sayfa 9  |
 |
Rabia Aydın
15 yıl önce - Çrş 28 Ksm 2007, 14:35
Odun-Kömürle ısınılan Sobalı Yıllar
Soba yakmak için işinin erbabı olacaksın benim eşim gibi beceriksiz bir hayat arkadaşınız varsa her soba dönemi halının üzerine soba boruları düşer, açık renk halılar siyaha boyanır. Bazen sobanın inat edip yanmadığı durgun havalarda kızılarak üzerindeki kapak halının üzerine atılır eriyen halıda yuvarlak delik izleri oluşur. Soyut tablo örneği izahi güç desenler halının üzerinde oluşur. Bu neden ben artk sobanın üzerinde kstane pişirme zevkinden hiç bir şey hissetmiyorum, her geçen gün sobaya gıcık kapıyorum. Sobanın bunda bir günahı olmamasına rağmen. Akın Kurtoğlu'na göre nostalji bizim için hala yaşanılan isli bir gerçektir.
|
 |
Hakan Ünal
15 yıl önce - Prş 29 Ksm 2007, 01:30
Çocukluk yıllarım Gaziantep'te geçti benim.O yıllarda Gaziantep'te yanlış hatırlamıyorsam şöyle bir ısınma şekli vardı.(Adını hatırlayamadım şimdi..)Kova benzeri birşeyin içinde kömür yakılır,daha sonra üstüne battaniye kapatılırdı.Sonra tüm ev halkı o battaniyenin içine toplanırdı.Beline kadar içine girip oturuldu.Şimdi düşünüyorumda oldukça garip geliyor bana.Aynı zamanda güzel...Şimdi ev halkının gün içinde sadece yemeklerde biraraya gelebildiği günümüzde,o zamanlar ısınmak için herkesin battaniye içinde oturması...
Zorlu ama keyifliydi o yıllar...
|
 |
Ufuk Y.
15 yıl önce - Prş 29 Ksm 2007, 01:55
2000 yılına kadar müstakil evimizdeydik ve çocukluğumdan bu yana sobalı evde yaşıyorduk. Kova taşıması, kömür çekme, boru silkme, sobanın çekmemesi sonucu evin duman dolması ve borulardan zift akması, sadece soba yanan odanın sıcak olması diğer odalarda donulması vs. vs. bir sürü aksi yönünü sayabilsekte sobada kestane pişirmesi, ekmek kızartılması, soğuk havadan gelince yanına kedi gibi kıvrılınması, üzerinde pişirilen leziz yemek ve tatlılar çok güzeldi ya Hele küçüklüğümde, yağmur sonrası sokağa çıkardım, güneş bir nebze açıverince ortaya çıkan birkaç mantarı toplar gelir sobanın üstünde üzerine tuz ekerek pişirir yerdim doyum olmazdı
|
 |
yılmaz büktel
15 yıl önce - Prş 29 Ksm 2007, 02:27
| Alıntı: |
| çocukluğumdan bu yana sobalı evde yaşıyorduk. Kova taşıması, kömür çekme, boru silkme, sobanın çekmemesi sonucu evin duman dolması ve borulardan zift akması, sadece soba yanan odanın sıcak olması diğer odalarda donulması vs. vs. bir sürü aksi yönünü sayabilsekte sobada kestane pişirmesi, ekmek kızartılması, soğuk havadan gelince yanına kedi gibi kıvrılınması, üzerinde pişirilen leziz yemek ve tatlılar çok güzeldi ya |
bugün sobalı yaşamı kaloriferli yaşama göre bakıp kötüleyebiliyoruz da ama o günlerde kaloriferi gören kim(60lar 70ler) dolayısıyla karşılaşma yapacak bir ortamda yok. Bu nedenli biz o sobalı günleri herşeye rağmen seviyorduk, kötülükleri bizim için kaderin bir cilvesiydi o kadar.
bugün sobalı yaşam bir tercih olmaktan çok bir sorumluluk, hatta öğrenci evlerinde soba yakmamak adına elektrik sobaları veya zahmetsiz başka ısıtıcılar gündeme gelebiliyor. sobalı yaşamı bunlarla kıyaslarsak, zahmetine karşın diğerlerinden daha iyi olacağı kabul görecektir sanıyorum. ama zorunluluklar insana tercih şansı bırakmıyor.
