1 milyon Türkiye fotoğrafı
sayfa 9  |
| Abdullah Gül'ün Cumhurbaşkanı olmasını ister misiniz? |
| evet |
 
|
50.4% |
[121] |
| hayır |
 
|
49.6% |
[119] |
|
| Toplam Oy : 240 |
|
 |
Emir25
16 yıl önce - Çrş 25 Nis 2007, 00:12
Türkiye’nin 11’inci Cumhurbaşkanı adayı Abdullah Gül’ün eşi Hayrünnisa Gül, 1998 yılında Ankara Üniversitesi Dil ve Tarih Coğrafya Fakültesi Arap Dili ve Edebiyatı Bölümü’ne kayıt yaptırmak istemiş ancak işlemleri, türbanlı olduğu gerekçesiyle yapılmadığı için AİHM’de Türkiye aleyhine dava açmıştı. -milliyet-
Umarım bunlar Avrupa basınına yansımaz. Ülkesine türban için dava açan bir kadın Türkiye'yi, Türk kadınını DÜNYA'da First Lady olarak temsil edecek. Güzel. Herkesin dediği gibi: HAYIRLI OLSUN!
edit: türban lafını duyunca kuduranlar var. inşallah yukardaki haberde yanlış bilgidir tabi yanlış bilgi olmasada yakışır dimi Türkiye'ye bunlar. yakıştırmaya devam edin...
En son Emir25 tarafından Çrş 25 Nis 2007, 00:19 tarihinde değiştirildi, toplamda 5 kere değiştirildi
|
 |
yasar_gul
16 yıl önce - Çrş 25 Nis 2007, 00:14
| Alıntı: |
Ben bu süreçten sanıldığının aksine muhalefetin kazançlı çıktığını düşünüyorum. Başbakan cumhurbaşkanı olmak istediği halde gerekli desteği bulamadığı ve meydanlardan yükselen seslerin altında ezildiği izlenimini verdi.
Abdullah Gül, seçilirse, kendisine cumhurbaşkanlığı koltuğu hediye edilmiş biri olarak anılacak ve görev yapacağı süre boyunca da bu iyiliği karşılıksız bırakmaması beklenecek.
En çok kaybeden kişi de Bülent Arınç oldu sanırım. Adaylığı kendi partisinin genel başkanı tarafından desteklenmediği gibi kışkırtıcı konuşmalarıyla başka kesimlerin de şimşeklerini üstünde topladı. Esasında partisine de kötülük yaptı, çünkü partisinin değişim üzerine kurulu savunmasını çökertti, partisinin anlayışının ve savunduklarının aslında hiç değişmediğini gözönüne serdi.
Erdoğan başbakan olarak kalsın diyen iktidar partisi yandaşları, aslında partilerinin gelecek seçimlerde daha az oy kaybetmesi için bunu gerekli görüyorlardı. Çünkü zaten oy kaybedecek olan partilerinin başında Erdoğan'ın olmaması, durumu kendileri açısından daha da vahim hale getirecekti. Ayrıca, başbakanın başbakan olarak kalmasını istemek, aslında 'Bizim içimizde başbakanlık yapabilecek nitelikte, liderlik vasfına sahip birisi daha yok' anlamına gelmektedir.
Bence süreç, iktidar partisinin zaafiyetlerini açıkça ortaya serdi. Hem partinin kendi içindeki görüş ayrılıklarını hem partiye olan toplumsal tepkiyi hem de partinin Erdoğan'a bağımlılığını gösterdi. |
Bana Göre Yanlış düşünce
Zaten Sayın Erdoğanın aday olma gibi bir lüksü yoktu.Zira Muhalefet Onun gaza gelip inadına Cumhurbaşkanı olmasını istemişti.Anlayacağınız Muhalefet kanadının tüm bu yöndeki etkinlikleri fasa fisa idi
Bülent Arınç ; Kendisi adayım demedi ki zaten Demokratik ortamda Cumhurbaşkanı nın özelliklerini taşıyan herkes aday olabilir dedi.Hatta ve hatta '' Dindar , Laik ve Demokratik bir Cumhurbaşkanı'' diye zaten Abdullah Gülü işaret etmişti.
