1 milyon Türkiye fotoğrafı
sayfa 6  |
 |
Necmettin K.
16 yıl önce - Çrş 09 May 2007, 11:04
Bugün,www.Kerkük net'te,Türkmeneli Cephesi Türkiye temsilcisi ,Ahmet Murat'lının bir demecini okudum.
"Can içre canan bilmişem seni.Gavim gardaş yalnız koma bizi"diye Türkiye ve Türk Milletine seslenmektedir.
Açıkça net bir şekilde seslendiriyorum:Türkmenler, eğer yurt dışında Türkiye'ye ve Türk Milletine hakeret ederek ödül kazanan yazarlar kadar ,ABD ve AB ye yalakalık etselerdi,herhalde durumları bugünkünden daha rahat ve huzurları olacaktı.
Her konuda,her fırsatta Atatürkçü kesilenler!!!
Atatürk o kadar duygusalmıydı ki,kendi doğduğu toprakları Misak-ı Milli dışında bırakıp,Kerkük ve Musul'u Misak- Milli sınırları içine almıştır?
Atatürk ya, ne yaptığını bilmiyordu,ya da bugünkü idareciler gerçekten Atatürk'ün düşüncelerinden ve emanetinden bir haberler.
Kerkük ,bir kırılma noktasıdır. Bugün Kerküğü alanlar yarın benim topraklarımdan istediğini parçalayıp alma şansına sahiptirler.
Sitemiz küçük bir Türkiyedir.Türkiyenin elektronik versiyonu da diyebiliriz.Eğer site de bile,bazı magazin ve sohbet konuları çok kısa zamanda yüzbin okumaya ulaşabiliyorsa,sorun ;Kerkük sorunu değil,sorun;algılama sorunudur.
Saygılarımla.
|
 |
Atilla DÜNDAR
16 yıl önce - Çrş 09 May 2007, 11:27
Tandoğan'da Türkmenlerin sorunları için yapılan mitingin bitmiş olması nedeniyle, Türkmen Sorunlarını güncel olarak tartışabilmek adına başlık değiştirilmiştir. Artık Türkmenlerin tüm sorunları hakkında görüşlerimizi bu yönde paylaşabiliriz.
|
 |
taner_06
16 yıl önce - Çrş 09 May 2007, 11:45
| Alıntı: |
"Can içre canan bilmişem seni.Gavim gardaş yalnız koma bizi"diye Türkiye ve Türk Milletine seslenmektedir.
|
IRAK ÇOK MU IRAK?
GAVİM GARDAŞ NERDESEN...
Yazan: Ali YAŞAR
Seslendiren: Mehmet ATAY
http://www.aliyasar.com/v1/
Umud ediyoruz ki;
sağır ve sessiz yığınların kulaklarına küpe,
katarakt inmiş gözlerine merhem olur…
|
 |
taner_06
16 yıl önce - Çrş 09 May 2007, 13:49
Konu başlığı değiştiği için öncelikle Kerkük ve Musulun tarihçesini,kaybediş nedenlerimizi,bilançosunu ve genel olarakda tarih bilgimizi tazelemeyi düşündüm.
“Hep kabul ettiğimiz esaslardan birisi ve belki birincisi olan hudut meselesi tayin ve tespit edilirken, hudud-u millîmiz, İskenderun’un cenubundan (güneyinden) geçer, şarka doğru uzanarak Musul’u, Süleymaniye’yi, Kerkük’ü ihtiva eder.
İşte hudud-u millîmiz budur dedik!”
Mustafa Kemal Atatürk
MUSUL-KERKÜK MESELESİNİN TARİHÇESİ
Musul Bölgesi, I. Dünya Savaşı sonlarına kadar Batılı kaynaklarda genellikle, Irak'tan ayrı olarak, yukarı "El-Cezire" bölgesi içinde gösterilmekteydi. I. Dünya Savaşı'ndan sonra ise bölge, siyasî sebepler yüzünden, bir başka deyişle İngiltere'nin menfaatleri gereğince, Irak'ın parçası olarak kabul edildi ve öyle tanımlandı.
Gerçekte bölge, son bin yıldır Türk egemenliği altında oldu. Musul, ilk olarak 1055-1056 yıllarında Selçuklu Devleti'ne bağlandı. Bu tarihten itibaren Türkleşen Musul, I. Dünya Savaşı sonuna kadar farklı Türk devlet ve beylikleri tarafından yönetildi ve Türkler tarafından bir vatan toprağı olarak kabul edildi. Osmanlı Devleti öncesinde bölgede hepsi de Türk devlet ve beylikleri sayılan Zengiler, Timurlular, Akkoyunlular ve Safeviler hakimiyet kurdu.
Musul, Osmanlı hâkimiyetine ise Yavuz Sultan Selim'in 1514 tarihli Çaldıran Seferi'yle girdi. Kanuni Sultan Süleyman'ın 1534-1535 yıllarında gerçekleştirdiği Bağdat Seferi'yle bu hâkimiyet perçinlendi. Osmanlı hâkimiyeti ile birlikte Musul; Süleymaniye, Kerkük ve Musul sancaklarından meydana gelen bir vilâyetin merkezi oldu. 20. yüzyılın başlarında Musul vilayetinin nüfusu 350.000 civarındaydı.
(Yavuz Sultan Selim 1514 Çaldıran Seferi)
Avrupalı sömürgeci devletlerin Musul üzerindeki emelleri ise, bu bölgenin çok önemli bir petrol yatağı olduğunun anlaşılmasıyla başladı. Özellikle İngiltere, 1910'lu yılların başından itibaren, gerek petrol kaynakları gerekse Hindistan yolu açısından taşıdığı stratejik yol nedeniyle Irak'ın geneline ve özellikel de Musul vilayetine göz dikti.
