1 milyon Türkiye fotoğrafı
sayfa 11  |
 |
Akın Kurtoğlu
15 yıl önce - Cum 18 Oca 2008, 05:31
Sobaların hemen kapaklarının önündeki yere halının bir kenarı denk geliyorsa, sobanın önüne, halının bu kısmına bir bez serilirdi fazladan... Böylece, ön kapağı her açılıp kapandığında içinden sıçraması muhtemel korların halıya düştükleri vakit (bunun önüne geçilemezdi, muhakak birkaç kırıntı düşerdi çünkü), halı yerine bu bezi delsin... Aksi taktirde halının bu kesimi, hem sobanın kuvvetli harından kararır, hem de üzerinde minik delikler açılırdı... Kimi zaman, korlar yoğun bir şekilde beze düştükleri vakit, bizimkiler her ihtimale karşı bu bezin üzerine, özellikle ıslatılmış ikinci bir bez daha sererler ve altında kalanın ısısını aşağıya çekmeye, onu pasifize etmeye çalışırlardı...
Akın KURTOĞLU
|
 |
osman 42
15 yıl önce - Cum 18 Oca 2008, 09:45
O ESKİ' MEMİŞ sobalar daa hala aklımızda öyle değilmi . Ne kadarda derdi olsa (akması ,tütmesi ,külü ,temizliği ) İÇİMİZDEN gitmiyor o yıllar ... aklıma gelmişken birde anımı anlatayım . sene 1979 ocak ayı idi sabah şafak vakti bir sesle uyandım sobanın üstündeki ıbrık yerinde durmuyor böyle sanki hopluyordu o sesle hemen kalktım evet çok doğru bir tahmindi DEPREM OLUYOR DU yani o ıbrık ın sesi diyebilirimki hayatımızı kurtardı ....
Yani o kuzune sobaların şöyle üstünde dilimlenmiş ekmeği kızartıpta üzerine mis gibi tereyağını sürüp yemesi ve içine şöyle soğanı ,patatesi ,mantarı hatta üstünede kestaneyi de attınmı eh bu zevk' i inanırmısınız hiçbir yerde bulamayız tabiki üstünede sobada demlenmiş güzel bir çay olabilir ...
BU SÖYLEDİKLERİMİ YAŞAYANLAR VARSA AFİYET OLSUN .. YOLUMUZ KÖYE DÜŞERSE BİZDE NASİBİMİZİ ALIRIZ ..
|
 |
turgutsezer
15 yıl önce - Cum 18 Oca 2008, 11:23
Geçen sene eve doğalgaz yaptırdık ilk başta bize çok iyi geldi annem ve babam yaşlı olduklarından temizliği yeter diye seviniyolardı.Mutfaktan banyodan sıcak su gelmesi büyük nimetti.Ama bu sene soğuklar bastırınca doğalgaz evi ısıtmaz oldu.Ay sonlarında gelen faturalarda belimizi büktü.Sobalar evde büyük bereketti.Üzerlerinde kaynatılan su,kuzinalarda yapılan ekmekler,kavrulan fındıklar tatlı bir neşe verirdi.Sabah yataktan kalktığımızda soba yanıyorsa dolardık başına yanmadığı zamanlar somurturduk.Odun kömür alırken çok dikkat ederdi büyükler genelde kuru gürgen alırlardı.Kömür Tunç Bilek tercih edilirdi.Kocaman kaya şeklinde onları kırıp içeri büyük bir zevkle taşırdık.Çoğu zamanda içinden taş çıkardı.Geceleyin çok güzel olurdu 1980-1985yıllarda ışıklar çok kesilirdi.Sobanın o tatlı ışığı tavana vururdu.Gaz lambaları yanardı.Çok aşırı sıcak olduğunda kapılar açılırdı.Maalesef 2yıldır sobalı günleri unuttuk.Bayatlayan ekmekler sobanın üstünde ısıtılırdı.Şimdi kalan ekmekler gene zayi olmuyor ama o tat başkaydı.Sobayı şimdi sadece köyde buluyorum içine atılan kuru meyve dalları çıtır çıtır ne güzel yanıyor,üstündede soba ateşinde 1demlik çay ne güzel gider odunda pişen yemeğin çayın tadı başkadır.
