1 milyon Türkiye fotoğrafı
sayfa 1  |
| Kemalizmin en buyuk dusmani kimdir? |
| ABD |
 
|
11.7% |
[9] |
| FETHULLAH GULEN |
 
|
14.3% |
[11] |
| NECMETTIN ERBAKAN |
 
|
1.3% |
[1] |
| DENIZ BAYKAL |
 
|
28.6% |
[22] |
| AVRUPA BIRLIGI |
 
|
7.8% |
[6] |
| HEPSI |
 
|
36.4% |
[28] |
|
| Toplam Oy : 77 |
|
 |
nacar76
16 yıl önce - Prş 03 May 2007, 12:57
Kemalizm Ve Amerika
Degerli grup uyeleri;
Bu yaziyi cok derin bir uzuntu vede endise icerisinde
yaziyorum,demokrasi yi vede Kemalizmin devrimlerini unutup bizleri
ekonomik vede sosyolojik olarak entropiye surukleyen ic ve dis
mihraklarin istedikleri bizim kamplasmamiz vede bolunmemiz.Yillarca
Asala ile ugrastik daha sonra Pkk ve simdide Islamcilarin rejimi
yikmaya yonelik tehditleri TURKIYE CUMHURIYETINI yikamaz.Dikkatinizi
cekiyorum 1980 darbesini yapan malum pasa gecen aylarda Turkiye
federasyonla yonetilmelidir dedi ve kiyamet koptu ,sizce kim dugmeye
basti ve bugun bu noktaya geldik.Rus Salatasinin ismini degistirip
Amerikan salatasi yapanlar,Turkiyeyi yillardir kilitleyen 1982 darbe
anayasasini yapanlar,Amerikanin soguk savas doneminde yuruttugu yesil
kusak politikasi baglaminda Turkiyede yapilan darbe sonrasi yine
malum pasa cumhuriyet tarihinde en fazla imam hatip lisesi acan
yonetime liderlik etmistir ve bugun o ekolden gelen ,sisteme entegre
olamayan,kimlik bunalimi yasayan bu kesim maalesef cumhuriyet
degerlerini benimseyemedigi gibi resmen dusmanlik vede hainlik
yapiyor.Malum pasayi yargilayip 1982 anayasasini degistirip yerine
tamamen demokratik,ozgurluk cu,modern ve islevsel bir anayasa
hazirlanmadigi muddetce temel sorunlar ortadan kalkmayacaktir. Turkiye
maalesef bugun bir hukuk devleti degildir eger olsaydi interpolun
kirmizi bultenle aradigi isadami-politikacil ar futbol maclarinda
partilerinin reklamini bangir bangir yapamazlardi. Turkiye bir hukuk
devleti olsaydi derin devlet alcakca ve alenen cinayetler isleyip
memleketimize zarar veremezlerdi ,eger hukuk bagimsiz olsaydi hepimiz
Amerikadaki gibi polise saygi duyar kimse polise rusvet teklif edemez
poliste almaya curet edemezdi.Hukukun ustunlugu maalesef lafta
kalmistir Kemalizmi once hirsizlar takimindan olusan,hicbir ahlaki
degere sahip olmayan Turk toplumunu somuren vede somurten 4-5
serefsiz lider hice saydi.Mustafa Kemalin savastan sonra yetim kalan
sehit ve gazi cocuklarina yardim amaciyla kurdugu Emlak ve Eyyam
Bankasi tamamen soyulmus sonrada kapatilmistir. Turk Tarih ve Turk Dil
Kurumlarini islevsiz hale getiren yine bu hirsiz darbeci
takimidir.Turkiye ,gumruk birliginden( kapitulasyonlar) cikmadikca
Amerikan uslerini kapatip Mustafa Kemalin savas sonrasi kurdugu
Sadabat Pakti ve Balkan Antanti benzeri sinirlarimizi guvenceye
almaya yonelik bir birlik kurmadigi surece,Turk ordusu,Turk
sanayiisinin urettigi milli silahlari kullanmadigi ve hep yurtdisina
bagli kaldigi muddetce,daha oncede belirttigim uzere Turkiye
demokratik ve bagimsiz bir hukuk devleti olamadigi muddetce maalesef
