1 milyon Türkiye fotoğrafı
sayfa 3 |
 |
burakerkıral
16 yıl önce - Pzr 13 May 2007, 15:06
AB direkt olarak PKK yı terörist olarak tanımlasaydı bişey demezdim ama ''Kürtler PKK'yı AB ye şikayet ediyorsa'' bu işin içinde bir iş var demektir.Bence bu AB tarafından düzenlenmiş bir plandır ve kürtlerin dünyaya temiz gösterilmesi için AB böyle bir karar almıştır bence...bu konuda bana çok karşı çıkan var ama gözlerini gerçeklere kapatmak isteyenlere nekadar anlatsanda onların anlayabileceği kadardır...
|
 |
ahmet.ersungur
16 yıl önce - Pzr 13 May 2007, 15:09
BOP projesi kapsamında bir olaydır artık her şeyi kılıfına uydurmak için yapılmış bir uygulamadır daha buna benzer birçok olaya şahit olacağız yani bu gibi şeylere şaşırmayalım.ABD=AB=BOP
|
 |
ersannn
16 yıl önce - Pzr 13 May 2007, 16:23
Allah ıslah etsin sizi, hiç bir şey demiyorum...
|
 |
Yılmaz Edessa
16 yıl önce - Pzr 13 May 2007, 16:37
"pkk" deyince akla hep kürtler gelir.. İşte onlarında istediği bu.. Türkiyeyi askeri güçle bölmeye hiç kimse gibi onlarında gücü yetmez.. onlarda bunun farkında ve halk arasında kimlik ayrımı oluşturmaya çalışmak 1 numaralı hedefleri.. Neden halen bunu kavrayamadı halkımız anlamış değilim.. pkk terör örgütünün teröristlerinin bir çoğu kürt değil zaten.. Onlara gereken malzemeyi vermemek, el ele vermek birbirimizi dışlamamak bence pkk ya karşı verilecek askeri darbeden daha yıkıcı bir etkiye sahip olacaktır.. Saygılarımla..
|
 |
burakerkıral
16 yıl önce - Pzr 13 May 2007, 16:42
Kendilerini ayıranlar onlardır.Biz devlet kurup bağımsız olacağız diyorlar,onlara biz demiyoruzki,biz sizi ayırıyoruz gidin bizden ayrılın kendinize kürdistan diye bir devlet kurun diye...2 günde devlet olan Ermenistan gibi bunlarda 20-30 yıl sonra bir devlet kurarlarsa ''her kürt aynı değil'' başlığı altında geçen şimdiki istina gibi gözüken kürtlerde o devletin çatısı altında birleşirler o zaman kimlerin haklı olduğu ortaya çıkar...
Bu arada PKK'nın açılımı ''Partiya Karkeran Kurdistan'' yani Kürdistan işçi partisidir aynı zamandada vurucu güçleridir düşmanlarını ise T.C. olarak gösterirler...
|
 |
Kemal BULUT
16 yıl önce - Pzr 13 May 2007, 16:50
Bölücü Kürt Örgütlerinin BM Sekreteri’ne Gönderdiği Mektup
"Kürdanistan zengin yeraltı ve yerüstü zenginlik kaynaklarına ve kalkınmak için gerekli öteki tüm koşullara sahip olmasına rağmen, halkımız yoksulluk içerisinde yaşıyor. Bunun nedeni de yine söz konusu devletlerin izledikleri sömürü ve baskı politikasıdır. Sömürgeci devletler, hiç bir karşılık ödemeden Kürdanistan’ın zenginlik kaynaklarına el koyuyor, onların halkımızın yararına kullanılmasına olanak tanımıyorlar."
Bölücü Kürt Örgütlerin mektubunun tam metni
Dünya Gündemi İstihbarat Servisi
TÜRKİYE, İstanbul: Sayın Ban Ki – Moon, Birleşmiş Milletler Örgütü Genel Sekreteri,
Ekselansları,
Federal Almanya Cumhuriyetinde faaliyette bulunan Kürt kültürel ve demokratik kuruluşları olarak, Birleşmiş Milletler Örgütü Genel Sekreterliği görevine başlamış olmanızı sevinçle karşılıyor, başarı dileklerimizi sunuyoruz.
