Ana Sayfa 1 milyon Türkiye fotoğrafı
sayfa 3
turan kaya
16 yıl önce - Prş 17 May 2007, 14:59



Akın Kurtoğlu

16 yıl önce - Prş 17 May 2007, 17:37



Mine Beyaz
16 yıl önce - Cum 18 May 2007, 09:34

Alıntı:
Günümüzde de aynı yerde ticaret hayatını sürdüren “Kurukahveci Mehmet Efendi”nin, daha yüzyıllar boyu bu faaliyetini sürdürmesini, İstanbul’un o kendine özgü hoşluklarından, güzelliklerinden olmaya devam etmesini, eskiyi hatırlatma misyonunu, diğer eski değerlerimizle birlikte üzerinde taşımasını temenni ederiz.


Simdi, 'Akın Bey bu kadar güzel, uzun uzun yazmış, ekleyecek birşey kalmış mı?' diye düşünüyor olabilirsiniz ama konu eskiler olunca laf kolay kolay bitmiyor  Ben de Istanbul'un kendine özgü hoşluklarından biri olmaya devam ederken Kurukahveci Mehmet Efendi'nin Dünya'nın öbür ucundaki varlığını paylaşayım istedim. Kahveye özel konuda çok uzaklarda Türk Kahvesi bulmanın keyfinden bahsetmiştim bahsetmesine de bunun Kurukahveci Mehmet Efendi olduğunu söylememiştim sanırım.

                   
Bu kutusu                                                           Bu da hala üzerinde duran fiatı

Evet, mekan Güney Kaliforniya'da küçük bir Türk Bakkalı.  Raflarda Türkiye'den birşeyler görmüşsünüz, içinizi ülkeler arasındaki mesafeler biraz kısalmış gibi bir his kaplamış, ilerliyorsunuz ve gözlerinize inanamıyorsunuz. Rafta o yılların eskitemediği marka!  Hemen kapıyorsunuz bir iki kutu. Kapıyorsunuz ama yine de içinizden 'Aslında şu kahve taze taze çekilip küçük kağıt paketlerde de ne güzel kokardı' diye geçirmeden olamıyorsunuz. Eve geliyorsunuz, teneke kutunun plastik kapağını çıkarıyorsunuz, üstünde açılacak bir kat daha var. Onu da geriye çekmenizle mis gibi koku sarıyor her yanı! O zaman 'Iyi ki hala varsınız, iyi ki taa buralara kadar yetişiyorsunuz' diye geçiyor insanın aklından.

Kurukahveci Mehmet Efendi ve Mahdumları'na diyeceğim şudur ki sadece Istanbul'da kalmadığınız, Türkiye tadını benim gibi uzakta olanların ayağına kadar getirdiğiniz için bin yaşayın!


Tunc

16 yıl önce - Cum 18 May 2007, 10:15



yılmaz büktel

16 yıl önce - Cum 18 May 2007, 10:35



En son yılmaz büktel tarafından Cum 18 May 2007, 11:37 tarihinde değiştirildi, toplamda 1 kere değiştirildi


Selcuk Aral

16 yıl önce - Cum 18 May 2007, 11:21

İbrahim Akın KURTOĞLU demiş ki:
E, ben “Keskin Color Kartpostal Mağazası”nı anlatacaktım, di mi?  Lâf uzadı, bakın unuttum anlatmayı...  Artık bunu da bizim kuşaktan bir başkası anlatıversin bir zahmet... Şayet anlatan çıkmazsa da, yarın ben anlatırım...  


Önsöz:

Aslinda ayni kusaktan olmadigimiza göre (Hahaha...) benim lâfa karismam biraz abes kacacak ama hic olmassa ben de 2 resimle katilayim. Sen gene (bir zamanlar – halâ ordami bilmiyorum) Babaliden cikarken gelen ilk sokagin (Solu Ebussud, sagi Asirefendi Caddesi <-- Eyy... aslanim beee... Bir zamanlar tasini-topragini tanidigim, tozunu-camurunu yuttugum memleketim) sol kösesinde zemin kattaki bu firmanin hikayesini anlat.





Keskin Color

Sevgili WOW’cular !

Asagida görmüs oldugunuz Istanbul hakkinda Almanca olarak yazilmis (resimleri kendi kartpostallarindan mütesekkil <-- hemen hemen tamami) bu iki kitapcik bir Keskin Color Mamulatidir. Takriben 35 senedir benim kütüphanede dururlar. Ben ayni nesile mensup bir cogumuz gibi bu seriye ait olan kartpostallarin hepsini tanirim. Hatta zaman zaman WOW’da da nostaljik bölümlerde gözüme carpmaktalar.

Hosca ve dostca kalin

NOT: Benim Dr. Faruk (Öncan) Keskin Color’un alttaki kitabindaki *Titel Fotografi* vakti zamaninda görseydi. Rahat resim yamuk duruyor diye *Seyri-Sefer’den* men ederdi. Hahaha...


En son Selcuk Aral tarafından Cum 18 May 2007, 11:26 tarihinde değiştirildi, toplamda 1 kere değiştirildi


Cem Telgeren
16 yıl önce - Cum 18 May 2007, 11:26



Baraküda_Turgay

16 yıl önce - Cum 18 May 2007, 11:41



hurşit saral

16 yıl önce - Cum 18 May 2007, 12:25



yılmaz büktel

16 yıl önce - Cum 18 May 2007, 17:16



sayfa 3
ANA SAYFA -> İSTANBUL - Haberler ve Sohbet