1 milyon Türkiye fotoğrafı
sayfa 4  |
| Abdullah Gül'ün Cumhurbaşkanı olmasını ister misiniz? |
| evet |
 
|
50.4% |
[121] |
| hayır |
 
|
49.6% |
[119] |
|
| Toplam Oy : 240 |
|
 |
Atilla DÜNDAR
16 yıl önce - Sal 24 Nis 2007, 15:30
Bizler Türkiye Cumhuriyeti vatandaşları olarak yüreğimizde Cumhuriyetin Temel Niteliklerine olan bağlılığı taşıyorsak, bu bağlılığı sonsuza dek sahiplenme bilincine sahip isek; üzerimize düşen de, bu zamana kadar olduğu gibi, gelecek için de bize emanet edilene yine sahip çıkmak olmalıdır. Bu nedenle 11. Cumhurbaşkanı'nın ülkemiz için hangi boyutta bir çizgi izleyeceğinden çok, izlenebilecek ve icra edilmeye çalışılacak her türlü yanlışa karşı daima Türk Halkının varlığını ve taşıdığı emanet bilincini kararlılıkla muhafaza ettiğimizi herkesin bilmesini ve aklından çıkartmamasını sağlamaktır.
Türkiye Cumhuriyetini geride kalan 84 yıl boyunca kimse çizgisinden çıkartamamış ve çıkartmaya da cesaret edememiştir. Korkmak, tedirgin olmak ve tehlike nidalarına kapılmak yerine, üzerimize düşen sahiplenmeyi ve kararlılığı muhafaza etmek bizim asıl görevimizdir. Cumhurbaşkanlığı Köşkü aile konutu değildir. Türkiye Cumhuriyetini de ailece yönetmek gibi bir durum yoktur. Bu nedenle eş durumu o kadar önem arz etmemelidir. Halkın hassas dengelerinin ve yine hassasiyetle muhafaza ettiği duygularının olduğunu herkes biliyordur. Bu dengelerin bozulmasına yönelik hareket, söylem farklılığı ve icra girişimlerinin yaşanmayacağı bir sürecin ülkemize hayır getirmesini diliyorum.
|
 |
Mert Varol
16 yıl önce - Sal 24 Nis 2007, 15:35
Çok unutkanız çok...
Arkadaşlar unutmayalım ki 11inci Cumhur Başkanı adayı bir zamanlar Kaddafi'nin önünde lideri Erbakan ile birlikte oturup, adamın "Türkiye Cumhuriyeti Devleti'ni" aşağılamasını büyük bir dikkatle izlemiştir.
Hadi bunu geçtik
"Türkiye Cumhuriyeti Devleti'ni" çok tartışılan türban sorunu nedeniyle Avrupa İnsan Hakları Mahkemesine şikayet etmiştir, eşi hanımefendiyle birlikte.
Gene de hayırlı olsun ne de olsa Cumhur Başkanı seçilecek!!!
---Radikal Gazetesi Yazarı Murat Yetkin'in Radikal Gazetesi'nde 10. Yılında 28 Şubat adlı yazısından---
---Alıntıdır---
Kaddafi saydırdı, Erbakan teşekkür etti
...Kaddafi, Erbakan'ı başkentte karşılamadı. Külüstür bir uçak tahsis ederek istirahat ettiği Sirte'ye getirtti. Türkiye'ye hakaretler yağdırdı: Türkiye laikliği seçerek İslami geçmişini reddetmiş, Kürtlerin bağımsızlığına engel olmuştu. NATO'dan ve Batı ittifakından kopmalıydı. Neyse ki artık Erbakan vardı. Erbakan, İslam ordusunun komutanlarından sayılırdı. Ne yazık ki, şu anda ortağı olduğu için gerçek programını uygulayamıyordu.
Kaddafi konuştukça sinirlenen heyet üyelerini Gül, "Deli saçması, aldırmayın" gibi sözlerle sakinleştirmek istiyor, ama Erbakan halinden memnun görünüyordu. Sanki Türkiye'ye yapılan hakaretlerle değil, kendisine yapılan övgülerle ilgiliydi. Kaddafi'ye teşekkür etti. Libya, ABD'nin iddia ettiği gibi terörist bir ülke değil, tam tersine terör mağduru bir ülkeydi.
Haber Türkiye'de de, dünyada da tepkilere yol açtı. CHP gensoru verdi. MHP'lilerden koalisyon ortağı DYP'lilere dek herkes ayaklandı. Bir darbe ihtimalinden ilk kez o günlerde söz edilmeye başlandı. ANAP lideri Mesut Yılmaz, askerin Libya gezisinden çok rahatsız olduğunu söyleyince, Çiller onu "Kimsenin aklında olmayan" bir şekilde askeri tahrik etmeye çalışmakla suçladı.
Cami çıkışlarında sarıklı, sakallı, cübbeli grupların, etrafta haber kameralarının bulunmasını garantiledikten sonra "Şeriat isteriz" sloganlarıyla gösterileri de yaygınlaşmaya başladı...
http://www.radikal.com.tr/haber.php?haberno=214181
|
 |
ersin55
16 yıl önce - Sal 24 Nis 2007, 15:40
eger cumhurbaskanımı ben secemiyorsam o zaman hayırlı olsun demekten baska ne gelir elden?
|
 |
ultrhasan42
16 yıl önce - Sal 24 Nis 2007, 15:44
| Alıntı: |
Çok unutkanız çok...
Arkadaşlar unutmayalım ki 11inci Cumhur Başkanı adayı bir zamanlar Kaddafi'nin önünde lideri Erbakan ile birlikte oturup, adamın "Türkiye Cumhuriyeti Devleti'ni" aşağılamasını büyük bir dikkatle izlemiştir.