Hükümetin partisinin hiç bir mensubunda aykırılıklı davranış olmaz...Zira Cumhurbaşkanı adayları aylar önceden hazırdı zaten.Kısa bir zamana çekilmesi oluşabilecek polemikleri önlemek içindir.
| Alıntı: |
Türkiye’nin 11’inci Cumhurbaşkanı adayı Abdullah Gül’ün eşi Hayrünnisa Gül, 1998 yılında Ankara Üniversitesi Dil ve Tarih Coğrafya Fakültesi Arap Dili ve Edebiyatı Bölümü’ne kayıt yaptırmak istemiş ancak işlemleri, türbanlı olduğu gerekçesiyle yapılmadığı için AİHM’de Türkiye aleyhine dava açmıştı. -milliyet-
Umarım bunlar Avrupa basınına yansımaz. |
Bende Bir Dilekte Bulunayım bari İNŞALLAH TÜM OKUMA GAYRETİ İÇERİSİNDEKİ İNSANLARIMIZ RAHATLIKLA OKULLARA GİDEBİLECEKLERİ KANUNLAR ÇIKARILIR...
|
 |
Kerim Besler
16 yıl önce - Çrş 25 Nis 2007, 00:17
Du Bakali Ne Olacak?
. "Kafası Çalışmayan Toplum Kesimi"'nin bir üyesi olarak ( Kendi tanımlamam değil ama Abdullah Gül'ün Cumhurbaşkanlığı Adaylığını destekleyenler böyle tanımlanıyor muş.) bana göre de makuldür Abdullah Gül'ün Cumhurbaşkanı adayı olması.
Toplumumuzun %34.28' i 3 Kasım 2002 Seçimlerinde yanılarak dini siyasete alet eden şimdiki iktidara oy verme gafletinde bulunmuştur. Bu gafleti gösterirken Cumhurbaşkanlığı seçimini de bu meclisin seçeceğini tahmin edememiştir. Toplumun bu kesimi için söylenecek bir şey yok. Gafletten kurtulurlar inşallah...(!)
Ancak öbür kesim yanılmayan, kanmayan, esas devletin tüm değerlerine sözde ve özde inanan kesim; onların vebali çok büyük. Bu kesim sadece sokaklarda bir araya gelmemeli. Sandıkta da bir araya gelip Türkiye'yi bu hallere düşürmemeliydi.
Ne olacak şimdi, "3'lü sacayağı kuruldu" yorumları aldı başını gidiyor. Herkes tedirgin. Cumhurbaşkanlığı tamam. Meclis Başkanlığı ve Başbakanlık da "kanmayan,kandırılamayan kesimin" sandık psikolojisine bağlı. Bütün gerçek partiler birbiriyle çekişirken, aradan şimdiki iktidar partisi çıkıverirse...Gitti Başbakanlık ve Meclis Başkanlığı...
Seçimler de geliyor du bakalım ne olacak? % 30'un üzerinde Türk Vatandaşı yine yanılacak mı? Göreceğiz....
|
 |
ersannn
16 yıl önce - Çrş 25 Nis 2007, 00:19
| Alıntı: |
| Bence Meclisin Her dedigine Evet Demeli. |
Cumhurbaşkanlığı maamı düzenin sigortasıdır, eğer meclisin her dediğine evet diyecekse yetkileri alınsın, hatta o makam kaldırılsın
Abdullah Gül'ün cumhurbaşknalığı adaylığına gelince; yıpranmamış bir isim olması ve olgun davranışları nedeniyle olumlu bir tercih, fakat keşke toplumun daha çok uzlaşabileceği biri olsaydı
|
 |
KeNaN KöR
16 yıl önce - Çrş 25 Nis 2007, 00:24
Ülkemiz Cumhurbaşkanı olduktan sonra Atatürk'ün resmini paralardan, pullardan, resmi dairelerden kaldıran ve onun yerine kendi resimlerini koyan Cumhurbaşkanı gördü.
Aile fotoğrafı hortumcu soyguncu dolu olan, ülkeyi 70 cente muhtaç eden, yeğeni hayali ihracattan hüküm giyen v.s. Cumhurbaşkanı gördü.
