Ben bugüne kadar burada pekçok belge açıkladım.Doğru bilinen yanlışların pekçok belgesini yayınladım.Bununla ilgili belge bulmam zor bir iş değil, sadece biraz zahmetli ve süre gerektiren bir iş.Ama olmayacak birşey değil.İsterseniz daha önce gönderdiğim belgelere bakınız.
Yanlış anlamayın ama daha önce yaptıklarınız bu tartışmayı ilgilendirmez. İddanızı destekleyen bir belgeyi açıklarsanız "haklıymışsınız" demeyi bilirim. Sabırlıyımdır beklerim merak etmeyin. Bu arada bende şartnamenin eksiksiz halini bulmaya çalışıp iddanızı araştırmaya devam ederim.
AŞTİ-Söğütözü bağlantı tüneli yapılmıştır.Fiziki ilerleme oranı %100'dür.Sadece elektro-mekanik işleri yapılmamıştır.Söğütözü Kongre Merkezi inşaatı üzerindeki yürütmeyi durdurma kararı olduğu için istasyon yapılamamaktadır.780 metrelik tünel bitirilmiş ancak mahkeme nedeniyle istasyon yapılamadığı için hizmete girememiştir.Söğütözü K.M. ile ilgili hukuki süreç tamamlanabilirse S.K.M. inşaatı tamamlanacak ve bu uzatma hattı hizmete girecektir.Bu hattın hizmete girememesinin nedeni Çankaya Belediyesi ve bazı meslek odalarının açtığı davalardır.
demiş.
Peki ben şimdi soruyorum:
1- Söğütözü Kongre Merkezi ile Söğütözü İstasyonu arasındaki bağlantı nedir? Gördüğüm kadarıyla istasyonun çıkışı Kongre Merkezinin dışındadır. Metro gibi halkın ulaşımı için düşünülen bir projenin yapılmamasını Söğütözü Kongre Merkezinin inşaasının durdurulması ile bağdaştırılmasını doğru bulmuyorum. Bu sadece Söğütözü Kongre Merkezinin yapımını yasallaştırmaya dönük bir uygulama olarak karşımıza çıkmaktadır. Bu uygulama da halkı cezalandırmaktadır. Hattın hizmete girmemesini açılan davalara bağlamak da ancak bunun sonucudur.
2- İstasyonun yapılmış mıdır yoksa yapılmamış mıdır. Yukarıdaki mesajdan istasyonun yapılmadığı belirtilese de Büyükşehir Belediyesinin sitesindeki fotoğraflardan istasyonun bilet gişelerine kadar bitirildiği anlaşılmaktadır. 23.06.2008 tarihli mesajımda da http://wowturkey.com/forum/viewtopic.php?p=849416#849416 bu konuya değinmiş hatta istasyonun fotoğraflarının vermiştim. Şimdi tekrar veriyorum.
Fotoğrafın altındaki tarihte 31.05.2006 yazıyor. Demek ki bu istasyon en azından 3 yıldır kullanıma hazır halde bekliyor. Ancak yanındaki çelik yığınının legalize hale getirilmesi maksadıyla malesef bir malzeme olarak kullanılıyor.
Umarım bu yanlışlıktan bir an önce dönülür, fotoğraflardaki gişeler insanlara bilet satmaya başlar...
Sayın Mehmet Burak bulduğunuz şey ihalenin teknik şartnamesi değildir, teklifler onlara göre hazırlanmamıştır.Bu konuda kesin bilgi edinebilmek için zamanında 2000 liraya satılan ve yüzlerce sayfadan oluşan ihale dökümanına ulaşmak lazım.İnternetten bulunacak belgelerle bu konu sağlıklı olarak anlaşılamaz.
Sayın Selçuk Dinçsoy altta istasyon hazır ama yukardaki inşaat bitmeden oranın faal olması imkansız.İstasyondan çıkınca bir inşaatın içine girmiş oluyorsunuz, hiç bir can güvenliğiniz yok.Böyle bir istasyon çalıştırılamaz.Oradaki istasyonun faaliyete girmesi için ya SKM bitmeli yada yıkılmalıdır.
Mobese sisteminin sözleşmesi imzalanmış... 400 gün içinde de bitirilecekmiş... Hayırlı olsun...
