Ana Sayfa 1 milyon Türkiye fotoğrafı
M.Ali Sade
12 yıl önce - Pts 28 May 2007, 18:37
Karsan Tarafından ABD için Üretilecek Taksiler ve Bu Konudaki İlginç Bir Yorum...


Karsan tarafından ABD'de kullanılacak taksilerin üretimlerinin yapılacağı haberleri gazetelerde yer almıştı.

Bu konuda Hürriyet Gazetesi'nden Hadi Uluengin'in dün yayınlanan bir yazısını sizin yorumlarımız için aşağıya çıkarıyorum.


Alıntı:
Taksici gözüyle


Eski bir profesyonel olarak alıcı gözüyle baktım ve "beğenmedum evladum" ki, eğer ez káza New York’ta şoförlüğe yeniden başlayacak olsaydım, böylesine sákil bir taksinin direksiyonuna oturmak istemezdim.

Taksi deyince akan sular durur. Kimse de elime su dökemez. Evet evet, sanmıyorum ki şu Türk basınında bu konuya ilişkin benden daha çok ve daha kıvrak kalem oynatmak hak ve seláhiyetine sahip tek bir gazeteci bulunsun.

O halde, "döktürebilirim" (!).

Öyle tabii, çünkü şaka değil, velev ki ecnebi memlekette ve otuz küsur yıl önce olmuş olsun, ekmeği aslanın ağzından kaptığım o çıraklık döneminde ve aşağı yukarı üç sene boyunca, profesyonel kimlikle direksiyon tutmuşluğum var.

Dolayısıyla da, işin ıcığını ve cıcığını hakkıyla bilirim.

Zaten, yukarıdaki zenaatimi dobra dobra ve de iftiharla açıkladığım için, bunu bana "silah" olarak kullanmaya kalkışanlar bile çıkmıştı.

Örneğin, burnundan kıl aldırmayan Hilmi Yavuz, benim gibi biçáre bir şoför bozuntusu haddini bilmeyip manyak ve totaliter filozof Louis Althusser’e láf dokundurmak cüretkárlığına yeltenince, "Efendi efendi, felsefe kim, sen kim? Boyundan büyük işlere kalkışma ve de taksimetreni ayarla" türünden sözlerle kulunuzu bir güzel haşlamıştı.

Eh n’apalım, boynum kıldan ince, o halde yine eski mesleğime ilişkin bir konuya değineceğim.

KÖŞELİ DİZAYNA KARŞIYIM

O da şu ki, "Karsan" firması tarafından ABD için üretilecek olan ve geçen hafta tanıtımı yapılan taksileri beğenmedim. Zerre kadar beğenmedim.

Háttá öyle ki, geçmişte Groucho Marx’ın o harikuláde filmlerini Türkçe’ye bir o kadar harikuláde Ermeni şivesiyle ve "Arşak Palabıyıkyan" adı altında adapte eden Ferdi Tayfur olsaydım, aynı şiveyi kullanarak otomobilin tasarımcısına "beğenmedum evladum" derdim.

Ancak bunu söylerken, ilkin bir parantez açmam gerekiyor.

Sanılmasın ki, "Karsan"ın Yeni Dünya’ya ihraç edeceği taksileri beğenmemem, görgüsüz ve şımarık bir züppelikle onlara "yerli malı" diye burun kıvırmamdan kaynaklanıyor.

Asla ve haşa! Tam tersine!

Evet tabii ki milliyetçi değilim ama sonsuz bir yurtseverim ve dolayısıyla da, fi tarihinde "montaj sanayii" diye küçümsenen Türk otomotiv sektörünün nereden nerelere geldiğini ve Türkiye’nin bugün Avrupa’nın en belli başlı binek ve yük vasıtası ihracatçıları arasına girdiğini gördükçe, koltuklarım kabarıyor.

Hele hele, ABD gibi bir "baba" devletin dahi taksi ihtiyacını karşılayacak seviyeye ulaşmış olmak beni daha da çok böbürlendiriyor.

Üstelik dediğim gibi, gazetede fotoğraflarında gördüğüm kadarıyla, ben söz konusu taşıtların tasarımına, yani harici manzarasına itiraz ediyorum.

Zaten de adamakıllı bilmiyorum ama, motor hacmine, müşteri kapasitesine, bagaj genişliğine, özürlü girişine, manevra kábiliyetine falan öyle ukalaca bir eleştiri getirmiyorum.

