1 milyon Türkiye fotoğrafı
sayfa 11  |
 |
ahmetulu
16 yıl önce - Pts 30 Nis 2007, 21:02
Köşk seçimi iptal edilirse bir daha bu ülkede Cumhurbaşkanı seçmek hayal olur. Çünkü, aksi halde çıkacak sonuç, karar yeter sayısının toplantı yeter sayısı haline geleceğidir ki böyle bir durumda kimse 367 rakamını tek başına kolay kolay yakalayamayacağından bugün olduğu gibi 20-30 sandalyeli bir parti meclise gelmediği takdirde Cumhurbaşkanı seçilemeyecektir. Sayı bulunamazsa 2, 3, 4. turları yapmaya gerek de kalmayacaktır. Olaya hukuken bakıldığında böyle bir karar çıkması imkansız gözüküyor. Diyelim ki çıktı. Kocaman bir parti grubunu küçücük bir gruba mecbur bırakmak akıl almaz bir şeydir. Bu, şimdiye kadar yaşanan rezalete tuz, biber olur ve karar, tamamen siyasi içerikli bir karar niteliği kazanır. Sonuçta süreç seçimi zorunlu kılacaktır. Olası bir seçimin kimleri üzeceğini tahmin etmek hiç de zor olmayacaktır.
|
 |
Yiğit cas
16 yıl önce - Pts 30 Nis 2007, 21:05
| Alıntı: |
| Secimle basa gelenleri darbeyle indirme tehdidi ya da tehditle cumhur baskanligi secimlerini etkilemek istenimi hangi demokrasiye yakisir? |
Seçimle başa gelenlerin Cumhurbaşkanlığı adayını iki kişinin ağzından çıkana göre değil de uzlaşma ile her kesimin fikrini alarak yapmasını isteyenleri iki kez büyük kitleler halinde yürümesine rağmen umursamamak mıdır demokrasi? Kaç senedir kendi söyledikleri hiçbir zaman dinlenmemiş, umursanmamış insanların patlamasıdır bu da...
"Laikliği yeniden tanımlamak gerek" lafına karşı "Elektronik muhtıra". Savunmam muhtırayı falan ama insanların kendilerini tamamen suçsuz bulması, gelinen noktayı hep bir tarafa yıkmak istemesi de oldukça saçma. Uzlaşma deniyor, demokrasi lafı ardına saklanarak uz-ak-laşılıyor...
| Alıntı: |
| Bu, şimdiye kadar yaşanan rezalete tuz, biber olur ve karar, tamamen siyasi içerikli bir karar niteliği kazanır. Sonuçta süreç seçimi zorunlu kılacaktır. Olası bir seçimin kimleri üzeceğini tahmin etmek hiç de zor olmayacaktır. |
Seçim madem birilerini üzecek, bu gerginliği gören hükümet hiç bu gerginliklere mahal vermeden olgun bir şekilde erken seçimi ilan eder, hem üzülecekleri üzer hem de alkış toplardı. Ama yakışmaz başkasının sözüne kulak vermek, çünkü demokratik hakları sonuna kadar kullanmak, eleştirileri umursamamak gerekli, bir yerden sonra demokratik demagojiye dönüşse bile...
