan yemeklerimizinde kebabdan ibaret olmadığı belirtilir.

sizlerde madde ekleyebilirsiniz..


cevap yaz
(üye olmadan da mesaj yazabilirsiniz)
Ana Sayfa -> HABERLER ve SOHBET