1 milyon Türkiye fotoğrafı
sayfa 2  |
 |
xgokhan
16 yıl önce - Pts 30 Nis 2007, 15:06
Bu dışa bağımlılıkla kastedilen nedir? Bakın geçen sene ABD 1.5 trilyon dolar ihracak, 2 trilyon dolar ithalat yapmış. Bizim yıllık ithalatımızı 25 günde yapmışlar yani. Körfez ülkeleri, Avrupa ve Japonya'nın ,Çin'in ABD'de inanılmaz yatırımı var, borsa olsun, fonlar olsun. Nereden geliyor bu "bizim ekonomimiz balon" safsatası?
|
 |
u.gönül
16 yıl önce - Pts 30 Nis 2007, 15:08
borsanın %70i yabancının elindeyse %30 u sende halkta ayrıca yabancının çok olması borsayı yükseltir(dolayısıyla bizim paramızı) o yüzden küresel sermayeye karşı çıkmanın mantığı yoktur.
|
 |
kadirbaba
16 yıl önce - Pts 30 Nis 2007, 15:29
IMKB'nin toplam piyasa değeri 150-200 milyar dolar. Bu ülkenin geri kalanının piyasa değerinin yanında (gayrisafi hasılayla karıştırmayalım) cüzi bir rakam. IMKB çok sığ bir borsadır. Türkiye ekonomisini sırtlayabilecek derinliğe sahip olsaydı Çiller'in hesapları tutar, sabit kurda faiz düşürünce piyasadaki senetler bitmezdi. 5 Nisan 1994'te de %160 devalüasyon olmazdı. Tabiî Çiller'in hesabına gelince. Başka bir bakış açısıyla tutmuş da olabilir. Ekonomi derslerinde krize yol açmamak için ne yapmamak gereklidir başlığı altında Çiller'in yaptıklarını öğrettiler bize.
Borsa o günkü borsa olmasa da Türkiye de o günkü Türkiye değil. Ancak aradaki fark sadece hacmen.
En son kadirbaba tarafından Pts 30 Nis 2007, 15:35 tarihinde değiştirildi, toplamda 1 kere değiştirildi
|
 |
Fatih Can
16 yıl önce - Pts 30 Nis 2007, 15:33
| Alıntı: |
| u dışa bağımlılıkla kastedilen nedir? Bakın geçen sene ABD 1.5 trilyon dolar ihracak, 2 trilyon dolar ithalat yapmış. Bizim yıllık ithalatımızı 25 günde yapmışlar yani. Körfez ülkeleri, Avrupa ve Japonya'nın ,Çin'in ABD'de inanılmaz yatırımı var, borsa olsun, fonlar olsun. Nereden geliyor bu "bizim ekonomimiz balon" safsatası |
Suradan geliyor, disa bagimli olmamanin kurallari vardir birinci kurali sudur: disa bagli olmayacagiz diyip anadolu halkina sacma sapan niteliksiz ve verimsiz isler verip sonra da ahh ne guzel disa bagimli degiliz ihracatimiz 1 ithalatimiz 0.5 milyar dolar, kendi yagimizda kavruluyoruz, borcumuz da yok anadolu halki nitelikli is yapmasin zaten biz nitelikli butun isleri yapiyoruz kesemizi de dolduruyoruz ne gerek vardi canim ne guzel ekonomiyi goturuyorduk, verimsizlik yuvasi haline gelen ise alma sozuyle secim vaadi olarak kullandigimiz kitleri fabrikalari da sattiniz diyen simdi kime secim vaadi verecegiz ise alalim diyen zihniyete sahip olmaktir.
|
 |
hurşit saral
16 yıl önce - Pts 30 Nis 2007, 15:59
Arkadaşlar niçin anlamıyorsunuz?
O anlattığınız yüksek değerlerin halka katkısı ne oranda?
Yüksek ve olumlu gösterilen "makro" değerlerin; günlük yaşama, halka etkisi / katkısı ney?
Biz, bunların göreceli pembe balonlar olduğunu biliyoruz.
Nasıl bir yüksek kalkınmışlık değeri ki; Tarım ürünü / eretimi ayaklar altında. [Bize dayatma yapan ülkeler / birlikler; kendi çiftçi ve üreticilerine hertür fon ve desteği karşılıksız vermekte tereddüt göstermez].
Nasıl bir yüksek kalkınmışlık değeri ki; bir kastanyel sanatçısından daha kıvrak biçimsellikler gösteriyor. kıvırıp duruyor ama parsayı hep bilinenler topluyor.