|
 |
Selçuk Alpay
15 yıl önce - Prş 29 Ksm 2007, 23:53
Yazıları en baştan sona kadar okudum.Akın beye bulduğu konu için teşekkürler.Çıkan yazılarda çocukluğumdan bu güne kadar hayatımın belli bir kesitini tekrar yaşadım.Hepsinin kendine göre keyfi olduğu kadar bazı külfetleride tabii vardı.Son baharda eve babam odun aldığında tabii elimizden geldiği kadar taşıma işine yardım etmek bu külfetlerin en başıda gelen faslı idi.Havalar soğumaya başladığındada sobanın keyfi başlardı.Sabah hafif odun kokusuna karışan soba üzerinde kaynayan çayın kokusu ve kızarmış ekmek kokusu,akşam kestane kebabı daha sonrada yenen meyvalarının kabuklarının soba üzerine konması ile odayı kaplayan hoş koku bu işin keyifli tarafları idi.Sınıf atlamaktan ziyade günün şartları gereği daha sonraki yıllar kaloriferli eve geçtiğimizde bazı külfetlerden kurtulmakla beraber bu keyiflerdende mahrum olduk.1970 leri sonlarında baş gösteren ekonomik kriz neticesi fueloil bulunmaz olunca tekrar sobalı evlere özenir olduk.Isınmak için babamlara veya babaannemin evine gittiğmiz çok olmuştur.Çünkü onların evleri sobalı idi.Hele babaannemin evindeki fırınlı sobanın keyfi işte ozaman başka olurdu.Hem bir yandan ısınırkken diğer taraftan sobanın fırınında pişirilen sucuk pastırma gibi yiyeceklerin tadıda başka olurdu.Evet dostlar işin aslı geçmiş zaman hayali cihana değer.
|
 |
oerkan
15 yıl önce - Cum 30 Ksm 2007, 17:16
Fazla uzağa değil, yani birazcık Avrupayı gezmektense gelip Doğuyu gezersek hala bu bölgede odun ve kömürle ve hatta hatta Tezekle ısıtılan evlerin olduğunu görebileceğiz.
|
 |
emreberkay
15 yıl önce - Cum 30 Ksm 2007, 19:16
Doğuyu gezmenize bile gerek yok. Büyük şehirlerimizin (Ankara, izmir...) varoş mahallelerinde hala sobayla ısınan evler var.
|
 |
adilarslanoglu
15 yıl önce - Cmt 01 Arl 2007, 01:39
Tezek
Dogu'ya gerek yok.
Ankaraya 110 km.uzaklıkta Çankırı Çerkeş'te hala tezek çok güncel.Yolu düşene,merak edene gösterebilirim.Çogu köylerde hala yazın buyuk oranda tezek kesilmekte.Hayvancılıgın yogun olarak yapılması,tarımın az olması ve maddi gelir düşüklüğü insanlara tezek hala ıyı bir alternatif olarak gelmekte.
Aynı özellikle istanbul kemerburgaz kömürü gibide yanıyor.
Sevgiyle kalın
|
 |
Selçuk Alpay
15 yıl önce - Sal 04 Arl 2007, 22:22
(+)
Arkadaşımın iş yerinde kullandığımız en küçük boy Tınal marka soba.
Bu fotoğrafı üç gün önce çektim.
En son Selçuk Alpay tarafından Sal 04 Arl 2007, 22:25 tarihinde değiştirildi, toplamda 1 kere değiştirildi
|
 |
*sevda*
15 yıl önce - Sal 04 Arl 2007, 22:42
Biz İzmit-Sapanca-Adapazarı yolunun içinden geçtiği bir köydeyiz.Artık köy değil mahalle oldu hatta. Bu kadar merkezi düzayak bir yerde olduğumuz halde doğalgazın buraya gelmeye niyeti yok.Biz de sobayla odunla kömürle uğraşıyoruz.Buz gibi sularla elimizi yüzümüzü yıkıyoruz. 
|
 |
sayfa 9  |