1 milyon Türkiye fotoğrafı
|
 |
umut88
16 yıl önce - Pzr 03 Hzr 2007, 18:37
Afrodisias Müzesi'nde Skandal!!
Sadece o kaldı!..
60 yıldır denetlenmediği ortaya çıkan Afrodisias Müzesi?nde pek çok tarihi eser kayıp
Aydın Afrodisias Müzesi?nde Helenistik, Roma ve Osmanlı dönemine ait 141 adet altın sikkenin çalınmasının ardından başlayan soruşturmada tarihi bir ihmal ortaya çıkarıldı.
Olayla ilgili suç duyurusu dahil her türlü girişimde bulunduğunu kaydeden Kültür ve Turizm Bakanı Atilla Koç, ?Afrodisias müzesindeki olaydan sonra bir de baktık ki müze tam 60 yıldır denetlenmemiş. Türkiye?de 90 tane müze var; normalde her müzenin 3 yılda bir denetlenmesi gerekiyor? dedi.
Geçtiğimiz yıl Uşak Müzesi?nde Karun Hazineleri?ne ait Kanatlı Denizatı Broşu?nun çalınmasından sonra, Afrodisias Müzesi?ndeki hırsızlık olayı şok etkisi yarattı. 140 bin adet tarihi altın sikkenin bulunması için Interpol ve emniyet birimleri alarma geçirilirken, olay hakkında idari soruşturma için de düğmeye basıldı.
Çalınan tarihi eserlerin halen yurt içinde olduğunu kaydeden Kültün Bakanı Koç, eserlerin en kısa sürede ele geçirilmesi için her türlü çalışmanın yapıldığını kaydetti. Koç, ?İçerden birileri mi var, ihmal mi var tüm bunlar yapılan soruşturma sonucunda ortaya çıkacak? dedi.
Envanter çıkartılıyor
Bugüne kadar Türkiye?deki müzelerdeki tarihi eserlerin envanterinin bulunmadığını kaydeden Bakan Koç, ?Biz gelir gelmez envanter çalışmasını başlattık. Türkiye?nin tüm müzeleri tarandı ve şu anda envanterleri çıkarıldı. Yaptığımız çalışma sonucunda Türkiye?deki 90 müzede kayıt altına aldığımız tarihi eser sayısını şu anda 150 bin olarak karşımıza çıktı. Ancak bu net rakam değil. Çalışmanın tamamlanmasıyla gerçek rakam ortaya çıkacaktır? dedi.
Topkapı Müzesi?nde 30 yıl önce 300 kişinin çalıştığını anımsatan Koç, ?Bugün 30 kişi çalışıyor. Her türlü skandal yaşanabilir. Hangi müzeye elimizi atsak maalesef bu tür olaylarla karşılaşıyoruz. Sorun personel sıkıntısından kaynaklanıyor. Personel açığının bir an önce giderilmesi gerek? diye konuştu.
Öte yandan, 2005 yılı kasım ayında Afrodisias Antik Kenti yakınlarında Roma dönemine ait oda mezarında kaçak kazı yaparken yakalanan 9 kişiden 4?ü tutuklanırken, 2006 yılı eylül ayında gece yine aynı yerde kazı yapan 3 kişi yakalanmıştı. Meydana gelen bir başka olayda ise, Roma dönemine ait olan ve M.S. 5. yüzyılda Afrodisias Heykeltıraşlık Okulu?nda yapıldığı belirlenen bir lahiti 95 bin dolar karşılığında satmak isteyen 2 kişi yakalanarak gözaltına alınmıştı.[/i]
http://www.gazeteyenigun.com.tr/icerik.asp?page=i ...;nID=13778
Çok üzücü haberler Afrodisias, çok değerli bir antik kenttir. Hele ki müzesi, Türkiye'nin en çok eser barındıran müzelerinden biriydi. Biz bir de yurtdışındakileri ülkemize geri getirmeye çalışıyoruz, önce elimizdekileri koruyabilsek... Umarım bulunur çalınan eserler.