Nasıl bir yüksek kalkınmışlık değeri ki; keser hep karşı tarafa yontuyor.
Nasıl bir yüksek kalkınmışlık değeri ki; dışalım-dışsatım makası, hep bizden yana açılıyor.
Nasıl bir kalkınmışlık değeri ki; dışsatım'ın aramadesinin yüzde yetmişi dışalımla oluşuyor. Kalanı da, ucuz işgücü sömürüsü.
Size ne anlatsam boşuna. Bunu biliyorum.
USA'nın birtirilyon dolar açığı varmış. USA'ya ne gam. İki dolarlık kağıt basımıyla çözer bunu. [Parana talep'i artırırsan ve bunu da dünya para trafiğini elinde tutan örgütlenmelerle yaparsan; "para basınca değeri düşer" aldatmacası "makro ölçek"te işlemez]. Ya da, "Savaş Tazminatı" olarak "mazlum ükleler"den zorla da olsa alır.
Biz, soyut makro değerler istemiyoruz.
Biz, emekçi, kentli, köylü, memur, serbesmeslek sahibi, yanı halkımızın; "Mikro" değerlerindeki yükselişi istiyoruz. Yanı biz "artı değer"in toplumun tüm kesimlerine hakaniyet ölçüsünde bölüşülmesini istiyoruz. Bu yükselişin somut verilerini görmek istiyoruz.
Keynes; "Makro" dese de; "Mikro"su olmayan bir Makro ancak sanal Makro'dur.
Sevgilerimle, hoşçakalın.
|
 |
Fatih Can
16 yıl önce - Pts 30 Nis 2007, 16:18
| Alıntı: |
Biz, soyut makro değerler istemiyoruz.
Biz, emekçi, kentli, köylü, memur, serbesmeslek sahibi, yanı halkımızın; "Mikro" değerlerindeki yükselişi istiyoruz. Yanı biz "artı değer"in toplumun tüm kesimlerine hakaniyet ölçüsünde bölüşülmesini istiyoruz. Bu yükselişin somut verilerini görmek istiyoruz. |
Yillarca denedik denedik olmadi bu yontemle hakkinizi kaybettiniz, simdi butun kitler satiliyor ve satilacak artik bedava ekmek yok artik liberallarin devri bu ulkede basladi ve bundan geri donulemez ve emek filan naralari atanlardan cok daha iyi sermayeyi pay ediyorlar zaten halkin secimlerinden de belli su an bu. Benim anadolu halkim artik arabalar aliyor kendine buzdolabi, camasir makinasi girla gidiyor. Ucaklarda seyahat ediyor yani o da artik yavas yavas Burjuva oluyor yemez bu emek falan yemlerini, uzgunum hakkinizi kaybettiniz. Emek diyene, laf salatasi yapana degil calisana ekmek veriyorlar artik.
|
 |
hurşit saral
16 yıl önce - Pts 30 Nis 2007, 16:31
Çok merak ediyorum, o paralardan ne denli yararlanıyorsun.
"Zenginin malı züğürdün çenesi" işte.
Üstelik ben asla liberal ve liboş olmadım. Sizin savunduklarınızı liberal-liboş takımı yapıyor. Siz de oradan ne denli ve neye karşın nemalanıyorsanız. anlatın, biz de bileleim. belki "ekmek" buluruz.
Adam gibi tartışmayı bilmiyorsan tartışma da, seni birşey sansınlar.
Evet arabalar, buzdolapları alıyor, dışborç yüzmilyarlarca dolar, en ufak bir dalgalanmada, kuyruğu titretiyorsun. Senin olmayan parayla tafra yapıyorsun. sonra ne olacak. İyi tutsaklıklar.
|
 |
cihanist
16 yıl önce - Pts 30 Nis 2007, 16:36
| xgokhan demiş ki: |
| Bu dışa bağımlılıkla kastedilen nedir? Bakın geçen sene ABD 1.5 trilyon dolar ihracak, 2 trilyon dolar ithalat yapmış. Bizim yıllık ithalatımızı 25 günde yapmışlar yani |
Bu doğru bir bilgidir. Ama ithalatın çok olması o ekonominin dışarıya bağımlı olduğunu göstermez. ABD ithalatının önemli bir kısmı ABD şirketlerinin yurt dışındaki tesislerinde üretilen ürün ve hizmetlerdir. Örneğin Nike, Intel, Levis Amerikan markalarıdır ama bu markalar ürünlerini Güney Amerika ülkeleri ile Uzakdoğu'da üretirler. ABD, Nike ayakkabıyı ithal etmiş olur. Ama aslında kendi ekonomisinin bir ürünüdür.