Yakındığım noktayı, Londra taksilerinden kopya edildiği göz çıkartan fakat "İngiliz asaleti"nin eline su dökemeyecek ölçüde sakálet arzeden o köşeli, o açılı, o kareli dizayn oluşturuyor.

ÇİRKİN ÇİRKİNDİR

Oysa şunu da tahmin ediyorum ki, eh iç pazarda tekel ve dış zevksizlikte şampiyon bir TCDD’nin Eskişehir fabrikasında ürettiği o gudubet lokomotifler ve o kaknem vagonlar değil ya, yukarıdaki dizayn büyük ihtimalle sırf Türk mühendisler tarafından çizilmemiştir.

Sanırım, potansiyel müşteri durumundaki devletlerin tasarımcılarıyla birlikte ortak bir proje masası oluşturulmuş ve hatlar da uzun çalışmalardan sonra belirlenmiştir.

Ve yine tahmin ediyorum ki, o köşelilik, o açılılık, o karelilik, preslerin kolay çalışması ve parçaların çabuk değiştirilmesi için, pratik bir kaygıyla öyle saptanmıştır.

Eh n’apim yani, bütün bu pratik kaygılar zerre kadar umurumda değil!

Çirkin çirkindir ve dolayısıyla da, beğenmedim.

Eski bir profesyonel olarak alıcı gözüyle baktım ve "beğenmedum evladum" ki, eğer ez káza New York’ta şoförlüğe yeniden başlayacak olsaydım, böylesine sákil bir taksinin direksiyonuna oturmak istemezdim.

Zaten, oturduktan sonra yine "haddini bilmezlik" edip bu defa da Hegel veya Lukacs’tan dem vurarak estetik hakkında iki çift laf söylemeye yeltenseydim, Hilmi Yavuz da derhal "sen sus, o gudubet taksi ne, estetik kıstas ne" diye yine kalayı basardı ki, tabii yerden göğe kadar haklı olurdu.

Şoför efendi, işte aldın mı ağzının payını!


Herkese selamlar...


asan70
12 yıl önce - Çrş 30 May 2007, 21:13

Bu eleştirilen aracın bir sürü benzeri var satılıyor,fuarlarda sergileniyor;

Nissan Cube,Otti
Daihatsu Materia
Honda Element,Zest,Stepbus
Toyota Scion
Dodge Nitro

Araç araçtır.Megane hathback ta şekli ben dahil pek çok kişinin hoşuna gitmiyo ama satılıyor.
Kaldıki bu araç üretilince insanımız ekmek yiyecek .Hatta İngilterde ki
ünlü Londra taksilerini Karsan Çinlilere son anada kaçırmış..

Hizmet hizmettir,Yerli üretim de harika bi şeydir..
Artık araçlarda  tasarım ,motor ve diğer unsurlar birbirine benziyor..


En son asan70 tarafından Prş 31 May 2007, 00:46 tarihinde değiştirildi, toplamda 1 kere değiştirildi


Ufuk Şanver

12 yıl önce - Çrş 30 May 2007, 21:52

Taksilerle ilgili olarak değil ama yazısında trenlere sataştığı için ben de kendisine aşağıdaki cevabı gönderdiydim.

Alıntı:
Baslik:27 Mayis Pazar günkü yaziniz üzerine
                                                                                                        Tarih:28/05/ 2007

Sayin Hadi Uluengin beyefendi,

Taksilerle yazdiginiz mesajda hic alakasi olmamasina ragmen ne yapip edip el eltindan TCDD üzerine olumsuz bir intiba birakma,camur at izi kalsin anlayisiyla yazdiginiz asagida da yer verdigim paragrafinizi esefle kiniyorum.

"Oysa şunu da tahmin ediyorum ki, eh iç pazarda tekel ve dış; zevksizlikte şampiyon bir TCDD’nin Eskişehir fabrikasında ürettiği o gudubet lokomotifler ve o kaknem vagonlar değil ya, yukarıdaki dizayn büyük ihtimalle sırf Türk mühendisler tarafından çizilmemiştir. "

Simdi yazdiginiz paragrafi ele alalim

TCDD nin Eskisehir fabrikasi diye bahsettiginiz TÜLOMSAS üretilen lokomotiflerin büyük cogunlugu "General Motors,Toshiba, ALSTOM-MTE, ..."  gibi alaninda kendini ispatlamis
büyük kuruluslarin lisansi ile üretilmektedir. yani sadece TCDD sebekesinde kullanilan araclar degildir.

sizin dediginiz mantiktan yola cikarsak dünyadaki lomotiflerin yaklasik 2/3 ünün gudubet"
yani "Yüzüne bakýlmayacak kadar sevimsiz ve çirkin." oldugunu gösterrir ki bu da bizi iki sonuca götürür:-Ya bilgisizsiniz, ya da demiryolu düsmanisiniz.
kaldi ki TÜLOMSAS  Referans gazetesinin sanayi kuruluslarina verdigi "Hizli Balik 2006"ödülünü kazandigini da hatirlatmak isterim.

