Ana Sayfa 1 milyon Türkiye fotoğrafı
sayfa 3
osmancık
13 yıl önce - Pts 21 May 2007, 03:08

Alıntı:
merak etmeyin Cumhurbaşkanımız gittikten sonra gelen başkan da Cumhuriyet'e aykırı eylemlerde bulunmazsa bu atamalar üniversite kadroları(öğretim üyeleri&öğrenciler) tarafından da kabul edilecektir..


öncelikle üniversitede öğrencilere görüşlerini soran dahi yok.
ayrıca sordukları kişilerin (öğretim üyeleri) de görüşlerini dikkate almayan anti demokratik bir yönetimden daha fazla cumhuriyete aykırılık düşünülemez heralde.
o yüzden yeni başkan konusunda, siyasi görüşleri fanatizme dönüşmeyenleri hariç tutarsak bir sıkıntı oluşmayacağı konusunda hemfikirim.


Hacegan

13 yıl önce - Prş 24 May 2007, 01:04

Bir ülke ya hainlik sebebiyle kötü yönetilir yada beceriksizlik sebebiyle kötü yönetilir. Bazılarının dediğini elde belge olmadıkça ben diyemem hiç kimseyi hainlikle suçlayamam ama idarede beceriksizlik herhalde söz konusu.



yasar_gul

13 yıl önce - Çrş 20 Hzr 2007, 01:53

Alıntı:
Hala inanamıyorum bu cümle nasıl kurulabilir.
Cumhurbaşkanı'nın evde akşam televizyon seyrederken '' ya dur birkaç teröristi affedeyim'' diyerek affedebileceği mi düşünülüyor acaba?

İnanın çok komik.

Evet belki haklısınız.Ama Bir Şehit Cenazesinde TBMM Başkanını yuhalamak ta bir o kadar komiklikten ziyade aşırı üzücüdür değil mi ? Kimsenin bardağın diğer tarafına baktığı yok nede olsa.Bayrak elde dolaşıp slogan atmak çok kolay...
Bana Göre Sistemden önce kişiler değişmeli :
Ben çok üzüldüm TBMM Başkanına bir cenazede yuhalamalar hadi onun acısı var ve gaza geldi diyelim. Yahu aynı cenazede ki hükümet karşıtı milletvekilleri bu yuhalamadan ötürü seviniyor.Adam olan bir açıklama yapar veya orada devreye girer.Çünkü TBMM başkanı aynı zamanda o milletvekilinin başkanı. Kişiye saygınız yoksa MAKAMA SAYGILI OLACAKSINIZ.
Diğer taraftan başkasını yuhalarlar bir diğeri yan köşelerden gülerek '' İşte size halktan cevap'' diye kendine bir pay çıkartmaya çalışır.
Yahu değiştirin artık bu kafaları , değiştirin artık çürümüş beyinleri...
Saygılarımla...


En son yasar_gul tarafından Çrş 20 Hzr 2007, 02:07 tarihinde değiştirildi, toplamda 1 kere değiştirildi


ahmetulu

13 yıl önce - Çrş 20 Hzr 2007, 02:04

Yeni bir anayasa hazırlanmalı ve bunun gibi birçok saçmalıktan kurtulmalıyız. Olağanüstü şartların ardından hazırlanan 82 anayasası -rektör atamalarında görüldüğü gibi- artık ihtiyaca cevap verememektedir. Özerk olması savunulan üniversitelerin en üst düzet görevlisinin, akademisyenlerce değil de Cumhurbaşkanınca atanması kaldı ki Erciyes Üniversitesi'nde de olduğu gibi temayül yoklamasından ikinci sırada çıkan ismin atanması son derece üzüntü veren bir çarpıklıktır.

Metin_Tekin
13 yıl önce - Çrş 20 Hzr 2007, 02:10

Evet...

1. Anayasa değişmeli. Kısa, sade ve öz bir anayasa olmalı.

2. Üniversiteler, Rektörlerini kendileri seçmeli. Cumhurbaşkanınca öyle veya böyle seçilmesi, demokrasi ile bağdaşmamaktadır.



