sayfa 5  |
 |
kibarfeyzo
16 yıl önce - Cum 27 Nis 2007, 21:59
(Madde 102)
Cumhurbaşkanı, Türkiye Büyük Millet Meclisi üye tamsayısının üçte iki çoğunluğu ile ve gizli oyla seçilir. Türkiye Büyük Millet Meclisi toplantı halinde değilse hemen toplantıya çağrılır. Cumhurbaşkanı'nın görev süresinin dolmasından otuz gün önce ya da Cumhurbaşkanlığı makamının boşalmasından on gün sonra Cumhurbaşkanlığı seçimine başlanır ve seçime başlama gününden başlayarak otuz gün içinde sonuçlandırılır. Bu sürenin ilk on günü içinde adayların Meclis Başkanlık Divanı'na bildirilmesi ve kalan yirmi gün içinde de seçimin tamamlanması gerekir. En az üçer gün ara ile yapılacak oylamaların ilk ikisinde üye tamsayısının üçte iki çoğunluk oyu sağlanamazsa üçüncü oylamaya geçilir. Üçüncü oylamada üye tamsayısının salt çoğunluğunu sağlayan aday Cumhurbaşkanı seçilmiş olur. Bu oylamada üye tamsayısının salt çoğunluğu sağlanamadığı takdirde üçüncü oylamada en çok oy almış bulunan iki aday arasında dördüncü oylama yapılır. Bu oylamada da üye tam sayısının salt çoğunluğu ile Cumhurbaşkanı seçilemediği takdirde derhal Türkiye Büyük Millet Meclisi seçimleri yenilenir. Seçilen yeni Cumhurbaşkanı göreve başlayıncaya kadar görev süresi dolan Cumhurbaşkanı'nın görevi devam eder.
BENCE: aranan 367 toplantı yeter sayısı değil, ilk iki turda verilmesi gereken evet oylarının sayısıdır, zaten üçüncü tura geçilirse üyelerin salt çoğunluğu olarak bu sayı 276 ya inmektedir... lütfen Türkçeyi doğru okuyalım ve Türkçe düşünelim... madde 102 devamında yer alan koyu olarak vurguladığım ikinci cümlelerde de açıkca bu bildirilmiştir.. EN AZ ÜÇER GÜN ARA İLE YAPILACAK OYLAMALARIN İLK İKİSİNDE ÜYE TAM SAYISININ ÜÇTE İKİ ÇOĞUNLUK OYU SAĞLANAMAZSA ÜÇÜNCÜ OYLAMAYA GEÇİLİR. ÜÇÜNCÜ OYLAMADA ÜYE TAMSAYISININ SALT ÇOĞUNLUĞUNU SAĞLAYAN ADAY CUMHURBAŞKANI SEÇİLMİŞ OLUR...
|
 |
HAKAN5
16 yıl önce - Cum 27 Nis 2007, 22:03
Cumhurbaşkanlığı seçim süreçlerinde genelde bu durumlar yaşanmıştır fakat dediğiniz gibi en lakaytı bu oluyor herhalde. Cumhurbaşkanın halk seçmesi konusuna gelince aslında sistem doğru işleyebilse cumhurbaşkanını meclisin seçmesi daha doğrudur. Çünkü cumhurbaşkanlığı bir uzlaşma makamıdır. Eğer halk iktidara tepki duyup iktidarın zıt görüşlerini savunan birini seçerse sistejmin işlemesi çok zorlaşır yani cumhurbaşkanını meclise seçtirererk sistem rasyonelleştirilmiştir. (hukuk ta işlemlerin gerçekleşmesi önündeki engelleri kaldırmak) Ama bu cumhurbaşkanını iktidar partisine hizmet etmesi gerektirmez kuşkusuz. Cumhurbaşkanı iktidarın ve muhalefetin üzerinde uzlaşabileceği tarafsız bir isim olmalıdr. Çünkü bugünün muhalefeti yarının iktidarı olabilir (CHP-AKP olarak değil genel olarak söylemeye çalıştım)
|
 |
Hacegan
16 yıl önce - Cmt 28 Nis 2007, 00:04
Kanunlar lastik gibi bir oraya bir buraya çekilmemeli, kesin ve net olmalı. Bir zamanlar iktidarda olanlar muhalefete düşecekleri günün hesabını yapıp istedikleri tarafa çekilecek kanunlar yapmamalı diye düşünüyorum. Özal seçilirken hiç problem olmayan üçte iki çoğunluk Muhalefetin aklına yeni mi geldi?