En son Yiğit cas tarafından Pts 30 Nis 2007, 21:09 tarihinde değiştirildi, toplamda 1 kere değiştirildi
|
 |
HAKAN5
16 yıl önce - Pts 30 Nis 2007, 21:05
| Alıntı: |
| Köşk seçimi iptal edilirse bir daha bu ülkede Cumhurbaşkanı seçmek hayal olur. Çünkü, aksi halde çıkacak sonuç, karar yeter sayısının toplantı yeter sayısı haline geleceğidir ki böyle bir durumda kimse 367 rakamını tek başına kolay kolay yakalayamayacağından bugün olduğu gibi 20-30 sandalyeli bir parti meclise gelmediği takdirde Cumhurbaşkanı seçilemeyecektir. Sayı bulunamazsa 2, 3, 4. turları yapmaya gerek de kalmayacaktır. Olaya hukuken bakıldığında böyle bir karar çıkması imkansız gözüküyor. Diyelim ki çıktı. Kocaman bir parti grubunu küçücük bir gruba mecbur bırakmak akıl almaz bir şeydir. Bu, şimdiye kadar yaşanan rezalete tuz, biber olur ve karar, tamamen siyasi içerikli bir karar niteliği kazanır. Süreç seçimi zorunlu kılacaktır. Olası bir seçimin kimleri üzeceğini tahmin etmek hiç de zor olmayacaktır. |
Eğer cumhurbaşkanlığı seçimi iptal edilirse bir daha cumhurbaşkanı seçmek hayal olmayacakatır, fakat tek bir partinin bir aday çıkarıp hadi bunu cumhurbaşkanı seçelim deme ihtimali oldukça zayıflayacak, cumhurbaşkanı olması gerektiği gibi meclisteki siyasi partilerin çoğunun üstünde uzlaşabileceği bir ism olacaktır.
|
 |
umit1
16 yıl önce - Pts 30 Nis 2007, 21:06
| Alıntı: |
| Secimle basa gelenleri darbeyle indirme tehdidi ya da tehditle cumhur baskanligi secimlerini etkilemek istenimi hangi demokrasiye yakisir? |
Siz herhalde Bush-Cheney ekibinin seçimle başa geldiğini zannedenlerdensiniz.
Turkiye Cumhuriyetinde en azindan bugüne kadar hicbir Cumhurbaskani,hicbir Basbakan kim vurduyla dunyasini degistirmemistir.
|
 |
Salih Kuş
16 yıl önce - Pts 30 Nis 2007, 21:14
| Alıntı: |
| Eğer cumhurbaşkanlığı seçimi iptal edilirse bir daha cumhurbaşkanı seçmek hayal olmayacakatır, fakat tek bir partinin bir aday çıkarıp hadi bunu cumhurbaşkanı seçelim deme ihtimali oldukça zayıflayacak, cumhurbaşkanı olması gerektiği gibi meclisteki siyasi partilerin çoğunun üstünde uzlaşabileceği bir ism olacaktır. |
Az önce ilgili bir başlığa yazdığım yazıda bu konudan bahsetmiştim yeri gelmişken bir kaç kelime etmek istiyorum. Cumhurbaşkanı adayını mevcut hükümet adaylık başvurusu için son günden bir önceki gün belirleyerek halkın gündemine sunmuştur.Muhalefetteki kişi ve kurumlar ise ağzı açık bir şekilde bakalım kim olacak söylesinde bizde hemen itiraz edelim tavrı ile beklemişlerdir.bu süreç içerisinde ne ana muhalefetten nede kendi demeçlerine göre laik partilerden tek bir aday bile çıkartılmamış kamuoyu yuvarlak kelimeler ile adeta uyutulmuştur.mikrafon uzatılan yetkili cumhurbaşkanı laik olmadırdan başka bir kelam etme zahmetinde bulunmamıştır.bugün köşk seçimi iptal edildiği takdirde yine bir aday üzerinde uzlaşılamıyacaktır.bu açıktır.muhalefet olmak için muhalefet yapan kişi ve kurumlardan artık yuvarlak cevaplar duymaktan kendi adıma bıktım.eğer varsa bir adayları açıklasınlar ki bizde aralarında kıyaslama yapıp Demokratik tepkimizi bu doğrultuda gösterelim.
Saygılarımla
|
 |
gökhan(D)
16 yıl önce - Pts 30 Nis 2007, 21:28
@HAKAN5
Evet, anayasa konusunda haklisin. Turgut Özal zamaninda herhangi bir dava acilmamisti. Ve hukukcular hep sunu söyler: Davacinin olmadigi yerde hakim de yoktur, en azindan Almanya'da böyle bir kavram gecerlidir. Yani direk olarak T. Özalin secimi emsal olarak gösterilemez, ancak ben yinede Özalin seciminin anayasa cercevesinde olduguna inaniyorum. Ve ayni sekilde bu sürecin de sorunsuz atlatilacagina inaniyorum. Ülkemdeki son gerginlik olmasi dilekleri ile...
