kardeşim
1)benim bindiğim intouro da 8 kanal wardı markada blaupunttu ve 4 cekiodu
2)evet iskenderun 18:00 çıkışlı ben burdan çıkışını yazmışım özür dilerim
3)sen bana has turumu koruyosun ben eleştirimi yaparım ve yolculuğum bir felaketti birde orda yazmadım koltukta dimdik duruyor yatmıyor yani bozuk benim demek istediğim sitede tanıtıo aracını güzel baldır dayama kulaklık yatak koltuk ama bunların hepsi benim koltukta arızalıydı biraz açarsam
kulaklık kötü,koltuk yatmıo,baldır dayama yeri bozuk
4)günsaşa binseydim izmit'te incektim
5)jetlede gelseydim izmit'te incektim yani yalova'dan gecene binmicektim(ama doğru yalova seferi yok )
6)ikramlar ise böyle dünya çapında ödül almış bir firmaya yakışmıyor..
7)ve ben gölcüklüyüm iskenderun'u pek tanımıodum has turada intten araştırıp güvendim
tamam mı? gökhan 1300 kardeşim ve ben 15 yaşında biriyim yanlış yazabilirim olur
yanlışım olmuşsa senden özür dilerim(yanlış yazıda)
Kardeşin olacak yaşta değilim
Has Turizm'i korumak gibi bir niyetim yok,İskenderun-Hatay bölgesi firmaların hiç biri ile bağım yok
Blaupunkt ses sistemleri 8 kanal olarak dizayn edilir,ancak intourolarda bu 8 kanalın 4'ü aktif olur. Bindiğim hiç bir intouroda 8 kanallısına rastlamadım.
Günsas ve Jet'e de binmediğine göre konu kapsamı dışında tutalım.
Has,Dünya çapında ödül almadı,Rusyâ'da taşımacalık sektöründe "Altın At" ödülünü üst üste 3.kez aldı.Has'ın sloganında dünya kelimesinin geçmesi,Arabistan'dan Rusya'ya,Bulgaristan'a kadar seferleri olmasındandır.
İkramlar,bu segmentteki tüm firmalar ile hemen hemen aynıdır.
İnşallah başka seyahatlerinde hangi firma olursa olsun kusursuz araçlar denk gelir
İstanbul-Edirne arası sürekli gidip geliyorum. Sadece 2 tane firma var; Ulusoy ve Volkan-Metro. Ulusoy'un arabalarında koltukların geniş ve koltuk aralarının Mercedes ve Man lara göre daha açık olması Ulusoy u tercih etmemdeki tek sebep ama artık bundan da vazgeçeceğim çünkü otobüslerin eskiliği beni Diğer firmayı seçmeye zorluyor. Volkan-Metro ise arabalarını yeniledi ama ben daha çok koltuk rahatlığına önem veriyorum, dar ve rahatsız koltuklarda 3 saat geçirmek araba 2009 model olsada hoş olmuyor. Farz-ı misal salı günü Volkan-Metro Edirne-İstanbul arası yolculuk yaptım ve araba 2009 model Tourismo ydu ilk defa bindim bu araca, arabada ayak dayama yerlerinin olmamasını çok yadırgadım çünkü alışmışım bir kere 3 saat boyunca ayağımı nereye koyacağımı şaşırdım. Diyeceğim o ki 3. bir firma Edirne yoluna girsede hem bilet fiyatları ucuzlar hemde bu rekabetle Ulusoy unda arabaları yenilenmiş olur 1 yolcusunuda kaybetmemiş olurlar
Son zamanlarda gerek yenilediği otobüsleri, gerekse hizmet kalitesi açısından büyük bir sıçrama yaptığını düşündüğüm ama bir o kadar da yanıldığımı düşündüğüm İsmail Ayaz firması ile ilgili başımdan geçen bir konuya değineceğim.
13/10/2009 günü gece 23:30 seferiyle Marmarise gitmek için internet şubelerinden yer ve sefer süresi bilgileri aldım. İnternet sitesinde seyahat süresi 8,5 saat yazıyordu. Keza bileti aldığım terminaldeki arkadaş da 23:30 da kalkan otobüsün sabah saat 8:00 de Marmariste olacağını söyleyerek bana bileti kesti. Otobüs gece saat 23:30 da Eskişehirden hareket etti. Yol ve hava şartları gayet düzgün olduğu halde ve otobüste herhangi bir sorun ve arıza olmadığı halde araç saat sabah 7:50 de ancak Muğla'ya varabildi. Muğla, Marmaris arası yolun nasıl bir yol olduğunu bildiğimden Kaptan Şöförü uyarmak zorunda hissettim kendimi. Kaptan Şöförlükle ne kılık kıyafet bakımından, ne tavırları bakımından hiç de bağdaşmayan otobüs şöförü çok rahat ve istifini bozmadan 'ya anca falan' gibisinden laflarla beni geçiştirip otobüsünün sağına soluna bakmakla vaktini harcadı. Ayrıca Marmarise 9-10 km kala başladığı cep telefon görüşmesini Marmaris girişindeki ışıklara kadar aralıksız 10-15 dk sürdürdü.
