Ana Sayfa 1 milyon Türkiye fotoğrafı
sayfa 5
burakerkıral

16 yıl önce - Sal 08 May 2007, 20:11



Fatih Can
16 yıl önce - Çrş 09 May 2007, 10:20

Alıntı:
Benim ilgili olduğum Denizcilik sektöründe ve uluslar araası bir atılım yapılmadı ama küçük ülke çapında başarılar var fakat büyük başarılar için büyük işler yapmak lazım ben bu sektörde hala büyük bir iş göremedim..


Denızcılık sektöründeki gelişmeler şuradan izlenebilir.

http://www.ubak.gov.tr/ubak/tr/ilkler.php#deniz

Su ifadeler de dikkat cekicidir. Benim hatırladığım mazotu vergisiz verme hizmeti de öok yerindedir.

DENİZCİLİKTE REKOR ÜSTÜNE REKOR KIRDIK�

GEMİ YAPIMINDA % 360 BÜYÜME�.

MEVCUT TERSANELERİMİZ 2010 YILINA KADAR DOLUDUR�

BUGÜN DÜNYADA EN ÇOK GEMİ SİPARİŞİ ALAN 8�İNCİ ÜLKEYİZ�


AHMETR
16 yıl önce - Cum 11 May 2007, 02:26



umut88
16 yıl önce - Cum 11 May 2007, 04:27

Alıntı:
Harika Çocuk
Ulaştırma Bakanı'nın 24 yaşındaki oğlu, Çeşme ile İtalya arasında yolcu ve araç taşımacılığı yapmak için gemi aldı
03.07.2003
Ulaştırma Bakanı Binali Yıldırım'ın 24 yaşındaki oğlu Erkan Yıldırım, bir buçuk yıl önce kurduğu 10 milyar lira sermayeli şirketi adına 720 milyar liraya (445 bin Euro)ro-ro gemisi satın aldı.

Devamı için http://www.vatanim.com.tr/root.vatan?exec=haberde ...tegoryid=1

Nedense, Ulaştırma Bakanı'nın oğlu, Maliye Bakanı'nın kızı, Başbakan'ın oğlu derken, herkes bir yerlerden parayı bulup iş dünyasına "atılıveriyor". Yorumsuz...

Alıntı:
Binali Yıldırım: İstifa etmiyorum

Ulaştırma Bakanı Binali Yıldırım tren kazasıyla ilgili olarak istifa etmeyeceğini ve yaptığı uygulamaların arkasında olduğunu söyledi. Yıldırım, “Ben zor anlarda bırakıp kaçacak bir adam değilim. Yaptığım her uygulamanın arkasındayım” dedi.
Yıldırım, Sakarya’daki kazanın elim ve üzücü olduğunu belirterek “Bu kazayı daha da üzücü yapan hızlandırılmış tren uygulamasıyla ilişkilendirmeye çalışması ve psikolojik ortam içinde bizim açımızdan kolay değildir. Savunulacak bir husus görmüyorum” dedi.
EN BÜYÜK KAZA BU DEĞİL
Yıldırım, bu kazanın demiryollarında yaşanan kazaların en büyüğü olmadığını belirterek “Hızlı tren bilimsel tanımı 250 km ve üzerindeki trenlerdir. 106 km ortalama sürat yapan trenin hızlı tren olması sözkonusu değildir. Daha önce de trenler ortalama 90 km hız yapıyordu. 16 km’lik bir iyileştirme yapılmıştı. Demiryollarında son 50 yılda bir çalışma yapılmamıştı. Bu nedenledir ki bu kazadan önce bundan daha büyük sonuçlar içeren kazalar olmuştu. Son 50 yıl içinde dördüncü sırada bir kazadır bu” dedi.

http://www.ntvmsnbc.com/news/279645.asp

Sayın bakan, taziye mesajı vereceğine, hatasını kabul edeceğine, hatanın kendilerinde olmadığını söylüyor. Diyecek bir şey bulamıyorum!