|
 |
yuksel77
15 yıl önce - Cum 18 Oca 2008, 11:45
Küçücük çoçuktuk. Evimiz sobalıydı. Kayseri çok soğuk kışlar yaşardı o zamanlar. Annem erkenden sobayı yakardı. Yüzümüze vuran sıcakla uyandığımızda yer sofrasında kahvaltı sinisi çoktan hazırlanmış olurdu. Sobanın üzerinde ekmek kızartır;üzerine terayağ ve peynir sürülürdü. 10-15 yıldır lezzetini özlediğim bir şeydir bu soba üzerinde kızartılmış ve üzerine tereyağ sürülmüş ekmek...
|
 |
coşkun tuncer
15 yıl önce - Cmt 19 Oca 2008, 01:04
ben 6-7 yaşlarımda daha yaygındı odun kömür sobaları o zaman küçüklüğümün verdiği heyecan içerisine bir şeyler atmak ayrı zevk verirdi bana bir o odamızı ısıtan sıcaklık şimdi onu özlüyorum
hele dedemin babannemin akşam vakitlerinde pişirdiği kestaneler onlar unutulmaz
aklım ermediği zamanlar 3-4 yaşlarımda evde ne var ne yok atarmışım içersine annem bir keresinde
güzelim fön makinemi özene bözene ördüğüm küçük kilimi sobanın içerine atmıştın diyor
böyle anılarım aklıma geldi ve sizlerle paylaştım iyi günler 
|
 |
Akın Kurtoğlu
14 yıl önce - Çrş 29 Ekm 2008, 19:14
| Alıntı: |
| Havaların giderek ısısını düşürmesiyle birlikte, kömürlük-ev arası hareketlenme de başlar ve içleri odunla doldurulan ilk kovalar yukarıya, evin balkonuna taşınmaya başlardı. Bizim evde âdetti, sobalar sonbaharda, tam; 29 Ekim’de kurulurdu... Çoğu İstanbullu için de bu tarih, soba kurma günü olarak kabul edilirdi eskiden... |
http://wowturkey.com/forum/viewtopic.php?p=496402#496402
Bugün 29 Ekim ve bizim evde soba kurulmayışının 11. sene-i devriyesi... Kombiler rahat mı rahat... Ama, insan yine de her yıl "29 Ekim" günü öğleden sonrasında başlayarak akşam ezanına kadar devam eden o hummalı soba kurma aktivitesini özlüyor...
Gerçi havalar da artık o eski havalar değil ki... Bugün İstanbul'da hava sıcaklığı 22 dereceydi... Ne sobası? Zikredilen dönemde Cumhuriyet Bayramı taş çatlasa 13-14 derece sıcakta geçerdi. Herhalde şu anda da halen soba kullanıyor olsa idik, muhtemelen 29 Kasım'da falan kuracak olurduk...
Akın KURTOĞLU
|
 |
vahitsan
14 yıl önce - Çrş 29 Ekm 2008, 21:31
Evet her sene olduğu gibi bu senede yazı bitirdik, sonbahar derken kışa girmek üzereyiz. Bu sene doğal gazla tanışıp bütün kış sohbetlerini sıcak bir ortamda yapacaklara bir çok yeni dostlar eklendi ama benim gibi henüz doğalgazla tanışmamış arkadaşlar çoğunlukta. Bu duruma ben kendi adıma '' maalesef '' demiyorum çünki ben sobalı halimden gayet memnunum ama şartlar ve özellikle ev halkı ( kurucu üye eşim ) zorlarsa yapacak bir şey yok.
Daha önceki mesajlarda hepimiz soba çeşitlerine değindik, çok güzel sobalardan ve onlarla yaşadığımız anılardan bahsettik, ben bu yıl sobamı değiştirdim ve bu yıla kadar kullandığımdan farklım bir soba aldım, belki bu sobadanda bahseden arkadaşımız olmuştur ben yine anlatmaya çalışayım.
