Ana Sayfa 1 milyon Türkiye fotoğrafı
sayfa 13

Abdullah Gül'ün Cumhurbaşkanı olmasını ister misiniz?
evet 50.4%  50.4%  [121]
hayır 49.6%  49.6%  [119]
Toplam Oy : 240

_serhat

16 yıl önce - Prş 26 Nis 2007, 05:10



ayla çelik
16 yıl önce - Prş 26 Nis 2007, 05:10



seyhun_k

16 yıl önce - Prş 26 Nis 2007, 10:19
dogru insani secmek...




CİHAN ATILGAN
16 yıl önce - Prş 26 Nis 2007, 10:40

Alıntı:
14 Nisanda Tandoğan'da bu kafa yapısının Cumhurbaşkanı olmaması gerektiği vurgulandı. Hatta bu vurgunun hiçbir siyasi örgüte mal edilmemesi için çaba verildi. Sonuç ne oldu? Türkiye Cumhuriyeti'nin Cumhurbaşkanı sadece bir parti görüşüne sahip olanlarca ve kıskananlar çatlasın nidalarıyla mı ilan edilmeliydi. Bu aday mı tüm Cumhurun başkanı olacak?
Ama görülüyor ki; son kale düşürülmeden durmayacaklar. Ne dedi Başsayın : Başladığımız işi bitirmeden bırakmayız
Nedir başladıkları iş? Atatürk Cumhuriyetini, Cumhuriyetin kazanımlarını yok etmek. Atatürk devrimlerinin yerine antidevrimler yapmak. Siyasi simge haline getidikleri türbanı Türkiye Cumhuriyetinin en tepesine dikmek. Bu inadın başka açıklaması olabilir mi?



Müsadenizle kafama takılan bir kaça soru sormak istiyorum;
1- Bizim için en iyi kafa yapısı hangisidir?
2- Demokratik bir seçimde başkasının kafa yapısına müdahale edilebilir mi? Edilebiliyorsa, en iyi müdahale yöntemi nasıl olmalıdır? (Cerrahi müdahale bir yöntem olabilir mi?)
3- Son kale hangisidir?
4- Bu kale halihazırda kimin tapusunda pardon yönetiminde bulunmaktadır?
5- Kaleyi düşmana kaptırmamak için nasıl bir strateji belirlenmelidir?

vs uzatılabilir sorular, fakat bunlarla yetinelim bugün.
Bizim için son kale ÇANAKKALE idi. O da GEÇİLMEDİ!! GEÇİLMEYECEK İNŞAALLAH


Engin

16 yıl önce - Prş 26 Nis 2007, 11:04



burakerkıral

16 yıl önce - Prş 26 Nis 2007, 11:39



yasar_gul

16 yıl önce - Prş 26 Nis 2007, 12:22

Alıntı:
Her şeyi geçtim, eşinin türbanlı olması çok sorun değil, herkes inancı gereği istiyosa kapatır başını, rejim tehlikede çığırtkanlığı da yapmam fakat mecliste "kıskananlar çatlasın", "Türkiye seninle gurur duyuyor" gibi yüce meclisi stat tribününe çevirmek hiç hoş değil. Nerde kaldı T.B.M.M'nin saygınlığı. Ayrıca Deniz Baykal da dün milli bayramı kullanarak muhalefetliğini yapmamalıydı, hükümet de Sezer'i alkışlamalıydı, ayağa kalkmalıydı ne de olsa o bir Cumhurbaşkanı...

Türkiye'yi AİHM'ye şikayet eden yeni cumhurbaşkanımız umarım milletimize hayırlı olur.

Sevgili Ayhan Kardeşim çok güzel noktalara değinmiş  evet bazı şeyler üzücü maalesef ancak Hiç olmazsa eski günlerde ki yumruklaşmalar yok.Hatırlarsınız sanırım Meclisteki tartışmaları ve birbirine saygısını yitirmiş kişilerin yumruklarını konuşturduğu günleri.Demek biraz ilerleme var en azından bu beni sevindiriyor
Ülkemize Hayırlı olmasını diliyorum...


Mehmet Kasım
16 yıl önce - Prş 26 Nis 2007, 12:26



Kemal Bayır
16 yıl önce - Prş 26 Nis 2007, 13:33

Alıntı:
...gibi safsata şeyleri bu sitede paylaşmayalım.

Çevreyi, etrafı görebilmek, bulunulan yer ile sınırlıdır.
Yükseklere çıkıldıkça görüş alanları da genişler.
Dolayısı ile kişilerin talepleri de bulundukları yer ve zamanla ilintilidir.

Nasıl ki, Orta okulda büyük bir zevk olan okulu kırmayı, hiçbir veli hiçbir öğrenciye
tavsiye etmez ise, bu gün okuldan kaçarak bu zevki tadanlar da ileride bu yolu
çocuklarına tavsiye etmeyeceklerdir.

Sayın Cumhurbaşkanı Adayımız için bu satırlara kadar aşağı yukarı yazılacak
her şey yazıldı. Dileğim, bulunacağı mevki itibari ile "Yüksek Rakımlı Tepe" den
daha geniş ufukları gözlemleyerek, Ülke adına Hayırlı kararlar verir.

Sahi, biz burada neyi konuşuyoruz. (Bir anı) :

Yıllar önce matbaamızın dış cephesi boyanacaktı. Konumum itibariyle işveren,
"Ne renk boyayalım" diye sorduğunda profesyonel olduğum için cevabım :
- Siz bilirsiniz. oldu.

Boyanacak rengin kararını  Ortaklar, günlerce belirleyemediler.
Bu arada, mesai arkadaşlarımdan da çeşitli renk talepleri geliyordu.
Elimde renk kataloğu durmadan not alıyor, bu işlemler, herkes birbirinin seçtiği rengi
kötülediği, kendi en iyisini yazdırdığı için büyük bir gizlilik içinde oluyordu.

En sonunda dış cephe boyandı ama kimse de rengi beğenmedi. Çünkü hiç birinin istediği
renk olmamıştı ve bilirsiniz, başka işgüç yokmuş gibi heryerde konuşulur olmuştu dış
cephenin rengi. Böyle bir gün herkezi topladım ve tek tek saydım :
Sen şu rengi, sen bu rengi, o bu rengi ..... istiyordu.
Bu durumda dış cephenin komando giysisi gibi boyanması gerekiyordu, herkesi memnun
etmek için. Halbuki ne oldu, şirket yönetimindeki % 50'nin üzerinde paya sahip
Büyük Patronun seçtiği renk kullanıldı.

Bilmem anlatabildim mi ?


umut88
16 yıl önce - Prş 26 Nis 2007, 14:03



sayfa 13
« önceki   123 ... 121314 ... 272829   sonraki »
ANA SAYFA -> HABERLER ve SOHBET