|
 |
Engin
16 yıl önce - Pts 30 Nis 2007, 17:34
Yabancı sermayenin, borsadaki paraların bize ait olmayışından yakınanlara bir örnek vereyim:
İzmir Kipa %100den fazla kâr eden bir kuruluştu. Zamanında devlet desteği ile kuruldu, Ege Üniversitesi Bornova'da arsa verdi. Devlet arka çıkmasa, a-sosyal devlet diyeceklerdi. Çıktı ne oldu?
Bu kadar kâr yapan bir kuruluşu gidip İngiliz Tesco'ya sattı sahipleri.
Futbolcusu, sanatçısı para kazanır, evini İbiza sahillerinden alır, Alman Mercedes'e biner. Sonra ne olur? Doğal olarak senin konserde stadyumda verdiğin para dışarı çıkar.
Pazarcı bile ithal bunlar abi ithal diye malını satıyorsa (sattığı tırnak makası traş bıçağı) biz nasıl koruyabiliriz paranın değerini? İhracatın İthalatının yarısı kadar ise, ya oturup seyredeceksin her yıl dövizin ikiye katlanışını, ekonominin küçülmesini; yahut ihraç edecek sanayi ürünün yoksa böyle arsa, ev satıcaksın.
Kara para aklamayalım, uyuşturucu ticaretine köprü olmayalım, Irak'a girip sömürge edinmeyelim, bi de üzerine giren adama da söz verip sonra köstek olalım; ürettiğimiz malı beğenip almayalım, üretmeyelim de! Sonra Dünya'nın en etik politikalarını uygulayan devlet olarak "yahu nerede yanlış yaptık ki kriz oluyor?" diye soralım.
Bazen olaylara gerçekçi yaklaşmakta fayda vardır. Türkiye bi Irak'a girecek, askerin orda ne işi var diye hükümet değiştiriyor, bi ekonomi kötü gidiyor diye değiştiriyor. Farkında mısınız bilmiyorum ama Türkiye kapıları batıya açık ama onlara karşı politikalar izleyen, en azından halkı tarafından izlettirilmek istenen tek ülke. Ya bir kuzey kore olacağız, ki içen gene Marlboro'sunu içecek kaçak getirtip ama şöyle teknolojiyi bi 20yıl geriden takip edeceğiz. Ya da işi kuralına göre oynayacağız.
Çiftçinin hakkından bahsederken mazotu ucuz satmak için petrol sömürgesi elde etmenin gerekliliğini hesap ediyor musunuz? Yahut bunca iç borcun yüksek vergi alınmadan nasıl ödenebileceğini? Ama vergi affı yapınca çiftçi dostu ilan edilirsiniz, hiç bir sendika kolay kolay şikayet etmez.
İşçi emekçi hakkı adı altında zamları basan Mesut Yılmaz zamanında tersanede çalışan işçiler tersane komutanından fazla maaş alır hale gelmiştir. Türkiye bu yüzden Özal döneminde kendi fırkateynini üretirken sonraki dönemde artan işçi maliyeti dışardan satın almayı daha ekonomik hale getirmiştir.
...
|
 |
görkem 07
16 yıl önce - Pts 30 Nis 2007, 17:38
Ben siyasette yaşanan olaylar ile ekonomide, en azından imkb-dolar-euro üçlüsü arasında birebir bağ kurmayı yanlış buluyorum...
hatırlayacak olursanız bu yıl şubat sonunda büyük bir ekonomik dalgalanma yaşadık borsa tepetaklak olmuştu dolar 1.5 ytl sınırından dönmüştü...ama ne oldu bu deprem 1 hafta kadar sürdü sonra piyasalar dinginleşti...olağan hallerine dönmüştü...
O zamanki dalgalanmanın nedeni dış kaynaklı idi...(şangay borsası %10 a yakın düşmüştü,Abd de mortgage krizi baş göstermişti vs...)
İstanbul menkul kıymetler borsanındaki toplam hacmin %68 i yabancı yatırımcının kontrolünde olması da sanıyorum bizlere yeterince fikir verecektir...
En son görkem 07 tarafından Pts 30 Nis 2007, 18:40 tarihinde değiştirildi, toplamda 1 kere değiştirildi
|
 |
sayfa 2  |
ANA SAYFA -> HABERLER ve SOHBET
|