1 milyon Türkiye fotoğrafı
|
 |
CEMALİ
16 yıl önce - Sal 05 Hzr 2007, 23:05
kendimizi ne kadar tanıyoruz?
sevgili arkadaşlar bazen kibirli, bazen dalgalı, bazen parçalı bulutlu, kimi zaman güneşli olduğumuz günleri acaba neye borçluyuz güzel günlerimiz bize bir armağan mıdır, gezegenlerin çekimimidir, yoksa kendi elimizde midir? Kötü günlerimizde dimağımızı ne kadar kullanabiliyoruz beynimize hakimmiyiz sizce karamsarlıklardan kendimizi kurtarabiliyormuyuz? Son zamanların en büyük hastalığı ve kişisel kişilik geliştirme kitaplarının arttığı şu günlerde neden bu kadar bu kitaplara ihtiyaç duyuyoruz aradığımız bilgi içimizde değil mi?
sevgili arkadaşlar bazen kibirli, bazen dalgalı, bazen parçalı bulutlu, kimi zaman güneşli olduğumuz günleri acaba neye borçluyuz güzel günlerimiz bize bir armağan mıdır, gezegenlerin çekimimidir, yoksa kendi elimizde midir? Kötü günlerimizde dimağımızı ne kadar kullanabiliyoruz beynimize hakimmiyiz sizce karamsarlıklardan kendimizi kurtarabiliyormuyuz? Son zamanların en büyük hastalığı ve kişisel kişilik geliştirme kitaplarının arttığı şu günlerde neden bu kadar bu kitaplara ihtiyaç duyuyoruz aradığımız bilgi içimizde değil mi?
Düşünceme göre kendimizi iyi hissetmememizin sebebi günün olağan akışından içimizdeki dünyayı keşfedememekten kaynaklanıyor. İçimizdeki dünya ufak şeylerden mutlu olduğumuz, hatırlayarak cesaretimizi ve dikkatimizi toplamamızı sağlayan yaşanmış örnekler bütünü. Eğer gerçekten çözemediğim bir durum olursa o gün eğerki konuşarak birini inciteceğimi hissediyorsam kabuğuma çekilirim ve tekrar neşeli halime dönmeyi beklerim böylece hem kendime hemde çevreme yararım olur diye düşünüyorum.
CEM HOŞGÖR...
En son CEMALİ tarafından Sal 05 Hzr 2007, 23:50 tarihinde değiştirildi, toplamda 1 kere değiştirildi
|
 |
Rabia Çelik
16 yıl önce - Sal 05 Hzr 2007, 23:47
İnsan yıllar geçtikçe biraz daha kendini tanıyor. Hergeçen gün zevklerinizi, bakış açınızı değiştiriyor. En sonunda tabi birşeyler oturuyor insanın kişiliğine. Birşeyler de değişip,gelişebiliyor. Ben çiçek yetiştirmekten çok hoşlanırım mesela. Sinirliysem, üzgünsem onlarla ilgilenirim. Böylece sakinleşirim biraz daha. Mesela bu huyum heralde ölene kadar değişmez. Ama bazen hayata bakış açım değişir. Hayat her zaman mutluluklarla da dolu değil, hüzünlerle de. Bu ikisini birbirinden ayırmadan içime sindirmeye ve yaşadıklarımdan birşeyler öğrenerek daha fazla yaşamdan zevk almaya çalışırım. Ama önümde daha uzun bir yol olduğunu düşünüyorum. Her geçen sene insana daha fazla şeyler öğretiyor. Olgunlaşmak dedikleri bu olsa gerek.
|
 |
|
ANA SAYFA -> HABERLER ve SOHBET
|