1 milyon Türkiye fotoğrafı
|
 |
Oguzhan34
16 yıl önce - Cmt 12 May 2007, 15:34
Türkçe'nin Devlet dili oluşunun 730. Yıldönümü
Türkçe’nin Devlet Dili oluşunun 730. Yıldönümü ve Yunus Emre’yi Anma etkinlikleri yarın Karaman'da törenle sona erecek.
Karamanoğlu Mehmet Bey’in 730 yıl önce Türkçe’den başka dil kullanılmayacağını bildirdiği ferman bir kez daha canlandırılarak okunacak.
KARAMANOĞLU MEHMET BEY ve FERMANI
“Bugünden sonra divanda,
dergahda ve bargahta, mecliste ve meydanda
Türkçe’den başka dil kullanılmayacaktır.”
13 Mayıs 1277
Karamanoğlu Mehmet Bey
Karamanoğlu Mehmet Bey'in, 13 Mayıs 1277'de, Türkçe'yi korumak amacıyla yayınladığı ünlü fermanını, herhangi bir ferman diye nitelendirmek, yanlış olsa gerektir.
O dönemdeki Anadolu'nun durumunu kavramadan, fermanı değerlendirmek de, yine gerçeklere tam anlamıyla ulaşmamızı engeller.
XII.y.y. ve sonraları, Anadolu Selçukluları'nın hüküm sürdüğü; Anadolu Selçukluları Türk olmalarına rağmen, devletin her alanında İran hakimiyetinin apaçık görüldüğü ve Türklüğün değerlerinin, devlet eliyle unutturulmaya yüz tuttuğu yıllardır.
İşte bu dönemde Karamanlılar, Anadolu'da, dil alanında değil; Türk değerlerinin yaşatılması için, her alanda, büyük mücadeleler vermişlerdir.
Karaman'lıların atası Nure Sofi'nin de katıldığı; Türklüğün savunması denilebilecek, Kırşehir'in Maliya Ovası'nda gerçekleşen savaş; Karamanoğulları'nın Anadolu'da verdikleri mücadelelerin, koltuk kavgası değil; Türk değerlerinin korunması olduğunun en açık delili sayılabilir.
Karamanoğlu Mehmet Bey de, atası Nure Sofi gibi, Anadolu'da, Türklüğün, Türk değerlerinin mücadelesini vermiştir. 1277'de yayınladığı fermanın özünde, bir milletin birlik beraberliğinin ilk adımının, dil birliği olduğu gerçeği vurgulanmaktadır.
Orta Asya'dan Anadolu'ya göçen, burada devlet ve beylikler kuran Türk boylarının, başka milletlerin değerlerini kabullenip, kendi öz yapılarını terk etmeye yöneldikleri ve bu yönelişi adeta marifet saydıkları bir dönemde, sadece Karamanoğulları'nın, Türk değerlerine bağlı kalma savaşı vermeleri ve Karamanoğlu Mehmet Bey'in bu gerçeği, tarih sayfalarına, fermanıyla kazıması, Anadolu Türk tarihinin en önemli adımlarındandır.
"SELAM SEKİZYÜZ YILDIR DİLİ CANLI YUNUS'A,
SELAM, SAYGI, HAYRANLIK KARAMANLI YUNUS'A"
Behçet Kemal Çağlar
Büyük Türk düşünürü ve halk ozanı Karamanlı Yunus Emre’de Anadolu’da Türkçe’nin istiklali için gayret edip, çaba sarf edenlerdendir.Yunus Emre Türkçe’yi son derece güzel kullanıp işleyen ve geliştiren bir şairdir. Dili eşsiz bir kudret ve hünerle kullanan Yunus’un şiirinde Türkçe en güzel şeklini almıştır. Yunus halkın dilini en güzel bir şekilde kullanmıştır. Türkçe’nin bir edebiyat ve kültür dili olmasında Yunus’un hizmeti son derece büyüktür.
ATATÜRK ve DİL
Ülkesini, yüksek bağımsızlığını korumasını bilen Türk ulusu,
dilini de yabancı diller boyunduruğundan kurtarmalıdır.
Atatürk , 1 Kasım 1932
Kaynaklara göre ataları aslen Konya-Karamanlı olan Ulu Önder ATATÜRK * , Türk Milleti’nin geçmişte olduğu gibi gelecekte de en vaz geçilmez değerlerinden birinin bütün lehçe ve şiveleriyle birlikte Türk dili olduğunu kaydeder.