|
 |
bülent dizdar
16 yıl önce - Cmt 28 Nis 2007, 00:17
| Alıntı: |
| Özal seçilirken hiç problem olmayan üçte iki çoğunluk Muhalefetin aklına yeni mi geldi? |
Özal seçilirken, o zamanki muhalefetin üzerine düşeni yapmaması bugünki muhalefetin de sessiz kalması gerektiği anlamına gelmemeli. Ayrıca siz de hatırlarsınız ki o gün ki ortam ile şimdiki ortam demokratik anlamda çok farklı.
|
 |
recai metilli
16 yıl önce - Cmt 28 Nis 2007, 00:35
Kibarfeyzo'nun görüşlerine tamamen katılıyorum. Toplantı yeter sayısı ile karar sayısı farklı kavramlardır. 1982 Anayasası Cumhurbaşkanlığı seçimi ile ilgili maddesi sistemi kitlemeden, kolaylaştırarak seçimi gerçekleştirmek amacıyla düzenleme yapmıştır. Son turda salt çoğunlukla Cumhurbaşkanı'nın seçimini kabul eden bir sistem toplantı yeter sayısını 367 olarak kabul etmesi düşünülemez.
Anayasa Mahkemesi yapacağı hukuki değerlendirme neticesinde, CHP'nin müracaatını red edecektir diye düşünüyorum.
|
 |
burakerkıral
16 yıl önce - Cmt 28 Nis 2007, 00:40
Sonuçta Abdullah Gül'ün Cumhurbaşkanı olacağında dolayı tartışmaları lüzumsuz buluyorum 3. turda istesekte istemesekte Abdullah Gül Cumhurbaşkanı olur bence...
|
 |
mesutguven
16 yıl önce - Cmt 28 Nis 2007, 00:42
| Alıntı: |
| BENCE: aranan 367 toplantı yeter sayısı değil, ilk iki turda verilmesi gereken evet oylarının sayısıdır, zaten üçüncü tura geçilirse üyelerin salt çoğunluğu olarak bu sayı 276 ya inmektedir... lütfen Türkçeyi doğru okuyalım ve Türkçe düşünelim... madde 102 devamında yer alan koyu olarak vurguladığım ikinci cümlelerde de açıkca bu bildirilmiştir.. |
Kesinlikle katılıyorum.Düşüncelerime tercuman olduğun içinde teşekkür ederim....
|
 |
ayla çelik
16 yıl önce - Cmt 28 Nis 2007, 01:04
Bu işler, sırf eleştirmek ve dövünmekle olmuyor.Yılardır aynı şeyler.Her şey son noktaya gelince ayaklanıyoruz.Eleştiride bulunanlar, nerede yanlışlık yaptıklarını, araştırsalar daha verimli olacaklar.Bir de, bu kadar ön yargılı olmayalım.Biz böyle olacağını biliyorduk diyenler de,ona göre sıtrateji geliştirebilirlerdi.Yaşanan her ekonomik kriz,kocaman delikler açıyor.O lan halka oluyor.Hepinize sevgiler
En son ayla çelik tarafından Cmt 28 Nis 2007, 01:45 tarihinde değiştirildi, toplamda 1 kere değiştirildi
|
 |
HAKAN5
16 yıl önce - Cmt 28 Nis 2007, 01:35
| Alıntı: |
| Özal seçilirken hiç problem olmayan üçte iki çoğunluk Muhalefetin aklına yeni mi geldi? |
Size tavsiyem biraz yakın tarihimizi incelemenizdir. Özal seçilirken de 367 tartışmları yaşanmıştır ve bunu öne süren iki isim vardır Necmettin Erbakan ve Bülent Arınç. Fakat partileri o dönem ana muhalaefet partisi olmadığı için Anayasa Mahkemesine başvuramamışlardır. Önceki mesajlarımda da belirttiğim gibi 1982 Anayasası dönemde ilk olrak 367 şartını ileri süren iki isimden biri Bülent Arınç'tır. Şimdi ise ilginç olrak tam tersini savunmaktadır.
|
 |
erkan
16 yıl önce - Cmt 28 Nis 2007, 01:55
82 ihtilali cumhurbaşkanının seçilememesi sonucu gerçekleşti. 82 anayasasında ise seçim kolaylaştırıldı. Bir karar alırken anayasanın ruhuna bakmalı. Ne yani; 2/3 çoğunluk sağlanamazsa ve seçim olsa, yeni mecliste de aynı durum tekrarlansa sonsuza kadar devletimiz başsız mı kalacak? Siyaset çözüm üretme sanatıdır. İşi atanmışlara havale eden seçilmişlere halk "Biz sana yetki verdikte ne diye kullanmadın." demez mi?
En son erkan tarafından Cmt 28 Nis 2007, 02:04 tarihinde değiştirildi, toplamda 1 kere değiştirildi
|
 |
sayfa 5  |