1 milyon Türkiye fotoğrafı
sayfa 15  |
 |
Burak Canpolat
14 yıl önce - Pzr 02 Ksm 2008, 16:16
Ahh Ahh nerde o yıllar!!!
Rahmetli dedemle birlikte kömürlükten odun-kömür çekerdik pazar günleri. Ondan sonra sobamızı yakar, ikindi vakti çayımızı demlerdik. Diğer tarafların soğuk olduğunu düşünemeden odadan çıkar aynı hızla içeri geri girerdik. Hele hele banyodan çıktıktan sonra o sobanın yanında oturup ta mis gibi çayımızı yudumlarken dedemin anlattığı hikayeleri seve seve, heyecanla dinlerdik. Yatma vakti gelince sobanın olduğu odaya girip güzel bir uyku çekerdik. Ama ertesi sabah hava aydınlanmadan kalkıp okula gitmek yok mu? işte o bütün keyfimizi kaçırırdı...
Ahh Ahh nerde o yıllar!!!
Şimdi ne o zor şartlar var, ne de DEDEM var. Keşke o yılları yeniden yaşama fırsatım olsaydı...
SAYGILARIMLA
Burak CANPOLAT
|
 |
Süha
14 yıl önce - Pzr 02 Ksm 2008, 21:48
Havaların yavaş yavaş soğuması ve doğalgaz fiyatları artışları nedeniyle bu sıra basın gündemin olan sobalı günlere dönüş başladı. O sahneleri sizlerle paylaşmak istiyorum.
Emektar Sobalarımız:
Ayrıca çevremde büyüklerimin çoğu sobayla ısınıyor ve onlara gittiğim zaman soba üzerinde pişen kestane, içine pişmiş patates ve üzerinde ısıtıp içtiğimiz çayların tadına doyum olmuyor.
|
 |
Hunkar Ozyasar
14 yıl önce - Pts 03 Ksm 2008, 00:48
OLAGANUSTU... Muhtesem... Inanilmaz!!!
El-insaf Akin Hocam,
Bu kadar mi guzel yazilir be ya?
Aldiniz, beni ve butun okuyanlari o gunlere bir cirpida geri goturmekle kalmadiniz, hayatinda soba gormemisleri bile sobaya ozendirdiniz.
Soba ile basladiniz ancak o kadar cok hayat kesiti sundunuz ki, adeta sobanin dilinden son 40 seneyi anlativerdiniz. Butun bunlari yaparken asla soba konusundan kopmadiniz ve donup dolasip ustaca sozu sobaya bagladiniz.
Bu oyle her babayigidin harci degildir Akin Ustadim. Uzerinde calistiginiz veya hal-i hazirda yayinlanmis bir edebi calismaniz var mi? Bu kabiliyetinizi daha genis mecralara tasimazsaniz ayip ederisiniz. Ben kitap yazdim diye ortalara dustum ama sizin yazilarinizdaki o incelik ve ozeni yakalayabildigimi dusunmuyorum.
HELAL OLSUN!!!
|
 |
Hunkar Ozyasar
14 yıl önce - Pts 03 Ksm 2008, 00:51
| Alıntı: |
" Odun-Kömürle Isınılan Sobalı Yıllar... "
Öyle bir başlık ki, sanki yontma taş devrindeki, yontulmuş taşlardan bahsediliyor.
Unutmayalm ki, Ülkemizde kullanılan ısınma yöntemi, büyük ölçüde soba kullanımıdır. |
Olmadi... Yontma tas devrinde soba yoktu, o yuzden boyle bir ihtimal zaten tarihi acidan namumkun
Ikincisiiiii.... "Ülkemizde kullanılan ısınma yöntemi, büyük ölçüde soba kullanımıdır" dediniz. Yani Turkiye'de %50'nin uzerinde bir nufus soba mi kullaniyor bugun? Bu istatistigie nereden ve nasil ulastiniz? Bizimle bir link paylasabilir misiniz?
|
 |
:sevgi:
14 yıl önce - Pts 03 Ksm 2008, 01:09
| Alıntı: |
| Ikincisiiiii.... "Ülkemizde kullanılan ısınma yöntemi, büyük ölçüde soba kullanımıdır" dediniz. Yani Turkiye'de %50'nin uzerinde bir nufus soba mi kullaniyor bugun? Bu istatistigie nereden ve nasil ulastiniz? Bizimle bir link paylasabilir misiniz? |
Böyle bir istatisliğe, araştırma veya anket yapmadan da ulaşmak mümkün.