Halktan ve değerlerinden kopuk, Ankara'ya hapsolmuş, ülkenin önünü tıkayan, ülkenin en büyük ekonomik krizine sebep olan, laikliği dinsizlik zanneden, affettiği teröristler çatışmada yakalanan Cumhurbaşkanı gördü.
Cumhurbaşkanın cumhurun başkanı olması ve öyle davranması temennisi ile Sn. Abdullah Gül'ün adaylığı ülkemiz ve milletimiz adına hayırlı olsun
|
 |
Berk Kale
16 yıl önce - Çrş 25 Nis 2007, 00:26
Ülkemizi çok güzel yarınlara götürebileceğini inandığım bir siyasetçinin Çankaya'ya aday gösterilmesi çok yerinde oldu. Umarım gelecekte bu kararımdan dolayı yanılmam.
Erdoğan ara sıra girdiği gereksiz polemiklerle çok eksi puan toplamıştı, fakat Abdullah Gül Meclis'e ilk girdiğinden bu yana takdirle izlediğimiz bir siyasetçi olmuştur. Hanımının başörtüsü kullanıp kullanmaması bence rahatsızlık verici bir durum değildir. Ülkemizde başörtülü insanlar var olduğu gibi başörtüsüzler de vardır ve Cumhurbaşkanının eşi de bu ülkeden biri olacağına göre başörtülü olmasını normal karşılamamız gerekir. Demokrasinin gereği ve millet iradesine saygının sonucu ancak bu olabilir.
Ayrıca önyargı duvarlarını artık aşmamız gerektiğini düşünüyorum. AK Parti iktidara geldiği ilk zamanlarda da rejim tehlikesi hep gündeme getiriliyordu ama 5 senedir hiçbirşey olmadı. Hatta aksine, ülke çok iyi yerlere geldi. Eğer ki rejimi değiştirmeyi deneselerdi, zannedersem herkes bu iktidara haddini bildirirdi. Gücümüzün farkındayız. Mitingde de gördük ki milletimiz uyanık artık. Ondan dolayı önceden müneccimlik yapmayarak izleyelim ve görelim. Felaket tellallığı da yapmayalım. Bir-iki kişinin de haddine değil rejimi değiştirmek zaten.
Şu anda konuşmamız gereken icraatlardır. Bırakalım artık sen niye başörtüsü takıyorsun ya da sen niye bıyıklısın muhabbetlerini..(kılık kıyafet konusunda çok ciddi endişeleri olan arkadaşlara Amerika'dan örnekler sunabilirim ama site kuralı olarak burada belirtmek istemedim) Hep beraber elele vererek ülkeyi kalkındıralım. Üniversitelerimizi yeniden yapılandıralım. Yeni projeler ve fikirler üzerine konuşalım.
Bırakalım kimler süper laik ya da aşırı dinci ya da mükemmel Atatürkçü tartışmalarını.. Ülkemizde hangi doğal kaynak var, hangisini ne kadar kullanıyoruz, eğitim seviyesi, yoksulluk sınırı ne durumda bu ve bunun gibi konular üzerine kafa yoralım. Gündemlerimiz bunlar olsun.
|
 |
Engin
16 yıl önce - Çrş 25 Nis 2007, 00:31
Sayın Eylem'in anailizi ilginç
Bana kalırsa Erdoğan cumhurbaşkanlığına aday olmadı çünkü kendisi de tarafsız kalamayacağının farkındaydı. Hatta cumhurbaşkanlığını destekleyenler dahi "onursal başkanımız olursunuz" gibi bence çok yanlış bir beklenti içindelerdi. Yoksa karşıt hareketlerden çeinceleri olsaydı büyük ihtimalle seçimi halka bırakan bir formül gündeme getirilirdi.
Vecdi Gönül ve Nimet Çubukçu isimlerinin bilinçli olarak dışarı sızdırılıp halkın tepkisinin ölçüldüğünü düşünüyorum. Bunun için bir kaç internet forumunu dahi takip etmeleri yeterli olacaktı.