Alıntı:
Ben mi kullandım

Çiğdem TOKER

Ulaştırma Bakanı Binali Yıldırım, 38 kişinin öldüğü Pamukova'daki tren kazasının ardından, istifa etmesi gerektiği yolundaki eleştirilere "Ben çok rahatım. O direksiyonu ben kullanmıyorum ki kardeşim..." diyerek cevap verdi.
Yıldırım, 38 kişinin öldüğü Pamukova'daki tren kazasının ardından, istifa etmesi gerektiği yolundaki eleştiri ve talepleri "Zorlama yorum" olarak niteleyerek, vicdanen rahat olduğunu söyledi. Yıldırım, 38 kişinin öldüğü tren kazasında sorumluluğunun ne olduğu sorusuna ise "O direksiyonu ben kullanmıyorum ki kardeşim. Adama standartları vermişiz, herşeyi vermişiz. Yapmıyorsa ne yapacaksınız?" yanıtını verirken "Bu seferlerle ilgili olarak 600 kişinin imzası var" diyerek sorumluluğu makinistle, kurum çalışanlarına yıktı.

http://hurarsiv.hurriyet.com.tr/goster/haber.aspx ...wid=468841

Bu da pişkinlik oluyor herhalde    Ayıp, ayıp, sen o yetiştir(eme)diğin makinistten, görevlilerden, şeflerden kısaca hepsinden sorumlusun. Nasıl olur da sorumluluk kabul etmiyoruz dersin? Ayrıca üslup çok, çok çirkin. Orada 38 kişi ölmüş, gidiyor "Trafik kazasında da 210 kişi ölüyor ne var" diyorsun. Yazık...

http://img41.imagevenue.com/img.php?loc=loc263&am ...riyet2.jpg
Resim sayfanın yapısını bozabileceğinden dolayı, buraya koyamıyorum. Bu resim hakkında yoru yapmak istemiyorum. Tek diyeceğim çağdaş Türkiye'ye böyle manzaralar yakışmıyor.

Alıntı:
ADSL tartışması büyüyor. Türk Telekom'un 256 Kbps giriş seviyesini 512 Kbps'ye ücretsiz çıkarma vaadini tutmaması ve fiyatı 49 YTL'den 99 milyon YTL'ye çıkarması kullanıcıları isyan ettirdi. Tüketiciler Derneğine rekor sayıda şikayet geldi.
     Tüketiciler Derneği (TÜDER) Genel Başkanı Engin Başaran, "ADSL tarifesinin tüketicileri çıldırttığını" söyleyerek derneğe dün 10.00-16.00 saatleri arasında e-posta yoluyla iletilen ADSL şikayet sayısının 1278 olduğunu bildirdi.
     Türk Telekom yetkililerinin, geçen eylül ayında düzenlenen Bilişim Fuarı’nda "ADSL abone artışında dünyada birinci sırada olduklarını" açıkladıklarını hatırlatan Başaran, şunları kaydetti:
     "Ancak görülüyor ki, abonelerin teveccühü ve ilgisi Türk Telekom tarafından karşılanamıyor. Günde 5 bin kişinin abone olduğu Türk Telekom’un ADSL hizmeti alarm veriyor. Haberleşme özgürlüğünün bugünkü adı diyebileceğimiz internet hizmetlerine abonelerin ilgi ve ihtiyacı, Türk Telekom’un tekelci anlayışı, servis ve satış sonrası hizmetlerin verilmemesi, tarife ve kapasite ile ilgili çelişkili uygulamalar nedeniyle karşılanamıyor. 2004’te, 454 bin ADSL abonesi bulunan Türk Telekom, 2005 eylül ayı itibariyle 1 milyon abone hedefini geçti".
     Engin Başaran, ADSL hizmetleri üzerinden alınan vergileri "internet üzerinde kara bir leke" olarak niteleyerek, satış sonrası hizmet sunulamaması nedeniyle de tüketicilerin telefon hatlarında mağdur edildiğini ileri sürdü.

http://www.milliyet.com.tr/2005/11/01/son/sontur19.html

Görün, eğer bu tartışmalar olmasa şimdi 512kbps'ye 99 milyon ödemek zorunda kalacaktık. Demek ki haksızlıklara karşı tepki göstermek gerekiyor.