Ülkemiz şehirlerden, şehirlerde de soba ile ısınmayanlardan mevcut değil. Anadolu köylerine gittiniz mi? Toprak altında yaşayan Erzurum köylerini gördünüz mü? Yakmak için tepecikler oluşturdukları tezekleri.
Birilerine acitasyon gelebilir söyşediklerim ama gerçekler...
Ülkemizde bu sahneler yaşanıyorken "Odun-Kömürle Isınılan Sobalı Yıllar.." böyle bir başlık abartılı geldi bana. Saygım sonsuzdur.Herkesin kendine ait düşünceleri var ve makul bir şekilde dile getirmekte hürdürler.
|
 |
tc-volkan
14 yıl önce - Pts 03 Ksm 2008, 01:19
Çocukken sabahları üç şey beni uyandırırdı.Biri sobanın üzerinde fokurdayan çayın kokusu,sobanın üzerinde kızaran ekmeğin kokusu,sobanın külünü alt hazneye boşaltmak için kullanılan mekanizmanın çıkardığı tiz ses.O çok başka bir şeydi .Çyımızı ısıtır,yemeğimizi pişirir(guzineli)çamaşırımızı kurutur hatta kestane onun üzerinde daha bir lezzetliydi.
|
 |
Akın Kurtoğlu
14 yıl önce - Pts 03 Ksm 2008, 01:32
| Alıntı: |
" Odun-Kömürle Isınılan Sobalı Yıllar... "
Öyle bir başlık ki, sanki yontma taş devrindeki, yontulmuş taşlardan bahsediliyor.
Unutmayalm ki, Ülkemizde kullanılan ısınma yöntemi, büyük ölçüde soba kullanımıdır. |
Sevgili :Sevgi:... Başlığın ilk mesajında; "Bindokuzyüzseksenlerin ortalarına kadar, çok uzun yıllar boyunca, İstanbul'da ısınmak için odun, kömür ve gaz kullanılırdı. Henüz doğalgazla tanışılmamış tabii..." şeklinde bir girizgâh kullandım dikkat ettiysen... Aslında başlığı açarken amacımız, İstanbul genelinde biraz nostalji yapmak, geçmişi, çocukluğumuzu yâdetmek, artık kaybettiğimiz o emsalsiz soba kültürünü hiç değilse burada biraz olsun canlandırabilmekti... Hatta, başlık ilk evvel "İstanbul-H&S" içinde açıldı. Ancak sonradan diğer arkadaşların haklı uyarıları ve serzenişleriyle genele aldık.
Evet, İstanbul'da artık ağırlıklı olarak doğalgaz kullanılıyor. Soba kullanımı 20 sene evveline göre belki de dörtteüç oranında azaldı. Bir konuda nostalji yapabilmek için ille de dünya üzerinde hiçbir emsalinin kalmaması gibi bir kural yoktur. Biz bu başlıkta hasbelkader artık soba kullanma zevkinden mahrum kalmış doğalgaz kullanan üyelerin hatıralarını biriktirmeyi amaçlamıştık. Lâkin her ne hikmetse periyodik olarak her 6 ayda bir, her 20 mesajın arasına değerli bir üyemiz girerek; "Olmaaaaz!... Biz halen soba kullanıyoruz... Türkiye'de çok sobalı ev var... bıdı bıdı bıdı..." şeklinde kıymetli fikirlerini aktarıp bizleri de burada illet ediyorlar...
"Bizim zamanımızda simitçiler vardı" şeklinde bir başlık olsa idi, anlardık. Çünkü memleketin 81 şehrinde hâlâ simitler ve simitçiler kaynıyor. Bu tarz bir başlık gerçekten de abuk olurdu. Ama, soba kullanmayanların oranı artık çok yükseldi. Hele ki bizler uzun yıllardır kullanmıyoruz. Ve o kadar çok ahbabımız bu başlıkta hatıralarını içeren birbirinden nefis yazılar kaleme aldılar ki, mesajları bir okursan, bu konuda ne kadar haklı olduğumuzu anlayacaksın...