|
 |
Tolgaryus
16 yıl önce - Pzr 03 Hzr 2007, 20:38
Kadro sıkıntısı yıllardır var.Müzeler soyuluyor,eserler kaçırılıyor ve herkes izliyor.Atilla Koç devlet bünyesindeki bir çok birimde şişen personelin de farkındadır umarım.Optimum bile kullanılamayan bir memur ordusu var,ama müzelerde kadro yetersiz.Olmadık yerlere yerleştirilen personel karşılık müzeler boş.Bir çok müzede bir çok bölüm kadro yetersizliğinden kapalı,koruma Hak getire.Umarım Atilla Koç bahsettiği evanteri bitirir,kadroları arttırabilir.
|
 |
hasan hakan
16 yıl önce - Pzr 03 Hzr 2007, 22:24
Daha öncede belirtmştim. Osman Hamdi bey zamanında Lübnan'dan gelen sandıkları 1983 senesinde açmaya başlamıştık. O zaman onların fotoğraflarını çekip envantere kaydediyorduk. Bir çok eserin envanterinin olmaması, envantere kayıtlı olanlarında fotoğrafl olmaması bir takım yer değiştime metoduyla çalınmıştı.
Hakkında soruşturma açılmamış müze müdür yok gibi. Depolar ağzına kadar eser dolu. Hangi biri sergilenecek? Hangi biri restoe ediecek? Kadrolar yetersiz. Müze ve kazı ödenekleri komik.
Depolarda atılacağına, çalınacağına toprak altnda kalsın daha iyi
|
 |
Hacegan
16 yıl önce - Pts 04 Hzr 2007, 01:20
KOÇ'um benim.
Birileri bilginin eksik yada gereksiz olduğunu yazmış. Herşey heryerde yazılmaz ya canım biraz da insanın beynini çalıştırıp bazı şeyleri hissetmesi lazım. İnternette biraz dolaşıversinler.
En son Hacegan tarafından Pts 04 Hzr 2007, 19:54 tarihinde değiştirildi, toplamda 1 kere değiştirildi
|
 |
Alev06
16 yıl önce - Pts 04 Hzr 2007, 20:26
Afrodisias Aydın'ın Karacasu ilçesi yakınlarında bir antik kenttir.Aydın’ın Karacasu İlçesi, Geyre Beldesi’nde denizden 600 metre yüksekte bir platoda yer alan Karya’nın en önemli şehri. Oldukça iyi korunmuş olarak günümüze gelebilmiş. Tetraplon (Kentin giriş kapısı), Statyum, Odeion, Agora, Hadriyan Hamamları, tiyatro en önemli parçalarını oluşturuyor. Kent heykeltıraş okulu ve heykelleri ile ünlü. Doğusundaki mavi ve beyaz mermer ocakları, heykel okullarının Afrodisias’ta kurulma nedeni olarak gösteriliyor. Ören yerinde ve müzede, Roma, Bizans ve Erken İslami Devir eserlerini görmek mümkün. Tanrıça Afrodit adına kurulmuştur.Bizans dönemine değin (M.Ö. 2800 - M.S. 220) büyük bir yerleşim merkeziydi.M.S. III. yüzyılın sonlarında Aphrodisias Roma İmparatorluğunun Karia Eyaletinin başkenti oldu. M.S.IV. yüzyılın ortalarında da kentin etrafı surla çevrildi. M.S. VI. yüzyıldan itibaren bayındır halini ve önemini kaybetmeye başladı. Aphrodithe Tapınağı kiliseye dönüştürüldü. Küçük bir kasabaya dönen kent XII. yüzyılda tamamen terk edilmiştir.Kentin tarih boyunca aldığı isimler:
Lelegonpolis
Megapolis
Ninoi
Aphrodisias
Kayra
Geyre'dir...
İlk Aphrodisias’a gelip, çizen ve yazıtların kopyalarını alanlar, 1835’te Charles texier ve Dilettanti Derneği (İngiliz) üyeleridir.
1961 yılında Newyork Üniversitesi tarafından başlatılan kazılar günümüzde de sürdürülmektedir.