Abdullah Gül'ü başarılı bir tercih olarak görüyorum. Nedenleri;
+dışişleri tecrübeli bir cumhurbaşkanının hep hayal ettiğim gibi temsilde bir ağarlığı, işbilirliği olacak
+fazilet partisinde yenilikçi kanadın başlarından ve recai kutan'a karşı aday olup az bir farkla genel başkanığı kaçırmış bir insan. (ki bu onun siyaseti at gözlükleri ile yapmadığını, inandığı doğruları +başkalarının "hocamızdır" dediği ortamda dile getirmekten çekinmediğini gösterir)
+kayserili (ben değilim..)
eksi olarak bir çok kişi eşi dava etmiş Türkiye'yi diyor da devlet benim de temel hak ve özgürlüklerimden din ve inanç hürriyetimi kısıtlayıcı yasalar koysa ben de dava ederim. kimse neden dava etmiş demiyor. işini yasal bir yoldan normal bir vatandaşın sahip olduğu yetkiler ile yapmak yerine, eşine "ya şu arkadaşlarına söyle de geçiriversinler kanunu" falan dese mi daha çok yakışık alırdı, daha çok beğenilirdi?
her neyse, sonuçta şimdi ilkokul öğremenine, lise aşklarına kadar giderler sevgili basın yayınımız... e hangimizin geçmişinde, hele aile fertlerinin de geçmişini içine katarsak, bir yanlışa rastlanmaz?
umarım işini layıkı ile yapar, kendisine güvenenleri utandırmaz.
----
dışişleri bakanlığına kimin geleceği de önemli bir mesele, arada kaynamamalı... daha müsteşarların özgeçmişlerine bakmaya başlamadım ama (varsa) önerilerimizi mesajlarınızın sonuna eklesek "tam süper olacak!"
----
milliyetin anketi %60 destekliyor Gül'ü. demek ki halk bu konuda meclisde doğru oranda temsil ediliyormuş
|
 |
erkan
16 yıl önce - Çrş 25 Nis 2007, 00:36
"Vatan sevgisi ona hizmetle ölçülür." M. Kemal Atatürk
Kim Türkiye için taş üstüne taş koyarsa alkışlarım. İnanıyorum ki Abdullah Gül cumhurbaşkanlığı görevini layıkıyla yerine getirecektir.
|
 |
Mehmet44
16 yıl önce - Çrş 25 Nis 2007, 00:36
Kim demiş Tayyip Erdoğan'ın cumhurbaşkanı olmayacağını?
11.si Abdullah Gül 12.si Tayyip Erdoğan
Tayyip Erdoğan kolay kolay bırakır mı cumhurbaşkanlığı?
|
 |
Atilla Durmaz
16 yıl önce - Çrş 25 Nis 2007, 01:14
Selamlar
Tarihden ders alinsa idi eger tarih hic tekerrur edermiydi diyerek, Turkiye tarihinden ornekler verelim, kimini arastirmalardan kimini deneyimlerimden.
Mecliste cogunluk saglanamadigindan, cumhurbaskani aylarca secilemez, milletvekili transferleri ile is bitirilmege calisilinirdi. tabi, milletvekilleri futbolcu gibi takimdan takima (pardon, partiden partiye) dolasip durduklarindan cogunluk gene saglanamazdi.
Cumhurbaskaninin illede asker olmasi istenir, sair adaylar hor gorulurdu. Hatta darbe soylentileri hizlanir, dis gosterilir. kazan kaldirma girisimleri olurdu. Ozal Cumhurbaskani secildiginde, tegmenin teki alisamadim telgrafi cekmis, ozal' da alisirlar, alisirlar demisti. (gerci hakli cikti, sanirim alistilar artik).
Bizim yeni cumhur reis adayida, turbana alisirlar diyor.
Neyse gunumuze donelim, iyi bir cumhurbaskani olurmu. bagimsiz kalirsa yada kabilirse, iyi bir cumhurbaskani olabilir. sonucda, bu meclis secimle geldi, iradeye uymak lazim. tabi secimle gelen secimle gider onuda bilip, ileride alinmamak lazim.
hoscakalin dostlar,..
|
 |
sayfa 9  |
ANA SAYFA -> HABERLER ve SOHBET
|