Ana Sayfa 1 milyon Türkiye fotoğrafı
sayfa 11
kadirbaba
16 yıl önce - Pts 30 Nis 2007, 13:21



u.gönül
16 yıl önce - Pts 30 Nis 2007, 15:18

Alıntı:
evet seçilmişleri sandığa gömebiliyoruz ama atanmışa söz geçmiyor, onlar bağımsız


çok güzel bir söz.beğenirsek bir hükümeti bir daha seçeriz.beğenmezsek erken seçime bile götürürüz(bugüne kdr hep böle oldu) ama şu an genelkurmay ülkenin kazanımları harcıcak hareketi yapıyor ve bizim buna itiraz edecek hakkımız yok onu değiştiremiyoruz.


Fatih Can
16 yıl önce - Pts 30 Nis 2007, 15:45

Alıntı:
DİRENME TAAHHÜDÜ

Bugüne kadar Türkiye’de dört darbe oldu, başbakanlar asıldı,
binlerce kişi işkencelerden geçirildi, Meclis kapatıldı.
Halk Sustu.

Askerler onlarca muhtıra yayınladı, demokrasi ayaklar altına alındı.
Halk sustu.

Daha önce de Cumhurbaşkanlığı seçimlerinde adaylar tehdit edildi, Meclis basıldı.
Halk Sustu.

Ama artık herkes bilsin ki eski suskun halk değiliz.
Artık bu gidişata el koyuyoruz.

Aşağıda imzası olan bizler, modern/postmodern/geceyarısı muhtırası biçiminde
her türlü darbe girişimine, muhtıralara karşı demokrasimizi korumak için
her türlü demokratik, meşru hakkımızı sonuna kadar kullanarak
direneceğimizi şimdiden açıkça ilan ediyoruz.

Darbeye Karşı Direnme Taahhüdünü imzalamak için www.gencsiviller.net

Genç Siviller / Siyasal Ufuk Hareketi / Buluşma Forumu


http://www.gencsiviller.net/


hakan1616
16 yıl önce - Pts 30 Nis 2007, 18:08



ersannn
16 yıl önce - Pts 30 Nis 2007, 19:22

Alıntı:
Beni en cok uzen seylerden birisi de eger erken secim olursa tarihimizde ilk defa basarmaya yakin oldugumuz  5 yilda bir secim hedefini tutturamayacagiz.

Eğer sadece kendini seçen kesimi değil de, kendisine oy vermeyen kesimleri de kapsayan bir hükümet olsaydı, kendisine oy vermeyen şehirlere "Gavur" yakıştırması yapılmasaydı üzülmekte haklısınız diyecektim..
Ama maalesef bu nedenlerle sizin üzüntünüz sadece bu hükümeti destekleyenlerin üzüntüsü olarak kalacak..



Uğur1
16 yıl önce - Pts 30 Nis 2007, 19:28

Alıntı:
Beni en cok uzen seylerden birisi de eger erken secim olursa tarihimizde ilk defa basarmaya yakin oldugumuz  5 yilda bir secim hedefini tutturamayacagiz. aslinda buna bakinca biz zaten 100 yil oncesindeyiz bile.


Eğer cumhurbaşkanlığı seçimi olmasaydı 5 yılda bir seçim hedefi tutturulmuştu bile.. Ama yeni bir cumhurbaşkanını  yeni meclisinin seçmesi isteği iktidar partisi dışındaki bütün kesimlerce desteklenirken  bu süreç 6 ay kısaltılmak istenmektedir..  Bunda bu kadar çok üzülecek bir durum göremiyorum..


ELIF_74
16 yıl önce - Sal 01 May 2007, 09:37



Patron
16 yıl önce - Sal 01 May 2007, 10:24

Alıntı:
cumhurbaşkanını  yeni meclisinin seçmesi isteği iktidar partisi dışındaki bütün kesimlerce desteklenirken ...


Bu cümle doğru değil...
Bu cümlede en çok oyu alan partiye oy veren millet yok sayılmış.
Sokakta gördüğünüz her 3 insandan birisi, yani milyonlarca oy veren kişi unutuluvermiş.
Sanki iktidar partisi sadece 300 kişi, bunun "dışındaki bütün kesimler" ise başka bir grup.
Oysa bu hükümet milyonlarca insanın seçimidir, bir kere bunu iyi kavramak lazım.

Bu oy verenler dışında, benim gibi başka partilere oy verip,
demokrasiyi sindirebilmiş olanlar da, milletin iradesine saygı göstermek gerektiğini,
ülke yönetimi görevine getirilen bu hükümete : "canım sıkıldı artık gidin" denilirse,
yarın da oy verdiği partiye aynısının yapılma hakkı doğacağını düşünebiliyor.

Yarın seçim yapılsa, 3 gün sonra da : "bu da olmadı, gene yapalım" diyenler olursa?
Bir ay sonra : "bak işte şimdi bir daha yapalım",
seneye : "hadi bir daha yapalım, belki bu sefer tuttururuz"...
Ne kadar geçerlidir bu seçim?
Anayasamızda bu süre 5 yıl olarak belirlenmiş.