Ekselansları,
Kürt halkı, kendine özgü dili, kültürü ve tarihi olan Ortadoğu’nun en eski halklarından biridir. O, 500.000 kilometrekareyi aşan büyüklükteki ülkesinde nüfusun ezici çoğunluğunu oluşturmaktadır. Ancak ne yazık Kürt halkı bugün hala parçalanmış ülkesinin büyük bölümünde, ağır baskı ve tehditlerle yüz yüze yaşamını sürdürmektedir.
Ekselansları,
1639 yılında, Osmanlı İmparatorluğu ile İran arasında resmen paylaşılan ülkemiz Kürdanistan, 24 Temmuz 1923 yılında İsviçre’nin Lozan kentinde yapılan bir antlaşma ile yeniden bölüşüldü ve bu kez iki yerine dört parçalı hale geldi. Kürt halkının temsil edilmediği bir konferansta ve onun istemlerine aykırı bir şekilde yapılan bu paylaşım antlaşması elbette meşru değildi ve halkımız da haklı olarak onu öyle görmedi.
Kaldı ki her biri Kürdanistan’ın birer parçasını ellerinde tutan Türkiye, İran, Irak ve Suriye, demokratik temeller üzerine kurulmadılar ve buna bağlı olarak da Kürt halkının demokratik, kültürel ve politik haklarına saygılı davranmadılar.
Onlar, defalarca soykırıma dönüşen baskı ve terör politikası ile onu zorla asimile etmeye, sindirmeye ve yok etmeye çalıştılar.
Ekselansları,
Ne yazık ki Türkiye, İran ve Suriye devletlerinin Kürt politikalarında bugün hala olumluya doğru bir gidiş göze çarpmıyor. Her üç devletin sınırları içerisinde yaşayan 30 milyonu aşkın Kürt, temel hak ve özgürlüklerden yoksun durumda yaşamayı sürdürüyor. Örneğin, Kürtler kendi ana dilleri ile eğitim görme hakkına sahip değiller. Okullarda, Kürt kültürü ve tarihi ile ilgili hiç bir şey okutulmuyor. Kürt dili ve kültürünün korunması ve gelişmesi için devletçe herhangi bir önlem alınmıyor. İran’da tanınan sınırlı haklar bir yana bırakılırsa, radyo ve televizyonlar esas olarak Kürt kültürüne ve tarihine kapalıdır. Politik haklar yönünden de durum farklı değil. Kısacası, adı geçen devletler, halkımızın her hak istemine baskı ve terörle karşılık veriyorlar. Özellikle Türkiye`de, dinsel özgürlükler bakımından da ciddi sorunlar yaşanmaktadır. Türkiye’de devletin resmi dini olarak kabul edilen İslam’ın Sünni mezhebi dışındaki dini inançlar baskı altındalar. Aleviler, Hıristiyanlar ve Yezidiler haksızlığa uğruyor, baskı görüyorlar.
Ekselansları,
Yukarıda kısaca değindiğimiz olumsuz koşullar, kalkınma ve yaşam düzeyi bakımından da varlığını sürdürmektedir. Kürdanistan zengin yeraltı ve yerüstü zenginlik kaynaklarına ve kalkınmak için gerekli öteki tüm koşullara sahip olmasına rağmen, halkımız yoksulluk içerisinde yaşıyor. Bunun nedeni de yine söz konusu devletlerin izledikleri sömürü ve baskı politikasıdır. Sömürgeci devletler, hiç bir karşılık ödemeden Kürdanistan’ın zenginlik kaynaklarına el koyuyor, onların halkımızın yararına kullanılmasına olanak tanımıyorlar. Kendisi hakkında karar verme ve kendi kendisini yönetme hakkına sahip olmayan Kürt halkı ise maalesef bu olumsuz durumu sona erdirebilecek olanaklara sahip değil. İnsanlara nefes aldırmayan baskılar, umutsuzluk ve yoksulluk ise Kürdanistan’da aynı zamanda ciddi sosyal sorunların ortaya çıkmasına ve giderek büyümesine neden olmaktadır.