Alıntı:
BAKAN YILDIRIM GAF YAPTI
Haliç Üniversitesi’nde düzenlenen panele bir saat gecikmeyle yetişen Ulaştırma Bakanı Binali Yıldırım, “Panel için Kadir Has Üniversitesi’ne teşekkür ederim” şeklinde gaf yaptı. Öğrenciler bunun üzerine bakanı yuhaladı. Ulaştırma Bakanı gülerek, “Ne var canım, hepsi üniversite işte!” şeklinde sözlerine devam etti.

İnternetin bilgiye ulaşmayı kolaylaştırdığını söyleyen Ulaştırma Bakanı Yıldırım, “Artık çıkıp da bir takım istatistikler verip hamaset yapamıyoruz, çünkü yurttaşlar internete girip doğrusunu öğrenip yüzümüze vuruyor. İnternet çıktığından beri doğru düzgün siyaset bile yapamıyoruz” diye konuştu.

http://www.ntvmsnbc.com/news/369074.asp

Eğer sayın bakanın siyaset anlayışı halkı aptal yerine koymaksa (ki hala koymaya çalışıyor, %100 indirim olsaydı internet hizmetini bedavaya alıyor olurduk ), bu "kirli siyaset"e girmiyor mu? Hani nerede şeffaflık? Kusura bakmayın ama, böyle bir siyasetçinin hiçbir icraatine, hiçbir lafına inanmak mümkün değil.

Ve en nihayetinde: (3 sene önce yapmalıydınız sayın bakan)
Alıntı:
Ulaştırma Bakanı Yıldırım'a duygusal veda
      Erken seçim kararı ardından yarın istifa edecek olan Ulaştırma Bakanı Binali Yıldırım’ın son basın toplantısında duygusal anlar yaşadı. Yıldırım’ın, veda konuşması yaparken gözlerinin yaşardığı ve sesinin titrediği görüldü. Bazı bürokratlar da gözyaşlarını tutamadı

http://www.milliyet.com.tr/2007/05/07/son/sonsiy22.asp

Elveda sayın bakan. Bu millet yaptıklarınızı, söylediklerinizi unutmayacak.


Murat Kandemir
16 yıl önce - Cum 11 May 2007, 10:50
Sevapları ve Günahlarıyla


Alıntı:
AHMETR:

Ben de konuyu saptıracağım. Mecburen!!!

Aferin Binali'ye neler yaptı maşallah demek + puan ama şunlar da oldu demek - puan. Ne güzel.
Binali'yi övme sayfasına hoş geldiniz.


Ne yazık ki dediğinizde haklısınız, sonra yazdıklarınıza tam olarak katılmasamda. Sonuçta siyasal bir kişiyi, heleki icra makamında olan kişileri eleştirirken sadece siyaset gözlüğüyle eleştiriyoruz. Yani bizden mi değil mi, bizdense sonuna kadar artılarını gör, değilse iyi yaptığı işleri bile görmezden gel. Birazda yaptığı işlere göre değerlendirsek, belki sade vatandaş olarak bize eleştirilerin daha faydası olacak.

Yani o siyasi kişinin siyasetini beğenmezsekde yaptıkları artıları da söyleyelim ki yapanlar (hizmet eden kamu görevlileri) motive olsunlar, işlerini daha iyi yapmak için kendilerinde güç görsünler. O siyaseti savunanlarda yapılan eksikleri ve hataları de görsünler ki gene hizmet edenler, her yanlışlarının hoşgörülmeyeceğini anlasınlar, sümenaltı edilmesin yanlışlar. Bunu şu anki hükümet için söylemiyorum, Türkiye'nin siyasi atmosferi için söylüyorum.