Halen soba kullanan varsa aramızda (-ki, var), o vakit bu başlığa yazacak nostaljik bir anısı olmadığından hareketle "mesaj yazmayıverir", okumakla yetinir, olur biter... Neden başlık sürekli olarak sabote edilme kaygısı içinde, anlayamıyoruz hakikaten... Sevgi, son tenkit mesajı senin olduğu için direkt senin adını kullandım. Bırakın da, bizler burada hafızamızda kalan 2-3 kırıntıyı özgürce yazabilelim. Ama, ille de başlığın kilitlenerek rafa kaldırılması arzusunda iseniz, ricanızı yerine getiririz, üzülmeyin... Varsın biz üzülelim...
Son olarak, şu da bir ağabey nasihati: Tenkit ederken abartı sınırını aştığın vakit, söylediklerini kimse ciddiye almaz. Yontma Taş devri benzetmesi hakikaten komik oldu. Cümlelerini derleyip toplarken, önce başlığı ve içinde yazılanları sâlim kafayla okur isen, aynı hataya bir daha düşmekten kurtulursun... Bunu hayatının her alanında kendine düstur edinmeni tavsiye ederim...
İbrahim Akın KURTOĞLU
|
 |
Hunkar Ozyasar
14 yıl önce - Pts 03 Ksm 2008, 01:35
| Alıntı: |
| Böyle bir istatisliğe, araştırma veya anket yapmadan da ulaşmak mümkün. |
yoh deel, valla da deel, billa da deel
| Alıntı: |
| Ülkemiz şehirlerden, şehirlerde de soba ile ısınmayanlardan mevcut değil. Anadolu köylerine gittiniz mi? Toprak altında yaşayan Erzurum köylerini gördünüz mü? Yakmak için tepecikler oluşturdukları tezekleri. |
Ne ilginctir ki Erzurum'a Unilever Erzurum Bolge Mudurlugunu ziyaret etmek icin gittigimde o soylediginiz manzara ila karsilastim. Tabii Erzurum'da degil, Turkiye'nin heryerinde bu goruntulere rastlamak mumkun. Ankara yakinlarinda da tezek yakildigini cok gordum.
Ancak, siz "Turkiye'nin buyuk bolumu hala soba kullaniyor" dediniz. Benim kanaatim, Turkiye'de soba ile isinan kesimin %50'nin altinda oldugudur. Dedigim gibi aramizda Devlet Istatistik Enstitusunden bu bilgiya alabilecek bir arkadas varsa lutfen paylassin. Ben Ankara'da eski istatistikci bi arkadasa da email atacagim, o saniyorum bu bilgiye ulasabilir.
|
 |
tc-volkan
14 yıl önce - Pts 03 Ksm 2008, 01:52
Sobanın kurulması,kaldırılması bile bir seromoniydi.Hatta borular temizlenirken çıkan kurum ısraf edilmez kireçle karıştırılır binaların dışında siyah şerit çekmekte kullanılırdı.
Okul zamanı nöbetleşe her gün bir kişi sobadan sorumlu olurdu.O gün yakacağın temininden sobanın kaçmaması (sönmemesi) için ateşi hep canlı tutmakla yükümlüydü.O büyük sorumluluktu.Ayrıca herkez sobaya yakın oturmak isterdi.
|
 |
Gürcan Gürel
14 yıl önce - Pts 03 Ksm 2008, 02:00
Ben bu başlığa çok önceler yazmıştım. Ama ekleme yapmak istiyorum.
1987 -88 yıllarında üniversitede okurken yurt yerine köyde kalıyordum. Odun, çalı çırpı vs. yanıyordu, ayrıca tezek yakıyordu amcam. Tekirdağ'ın sert ayaz soğuklarında soba ( Peçka) başında ısındık. Ne güzel zamanlardı... hala tandır ekmeğinin kokusu, mısırın çıtırtıları, kaynayan güğümün fıkırtısı kulaklarımda. 
|
 |
sayfa 15  |
ANA SAYFA -> HABERLER ve SOHBET
|