sayfa 2  |
 |
HAKAN5
16 yıl önce - Cum 27 Nis 2007, 19:10
Cumhurbaşkanlığı seçiminin ilk turunda Meclis Başkanı Arınç yoklama almadığı için tutanaklara işlenecek sayının Anayasa Mahkemesini tatmin edebileceğinim düşünmüyorum. Ayrıca Anayasanın 102. maddesini dikkatle okursanız maddenin açık olmadığını görürsünüz. Dolayısı ile burada Anayasa Mahkemesinin konuyu nasıl karara bağlayacağı önem arz etmektedir. 1982 Anayasası yürürlüğe girdiği günden itibaren bu içerikte bir dava Anayasa Mahkemesine açılmadığı (açılamadığı) için önümüzde bize yol gösterebilecek bir karar da bulunmamkatadır. Yukarıda "açılamadığı" ifadesini kullandım. Eğer yakın siyasi tarihimiz incelerseniz ilk olarak 367 tartışmlarını başlatan iki isimle karşılacaksınız. Necmettin Erbakan ve Bülent Arınç fakat o dönem ki cumhurbaşkanlığı seçimleri yapılırken dava açabilecek arasında olmadıkları için Anayasa Mahkemesine dava açamamışlarıdr. Cumhurbaşkanlığı seçiminin iptali konusunda Anyasa Mahkemesine dava açabilecek olanlar; Cumhurbaşkanı, TBMM üye tam sayısının 1/5 tuttarında (110) milletveli, iktidar partisi ve ana muhalefet partisidir. Bunların dışında hiç bir kişi yaeda kurum seçimin iptali için Yüksek Mahkemeye başvuramayacağından dolayı Erbakan ve Arınç o günlerde Anayasa Mahkemesi ne gidememişlerdi. Ama kaderin cilvesine bakın ki şu anda Arınç bu lşartın mümkün olamayacağını iddia ediyor. Ayrıca Arınç'ın meclis başkanlığı sıfatıyla iktidar partisinin yandaşı gibi davranmasıda hiç hoş bir durum sergilemiyor ve eğer Gül Köşk'e çıkarsa Arınç gibi partisini "hiç bir zaman bırakmayacağı" konusu siyasi arenayı geriyor. Anayasadaki meclis başkanı ve cumhurbaşkanı tariflerinde ikisinde bağımsız ve her siyasi partiye eşit mesafede olması gerektiği açıkca yazıyor.
Ayrıca bildiğiniz gibi TÜrkiye Cumhuriyeti bir hukuk devletidir ve hukuk devletinin üç şartından en önemli olanı Kuvvetler Ayrılığı ilkesidir (yasama, yürütme ve yargının birbirinden ayrılması) Fakat şu anda ilerlediğimiz süreç hukuk devleti niteliğine de zarar verebilir. Yasamanın ezici çoğunluğu iktidar partisinde , eğer Gül Cumhurnbaşkanı olursa yürütme (Bakanlar Kurulu ve Cumhurbaşkanı) de iktidar partisinin eline geçecek ve yine bildiğiniz üzere cumhurbaşkanının yüksek mahkemeye yargıç atama yetkisi bulunduğundan dolaylı olarak yargı da iktidar partisinin eline geçebilir ve bu da ülkede ciddi sıkıntılara yol acabilir.
Türkiye Cumhuriyetinin Anayasa Mahkemesinin hukuk devleti tanımı hem maddi hem de şekli anlamda hukuk devleti tanımı birden kapsar. Yani Cumhurbaşkanı adaylığının son güne kadar saklanması şekli bakımınsdan hukuk devleti ilkesine uyarken maddi anlamda hukuk devleti ilkesi ile çatışır ve bu bile ayrıca bir dava konusu olabilir.
|
 |
kibarfeyzo
16 yıl önce - Cum 27 Nis 2007, 19:28
bence anayasa mahkemesi davayı reddetmeli, nede olsa Gül henüz cumhurbaşkanı seçilmedi, seçilemedi... zaten halen seçimler bitmedi, devamında olacak turlar neler gösterir bilemeyiz...
peki anayasa mahkemesi ne karar verebilir ki, ilk turda seçim olmadı diye kalan 3 turun da yapılmaması yönünde karar alabilir mi? SANMIYORUM.... cumhurbaşkanı seçilememesi dolayısı ile genel seçimlere gitmek ancak 4.turun sonunda mümkün olacaktır... bu anayasaca sabittir...
peki katılsın katılmasın, seçim için yeterli sayı 3. turda çoğunluğu yani 276 olmasını onaylıyorsa, nasıl olurda anayasa mahkemesi buna karşı çıkabilir, çünkü 357 evet oyu 3 iptal ve 1 boş oyun yanında 189 adet de HAYIR oyu olsaydı bile 1. tur bitmiştir. 2. turda da hayır deseler ne değişecek ki, çünkü henüz üçüncü tur yapılmadı ve pekala hepimiz de biliyoruz ki seçilmek için salt çoğunluk sağlanacağı tur o turdur...