Ben şahsen, bu forumda iyisiyle kötüsüyle objektif olarak bakanın tüm icraatlarının tartışılmasını çok olumlu buluyorum, her ne kadar artılar ve eksiler havada uçuşsada...



mcagri
16 yıl önce - Cum 11 May 2007, 10:56



KeNaN KöR
16 yıl önce - Cum 11 May 2007, 13:47

Alıntı:

Ulaştırma Bakanı Binali Yıldırım, gazetecilerin sorularını yanıtladı.

RADİKAL - ANKARA - Ulaştırma Bakanı Binali Yıldırım, oğlu Erkan Yıldırım'ın ortağı olduğu şirketin 7.2 trilyon liralık teşvik aldığı şeklindeki haberlere sert çıktı. Söz konusu şirketin oğlu ile ilgisi olmadığını, 'isim benzerliği' olduğunu söyleyen Yıldırım, "Yalanda da artık ölçü kalmadı. Siyasetçiyiz diye ailemizi yargısız infaza tabi tutup, toplumda hortumcu, götürücü gibi göstermeye çalışmak şerefsizlik" dedi. Yıldırım, dün katıldığı PTT'nin emekli Bağ-Kur'luların aylık ödeme ve prim tahsilatını yapmasına olanak veren protokol töreninin ardından gazetecilerin oğlu ile ilgili haberleri hatırlatması üzerine şunları söyledi:
'Yalanın da haysiyeti olur'
"Oğlum aradı, 'Baba böyle bir şirketimiz varmış, bizim haberimiz yok, siz mi kurdunuz' dedi. Ben de baktım kayıtlara: Şirketi kuran Erkan Yıldırım ve birkaç tane Yıldırım soyadında diğer isimler var. Baba adı Nedim, anne adı Rihan, doğum yeri Diyarbakır ve 01.01.1984 doğumlu. Yalanın da bir haysiyeti olur. Ben bu yalanlara tazminat davası açmaktan, kazanmaktan usandım, ama bu yalanları yapmaktan usanmayan hâlâ bazılarının olduğunu görüyorum. Halkımızın sağduyusuna bırakıyorum."
http://www.radikal.com.tr/haber.php?haberno=179460



Fatih Can
16 yıl önce - Cum 11 May 2007, 15:48

Alıntı:
Yalanın da haysiyeti olur'
"Oğlum aradı, 'Baba böyle bir şirketimiz varmış, bizim haberimiz yok, siz mi kurdunuz' dedi. Ben de baktım kayıtlara: Şirketi kuran Erkan Yıldırım ve birkaç tane Yıldırım soyadında diğer isimler var. Baba adı Nedim, anne adı Rihan, doğum yeri Diyarbakır ve 01.01.1984 doğumlu. Yalanın da bir haysiyeti olur. Ben bu yalanlara tazminat davası açmaktan, kazanmaktan usandım, ama bu yalanları yapmaktan usanmayan hâlâ bazılarının olduğunu görüyorum. Halkımızın sağduyusuna bırakıyorum."


Iste bunların tek mantıgı camur at ızı kalsındır baska bırsey degıl ve yaptıkları her camur atmadan sonra camur atııkları ınsanlar daha da cok guclenıyor ve ne yazık kı bazı arkadaslar hala bu olayın gercek oldugunu sanıyorlar vah kı ne vah vah kı ne korlesmıs bazılarının gozlerı.


turgutharun

16 yıl önce - Cum 11 May 2007, 16:30



Mustafa Urgancı

16 yıl önce - Cum 11 May 2007, 18:01
Çağ mı atlatmış?




sayfa 5
« önceki   123456 ... 171819   sonraki »
ANA SAYFA -> ULAŞIM