1 milyon Türkiye fotoğrafı
|
 |
Necmettin K.
16 yıl önce - Cmt 19 May 2007, 02:26
Kent Psikolojisi ve Akıllı Kentler
Birgün birisi size hiçbir ücret almadan ev vereceğini iddia etse ve bu evlerde aşağıda bahsedilecek konfor ve düzenlemeler var dese inanırmısınız?
Kentinizin tüm aydınlatma,Elektrik kullanımı ve ısıtma giderleri,ilk yatırım ve bakım giderleri hariç ücretsiz olacak dese.
Peki,ya kullandığınız suyun geri dönüşüm ile tekrar kullanımını sağlarsa.
Balkonunuzda çay veya kahve yudumlarken,gürültü ve görüntü kirliliği yerine ,doğal çevre ortamı sağlanacak dese.
Kent içinde konut değil de,tatil için bu bölgede bulunduğunuz hissi yaşatacağız dese.
Etrafınızda çirkin yapılaşma,gürültülü çarşılar,otoparklar,cadde ve bulvar olmayacak,tam emekli ve huzur şehri olacak dese.
Yaşlı,düşkün veya engellisiniz! Yaşamanızı güçleştiren hiçbir faktörü istemiyorsunuz. Sizi hiç zor durumda bırakmayan yaşama alanı olsa.
Yanıbaşınızda ,geçimsiz komşu,üstünüzde gürültücü çocuk,altınızda canhıraş müzik istemiyorsunuz. Çok katlı ama bunların olmadığı ortam istiyorsunuz.
Güvenliğiniz açısından hırsız,yankesici,seyyar satıcı,dilenci ve tanımadığınız misafir istemiyorsunuz. Size çözüm sunsalar.
Evin dışında anahtarınız olmadan kaldınız,siz evde yok iken çocuğunuz okuldan eve geldi dışarıda kaldı,eşiniz eve siz uyurken geldi,ama sizi uyandırmak istemiyor ,fakat yanında anahtarı da yok. Sizi rahatsız etmelerini istemiyorsunuz,bu sorunu çözebileceklerini söyleseler.
Tatile gittiniz.Evinizi bıraktığınız gibi bulmak istiyorsunuz. Yangın çıkma ihtimali,su basması veya gaz patlaması yaşansın istemiyorsunuz. Evinizde ıslak zeminlerin ve tuvalet kullanımının sizi rahatsız edecek her türlü temizlik ve psikolojik emellerinizin düşünülmesini istiyorsunuz.Gerçekleştireceğiz deseler.
Tüm bu hizmet ve konfor ile daha sayamadıklarımızın sizin,hem de bir kuruş ödemeden olmasını istermisiniz?
Beni sülün osmanlardan yenisi veya uçuk bir mütahit sanmadınız inşaallah. Dünyada güç dediğiniz,düşünce ve girişimin neticesi değilmidir? Öyleyse en büyük güç akıl ve onun ürünleridir. Eskiler buna Feraset derler.
Umarım düşüncelerime daha üst seviyede fikirler eklenir. İnanmayanlar benim hayal dünyama dokunmasınlar,gerçekleşmese de bir masal olacak kadar güzel düşünceler.
Değer verenler fikir üretsinler,nasıl gerçekleşeceği hakkıında bilgileri inanıldıkça okuyacaksınız.
Ben hayal taciri veya nitelikli dolandırıcı değilim. Böyle projeleri asla saklayacak değilim.
İşte internet ve wow Türkey'in en harika yönü,sizi dinlemeseler bile siz kendinizi ifade etmeye çalışıyorsunuz.
Üstelik bu kentte,deprem riski de sıfır.
Saygılarımla.
|
 |
Necmettin K.
16 yıl önce - Cmt 19 May 2007, 03:16
Çok basit bir hesapla,nüfusu 10 milyon olan İstanbul (farzedelim) aileyi dört kişi kabul ederseniz,yaklaşık 2,5 milyon konuttan meydana gelmiştir.
Ülkemizde mütevazi bir konut maliyeti yaklaşık 40.000 YTL dir.
Teneke barakalar ve lüks konutlar ortalama bu maliyetten hesap edilse ,100.000.000.000 YTL (yüz milyar )eder.