Ben en geç 8:40 da Marmaris Feribot İskelesinde olmak zorundaydım. Saat 9:00 da kalkan Rodos Feribotuna bilet almıştım. Ama maalesef otobüsten ancak saat 8:48 de inebildim ve ben yine bir umut taksiye atlayıp limana gittiğimde herşey için çok geçti. Check in saat 8:45 de bitmiş ve gemi limandan ayrılmak üzereydi.
Yanan 75€ feribot paramamı yanayım, Rodostan bineceğim uçağın gününü değiştirdiğim için ödediğim 50€ cezaya mı yanayım, bir gece Marmariste otele verdiğim 100 tl ye mi yanayım, Marmariste geçirdiğim gereksiz bir günde harcadığım 150 tl ye mi yanayım. Kaybolan bir tatil günüme mi yanayım.
Bütün bunların bir sorumlusu olmalıydı. Uğradığım haksızlığın ve boşa giden 500 TL paramın hesabı birinden sorulmalıydı. Ben de İsmail Ayaz firmasının telefonlarını çevirdim. Bana göre sorumlu oradaydı. Ya bana yanlış bilgi verip bileti satan, ya da sefer saatlerine riayet etmeyen kaptan. Ama maalesef iki kere aramama rağmen ne bir geri dönen, ne bir arayıp özür dileyen, ne ilgi ne alaka.
Başta söylediğim gibi. Yenilenen otobüsler, cilalı ve gösterişli yazıhaneler, kaptanlar, çalışanlar. Hepsi boşmuş. Hizmet anlayışı değişmedikçe bunların hiçbir anlamı yokmuş.
Ben de elimin erdiği, gücümün yettiği yere kadar her yerde bana yapılan bu haksız muameleyi herkese duyaracağım. Tüketici derneklerinden tutun da internet ortamındaki bütün forum ve paylaşım sitelerinde konuyu anlatacağım. İnsanlar bu tür sorumsuz firmaları bilsinler ve benim gibi mağdur duruma düşmesinler. İsmail Ayaz işte böyle bir otobüs firması.
Diğer Anadolu illerindeyse daha çok yerel firmaları yeğlerim.Çünkü bazı büyük firmalar her yere otobüs yetiştirirken hizmet kalitesi ve personelin nezaketi gibi konuları maalesef atlıyorlar.
Memleketim Reşadiye içinse Reşadiye Ses her zaman tercihimdir.Bir kere Doğuş adlı rakip firmayla gittim, gittiğime de pişman oldum.Hatta bunu bazı sitelerde yazdım.Burada da paylaşmak isterim:
Alıntı:
Kendileriyle 28 ağustos akşamı Reşadiye'den İstanbul'a yaptıkları seyahatle ilk yolculuğumu yaptım. Ama bunun son yolculuk olduğu da en az bunun kadar kesin. Koltuk numarasının yanlış yazılması neticesinde az kalsın bir aileyle kavga edecektim, üstelik otobüs daha çıkmadan içinde kopan koltuk hengamesi de cabası. Bu yüzden yanımızdaki Reşadiye Ses'in otobüsü vaktinde otogardan ayrılırken biz 15-20 dakikara ancak çıktık. Otobüsün arkasında 2004 yazıyorsa da inanmayın çünkü otobüslerin içi "ben 98 modelim, benim kaportam yapma!" diye resmen bağırıyor. Üstelik babaannemin türlü ısrarları sonucu götürmek zorunda kaldığım yoğurt bidonunun kapağını üzerine çuval yüklemek sonucu patlatıp yoğurdun saçılmasına sebep olmaları ve bu konuda iyi paket yapılmamış diye beni suçlamaları işin tuzu biberi oldu .
Karadeniz tarafında metro mu ??? sen aklını yitirmiş olmalısın. karadenizde Ulusoy varken metro nasıl oluyor. metro karadenizdeki yerel firmalardanda kötü
Günümüzde, özellikle ana hatlarda hizmet veren firmalar, gerek otobüs filoları gerekse hizmet ve servis kaliteleri bakımından hemen hemen biribirine eşdeğerde hizmet sunmaktadırlar. Genel olarak firma seçiminde, hizmet kalitesi ve markalar değerlendirilmekle beraber seçimlerimizde asıl belirleyici unsur olarak daha çok alışkanlıklarımız ön plana çıkmaktadır. Çok sayıda seyahat edilmesine rağmen az sayıda firma ile seyahat etmek ve o güzergahı sadece o firmadan ibaret görmek, bizlerde netice itibariyle "Falanca firmayı tek geçerim ve ondan başkasına binmem" gibi şartlanmışlık duygusuna kapılmamıza neden olur. Alternatiflerin denenmesi ve değişiklik insanları tekdüzelikten uzaklaştırır. Geçenlerde bir uzmanın; "monotonluktan kurtulmak için her gün işe gittiğiniz güzergahlarda değişiklik yapın" şeklinde tavsiyelerini duymuştum. Netice itibariyle A firmasıyla Ankara'dan İstanbul'a giden kişi ile B firması ile Ankara'dan İstanbul'a giden kişi arasında birinin başı göğe ermiyor.