Arkeolojik kazılarda Afrodit tapınağı, odeon, stadium ve agorası, hamamları gün ışığına çıkarılmıştır. Afrodisias, İlkçağ'da önemli bir heykel yapım merkezi olarak tanınmıştır. Anadolu antik kentleri içinde Afrodisias'ın stadyumu iyi korunmuş stadyumlar arasındadır. Afrodisias Müzesi, Türkiye'nin en güzel sanat eserlerine sahip müzelerinden biridir.Afrodisias Müzesi genellikle Aphrodisias antik kenti kazılarından çıkarılan eserlerin sergilendiği lokal bir müze durumundadır.Eserlerin çoğunluğunu heykeller oluşturmaktadır. Aphrodisias'ta M.Ö. I.yüzyıl ile M.S. V. yüzyıllar arasında çok nitelikli eser veren bir heykeltıraşlık okulunun varlığı bilinmektedir. Müzede, M.Ö. 5000 den beri Aphrodisias'ta iskan olduğunu belgeleyen Pekmez Tepe ve Akropol Tepe buluntuları olan Prehistorik eserler, sikkeler ve heykeller sergilenmektedir.
Gün geçmiyor ki müzelerimizden böyle üzücü haberler geliyor.Kültür Bakanlığı müfettişleri, Aydın Afrodisias Müzesi'nde büyük bir hırsızlık olayı tespit etti. İhbar üzerine harekete geçen müfettişler, Helenistik, Roma ve Osmanlı dönemine ait 141 adet altın sikkenin çalındığını belirledi. Paha biçilemeyen sikkeler için emniyet güçleri ve İnterpol devreye girdi. Altı ay önce Side Müzesi'nden sürgün olarak Afrodisias Müzesi'ne görevlendirilen arkeolog Yıldırım Turan'a teslim edilen sikkeler, geçtiğimiz hafta müfettişlerin yaptığı sayımda bulunamadı. Hemen açığa alınan Yıldırım Turan, ilk ifadesinde zimmetinde bulunan sikkelerin nerede olduğunu bilmediğini söyledi. Sikkeleri müzede göreve başladığı 2006 Ağustos'unda teslim alan Turan, eserlerin çalınmış olabileceğini belirtiyor.Afrodisias Müzesi'ndeki sayım işlemleri sırasında kayboldukları anlaşılan Helenistik, Roma ve Osmanlı dönemine ait 140 altın ve 1 adet gümüş sikkenin 8 yıl önce Karacasu ilçe merkezindeki bir kanalizasyon kazısı sırasında bulunduğu öğrenildi. Osmanlı padişahları Abdülhamit, Abdülaziz ve İngiltere Kraliçesi Viktorya dönemlerine ait olduğu tespit edilen bu 141 parça sikkenin 8 yıl önce Afrodisias Müzesine getirilerek, envanter kayıtlarına alınmıştı.Afrodisiasa müzesinde daha önce de soygun olmuş,27 Eylül 2006 tarihinde Afrodisias ören yerinde 1984 yılında dönemin kazı başkanı merhum Prof. Dr. Kenan Erim tarafından gün ışığına çıkarılan friz bloklarından 3'ü 1989 yılında çalınmıştı. 3 eser,geçtiğimiz yıllarda Avrupa'daki değişik ülkelerden getirilerek 17 yıl aradan sonra törenle Afrodisias Müzesi'ne teslim edilmişti.Dünyada uyuşturucu ve silahtan sonra en büyük üçüncü illegal pazarı sanat ve antika eser kaçakçılığının oluşturmaktadır.Yani milyarlarca dolarlık bir kaçakçılık pazarından söz ediliyor. Türkiye, tarihi eser kaçakçılığından en büyük zarar gören ülkelerden biri. Uluslararası davalar açtı. Hâlâ çok çok değerli tarihi zenginlikleri, kaçakçılar, istismar edilen kazılar yoluyla kaçırılmış durumda. Hâlâ da kaçırılıyor, yağmalanıyor.Türkiye'deki yasadışı tarihi eser piyasasının yıllık 30 ila 50 milyon dolar arasında olduğubiliniyor.Tarihi eser kaçakçılığının en önemli nedenleri olarak 'kültür varlıklarını koruma bilincinin eksikliği', mevcut 'yasaların caydırıcılıktan uzak' olmasıdır.İyi eserlerin tümü yurtdışına çıkıyor. Kalanlar da yerli koleksiyonculara gidiyor"