Şehrin resmi konutları ve kamu alan maliyetlerini de ikiye katlasanız yani 200 milyar YTL ye İstanbulu almak isteseniz size vermezler.
Hesap bu çelişkinin içindedir.
Şehir satılmış olsa bile 1 trilyon YTL nin üstünde alıcı bulur.
Sebep, şehirdeki rant hesap edildiğinde ,belki değer daha da artacaktır.
Öyleyse kentleri rantın dışında tutmanız şimdilik imkansızdır.
|
 |
Necmettin K.
16 yıl önce - Cmt 19 May 2007, 22:07
Evleriniz de kapılarınızın açılabilmesi için ,sesinizin bir bilgisayar disketine kaydı yeterlidir.
Kapınıza geldiğinizde ,sadece açıl susam açıl demeniz yeterli olacaktır.
Bir farklı sistemde gözünüzün retinasının bir alıcı sensöre kaydı yeterlidir. Göz göze geldiğiniz anda kapınız kendiliğinden açılacaktır.
Özel bir hastanenin yoğun bakım servisinde görmüştüm,kapıya gelen doktor içeri bakıp açılan kapıdan giriyorlar ama kapıyı kendilerine ne açan bir kapıcı ve ne de eloktro mıknatıslı kapı açma sesini duyamıyordum. Aslında tüm personelin bilgisayar kayıtları alınarak sistem hazırlanmış.
Düşünmek sayesinde gerçekleşen çok basit bir sistem,ama zorda kalınca ne büyük bir hayat kurtarıcı olacağını hesap edebilirmiydiniz?
Yangın veya gaz sızıntısında dayanma gücünüzün son haddinde kapıya kadar gelip kapıyı açamamak veya anahtarını bulamamak ne acıdır.
|
 |
Necmettin K.
16 yıl önce - Pzr 20 May 2007, 22:43
Tarih boyunca kavimlerin yerleşim alanlarını nerelere kurdukları incelendikçe,savunma,barınma,korunma,diğer kavimlerle ilişkiler,yerleşim alanının besin kaynağı imkanı göz önünde tutulduğunu göreceksiniz.
Öyle ise kent merkezlerinde yerleşim yerlerinin seçimine ,devlet düzenine ve uluslararası anlaşmalara göre,korunma ve savunmayı çıkabilirsiniz. Fakat güneşi,havayı,iklimi,doğanın inşaat için hammadde imkanını,ulaşım ve en önemlisi yoğunluk ve doğal çevrenin korunmasını gözardı edemezsiniz.
Su kaynakları,göller,barajlar,dere ve sel yatakları,dağ kenarları,kuzey cephelere ve benzeri yerleşim seçimi faktörlerine dikkat etmezseniz,başınıza geleceklerden siz sorumlusunuz.
Güneş alma süresi,binanın cephesinin seçilmesi,yazile kış iklim ve sıcaklık farkı yerleşim ve inşaat kalitesi açısından çok önemlidir.
Engebeli arazi yapısından dolayı kot alan binadan arka cephe 4. katta bile otursanız,24 saat lamba yakmak zorunda kalacaksınız. Cepheniz ,pencereleriniz,harfiyattan dolayı 4.kat seviyesine kadar gelen perde beton ve kayadan başka bir şey göremezsiniz. Oysaki doğal engebe insanların yaşamını zorlaştırmak için değil,kolaylaştırmak içindir.
İnşaat biter bitmez dertleride hemen başlar. Tüm konut yeni oturmaya başlar daireler tam dolar,ya çatı akmaya başlar veya kanal tıkanır.
Yeni yapılan binada çatı akması çok komik değilmidir. Hani bir de yapılarda dışarıdan yağmur boruları ve pis su atık (wc,banyo,mutfak akıntısı) borularının geçtiği yerlerin çirkinliği ne kadar aykırıdır.
Yeni biten binaların cephelerinin yeniden kaplamaya veya boyanmaya ihtiyacının olması kadermidir?
Tarihe tanıklık yapmış binaların,cephelarinin ve taş kaplamalarının hala ilk günkü gibi durması bir tesadüfmüdür?
|
 |
|
ANA SAYFA -> HABERLER ve SOHBET
|