İBRAHİM DİLBER
13 yıl önce - Çrş 20 Hzr 2007, 02:34

Partizan davranmak tabii ki çok kötü. Fakat Kanal 7 vb. yayın gruplarının AKP'nin partizan atamaları ve ihaleleriyle ilgili hiç yayın yapmayıp özellikle Cumhurbaşkanı Sezer'i sürekli bu yönde sürekli eleştirmesi de bir çeşit partizanlık değil mi? Bu tür haberleri bu yayın kuruluşlarından takip edince insanın "Vah vah.Abdullah Gül cumhurbaşkanı olsaydı asla partizanlık yapmazdı. Hele atamalarda hiç ideolojik davranmazdı. Hatta son iki gün kala kendisini aday ilan eden Erdoğan'a bile rest çekerdi. Hatta Son iki güne kadar adaylık hakkımı saklı tutuyorum deyip Erdoğan'ın açıklamasından sonra aday olmayacağım diyen tarafsız(!) meclis başkanı  Bülent Arınç'a da rest çekerdi.Tıpkı Arınç gibi tarafsız(!) olurdu" diyesi geliyor.
Her şey bir yana üniversitelerin gelişimi sadece rektör atama sistemine bağlı bir konu değil.Devletin bütün kurumlarının çabasıyla olacak bir şey.Örneğin Eskişehir'de 2 yıllık Trafik Planlama Bölümü okumuş olan bir arkadaşım Karayolları'nın bile kendilerine kadro açmadığını söylüyor.Üniversitelerde Hastane İşletmeciliği diye bölüm var.Acaba hastanelerde kaç tane bu bölümden mezun yönetici var?Yani üniversitedeki bölümlerle ilgili kurum,kuruluş ve bakanlıkların aralarındaki uyum ve işbirliği çok az.Dostlar alış-verişte görsün diye eğitim yapılıyor. YÖK ayrı bir eğitim şurası topluyor, MEB ayrı bir eğitim şurası topluyor. Suçu bir tarafa atmak istemyorum ama böyle bir devlet yönetiminden de hiçbir şey anlamadığımı belirtmek isterim.


Tunc

13 yıl önce - Çrş 20 Hzr 2007, 02:37

Sevgili Kemal Soylemez demiski;
Alıntı:
Şu anki sistemin amacı Üniversitelerin ve yargının devletin başındaki mantıkla ve eşgüdümle yönetilmesidir.
Her üniversite kendi içerisinde seçim yaptığında üniversitelerimiz arasında fikir ve yönetim ayrılıkları oluşacaktır.
Bu beraberinde gelişmeyi getireceği gibi yan etki olarak toplumsal bölünmeyi de getirebilir.
Sağcı üniversite, solcu veya şeriatçı üniversite gibi ayrımlar şimdi dahi olduğuna göre tamamen özerklik sağlandığında ne gibi sonuçlar doğar bilinmez...
 
Siyasi düşüncedeki insanlar kavramını biraz açmak gerekiyor sanırım. Orta ve daha üstünde zekaya sahip olan herkesin siyasi düşüncede olması gerekir. Kastınız partizanlık ise haklısınız.


Universiteleri ve Sendikalari Siyasete bulastirdilar, ve Buralara Atananlar gelmeye basladi Atananlar da Koltuklara yapistimi Malesef Kalkmiyorlar, Universiteler, Dernek ve Sendikalar Siyaset Yapmamali, Kendi Alanlarinda Cozum Uretmeli ve atama ile degil, Performans ve Liyakat ile secilmelidir, Basarili Olan Gorev Yapmali Gorev Suresi Bitince, yerini Basarili Olan Bir baskasina devretmeli, Buralara siyaset sokulmamali, Tqaraf olmamali, Sonra Niyet Okuyarak, Herkez Kendi sistemine gore Ogrenci seciyor Giyimine, Kusamina, Kafa yapisina gore ogrenci aliyorlar ve bu sekilde Kurallar cikariyorlar..  Partizanlik Yapmamalari lazim, Ama Cok acik secik partizanlik yapiyorlar..

III. Çiller Hükümeti ( 30.10.1995 - 6.03.1996)
Hükümeti kurma görevi Cumhurbaşkanı Süleyman Demirel tarafından İstanbul milletvekili Tansu Çiller'e verildi. Tansu Çiller, DYP - CHP ile bir koalisyon hükümeti kurdu.
Başbakan Tansu ÇİLLER (İstanbul, DYP) - Dışişleri Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Deniz BAYKAL (Antalya, CHP)

III. Çiller Hükümeti Koalisyon Protokolü (DYP - CHP)
Alıntı:
- Üniversite öğretim üyelerinin siyasi partilere üye olması ve siyasi partilerde çalışmasının sağlanması yönünde gerekli yasal düzenlemelerin yapılması,

- İşçi örgütlerinin siyaset yapabilmesi için Sendikalar Kanunu’nda gerekli değişikliklerin yapılması,

devamina buradan bakabilirsiniz..
http://www.tbmm.gov.tr/hukumetler/KP52.htm

http://www.tbmm.gov.tr/hukumetler/hp52.htm
Buradan Hukumet Programinin tamamina bakabilirsiniz...