Alıntı:
Genişlemeye müsait bir sistem
İhaleye 6 firmanın katıldığını ve 28 milyon 800 bin lira ile Türk Telekomünikasyon A.Ş’nin verdiği teklifin “En uygun teklif” olarak değerlendirilerek ihaleyi kazandığını ifade eden Önal, şunları kaydetti: “Sistemde 354 adet sabit, 298 adet hareketli, 5 adet yüksek çözünürlüklü protatif kamera yer alıyor. 78 adet kamera 20 noktada hız ve kırmızı ışık ihlalleri, 19 adet kamera da 10 noktada hız ihlalleri ve 94 adet kamera da 20 noktada plaka tanımalarını tespit edecek. Statik bir yapıya sahip olmayıp, genişlemeye müsait olarak tasarlanan sistem için Türk Telekom’a ait mevcut 325 kilometre fiberoptik kablo hattına 47 kilometre daha eklenecek.”
Sayın Mehmet Burak bulduğunuz şey ihalenin teknik şartnamesi değildir, teklifler onlara göre hazırlanmamıştır.Bu konuda kesin bilgi edinebilmek için zamanında 2000 liraya satılan ve yüzlerce sayfadan oluşan ihale dökümanına ulaşmak lazım.İnternetten bulunacak belgelerle bu konu sağlıklı olarak anlaşılamaz.
Bu durumda siz neye dayanarak ihalenin kapsamında Ankaray hattının uzatılması olduğunu söylüyorsunuz?
Eskişehir Yolu gibi, belli saatlerde kapasitesinin üstünde yüke maruz kalan arterlerde ABD'de yapılan bir uygulamanın denenmesini öneriyorum.
Buna göre, Eskişehir Yolu'na katılımların birkaçında (Ümitköy tarafından katilim, Hacettepe Köprüsü'nden katılım, Bilkent Kavşağı'ndan katılım ve ODTÜ Kavşağı'ndan katılım) birer ışık konur, sadece pik saatlerde çalışan. Bu ışık 3-4 saniyede bir yeşil yanar, her yeşilde, kavşaktaki birikimi de gözeterek, 1 ya da 2 arabanin geçişine müsaade verilir. Böylece, Eskişehir Yolu'na kontrolsüz bir miktarda katılım önlenmiş olur.
ABD'de pek çok yerde yapılıyor bu uygulama.
Böyle bir uygulamanın pek yararı olmayacaktır çünkü o sistemle yola katılması geciktirilen şoförler denetim olmadığı için kaybettiği 3-4 saniyeyi 130-140km hız yapıp, makaslar atarak fazlasıyla telafi eder. Bu uygulama ancak Odtü kavşağındaki katılım için yapılabilir ama bu seferde Anadolu bulvarından Eskişehir yoluna çıkmak isteyen araçlar çok uzun bir kuyruk oluştururlar.
Eskişehir yolundaki sorunun asıl sebebi katılımlardan ziyade yolu terk eden araçlar ve yolun daralması. Sıkışma noktaları olan Odtü kavşağı, Mta önü ve Armada önünden sadece Odtü kavşağında yola katılım var. Mta'nın önünde hem yol daralıyor, hem otobüs durağı var hemde 100. yıl sapağına gidecek araçlar, otobüs durağından kalkan toplu taşıma araçları ve düz devam edecek araçlar büyük bir karmaşaya sebep oluyor. Yine aynı 3 sebep Armadanın önünde de tekrarlanarak yolun birde burada tıkanmasına sebep oluyor.
Eskişehir yolu'na koyulacak 20 kamera denetim yapmaya fazlasıyla yeter aslında. Ümitköy tarafından gelirken, Bilkent Kavşağı'na kadar 90, Dışişleri'ne kadar 80, oradan da Akay'a kadar da 70 km hiz sınırı konur (alt-üst geçitlerin olduğu bölgeler, buralar ekstra tehlike arzediyor), %10 toleransla, hiz sinirini aşanlarin plakalarına cezalar şakır şakır kesilirse, kimse hız yapamaz.
Umarım Mobese kameralarından birkaçı da Eskişehir Yolu'nda ve İstanbul Yolu'nda belirlenecek hiz limitlerine uyulmasini denetleyecek şekilde yerleştirilir.
Ve en önemlisi kameraları gece de çalıştıracak şekilde flaşların yerleştirilmesi. Çünkü geceleri hiz sinirlarina uyulduğu hiç vaki değil.
Ya şu mobese kameralarını derhal kursunlar ya da trafik denetimi yetkisini belediyelere biraksinlar.