En büyük sorun kaliteli personel yetersizliğidir.Ancak sayın bakan Atilla Koç'un bundan şikayet etmeye hakkı yoktur.Çünkü sayın bakanın dönemindeKültür ve Turizm Bakanlığı, ''müzelerdeki malları depolayan ayniyat saymanlarının müze müdürü olmalarına olanak sağlayacak'' bir uygulama getirdi. Sınavla ayrıca müze müdürü olmak için yeterli özellikleri taşımayan ''basma yazı ve resimleri derleme müdür yardımcısı'' ile ''koruma ve güvenlik şefi'' de müze müdürü olabilir dendi.Oysa kanun açıktı: 2005 tarihli yönetmeliğin müze müdürü olacaklarda aranan şartları içeren 7. maddesi şöyle: ''Müze müdürü, üniversitelerin dört yıllık eğitim veren arkeoloji, prehistorya, sanat tarihi, etnoloji, antropoloji, Sümeroloji, Hititoloji, klasik filoloji, klasik Şark dilleri, tarih bölümlerinden mezun olan ve en az 2 yılı bakanlıkta olmak üzere toplam 8 yıl devlet memurluğu yapanlar arasından bakanlıkça atanır.''
Türkiye'de 100'e yakın müze var. Bunlara bağlı 90 birimle birlikte bu rakam 190'a ulaşıyor. Toplam eser sayısının 3 milyonu bulduğu müzelerde sadece 1.585 personel görev yapıyor. Yani bir uzman, yaklaşık 20 bin eserin koruması, bakımı ve bu eserlerle ilgili bilimsel çalışma yapmaktan sorumlu. Yaşanan skandalların en büyük sebebi personel yetersizliği. Amerika'daki Metropolitan Müzesi'nde 1.500 uzman çalıştığı göz önüne alınırsa Türkiye'deki durumun vahameti daha iyi anlaşılır. Müzelere 1998-2005 yılları arasında 67 kişi alınmış. Sadece 2006 yılında ise 700 personel müzelere kazandırılmıştır.Bunların uzmanlıkları tartışılır durumdadır.Yaptıkları atamalar sadece kendi kadrolarına yer açmaktan ibarettir,eserlerin korunması ya da emin ellere bırakılması ne yazık ki önemli değildir.Acil olarak bir arkeoloji politikası belirlenmeli ve bu ülke politikası olmalı,hükümetlere göre değişmemelidir.
|
 |
hasan hakan
16 yıl önce - Pts 04 Hzr 2007, 20:47
Selam sevgili meslektaşım.
Meslektaşları burda görmek güzel. Ege klasik 86 mezunuyum.
Arkeoloji adına burda brşey yapalım diyeceğm ama cesaretim yok Çünkü bitirdikden sonra mesleği yapmadım. Yani sadece mezunum. Ama arkadaşlarımın çoğu şuan hoca.
Selam ve saygılar
En son hasan hakan tarafından Pts 04 Hzr 2007, 20:50 tarihinde değiştirildi, toplamda 1 kere değiştirildi
|
 |
serkan salman
8 yıl önce - Çrş 10 Eyl 2014, 22:23
Her yerde kamera vardı. Sırt çantalarını özel bir yere bırakmak durumunda kaldık. Çok sıkı güvenlik vardı. Sanırım bunca yıl sonra ders çıkarmışız. Güvenlik önlemleri had safhadaydı.
|
 |
Erol Gündüz
1 yıl önce - Prş 16 Arl 2021, 08:07
(+)
|
 |
|
ANA SAYFA -> HABERLER ve SOHBET
|