Ana Sayfa 1 milyon Türkiye fotoğrafı
Necmettin K.

16 yıl önce - Sal 15 May 2007, 02:27
Batılılaşma Sürecinde Aydın'larımıza Bir Bakış




Necmettin K.

16 yıl önce - Sal 15 May 2007, 21:38



Necmettin K.

16 yıl önce - Prş 17 May 2007, 22:54



Kazandibi
16 yıl önce - Cum 18 May 2007, 04:57

Alıntı:
Yine ,günümüzde,başkaları adına savaşlara katılmamızı isteyenler oldu. Ancak çok şükür,talih bir kez bu Milletin evlatlarından yana oldu ve tüm aydınlara rağmen ,Türk ordusu Irak'a girmedi.


Aslında 3 evet oyu daha olsa izin verecektik, ama hayır oyu veren CHP'nin "minimum 267 evet oyu gerekir" itirazı sayesinde ABD askerlerine izin vermedik.

Yoksa Abdullah Gül ABD'ye gidip çoktan "at pazarlığı" yapmıştı bile (32 milyar dolar sözü almıştı).

RTE, "yakın dostu" Bush'a verdiği sözü tutamadığı için çok mahçup oldu.

Neyse ki AKP'den birkaç sağduyulu milletvekili çıktı da, RTE'nin ikazına rağmen "hayır" oyu verdiler.

TOPLAM OYLAR:

* EVET: ABD askerleri Türkiye'yi kullanabilir: 264
* HAYIR: ABD askerleri Türkiye'yi kullanamazlar: 250

http://edition.cnn.com/2003/WORLD/meast/03/01/spr ...index.html

Sonuç ilk açıklandığında dünya basınının önde gelen kuruluşları (BBC ve CNN gibi) "Türkiye 264 evet oyu ile ABD askerleri için gereken onayı verdi" haberini geçtiler (çok iyi hatırlıyorum).

Ancak birkaç dakika sonra düzeltme yapıldı: "Muhalefet partisi CHP'nin 'minimum 267 evet oyu gerekir' itirazı yüzünden tasarı kabul edilmedi."

Ertesi gün "her daim hükümet yanlısı" bütün gazeteciler (en başta Ertuğrul Özkök tabii ki) CHP ve Baykal'ı topa tuttular, "ABD ile aramızı bozdu" diye.

Küçük bir hatırlatma ( gitti 32 milyar dolar )

http://www.cndyorks.gn.apc.org/caab/articles/us-t ...rangle.htm

http://www.freerepublic.com/focus/news/847621/posts


ahmet.ersungur
16 yıl önce - Cum 18 May 2007, 09:27



Necmettin K.

16 yıl önce - Cmt 19 May 2007, 01:17

Alıntı:
Levon Panos DABAĞYAN

11-Kasım-1933 tarihinde İstanbul’da dünyaya geldi. “Yeni İstanbul Gazetesi”, Son Havadis Gazetesi”, “Yeni Gazete”, “Bu Gün Gazetesi”, “Hakikat Gazetesi”, “Yeşil Belde Gazetesi”, “Exspres Gazetesi”, Orta-Doğu Gazetesinde çalıştı, Hala Önce Vatan ve daha birçok gazetede yazarlığa devam etmektedir.

DEMEK OSMANLI BİZDENMİŞ

 

‘Sadece bir ülke için değil, umum cihan için tarih en güvenilir rehberdir.
Yeter ki, dürüst yazılmış olsun.'

Levon Panos Dabağyan

Daha dünlere kadar; ‘gericiliğin kaynağı' ‘geri kalmışlığın' başlıca sebebi ve de ‘anaları kafir soyundan' olan (!) Padişahları milletimize tanıtabilmek için yazdığımız (Padişah Anaları), (Osmanlı Sarayında Cinsel Eğilimler) vs. gibi, pek kaliteli (!) tanıtımlarla sergilediğimiz ve de hiçbir zaman kendimizden saymadığımız Osmanlı Devlet-i Alisine. Bugünlerde kalkmış her türlü yönü ile sahip çıkabilme yarışına hep birlikte katılmaktayız...

Sebep? Sebebi şu: ‘Efendim Ermeniler, Osmanlı-Türk Devlet-i Alisi'ni ‘soykırımcılıkla suçlamakta imiş' de ondan... Peki, mademki, bir bozuk soydan geliyorlardı. Madem ki, Türk Milletine hiçbir faydaları dokunmamıştı vs. Bu gayret, bu çaba niye, niçin?...

Niçinini sizler söyleyemezsiniz. Çünkü, gerçeği itiraf çok, ama pek zordur. En iyisi biz söyleyelim ve böylece o malum uğursuz meseleye de ayrı bir açıdan bakarak, hayırlı yönde katkıda bulunalım!..

(Kayı Boyu) Osmanlı'nın ‘kan şeceresi' tahliline değinerek; ‘Padişahların anaları şu ırktandı, şu ırktandı gibi safsatalarla sözde o büyük varlıkları lekelemeye kalkanlara kesin cevabım şudur ve her daim de bu olacaktır:

(Acaba sizlerin ve sizin gibi iddialar ileri sürenlerin kanları, yüzde kaç Türk kanı ile bağlantılıdır?... Türk Boylarının Orta Asya'dan göçleri asırlara dayanmaktadır. Dolayısıyla hangimizin Türk, hangimizin Ermeni veya bir başka ırkın mensubu olduğumuz, kesin şekilde belirlenemez. Mesela, şayet benim soyum ciddi şekilde araştırılırsa, belki ben Türk çıkarım. Bir başkasının şeceresi incelenirse belki oda Ermeni çıkar...)