Ekselansları,
Ülkeniz Güney Kore’nin de içerisinde bulunduğu ABD öncülüğündeki müttefik güçlerin Saddam Hüseyin diktatörlüğünü sona erdirme operasyonundan sonra, Irak devleti sınırları içerisinde bulunan Kürdanistan’ın güney parçasında, halkımız açısından yeni bir yaşam kurma yolu da açılmış oldu. Şimdi özgür olan Güney Kürdanistanlılar, bir yandan hızla Saddam döneminde uğradıkları soykırımın yaralarını sarıyor, bir yandan da demokratik ve federal bir Irak’ı kurma mücadelesinde olağanüstü bir çaba harcıyorlar.
Kürdanistan’da bulunan ülkenize ait askeri birlikler de bu konuda halkımıza yardım etmekteler. Şunu memnuniyetle belirtelim ki G. Koreli askerlerin dayanışması sadece askeri alanda yapılanlarla sınırlı değil. Onlar, bugüne kadar sosyal alanda da birçok projeyi gerçekleştirdiler. Halkımız, bu dayanışmadan ötürü, kardeş Güney Kore halkına minnettardır. Öte yandan, Kürt halkının bu durumu, onu, bölgede demokrasi ve barış istemeyen güçlerin hedefi haline getirmektedir. Ona en büyük tepkiyi gösterenler ise Irak’a komşu olan Türkiye, İran ve Suriye devletleridir. Çünkü her üç devlet de, Kürdanistan’ın özgürleştirilmiş parçasındaki olumlu gelişmelerin, kendi sınırları içerisindeki Kürtleri etkileyeceğinden ve onların özgürleşme mücadelesine güç vereceğinden korkuyorlar. Bu nedenle de halkımızın, ülkesinin bu parçasında elde ettiği kazanımları kaybetmesi için yoğun çaba harcıyorlar. Türkiye, orayı sürekli olarak işgal tehdidi altında tutuyor.
Ekselansları,
BM Örgütü, kuruluşundan bu yana çeşitli alanlarda başarılı işler yaptı. O, yürüttüğü bu çalışmalarla, açlık ve hastalık tehlikesi ile yüz yüze bulunanların, doğal afet ve savaş kurbanlarının umudu haline geldi, saygınlık kazandı. Ancak biz Kürtler, BM Örgütü´nün ilgisi açısından kendimizi şanslı sayamıyoruz. BM Örgütü, bugüne kadar izlediği politika ile halkımızı adeta yok saydı, çektiği acılara ilgisiz kaldı.
Ekselansları,
Kürtler sayısal olarak şu an dünyamızda devleti olmayan ve kaderini belirleme hakkı gasp edilmiş en büyük ulustur. Kürt sorunu, temel hakları elinden alınmış, kölelik koşullarında yaşamaya zorlanan tehdit altındaki bir ulusun özgürleşmesi sorundur. Pratikte yaşananların da defalarca ortaya koyduğu gibi, bu soruna adil ve demokratik bir çözüm bulunmadan Ortadoğu’yu barışa ve istikrara kavuşturmak olanaklı değil.
Bu çerçevede Kürtler;
1. Dil, kültür ve kimlik haklarına sahip olmak,
2. Ekonomik ve sosyal kalkınma olanaklarından eşitçe yararlanmak istiyor, hem de BM örgütünce benimsenen “Halkların hak eşitliği ve kaderlerini özgürce belirleme hakkı” ilkesine göre kendi geleceği üzerinde söz ve karar sahibi olmak istiyorlar.