bugun yobazlar yarinda baska mihraklar tarafindan tehdit
edilecek ,rejim ve ulkenin kaderi Kemalizm yorungesinden cikartilip
totaliter veya mandaci bir zihniyete teslim
edilebilecektir. Ataturk'un genclige hitabesinde tum bu uyarilar
yapilmistir, Kemalizmin bekcisi sadece Turk ordusu degildir,Kemalizmin
bekcisi evrensel degerlere sahip,demokrat vede hur Turk
insanidir ,ummetci zihniyetin vede Kemalizmin bas dusmani Fethullah
ve yobaz takimi bugun burada Amerikada buranin hukumeti vede
istihbarati tarafindan korunuyor vede destekleniyorsa bilinki firsat
kolluyorlar. Allah'in ismini kullanip dinimizde hicbir sekilde yeri
olmadigi halde kula kulluk edenler,ummetci yobazlar firsat
kolluyorlar ki Kemalizmi yiksinlar ama bilinsinki sokaga dokulen
milyonlar onlari kendi karanliklarinda bogacaklardir. Turkiye
Cumhuriyeti vede Kemalizm ilelebet payidar kalacaktir.
Denizhan NACAR
|
 |
Engin
16 yıl önce - Prş 03 May 2007, 12:59
Kemalizm ile Atatürkçülük aynı şey midir bunu bir açıklarsanız yorumumuzu ona göre yapabiliriz. Çünkü ben kemalist sitelerde faşizm ve ateistlik yanı ağır söylemler görüyorken, Atatürkçü kişilerden bunları duymuyorum, onlar daha çok işin siyasallaştırılmasına karşı gibi görünüyorlar sadece.
Arada bir fark var mı? Ayrı şeyler mi bunlar?
not: dediklerinize baştan aşağı katılıyorum, yani Türkiye'nin neleri yapması gerektiğine tam bağamsız olmak için..
ama mesela seçenklere koyduğunuz Erbakan mı daha milli politikalar izlemişti, yoksa Kemalist geçinen İnönü mü bunu iyi tartmak gerek
|
 |
osmancık
16 yıl önce - Prş 03 May 2007, 13:02
Kemalizm bir ideolojidir ve kimse kemalist olmak zorunda değil.
kemalizm'in düşmanını aramak Kemalizm'in dostu kimdir diye sorarsanız, aradığınız düşmanı bulursunuz.
ve niye milletin bu felsefeye paye vermediğini görürsünüz.
evet, siz bana kemalizm'in savunucularını söyleyin ben size aradığınız cevabı vereyim.
|
 |
nacar76
16 yıl önce - Prş 03 May 2007, 13:17
Ismet Pasa&Erbakan
Ismet Inonu Turkiye'yi 2.Dunya Harbine sokmayarak en milli politikayi izlemistir.Istiklal Harbinde emperyalistlere karsi sayisiz zafere imza atmis bir devrim komutanini nasil oluyorda Erbakanla mukayese ediyorsunuz.
|
 |
görkem 07
16 yıl önce - Prş 03 May 2007, 14:17
| Alıntı: |
| ama mesela seçenklere koyduğunuz Erbakan mı daha milli politikalar izlemişti, yoksa Kemalist geçinen İnönü mü bunu iyi tartmak gerek |
Milli mücadele devrinde onca emeği geçen Atatürkün Tam 12 sene başbakanlığı ''emanet''ettiği.(hadi biz bişey bilmiyoruz Atatürkdemi birşey bilmiyo!) İkinci dünya savaşı gibi bir belayı ülkemize bulaştırmayan ismet paşa ile necmettin erbakanı''kıyaslamak''En hafif tabir ile ''yakın tarihimize zerre hakim olmamaktır''
Erbakanın ''milli görüş ideolojisiindeki milli kelimesi dışında ''milli'' olan bir tarafı yoktur ...Kendisi Türklüğe inanmaz...Ulu önderin ''ne mutlu Türküm diyene''sözünü tartışmaya açacak kadar gayri milli bir adamdır...