Hadi bunu geçtik
"Türkiye Cumhuriyeti Devleti'ni" çok tartışılan türban sorunu nedeniyle Avrupa İnsan Hakları Mahkemesine şikayet etmiştir, eşi hanımefendiyle birlikte.
Gene de hayırlı olsun ne de olsa Cumhur Başkanı seçilecek!!! |
Birincisi değişmeyen tek şey değişimin kendisi demişler.Bu insanlar iktidara gelirken eski konumlarından ayrılıp yeni bir oluşuma ve değişime gidip iktidara aday olduklarını söyleyip halkın isteği üzerine iktidar olmuşlardır.Cumhurbaşkanlığı mevkisine sahip olacak kişiyi de yine halkın seçtiği meclis beliryecektir ve de belirledi bundan kimse rahatsızlılık duymamalı
ikincisi de olayın Türban sorunu olarak lanse edilmesi...nasıl bir mantıkla yaklaşılıyor anlamış değilim bu ülkede eşi türbansız olup da eşinin politikalarını izleyen liderleri gördük.Kaldıkı 4 yıldır Abdullah Gül ün dış işleri politikalarına eşinin yön verdiğini ya da onu etkilediğini kim nasıl söyleyebilir anlamış değilim
Son olarak da kimse Cumhuriyet kaygısı taşımamalı eğer ki olay o boyutlara kadar gelecek olursa zaten istediğini o mevkilere getiren bu yüce millet indirmesini de bilir saygılar...
En son ultrhasan42 tarafından Sal 24 Nis 2007, 15:52 tarihinde değiştirildi, toplamda 1 kere değiştirildi
|
 |
İsmail Erdoğan
16 yıl önce - Sal 24 Nis 2007, 15:51
Sn. Gül’ün Cumhurbaşkanlığı Makamı’nın gerektirdiği tarafsızlık ve ağırbaşlılık içinde; bir Devlet Adamı gibi hareket edeceğinden ve makamın gerektirdiği sorumluluk bilinci ile davranacağından hiç şüphem yok. Geçmiş dönemdeki davranışları bunun en güzel kanıtı olarak değerlendirilmelidir.
Elbette tahminlerimizdeki isabeti zaman gösterecektir.
Ancak, daha bugünden; birkaç gün sonra Cumhurbaşkanı olacağı tahmin edilen bir ismin tu-kaka edilmesini doğrusu hakkaniyete uygun bulmuyorum.
Cumhurbaşkanı T.C. Devleti’nin Cumhurbaşkanıdır.
Cumhurbaşkanı bizim cumhurbaşkanımızdır.
|
 |
orhans
16 yıl önce - Sal 24 Nis 2007, 16:02
Bence adaylık konusunda Gül ile Erdoğan arasında fark yok.
Erdoğan istenmiyor diye başka aday önerildi.
Gül'ün Erdoğan'dan farkı nedir anlamadım.
|
 |
pozan
16 yıl önce - Sal 24 Nis 2007, 16:08
hayırlı olsun ülkemize
| Alıntı: |
| eger cumhurbaskanımı ben secemiyorsam o zaman hayırlı olsun demekten baska ne gelir elden? |
Zaten bizler milletimiz seçiyor cumhurbaşkanımızı dolaylı yoldan bizlerin seçtiği milletvekilleri en uygun kişi seçiyorlar onlarıda bizler getirdik oraya ve onlara güvenmek zorundayız. Sevsekte sevmesekte inşallah hayırlı uğurlu olur.
En son pozan tarafından Sal 24 Nis 2007, 16:14 tarihinde değiştirildi, toplamda 1 kere değiştirildi
|
 |
seferoglu
16 yıl önce - Sal 24 Nis 2007, 16:13
Erdoğan ilerde parti içi rakibi olabilecek Abdullah Gül'u Çankaya'ya çıkararak potansiyel rakibini ekarte etmiş olacak bi yerde.
Erdoğan'ın Çankaya'ya çıkmasının istenmemesindeki sosyal sebebin aynısı Abdullah Gül'de de var. Ha Erdoğan çıkmış ha Gül, ne fark eder, sosyal sonuç aynı olduktan sonra? (no-post yememek için açıkça yazmıyorum)
|
 |
Mustafa Topsakal
16 yıl önce - Sal 24 Nis 2007, 16:16
orhans demiş ki
| Alıntı: |
Bence adaylık konusunda Gül ile Erdoğan arasında fark yok.
Erdoğan istenmiyor diye başka aday önerildi.
Gül'ün Erdoğan'dan farkı nedir anlamadım |
Hiç fark ettinizmi bilmem ama Sn Tayyip Beyin boyu biraz daha uzun,ama Sn Abdullah Gül 3 yaş büyük
değilse başka fark yok
En son Mustafa Topsakal tarafından Sal 24 Nis 2007, 16:18 tarihinde değiştirildi, toplamda 1 kere değiştirildi
|
 |
Figen
16 yıl önce - Sal 24 Nis 2007, 16:18
| Alıntı: |
| Bence adaylık konusunda Gül ile Erdoğan arasında fark yok. |
Aralarında elbette fark var. Sn. Erdoğan lider ruhlu. Partisini seçime götürecek ve parti içi çatışmaları frenleyecektir. Sn Gül daha bürokrattır. Konuşmalarını tartarak yapar, fevri değildir. Sn. Erdoğan dan daha fazla Devlet geleneği ile yoğrulmuştur.
|
 |
sayfa 4  |
ANA SAYFA -> HABERLER ve SOHBET
|