(Nitekim ‘DANIŞMAN GAZİ'nin ‘Ermeni Asıllı' olduğunu açıklayan kaynaklar mevcuttur.)

Bakınız: (URFALI MATEOS VEKAYİ-NEMASİ ‘952- 1136') Sahife:225 ‘Türk Tarih Kurumu Yayını' – ‘1962'

Bir ülkenin ‘Tarihi ile mevcudiyetiyle' hemen her şekilde sahibi ve yegane efendisi durumundaki bir kavim hemen hiçbir şekilde atalarını dedikodu mevzu yapmaz. Ve vicdanı ve karakteri sağlam olan hemen hiçbir kimse; böylesi bir hafifliğe tenezzül etmez. Hele Müslüman Türk insanı ise asla!

Ve şimdi kalkmışız, ‘Bizim atalarımızın hiçbir kusuru yoktur diye feryadı basmaktayız!...Evet atalarımız herhangi bir hata işlememek için ellerinden geleni yapmışlardır. Lakin, vatana ihanet edenler, Osmanlı Devlet-i Alisi'ni yoklara karıştırmak isteyenler hiç de dürüst mücadele vermemişler ve her daim yüce devletimizi sırtından hançerlemişlerdir. Hem de hiçbir vicdanı acı duymadan. Nitekim o malum Ermeni meselesinin altında bu aşağılık icraat yatmakta ve ne acıdır ki, ‘İttihatçılar Hınçak-Taşnak' işbirlikçilerini kendilerini gözardı ederek, ortaya sadece bir Ermeni problemi sürmektedirler....

Türkçülük mefhumuna gelince, Türkçülük hareketini başlatan padişahların en başında gelenlerinden birisi de Sultan 2. Murat Han'dır ve ‘Türkçülük tarihi açısından, son derece önemli bir sima olarak dikkatleri çekmiştir.

2. Murat Han , ‘Türk Milliyetçiliği' mefkuresini, P.Wittek'e göre, gençliğinde Amasya Sancağı'nda Valiliği esnasında mezkur mahalin dolaylarından aldığı kültürle benimsemiştir. Mezkur bölge eski Türk ananelerini muhafaza etmiştir ki, Çelebi Mehmet'in kazandığı ‘milliyet ruhu' ile Yıldırım Beyazıt'ın Ankara bozgunundan sonra, bu ruhla ‘Osmanlı-Türk Devletinin' toparlanabilmesinde başlıca rol oynamıştır. Mahdunu Sultan 2. Murat Han'a ‘Türkçülük akımı' aşılayabilecek derecede ‘Milli şuur' telkin edebilmiştir.

Muhakkak ki, Sultan 2. Murat Han, ‘Türk Milliyetçiliği' tarihinde, kendine has ve gayet parlak bir mevkiye sahip olmaya hak kazanmış büyük bir Türk Sultanı'dır.

Keza; ‘kızıl sultan, pinti Hamit' gibi aşağılayıcı yakıştırmalarla daha çok anılan Sultan Abdül Hamid Han'ın hemen herkesten önce, merhum Mustafa Kemal Paşa'yı keşfetmiş ve onun olağanüstü bir kişiliğe sahip olduğunu sezerek, Gazi hazretlerinin kişiliğini dikkate çekmiş ilk büyük şahsiyet olmakla da bilinmesine rağmen bu yönü ile hiç mi hiç dile getirilmez!...

Her ne ise, bu konuyu da bir başka yazımızda şayet nasip ise ele alarak, siz değerli okuyucularımıza sunmaya çalışacağız.

Tekrar buluşabilmek dileğiyle, selam ve sevgiler.


  Hakikatleri yazacak kadar yürekli Ermeni yazarın olacağını dünya tahmin bile etmek istemezdi.

  Bizdeki inkarcı ve iftiracı hainlerin aksine hiç olmazsa inandıklarını yazması takdir edilecek bir hadisedir.

  Bizlerin dünyadaki dostlarımızla diyalog eksikliğimiz ve onlara ulaşmayan aydınların cezasını bir millet çekmektedir.


Armağan Örki
16 yıl önce - Cmt 19 May 2007, 02:02

Alıntı:
Bizim aydınlarımız tamamen Fransız etkisi altında kalıp Fransız ekolü içindedir

Konu başlığı "aydınlarımız", "Osmanlı'nın bir dönem aydınları" değil...

TDK'dan:
Aydın: Kültürlü, okumuş, görgülü, ileri düşünceli (kimse), münevver.

Şu yukarıda yazan önadlara bakıp böyle bir insan arıyorsak Türkiye'de, bu insan ne ABD'den, ne Avrupa ülkelerinin birinden, ne Araplar'dan, ne de diğerlerinden etkilenmemiştir, onlara yönelik çalışmaz...

Ha, ama biri okumuştur ve halkta etkileme gücü vardır, tutup ona aydın diyorsanız, tanımlamamızda sorun var demektir...
Ör: Orhan PAMUK... Adam okumuş, çala çırpa kitaplarda yazmış, medenî (!) kurumlardan ödüller falan da almış, açık sözlülük özelliği adına kendi ulusunu lekelemiş... E peki bu adam görgülü ve ileri görüşlü mü? Hayır! O hâlde aydın değil...  



ANA SAYFA -> HABERLER ve SOHBET