Kemalizme gelince Kemalizm,Atatürkçülükle aynı şeydir...Kavram karmaşasına girmenin gereği olmadığını düşünüyorum... İnsanların Kemalizme farklı payeler biçmesi farklı birşey olduğu anlamına gelmez.Onların dedikleri şey ''kemalizmden çıkar başka bir şey olur''zaten...
Bir insan Atatürk ilke ve devrimlerine,Cumhuriyetin kazanımlarına inanıyor ise Atatürkçüdür,Kemalistdir...Adını ne koyarsanız koyun.
|
 |
hasan köse
16 yıl önce - Prş 03 May 2007, 18:56
Çok düşünmeden oyumu 'HEPSİ' için kullandım ama şimdi pişmanım. oyumu geri istiyorum
BAYKAL listede iken hukumetten hic kimsenin olmaması bana YANLI bir anket geldi.
En azından sayın Meclis Başkanının listeye eklenmesi gerekli diye düşünüyorum...
Bir de bazı anketlerde(siyasi) oy hakkımız elimizden alınmış...
Bu ankette de nasıl olsa hata mesajı alırım diyordum, olmadı...
|
 |
umut88
16 yıl önce - Prş 03 May 2007, 18:59
Deniz Baykal'ın Kemalizm düşmanlığıyla ne ilgisi var, birisi bana açıklayabilir mi?
Ben oyumu Fethullah Gülen'den yana kullandım. Ama sonra pişman oldum. ABD için kullanmalıydım çünkü, ne de olsa Fethullahın arkasında ABD var.
|
 |
Engin
16 yıl önce - Prş 03 May 2007, 19:20
| Alıntı: |
| İkinci dünya savaşı gibi bir belayı ülkemize bulaştırmayan ismet paşa ile necmettin erbakanı''kıyaslamak''En hafif tabir ile ''yakın tarihimize zerre hakim olmamaktır'' |
Çok özür dilerim, eleştriniz üzere tarihe bir göz attım ama tarih bunu kaydetmiş:
| Alıntı: |
Türkiye-ABD Antlaşması ve yediğimiz kazıklar
Türkiye 23 Şubat 1945 tarihinde ABD ile yaptığı anlaşmalada (11 Mart 1941 tarihli ödünç verme ve kiralama kanunu) tavizler vermeye başlamıştı ama asıl ödün, 27 Şubat 1946 tarihinde yapılan 10 milyon dolarlık antlaşmaydı. Antlaşmaya göre Türkiye, ABD’nin işine yaramayan savaş artığı malzemeleri satın alıyordu. 10 milyon dolar karşılığı alınan malzemelerin ya fabrikaları kapanmış, ya da üretimleri durmuştu. Böylece bu elde kalmış malzemeler için yüksek fiyattan yedek parça ithal etmek zorunda kalıyorduk. Bu malzemelerin büyük bir kısmını kullanmadığımız gibi, ithal ettiğimiz yedek parçalar için 4-5 kat döviz ödemiştik. Dost (!) ABD’nin bize attığı kazık böyleydi. |
| Alıntı: |
Kıbrıs olayları, ABD ve Johnson Mektubu
1963 yılında Kıbrıs’da bir çok Türk öldürülmüş ve yaralanmıştı. 650 kişilik Türk Birliği de Lefkoşe’de koruma altına almıştı. Amerika Kıbrıs konusunda da bir müttefik gibi davranmamıştır. Amerika’nın göstermelik dostluk gösterisine kanmayan Türk Hükümeti 1964 yılında Kıbrıs’a askeri müdahalede bulunmak istedi. Kıbrıs’da Türk tarafına yapılan saldırılar da devam ediyordu. Müdahale için herşey hazırdı. Hatta tarih bile belirlenmişti. Ancak dost (!) ABD 5 Haziran 1964 tarihinde Türkiye’ye ültimatom gibi bir mektup gönderiyordu. ‘Johnson Mektubu’ İsmet İnönü hükümetinde şok etkisi yarattı. ABD bir kez daha dostluğunu (!) göstermiş Rum tarafını korumuştu. O dönemin Başbakanı İsmet İnönü her ne kadar da bu mektuba verdiği yanıtta “Yeni bir dünya kurulur, o dünya da da Türkiye yerini alır” demesine rağmen yediğimiz tokatla kalmıştık. |