Bugune kadar olan Tum hukumetlerin kine Buradan Bakabilirsiniz,  Siddetle tavsiye ederim,
http://www.tbmm.gov.tr/hukumetler/hukumetler.htm


edip 8716
13 yıl önce - Çrş 20 Hzr 2007, 12:33

Şimdi şurada anlaşalım ki YÖK ve üniversiteler,şuan ki cumhurbaşkanının ve anamuhalefet partisinin arka bahçeleri olmuş bunu artık bilmeyen yok.Çünkü cumhurbaşkanı,anamuhalefet partisi ve YÖK aynı tarafta eşgüdümlü gidiyorlar.Hatta birçok rektör adını söylemek istemediğim bir partinin bayrakları altında kaç defa yürüyüş yaptılar.Ve bunun sonucunda ne oldu YÖK üniversiteleri çiftliğe döndürdü.(Birçok üniversitenin öğretim üyelerinin eşi,kocası,yeğeni bilmem neyi.İnanmayanlar araştırsın aynı soyadında kimleri nekadar bulacaklar.)
Eee şimdi ben size soruyorum çiftlikte ilim ve fende nekadar terakki edilir.Adam kayırmacılar,torpiller,kadrolaşmalarla nasıl olacak.
Evet evet doğru söylüyorum hani şu çağdaş,dürüst,laik,Atatürkçü prof.'lardan bahsediyorum.
Üniversitelerin hali vesselam...
Düşünebiliyormusunuz Dünya'da ilk 500 üniversite içinde bir tane bile üniversitemiz bile yok.
Hadi onu geç,YÖK geçen sene açıklama yapıyor ve üzüntülü bir şekilde sayın Teziç şunu söylüyor:
Öğretim üyesi başına düşen bilimsel makale sayısı 0.57'den 0.52'ye düşmüş.
Başka bir örnek;adam prof. olmuş bu yaz arabasını değiştircek olan yine zavallı öğrenciye olup birçoğunu yaz okuluna bırakıyor.Ve bunu kendisi öğrencilerin gözünün içine baka baka sırıtarak söylüyor.Şimdi bu adamı kime şikayet edecen.Hani alimin biri demiş ya ''Hakim müddei(savcı)olsa kimi kimden şekva edeceğini o dahi şaşırır''
Evet arkadaşlar bilimde ilerlemek meydanlara çıkıp eline bayrağı alıp darbe çığırtkanlığı yapmak değildir.
Bunları işkembeyi kübradan sallamıyorum.İnanmayanlar gitsinler araştırsınlar.Bende üniversite öğrencisiyim aynelyakin müşahede ediyorum.
Ama sizler nekadar hakikatları söylesenizde onlar:
Arkadaşım öyle birşey yööööökk derler.
Kim nederse desin  bu işin değişmesi lazım vesselam...


emraherc
13 yıl önce - Çrş 20 Hzr 2007, 14:17

edip söylediklerine sonuna kadarkatılıyorum ne yazıkki

emraherc
13 yıl önce - Çrş 20 Hzr 2007, 14:22

üniversiteler o kadar çok özgür bırakıldıki şikayet edceek kurum dahi bulunamıyor...
ben bir öğrenci olarak okulumdaki uygulamalardan oldukça rahatsızlık duyuyorum ve benim gibi rahatsız olan bir çok arkadaşım var biz yürüyüşlerr yaptığımızda sistemin değiştirilmesini istediğmizde rektör öğrencileri görmezden geliyo ve dahada ileriye giderek haklarımızı elimizden alıyo öğrenci konsey başkanına hiç bir hak verilmiyo.bununda en büyük sebebi rektörün o koltuğa oturmasıdna öğrencinin etkisi olunmaması.halbukisi elimizde rektör seçimlerini etkileyecek bi koz olsa rektör ne öğrenciyi görmezden gelebilir nede haklarını elinden alır.kendi okulumuza kimin yararlı olucağını sayın sezer bizden iyi bilecek değil sanıyorsam



sayfa 3
ANA SAYFA -> HABERLER ve SOHBET