*Balkanlar ,Kıbrıs ve diğer bölgelere yerleştirilen Türklerin çoğu zamanında Konya-Karaman dolaylarından iskan edilen Türklerdir.
ATATÜRK, 28 Ağustos 1928'de çağdaş dünyaya uyum sağlamak amacıyla harf devrimini gerçekleştirir. Bunu, Türk dilinin dünya dilleri arasındaki yerinin belirlenmesi,köklerinin araştırılması, Türk lehçe, şive ve ağızlarının bilimsel yöntemlerle incelenmesiile ilgili çalışmalar takip eder. ATATÜRK, bu amaçlarla 12 Temmuz 1932 tarihinde TürkDili Tetkik Cemiyeti’ni (bugünkü adıyla Türk Dil Kurumu’nu) kurdurur. (Atatürk ve Dil, Türk Kültürü, Sayı: 223-224)
Karaman işyerlerine yabancı dilde isim verilmesini yasaklayan ilk il olması ve bütün sahip olduğu tarihsel ve kültürel özellikler Karaman'ın Kültür şehri ve Türkçe'nin başkenti olarak bilinmesini sağlamıştır.
Türkçe’nin Devlet Dili oluşunun 730. Yıldönümü kutlu olsun.
En son Oguzhan34 tarafından Cmt 12 May 2007, 16:29 tarihinde değiştirildi, toplamda 2 kere değiştirildi
|
 |
Alpaslan TÜRKOĞLU
16 yıl önce - Cmt 12 May 2007, 15:57
Dil, insanların en őnemli iletişim aracı. Diğer dilleri őğrenirken Türkçe’nin güzelliğini farketmemek imkansız. Aaah TŰRKÇEM güzel, net, yazılması okunması kolay, her harfı bir ses ifade eden anlaşılabilir TŰRKÇEM ANADİLİM. 6. yüzyılın başlarına kadar uzanan sağlam kőkleriyle varlığı, diğer bazı diller gibi kaybolmamış. 10. yüzyılda müslümanlığın kabülünden sonra Arapça ve Farsça’nın etkisinde kalmış, arap ve fars kültürüyle sarılıp sarmalanmış. Yunus Emre, Mevlana, Karacaoğlan, Dadaloğlu, Dede Korkut bu Osmanlı Türkçesini arındırıp geliştirmek icin durmadan çalışmışlar. Cumhuriyet kurulduktan sonra Atatürk ve çevresindeki yazarlar, şairler, felsefeciler, bilim adamları O’nun gelişmesi için büyük atılımlar yapmışlar. Son 40-50 yıldır beş para etmeyen politikacılar ve onların kurulları kendi çıkarları uğruna sansürleriyle, kalıplarıyla dilimizin gelişmesine engel olmuşlar. Dili geliştirecek güçlü kalemler , sürülmüş, hapse atılmış ve őldürülmüş. Bütün bunlara rağmen Türkçemiz halen varlığını devam ettirmekte.
Son yıllarda batı őzentisi de dilimize zarar vermekte. Basın ve yayın araçlarının bazıları dile zarar vermek için sanki őncülük yapıyor. İşte sokakta duyabileceğimiz birkaç őrnek : ayıpsın, koptum, takıl bana, dont panik, acayip güzel, bugün fulum , artı parantez, noluyoruz oldum, herıld yani, no problem, daral geldi, alolaşırız, kuul adam, bi dirink aliim, çek etmek, ekarte etmek, dizayn etmek, şov yapmak, oha oldum,yıkılıyo. Hep çocuklarımızın Türkçe’yi kőtü yazıp konuştuklarından dert yanarız. Acaba suç gençlerin mi diye bir düşünmek gerek. Çocuklarımızı eğitirken, onlara yazı ve konuşma dilinin doğru kullanılmasının őnemini kavratabiliyor muyuz ?