Bu 5 yıl boyunca ülkemizin yönetimi bu hükümete ait.
Arada savaş olursa, bu hükümet karar verir.
Cumhurbaşkanı seçilirse, bu hükümet karar verir.
"Yok buna başkası karar versin" diye bir demokrasi anlayışı yok.
"Ama falanca filanca kesim bu Cumhurbaşkanını istemiyor".
Falanca filanca ülkeyi yönetmiyor ki.
Birileri de Sezer'in Cumhurbaşkanı olmasını istemiyordu ama
ülkeyi yönetenler öyle karar verdi, bitti.


Rüştü BAKMAZ
16 yıl önce - Sal 01 May 2007, 10:42



Alihanb
16 yıl önce - Çrş 02 May 2007, 19:36

Alıntı:
Aşağıda imzası olan bizler, modern/postmodern/geceyarısı muhtırası biçiminde
her türlü darbe girişimine, muhtıralara karşı demokrasimizi korumak için
her türlü demokratik, meşru hakkımızı sonuna kadar kullanarak
direneceğimizi şimdiden açıkça ilan ediyoruz.


Yukarıdaki sitedeki  ordunun demokrasiyi yokettiği anlatılmakta ve bu konuda tavır alınması önerilmektedir.

Şimdi gelelim orduya. Öncelikle kişisel görüşümü açıklamak istiyorum. Ben bugüne kadar yapılmış hiç bir darbeyi desteklemiyorum üstüne üstlük memlekete büyük zararlar verdiğini düşünmekteyim. Çoğu insanın da benim bu görüşümü paylaşmakta olduğu inancındayım. Ama tarihimize baktığımız zamanlar bu darbelerin hiçbiri sebepsiz yere vuku bulmamıştır. Darbelerin evveliyatında memlekette büyük kaos durumları bulunmaktaydı.

1960 darbesi öncesine baktığımız zaman ülke yeni demokrasiye geçmiş ve milletimiz demokrasiyi daha kavramamıştı. Bunun altında yatan sebep millet demokrasiyi kazanmamıştır. Demokrasi millete verilmiştir. Bu durumda o demokrasi  çocuğun eline verilmiş silah gibi pozisyonlar doğurmaktaydı. Hala da öyledir. Demokrat partinin padişah vari hareketleri, karşı görüşdeki gazeteleri kapatması, rakip partinin mallarına el koyması gibi olaylar kaos yaratmış ,ülkeyi darbeye götürmüştür. Batı demokrasilerinde böyle durumlar olmaz çünkü iktidarlar hiç bir zaman ben bu ülkenin sahibiyim anlayışına  sahip değildir. Ordu da canı sıkıldığından dolayı böyle birşey yapmaz. Unutmayınız  darbenin ertesi günü de halk sokaklara çıkıp bayram yapmıştır. Ki o halk 5 sene sonra da yeniden DP nin devamı niteliğinde olan AP yi iktidar yapmıştır. Bu da çok enteresan bir durumdur.

80 darbesi evvelinde ise sağ ve sol üç beş farklılık dışında aynı görüşler temelinde oldukları halde kamplaşmış ve birbirlerini öldürmeye varacak eylemlerde bulunmuşlardır.İki tarafda birbirini susturmak istemiştir. O sağ ve O sol kendi elleriyle darbeye hazırlık yapmıştır.Darbe sonrası ise de halk gene bayram etmiş. Sonrasında MGK nin gösterdiği adayı seçmemiş gene farklı birini iktidar yapmıştır.

Sonuç olarak bu memleket darbe ortamını kendi hazırlamıştır. Batı demokrasilerinde parlamenterler ve liderler bu duruma hiçbir zaman getirmezler. Çünkü demokrasiyi kanla kazanmışlardır ve onun için demokrasiye ihanet etmezler. Orada seçmen,seçilen,atanan,atayan hepsi demokrasiyi sindirmiştir.

Biz sindiremedik. Öyle bir mantık çıktı ki millet seçti diye padişah olacak istediği gibi atkoşturacak, hiç bir sınırı olmayacak. Batı demokrasilerinde bu böyle değildir. Orada seçilen geldiği noktayı bilir ve ona göre hareket eder, gerekirse uzlaşır.  Biz bu konuda çok geriyiz. Ondan dolayı demokrasiye gerektiği zaman balans ayarı yapılmaktadır.TSK da haklı olaraktan kendini bu konuda hakem olarak görmektedir. Demokrasiyi sindirememiş seçilenle seçen böyle bir ayar mekanizmasıyla yaşamak zorundadır. Hee gün gelir demokrasi sindirilir. O zaman bu mekanizma seçenle seçilenin eline geçer. O zaman gelişmiş bir ülke durumuna gelmişiz demektir. Demokrasi tellallığı yapanlar önce demokrasiyi kendilerine uygulasınlar.

Son olarak ordu tarafından yapılmış bildiri herkesi kendine getirmiştir. Bildirinin içeriği ise ülkenin durumunu  tüm gerçekleriyle açıklamaktadır.  Ordu neden karışıyor sorusunu soracağımıza biz neden orduyu siyasete karıştıracak ortamı hazırlıyoruz sorusunu sormamız demokrasi açısından bize büyük kazanımlar sağlayacaktır.

                                                                                                         Alihan Benayyat



sayfa 11
« önceki   123 ... 101112   sonraki »
ANA SAYFA -> HABERLER ve SOHBET