Dediğim gibi yeni bir sistem olmamakla beraber, benim için bayağı yeni bir kovalı soba. Satan arkadaş '' abi kovasını doldurup üstten ateşliyorsun, akşama kadar birdaha elini sürmüyorsun, çok yanmaya başladığı zaman alt ve üst kelebeklerini kapatıp uyutuyorsun '' dediğinde bende onu tasdikleyerek '' tabii, tabii uyutuyorsun '' deyip beni uyutmaya çalıştığını ima etmiştim ama adam haklı çıktı, ama tabii hergün kovalarca kömürü eve taşımaktan, defalarca sobaya kömür atmaktan hoşlanan, içersinin birdenbire ısınıp soğumasından rahatsız olmayan varsa bu soba onlar için bir anlam ifade etmez.
Hava kirliliğini önlemek, konforlu bir kış geçirmek için doğalgaz tabiiki çok iyi ve gerekli ama koyunun olmadığı yerde keçiye abdurrahman çelebi derlerya, işte bizde bu keçiyi iyi seçelim ve doğalgaz olmayan yerde kullandığımız sobadan en fazla verimi almaya çalışalım derim. Bunun içinde Akın Bey' in bu güzel başlığıyla bize sunmuş olduğu fırsatı değerlendirip, nostaljik sobalarımızın yanında günümüzün sobalarının iyi ve kötü yanlarınıda burada dile getirelimki hem yakıtımızdan eniyi verimi alalım, hemde daha temiz bir hava soluyalım diyorum.
Herkesin dışarıda gerektiği gibi ama evlerinde sıcacık bir kış yaşaması dileğiyle.
En son vahitsan tarafından Çrş 29 Ekm 2008, 21:54 tarihinde değiştirildi, toplamda 1 kere değiştirildi
|
 |
Gürcan Gürel
14 yıl önce - Çrş 29 Ekm 2008, 21:42
Şu an tatil olduğu için kaçamak olarak köydeyim ( Tekirdağ ). Buralar gerçekten serinlemiş,
kısaca sobaları, peçkaları kurmuşlar. Birde Vahitsan Abi'nin dediği kovalı soba almışlar.
Ev bilinen köy evi, 4 duvar, yer beton. Odunlar, tezekler hazır, kovalı soba için talaş almışlar. Stok güzel.
Peçka ( Fırını olan dikdörtgen soba, kuzine) yanıyordu, 1 sene önce yazdığım mesaj Akın Abinin kulaklarını çınlatsın.
Mis gibi tepsi ekmeği ve üstünde mısır pişiyor. Kokusu sizin oralara geliyor mu?
Yemek zaten peçka üstünde pişiyor ben odun vs. yakacak getiriyorum. Trakya'nın taşını toprağını havasını ve 350 hanelik bu şirin köyünü, İstanbul'daki doğalgazlı daireme değişmem.
Ama hayat şartları işte...
|
 |
Patron
14 yıl önce - Prş 30 Ekm 2008, 02:09
| Alıntı: |
Bugün 29 Ekim ve bizim evde soba kurulmayışının 11. sene-i devriyesi...
Gerçi havalar da artık o eski havalar değil ki... Bugün İstanbul'da hava sıcaklığı 22 dereceydi... Ne sobası? Zikredilen dönemde Cumhuriyet Bayramı taş çatlasa 13-14 derece sıcakta geçerdi. |
Aslında 29 Ekim günündeki son 12 yılın sıcaklık ortalaması da tam olarak 14 derece hala.
Aşağıdaki linkte 12 yıllık İstanbul sıcaklık istatistikleri mevcut:
http://www.wunderground.com/global/stations/17060.html
Bu küresel "ısınma" daha çok psikolojik/medyatik bir olay.
|
 |
semih89
14 yıl önce - Prş 30 Ekm 2008, 02:26
Mermer , kibrit , kestane , üzerinde sıcak su , çamaşır asıldığındaki o koku , odanın çok sıcak diğer odanın çok soğuk olması , soba soğumaya yakın ayakların sobanın yanına konması , ne işe yarağını anlamadığım arkasındaki demir , nostalji oldu 
|
 |
sayfa 11  |
ANA SAYFA -> HABERLER ve SOHBET
|