Bir de yazinizda bahsettiginiz kaknem vagon durumu var tabii.Birincisi TÜLOMSAS ta sadece
lokomotif ve yük vagonu imalati yapilmaktadir. yük vagonlarinda da estetik degil islevsellik dünyanin her yerinde ön plandadir.Bana sizin tabirinizle kaknem yani
"1 .     Çirkin, huysuz:
2 .     Kuru, sýska.           "
olan veya olmayan yük vagonu örnegi verirseniz sevinirim.Sizin yaptiginiz kaknem sözcüklerle
TCDD yi karalama calismasindan baska bir sey degildir.

Eger ki yolcu vagonlarindan bahsediyorsaniz bu vagonlar TCDD nin bagli istiraki olan Adapazari nda yerlesik TÜVASAS fabrikasinda üretilmektedir. Ayrica bu vagonlarin kaknem yani çirkin,huysuz ; kuru sýska oldugunu da neye dayanarak iddia etmektesiniz bilememekteyim.
Bir kere gabari acisindan bu vagonlarin kaknem oldugunu düsünyorsaniz sunu söyleyeyim;bu vagonlarin gabarisi UIC(Uluslararasi Demiryolu Birligi) standartlarina uygundur.Yani kuru,sýska anlaminda bu vagonlar kesinlikle kaknem degildir.
Bu vagonlar son derece ergonmik bir tasarima sahip olup,Türk iscisinin ,Türk Teknisyenin ve Türk Mühendisinin nereden nereye gelmis oldugunun son derece acik bir göstergesidir.Çirkin olmadiklari gibi yanlis kullanmdan kaynaklanan ufak sebepler haric olmak üzere pek bir huysuzluklari da yoktur.

Ayrica paragrafinizin icinde TCDD yi yipratmanin yani sira Türk Mühendislerine imali bir satasmada bulundugunuzu anlamamak mümkün degil.Bunu da ülkemiz insaninin gururu Türk Mühendislerine yapilmis bir hakaret olarak algiliyor ve sizin bu düsüncenizi de protesto ediyorum.


Sonuc olarak;yukarida da yer verdigim paragrafinizda ki amacinizin gündelik hayatta çok fazla kullanmadigimiz sözcükler kullanarak
gudubet  suratlar üzerinde tebessüm birakmaya yönelik ucuz ve kaknem bir kalemsörlük örnegi olarak görüyor ve maalesef size saygilarimi sunamiyorum.

Ufuk Sanver

Ögrenci-Kocaeli Üniversitesi




ahmetsever
8 yıl önce - Sal 03 May 2011, 16:54

Alıntı:
Türk taksisi New York'ta kaybetti
Karsan'ın da katıldığı New York taksi ihalesini Nissan kazandı.

NEW YORK - New York taksi ihalesini Türkler kaybetti.

Reuters'in New York Daily News'e dayandırdığı habere göre, ihaleyi Japon Nissan firmasının kazandığı açıklandı.

İhalede Karsan, ABD'li Ford ve Japon Nissan yarışıyordu.

ABD'li New York Times gazetesi dün, Karsan'ın New York şehri tarafından açılan ve şehirde kullanılacak yeni taksinin belirleneceği ihaleden elendiğini duyurmuştu.

1 MİLYAR DOLARLIK İHALE
İhaleyi kazanan Nissan 10 yıl boyunca New York'a taksi modeli üretecek. Anlaşmanın değeri 1 milyar doları aşıyor.
http://www.ntvmsnbc.com/id/25208701/


Karsan ihaleyi kaybettiğine göre artık bu konu başlığının bir anlamı kalmadı, kilitlenmesi uygun olur düşüncesindeyim.


BAHTIYAR EYÜP
8 yıl önce - Sal 03 May 2011, 17:11

KÖTÜ OLMUŞ, Keşke kazansaydı.

Fedaii
8 yıl önce - Sal 03 May 2011, 17:40

Kelin ilacı olsa başına sürerdi mantığı işler Amerikalılarda. Daha önce hiç denenmemiş bir aracı alıp New York taksisi yapmazlar.



ANA SAYFA -> ULAŞIM