| Alıntı: |
| İkinci Dünya Savaşı sonrasında Truman Doktirini ve Marshall Planı çerçevesinde Amerika Birleşik Devletleri tarafından sağlanan dış yardımlar ve ardından da ülkemizin 1952 yılında NATO'ya üye olmasıyla başlayan süreçte, ihtiyaç fazlası savunma ekipmanının diğer müttefik ülkelerce hibe edilmesi savunma ürünlerinin yurtiçinde üretimini engellemiştir. Bunun sonucunda da, 1920'li ve 1930'lu yıllarda büyük fedakarlıklar pahasına elde edilen bazı imkan ve kabiliyetler zaman içerisinde neredeyse tamamıyla kaybedilmiştir. |
| Alıntı: |
| Ayrıca 1930'lu yıllarda İstanbul'da Nuri KİLLİGİL tesisleri de, dönemin silah üreten iki özel firmasından birisi olmuştur. Bu firma, tabanca, 81 mm havan ve mühimmatı, çeşitli tahrip kalıpları, patlayıcı ve yanıcı maddelerle, piroteknik maddelerin üretimini gerçekleştirmiş ve İkinci Dünya Savaşı yıllarında Türk Silahlı Kuvvetleri tedarik desteği sağlamıştır. Ancak savaş sonrası dönemde, dış askeri yardımların etkisiyle bu fabrikalar üretimlerini sürdüremeyerek dağılmışlardır. |
| Alıntı: |
Türk havacılık sanayi faaliyetleri, 1926 yılında Tayyare ve Motor Türk A.Ş. (TaMTAŞ)'nin kuruluşu ile başlamıştır. TaMTAŞ'ın Kayseri'de kurduğu tesisler 1928 yılında üretime geçmiş ve 1939 yılına kadar, 15 adet Alman Junkers A-20 uçağı, 15 adet ABD Hawk muharebe uçağı, 15 adet Gotha irtibat uçağı olmak üzere toplam 112 uçak üretilmiş, 1939 yılından sonra Hava Kuvvetleri Komutanlığı'na ait uçakların bakımını yaparak uçak üretimini durdurmuştur.
1936 yılında Nuri DEMİRAĞ'ın İstanbul'da kurduğu uçak fabrikasında da, lisanslı Nu. 37 koduyla uçak üretimine başlanmıştır. Bu uçaktan 24 adet ve çok sayıda da planör üretilmiştir. Ancak, özel sektöre ait olan bu fabrika da 1943 yılında kapatılmıştır.
Havacılık sanayisindeki ilk büyük girişim, Türk Hava Kurumu'nun 1941 yılında Ankara'da kurduğu uçak fabrikası olmuştur. Bu uçak fabrikası, 1944 yılından itibaren üretime başlamış ve Miles Magister eğitim uçağından 80 adet, iki motorlu ambulans uçakları, THK-10 hafif nakliye uçağı, 60 adet iki kişilik Uğur eğitim uçağı ve çok sayıda çeşitli planörlerin üretimini gerçekleştirmiştir. 1945 yılında da yine, Ankara'da ilk uçak motoru fabrikası kurulmuş ve bu fabrika 1948 yılında üretime geçmiştir. Bunların dışında İkinci Dünya Savaşı yıllarında İngiltere'den satın alınan uçakların bakım ve onarımını yapmak için 1942-43 yıllarında Malatya'da uçak onarım atölyeleri kurulmuştur. İkinci Dünya Savaşı sonrasında Türkiye'nin NATO İttifakı'na katılması ile başlayan ve kısa süre içinde artış gösteren askeri yardımlar, henüz kuruluş aşamasında bulunan savunma sanayinin gelişmesini durdurmuştur. |
Doğu şivesi ile "Atatürk nireee İsmet Paşa nire!" diyorum.