seçimlerden kaçacağına girerek HAYIR oyu kullanmaları daha demokrat bir tutum olurdu ama o halde bile engelleyemeyecekleri seçim sonucundan korkarak kaçanlar nasıl olurda bu meclisin halkın tümünü temsil etmediğini söyleyebilir, halkı temsil etmeyenler kendileridir...
inşallah genel seçimlerinde de iktidar partisine oy vermeyecekler seçime katılmaz da, bu düşünceye sahip kişiler oylarını kullanmayarak, seçime katılanların daha çok milletvekili çıkarmasını sağlayabilirler... sonra televizyonlara çıkıp da onmilyon kişi oy kullanmadı da ondan bu kadar vekil çıkardınız diye yakınmazlar...
bugün kaybeden birkaç vekil haricinde bütün partilerdir... seçime katılan muhalif parti vekilleri grevlerini yapmışlardır, iptal de olsa, boş da olsa, hayır da olsa oy verme görevini yerine getirmişlerdir... meclisimize yakışanda budur...
|
 |
ozanfus
16 yıl önce - Cum 27 Nis 2007, 19:37
| Alıntı: |
| hep siyasi düşünüyoruz |
| Alıntı: |
| ANKARA 367'ye kilitlendi. Bu kilitlenme 2 Mayıs'daki ikinci tur oylamaya kadar sürecek. Şimdi top Anayasa Mahkemesi'nde... |
olay siyasi arenadan cıktı, hukuk tartısılır oldu.. bu da benim nazarımda hiç hoş değil.. boylesi onemli bir secimde mahkemeye varmak ne derece dogru tartısılır.. ve Anayasa Mahkemesi de iktidarlar ile uzlaşması gereken bir kurum değildir. Tam tersi anayasaya gore ''denetleyici ve kontrol edici'' görevinin vardır. ve de bu ilk tur oylaması sonucu gozler baska tarafa baska dusuncelerle cevriliyor..yani anayasaya.
|
 |
Erdem Çakmak
16 yıl önce - Cum 27 Nis 2007, 19:50
Ben köşk adayının yanında değilim. Ancak bir kriz ortamının yaratılmaya çalışılmasına da karşıyım.. Sonuçta Türkiye Cumhuriyeti vatandaşlarının kendi hür iradesiyle verilen oylarla seçilen bir meclis.. Her ne kadar halkın yarısı temsil edilmese de.. Bu yüzden meclisin kararına saygı duymak lazım..
|
 |
çağatay uzunal
16 yıl önce - Cum 27 Nis 2007, 21:19
Köşk değil,
Cumhurbaşkanlığı seçimidir.
İptal edecek kuvvet yoktur.
Sadece geçerli yada geçersiz seçim vardır.
|
 |
HAKAN5
16 yıl önce - Cum 27 Nis 2007, 21:32
| Alıntı: |
| peki anayasa mahkemesi ne karar verebilir ki, ilk turda seçim olmadı diye kalan 3 turun da yapılmaması yönünde karar alabilir mi? SANMIYORUM.... cumhurbaşkanı seçilememesi dolayısı ile genel seçimlere gitmek ancak 4.turun sonunda mümkün olacaktır... bu anayasaca sabittir... |
Anayasa Mahkemesei gerekli görür de cumhurbaşkanlığı seçimini ilk turda iptal edilirse derhal genel seçime gidilir.
|
 |
sipahi
16 yıl önce - Cum 27 Nis 2007, 21:42
"minareyi çalan kılıfını hazırlar", "demokrsilerde çareler tükenmez", bekleyip göreceğiz.
bir kaç analistten dinlediğim yorumlar; bu kriz, muhalefetinin mevcut hükümetin partisine %5'ten de daha fazla oy kazandıracağı yönündedir.
|
 |
HAKAN5
16 yıl önce - Cum 27 Nis 2007, 21:53
Şu andaki siyasi göstergeler de bunu gösteriyor. Eğer Anayasa Mahkemesi seçime gitme kararı alırsa bu iktidar partisi için çok büyük bir şans olabilir. Çünkü kendileri şu anda seçime gidiyoruz deseler bu seferde "baskın seçim" iddiaları gündeme gelecek şu anda ana muhalefet partisinin yarattığı bu kriz iktidar partisinin oy oranlarını arttırıyor.
|
 |
MürselErsagun
16 yıl önce - Cum 27 Nis 2007, 22:14
Cumhurbaşkanlığı seçiminin iptal edilmesi gibi bir durum söz konusu olamaz. Anayasanın 102. maddesi çok açık. Hernekadar meclis iç tüzüğü iyice incelendiğinde üye salt çoğunluğu ile ilgili birbine çelişkili ifadeler bulunmaktaysa da Anayasa mahkemesinin mevcut yasa ve tüzükleri çiğneyerek keyfi bir karar alabilecğini zannetmiyorum.
|
 |
metink
16 yıl önce - Cum 27 Nis 2007, 22:32
TBMM cumhurbaskanini secemezse meclis fesh olur ve cok yakinda genel secimler olur...
Halk tercihini sandikta gosterecektir, sonrada yeni meclis cumhurbaskanini secer. Cokda guzel olur !!
|
 |
sayfa 2  |