|
 |
HAKAN5
16 yıl önce - Pts 30 Nis 2007, 21:38
| Alıntı: |
| Muhalefetteki kişi ve kurumlar ise ağzı açık bir şekilde bakalım kim olacak söylesinde bizde hemen itiraz edelim tavrı ile beklemişlerdir.bu süreç içerisinde ne ana muhalefetten nede kendi demeçlerine göre laik partilerden tek bir aday bile çıkartılmamış kamuoyu yuvarlak kelimeler ile adeta uyutulmuştur.mikrafon uzatılan yetkili cumhurbaşkanı laik olmadırdan başka bir kelam etme zahmetinde bulunmamıştır |
Muhalefet partilerinden aday gösterilmemesi de siyasetin bir parçasısır. Çünkü eğer ana muhalefet partisi bir aday göstersydi kendi adayını desteklemek için tam kadro mecliste bulunmak durumunda olacaktı bu da iktidar partisinin işine gelecek 367 tartışmalarıda ortadan kalkmış olacaktı.Seçilemeyeceği açık olan bir aday (sandalye dağılımı dolası ile) için bu sadece iktiadar partisine ve onun adayının ekmeğine yağ sürmek olacaktı.
|
 |
ahmetulu
16 yıl önce - Pts 30 Nis 2007, 22:25
| HAKAN5 demiş ki: |
| Seçilemeyeceği açık olan bir aday (sandalye dağılımı dolası ile) için bu sadece iktiadar partisine ve onun adayının ekmeğine yağ sürmek olacaktı. |
Şimdi daha mı iyi oldu? Gelinen nokta Türk demokrasisinin zaafiyetlerini birkez daha gözler önüne serdi. Yaşanan süreçte muhalefet taa en başlardan beri bu konuda yapıcı bir tutum takınsaydı ortak bir noktada buluşulabilirdi belki. Hepimiz duyduk ağıza alınmayacak sözleri. Ülkenin geleceği için yardımlaşmak neden "ekmeğine yağ sürmek" olarak algılanır ki? Şimdi bizim demokrasimizin tam anlamıyla geri kalmış ülke demokrasilerinden ne farkı kaldı? Hiç.. Rezil olduğumuz, güven kaybettiğimiz yanımıza kaldı.
|
 |
HAKAN5
16 yıl önce - Pts 30 Nis 2007, 22:36
| Alıntı: |
| Gelinen nokta Türk demokrasisinin zaafiyetlerini birkez daha gözler önüne serdi. Yaşanan süreçte muhalefet taa en başlardan beri bu konuda yapıcı bir tutum takınsaydı ortak bir noktada buluşulabilirdi belki. Hepimiz duyduk ağıza alınmayacak sözleri. Ülkenin geleceği için yardımlaşmak neden "ekmeğine yağ sürmek" olarak algılanır ki? Şimdi bizim demokrasimizin tam anlamıyla geri kalmış ülke demokrasilerinden ne farkı kaldı? Hiç.. Rezil olduğumuz, güven kaybettiğimiz yanımıza kaldı. |
İktidar Partisi de sizin kadar hassas düşünseydi -madem ki bu kadar yapıcı olmak konu- en azından bir kere diğer partilere de görüşlerini sorabilir, fikirlerini alabilirdi değil mi? Sadece ana-muhalefet değil hiç bir siyasi parti bırakın siyasi partileri kendi milletvekillerinin görüşlerini bile almadılar açıkca. Cumhurbaşkanı adayı açıklandıktan sonra iktidap partisi milletvekillerinin topluca şükür namazı kılması ne demkekti peki? Şükredilen şey ney di? Aday belirlenme süreci sadece üç kişi arasında yaşandığı için diğer milletvekilleri destekleyecekleri cumhurbaşkanı adayının adını sonunda öğrenebildikleri için şükür namazı kıldılar herhalde...
|
 |
erincar
|
 |
sayfa 11  |
ANA SAYFA -> HABERLER ve SOHBET
|