Konfuçyüs’e (bir ülkeyi yőnetmen gerekse ilk olarak ne yapardın ?) diye sormuşlar. " Dili gőzden geçirmekle işe başlardım. Dil kusurlu olursa, düşünceler iyi anlatılamaz. Düşünceler iyi anlatılamazsa, yapılması gerekenler doğru yapılamaz. Gőrev iyi yapılmazsa, tőre ve kültür bozulur. Tőre ve kültür bozulursa, adalet yolunu şaşırır. Adalet yoldan çıkarsa, halk ne yapacağını şaşırır, işin nereye varacağını bilmez. İşte bunun içindir ki, hiçbir şey dil kadar őnemli değildir.) diyerek sanki bugünümüzü anlatmış. Ulusal kimliğimizi ve őzgürlüğümüzü korumak için güzel Türkçemiz’e daha fazla zarar verilmemesi umuduyla…Hepimizin Dil Bayramı kutlu olsun.
|
 |
Hacegan
16 yıl önce - Cmt 12 May 2007, 21:14
Hamiş: D.Mehmet Doğan karamanlı mehmetin türkçeden başka bir dil bilmediğini kendi aleyhine konuşulmasına fırsat vermemek için böyle bir yola başvurduğunu yazar. Herneyse dilimizi yaşatmak ve ecdadımızın eserlerini de okuyabilmek boynumuzun borcudur diye düşünüyorum.
|
 |
Murat Caner
16 yıl önce - Cmt 12 May 2007, 23:39
Mehmet Doğan beni bazen uyuz eder.
Kimsesiz kimse yok herkesin var bir kimsesi
Kimsesiz kaldım yetiş ey kimsesizler kimsesi
Ahanda aruz ölçülü bir beyit. Öz Türkçe. Mehmet Doğan bunu yazan dedeye de Arapça bilmediği için takar kesin.
|
 |
Oguzhan34
16 yıl önce - Pzr 13 May 2007, 00:08
| Alıntı: |
| karamanlı mehmetin türkçeden başka bir dil bilmediğini kendi aleyhine konuşulmasına fırsat vermemek için böyle bir yola başvurduğunu yazar. |
Böyle saçma bir iddiayı düşünmek bile gülünç.Acaba ulu önder Atatürk'te Arap alfabesini bilmiyormuydu da Latin alfabesine başvurdu!! Burada Karamanoğlu Mehmet Bey'in özgeçmişini tekrar belirtmekte fayda var.Alttaki bilgilerdede görüldüğü gibi Mehmet Bey bilgili bir devlet adamı idi ve bilim adamlarına da büyük önem vermiştir.
Karamanoğullarının ikinci Beyi Kerim’üd-din Karaman’ın oğludur. Doğum tarihi belli olmayıp ölümü 1280’dır. Mehmet Bey askeri ve idari yönden bilgili bir devlet adamı idi. Bilim adamlarını etrafına toplayıp onlara büyük önem vermiştir. XIII.yüzyıl ortalarında Selçuklular, edebi dil olarak farsçayı, devlet işlerinde Arapçayı kullanırlardı. Halk ise öz dilleri olan Türkçeyi kullanıyordu. Mehmet Bey millet olarak birlikte yaşamanın ilk şartı olan dil birliğinin sağlanmasının gerekliliğine inanıyordu. Bu birliği gerçekleştirmek için Toroslar üzerinde yaşayan bütün Türkmen boylarını çevresinde toplayarak bir ordu oluşturdu.
Üzerine gönderilen Selçuklu ve Moğol kuvvetlerini büyük bir yenilgiye uğratarak Konya’ya girdi. Burada yaşayan Selçuklu Türkleri Karamanoğulları ile birlik oldular.
Kısa zamanda Konya vilayeti ve bazı çevre iller Karamanoğullarının hakimiyeti altına girdi. Daha sonra Selçuklu Sultanı İzzettin Keykavus’un oğlu Gıyaseddin Siyavuş’u başa geçiren Mehmet Bey’in kendisi de vezir oldu. İlk önceleri Moğol baskısına başarı ile karşı koymasına bir çok kere galip gelmesine rağmen, daha sonraki çarpışmaların birinde iki kardeşi ile beraber şehit düşmüştür. İdareciliği sırasında Türkçeyi resmi dil olarak ilan eden fermanını vermiştir. Bu fermanda “Bugünden sonra divanda, dergahda ve bargahta, mecliste ve meydanda Türkçe’den başka dil kullanılmayacaktır.” diyerek siyasi ve askeri bir zafer değil aynı zamanda kültürel bir zafer kazanmıştır.
|
 |
|
ANA SAYFA -> HABERLER ve SOHBET
|