Bugün Türkiye'nin tam bağamsız olamayışının, ekonomisi ve özellikle silah sanayisinin tamamen dışarı bağımlı oluşunun en büyük mimarı İsmet İnönü'dür. Eğer bu adam Kemalizm'in iyi bir temsilcisi ise karar verdim Kemalist dedirtmeyeceğim kendime..
Erbakan'a gelince; milli ekonomi politikası izlediğine dair döneminden rakamlar bulacak vaktim yok şuan, sadece dönemindeki tank modernizasyonunu İsrail'e ihale etmek yerine projelendirmesini bizzat kendi yapan İTÜ Makina Mühendisliği'ni derece ile bitirmiş biri olduğunu söylesem yeter şimdilik! Siyasete dini karıştırmasından dolayı Kemalist addedemezsiniz o ayrı, yukarıdaki karşılaştırmamda ekonomik tanımından yola çıktığımı belirtmiştim.
Ek not: iyi bir komutan olmak ve iyi bir devlet adamı olmak çok ama çok farklı şeylerdir, halen bunu anlayamadığımız için askeri yönetimde görüyoruz. İsmet Paşa elbette mükemmel bir komutandı.
http://www.turksolu.org/79/ebcim79.htm
http://www.sasad.org.tr/sub.asp?tnm=TARIHCE
|
 |
u.gönül
16 yıl önce - Prş 03 May 2007, 19:29
| Alıntı: |
| Ismet Inonu Turkiye'yi 2.Dunya Harbine sokmayarak en milli politikayi izlemistir.Istiklal Harbinde emperyalistlere karsi sayisiz zafere imza atmis bir devrim komutanini nasil oluyorda Erbakanla mukayese ediyorsunuz. |
ismet inönünün milliyetçiliğine laf etmeyiz ama onun zamanında ekonominin berbat hale geldiğini atamızın yaptığı yatırımların durduğunu ve türk lirasından atatürkün resmini çıkartıp yerine kendi resmini koyduğunu biliyoruz.
|
 |
umit1
16 yıl önce - Prş 03 May 2007, 19:30
| Alıntı: |
| Ben oyumu Fethullah Gülen'den yana kullandım. Ama sonra pişman oldum. ABD için kullanmalıydım çünkü, ne de olsa Fethullahın arkasında ABD var. |
Yanılıyorsunuz, "ılımlı islam" diye bilinen proje "Global Sermaye" ye ait bir projedir,2001 den evvel ABD nin kendiside "Global Sermaye" tarafindan kontrol edildiğinden Ilimli islam projesinin arkasinda ABD nin oldugu dusunulmektedir,bugün için bu külliyen yanlistir,çunki bugün ABD Global Sermayeyi tasviyeyi temel politikasi haline getirmistir.
Bakiniz Dışişleri bakanı Rice ABD icinde kendilerine "evangelistler" denen kesimin yonetimdeki temsilcisidir,ama manevi degerlere onem verilmesini savunan "evangelistler" dunya uzerinde manevi degerleri yozlastirmayi ve "konsumerizm" i temel politasi yapan "global sermaye" yi hedef olarak almişlardir ,tabii onlara ve onlarin yonetimdeki temsilcilerine Turkiyenin evangelistleri diyebilecegimiz referansi islam olan kesimin neden dunyada manevi degerleri yozlastiran "Global Sermaye" ile aynı yatakta yattiğını izah etmek etmek zordur.
Bu arada Erbakanin "Ilimli Islam" projesinin bir parçasi olmadigini,rahmetli Ozaldan bu bugune kadar Turkiyenin surekli olarak "Global Sermaye" tarafindan yonetildigini,Erbakan yönetiminin bu süreçteki tek kopukluk,yani yol kazası olduğunu,28 şubat sürecinde ABD ve Rusyada dahil olmak uzere butun bellibaşli ülkelerinde "Global Sermaye" tarafindan yönetilmekte olduklarıni bir kez daha belirtelimde bugün ile 28 Subat arasındaki farklar daha iyi anlaşılabilsin.
En son umit1 tarafından Prş 03 May 2007, 19:43 tarihinde değiştirildi, toplamda 2 kere değiştirildi
|
 |
sayfa 1  |
ANA SAYFA -> HABERLER ve SOHBET
|