Görev yaptığınız dönemde, BM Örgütü´nün, Kürt halkının sorunlarına ve acılarına duyarsız kalmayacağını umarız. Saygılarımızla…
Mektubu İmzalayan Örgütler:
Kirmanc (Zaza) Dili ve Kültürü Enstitüsü-IKK, Berlin
İMKEV – Kürtler için Uluslararası İnsan Hakları Merkezi, Bonn
KOMKAR – kürdanistan Dernekleri Birliği, Köln
Kürd PEN, Bremen- Almanya
KOMJIN – kürt Kadın Bürosu, Wuppertal
KOMCIWAN –kürdanistanlı Gençler Birliği, Dortmund
Alman-kürt Dostluk Derneği – Hevalti, Köln
Alman-kürt Dostluk Derneği – Hevalti, Bottrop
Alman-kürt Dostluk Derneği – Hevalti, Duisburg
IKV/KOMKAR, Wuppertal
Ulusal Azınlıklar koruma Derneği, Münih
Alman-Kürt Dostluk Derneği, Hamburg
Kürt Topluluğu, Mannheim
kürdandistan İşçi Derneği, Nürnberg
Kürt Derneği, Bremen
Kürt Topluluğu Rhein-Sieg-Kreis
|
 |
ersannn
16 yıl önce - Pzr 13 May 2007, 16:52
| Alıntı: |
Kendilerini ayıranlar onlardır.Biz devlet kurup bağımsız olacağız diyorlar,onlara biz demiyoruzki,biz sizi ayırıyoruz gidin bizden ayrılın kendinize kürdanistan diye bir devlet kurun diye...2 günde devlet olan Ermenistan gibi bunlarda 20-30 yıl sonra bir devlet kurarlarsa ''her kürt aynı değil'' başlığı altında geçen şimdiki istina gibi gözüken kürtlerde o devletin çatısı altında birleşirler o zaman kimlerin haklı olduğu ortaya çıkar...
Bu arada pkk'nın açılımı ''Partiya Karkeran Kurdistan'' yani kürdanistan işçi partisidir aynı zamandada vurucu güçleridir düşmanlarını ise T.C. olarak gösterirler |
pkk'nın açılımını neden yazdınız konumuzla ne alakası var anlayamadım
Herkes sizin gibi olup siz Kürtsünüz hepiniz bölücüsünüz derse 20 yıl sonra dediğiniz olacak..
Keşke Kürtleri önyargınızla yargılamak yerine, onlara bu ülke için Kurtuluş Savaşı'nda nasıl omuz omuza savaştığımızı, bu ülkeyi nasıl birlikte kurduğumuzu anlatsanız da, o sürekli bahsettiğiniz "dış güçler"in oyuncağı olmasanız Burak Bey..
|
 |
burakerkıral
16 yıl önce - Pzr 13 May 2007, 16:56
Dış güçlerin oyuncağının kim olduğu belli dışgüçler silahları bombaları arabaları teçhizatları paraları bana sağlamıyor benide Türkiye Cumhuriyeti'ne karşı kışkırtıp savaştırmıyor madem bu yukarıdaki mesajı siz benim şahsıma yazdınız yukarda yazdıklarımı iyi düşünün o zaman...
|
 |
Zeki Varış
16 yıl önce - Pzr 13 May 2007, 17:18
Sitemizde hiç kimsenin hiç bir gücün oyuncağı olabileceğini düşünmüyorum.Tüm üyeler sadece kendi fikirlerini paylaşıyorlar.Bahsi geçen yönde tavır içine girenler bir süre sonra kendilerine başka ortam aramak zorunda kalıyorlar..
Kürt meselesi söylemine gelince,esas bunu kullanmaya çalışanların oyuncak olduğunu düşünüyor Örgüt mensubu ve sempatizanları hariç tüm Kürt kökenli vatandaşlarımızın kardeşimiz olduğunu hatırlatmak istiyorum.Onlarda aynı duygular içindedirler zaten.Ayrıca bu vatandaşlarımıza bu ülkenin nasıl elele kurulduğunu anlatmaya hiç gerek yoktur hatta anlamsız olur çünkü onlar herşeyin farkında ve vatanlarını bilinçli olarak karşılıksız seviyorlar..Ayrılıkçılara birtakım şeyleri izâh edebildiğiniz gün sorun bitecektir.Tabiki idrâk ederler ve etmelerine izin verilirse?!..
|
 |
sayfa 3 |
ANA SAYFA -> HABERLER ve SOHBET
|