I. Dünya Savaşı, Avrupalı sömürgeci devletlerin hayallerini gerçekleştirmeleri için büyük bir fırsat oldu. Henüz savaş devam ederken İngiltere ve Fransa, gizlice imzalanan Sykes-Picot Anlaşması ile Ortadoğu'yu bölüşmüşler, Irak'ın İngiliz sömürgesi olması karara bağlanmıştı. Osmanlı İmparatorluğu'nun Almanya safında savaşa katılması, İngiltere ile Osmanlı'yı Ortadoğu'da karşı karşıya getirdi. İngiliz saldırısı ile açılan Irak Cephesi'nde, Hindistan'dan gönderilen İngiliz kuvvetleri Basra'ya çıkarak kısa zamanda Bağdat'a kadar ilerlediler. Ancak Osmanlı Orduları İngiliz ilerleyişini durdurdu ve Irak Cephesi'nde önemli başarılar elde etti.
devamı;
http://www.kerkukturkleri.com/tarihce.html
Musul'un Kaybedilişinin Bilançosu
Musul vilayeti, Türkiye'nin hakkı olmasına rağmen ondan alınmıştır. Bu vilayette yaşayan insanların da rızasına aykırı olan bu uygulamanın hiçbir siyasi, tarihsel, hukuksal haklılığı yoktur.
Bu çok açık bir gerçek olduğu için, genç Türkiye Cumhuriyeti Musul'dan vazgeçmemek için büyük çaba göstermiştir. Büyük Önder Atatürk, bu konuda son derece ısrarlı ve kararlı davranmıştır. Değişik tarihlerdeki demeçlerinde Musul'un anavatandan ayrılmaz bir Türk yurdu olduğunu defalarca vurgulamıştır.
Öyle ki Lozan Konferansı sonrasında Musul konusunun çıkmaza girmesi, Türkiye'yi, bölgeyi savaşarak kazanma düşüncesine dahi yöneltmiştir. Konferansın başarısızlığa uğraması halinde karşılaşılacak güçlükler için o zamanki adı Erkan-ı Harbiye-i Umumiye Riyaseti olan Savunma Bakanlığı tarafından "çok gizli" kaydıyla bir harekât planı hazırlanmış, fakat uygulanmamıştır.
Mustafa Kemal Paşa ve İsmet Paşa, Musul üzerine bir askerî harekâtı çeşitli zamanlarda müzakere etmişler, hatta Kâzım Karabekir Paşa'ya Musul'un alınması için teklifte dahi bulunmuşlardır. Tüm bu askeri operasyon düşünceleri, TBMM hükümetlerinin ve Mustafa Kemal Paşa'nın Misâk-ı Millînin gerçekleştirilmesi hususundaki hassasiyetinden ve özellikle de Musul'a verdikleri değerden kaynaklanmaktadır.
Musul'un kaybedilişini hazırlayan gelişmeler
Bu süreçte Türkiye'ye karşı oynanan ilk oyun, Mondros Mütarekesi'nin imzalanmasından sonra Kerkük sancağının İngilizler tarafından haksız işgalidir.
İkinci oyun ise Lozan Konferansı'nda Türk heyetinin Musul'un Türkiye'ye verilmesi amacıyla sağlam temellere dayanarak savunduğu mükemmel tezine rağmen, İngiliz baskısı ile Musul meselesinin sonraya bırakılması ve Milletler Cemiyeti'ne havalesidir.
(Türkiye, Cemiyet'in üyesi bile değildi. İngiltere ise asli ve kurucu üyesiydi)
http://www.kerkukturkleri.com/tarihce_2.html
|
 |
alparslan öztürk
16 yıl önce - Çrş 09 May 2007, 15:42
Türkiye için Gaziantep, Şanlıurfa, Diyarbakır, Mardin ne ise Kerkük, Musul, Erbil hatta Halep ve Selanik de öyle olmalıdır.
|
 |
Mehmet44
16 yıl önce - Çrş 09 May 2007, 22:28
Çok değerli Necmettin Ağabeyim,büyüğüm,önünüzde saygıyla eğiliyorum
(Aslında özel mesaj olarak önününde eğilmek isterdim,lakin tüm forumun önünde eğilmenin yanında yetersiz kalacaktı)
|
 |
Zafer
15 yıl önce - Prş 01 Ksm 2007, 12:55
Kuzey Irak sınırları içerisinde yer alan halkın yaklaşık %70ini oluşturan 63 aşiretin Türkiyeye bağlanmak için olan girişimlerini Barzani denen haydut engellemek için bahsi geçen aşiretlerin temsilcisi 4 liderin pasaportlarına el koymuş.. Demek oluyor ki; Kuzey Irağa girilse bize yardım edebilecek güçler vardır, onlarla birşekilde irtibata geçilip safımıza katabiliriz..
Haberi aşağıda paylaşıyorum..
Barzani'den Musul harekatı
Musul'daki 63 aşiret Türkiye'ye bağlanmak istedi. Barzani harekete geçti.
Kuzey Irak'ta bulunan 3.5 milyonluk nüfusun yüzde 70'ini oluşturan 63 aşiret lideri Türkiye'ye bağlanmak istiyor.
Bu gelişmeler üzerine harekete geçen Barzani, 63 aşireti temsil eden 4 aşiret liderin pasaportlarına el koydu, Türkiye'ye gitmelerine izin vermedi.
Musul Vilayeti İsviçreli hukukçu J. Anton Keller'i BM daimi temsilcisi seçti. Ancak Keller'in yapacağı toplantıya 63 aşiret liderini temsilen katılması beklenen Kuzey Iraklı 4 aşiretin liderleri Türkiye'ye gelemedi
Barzani'nin engel olduğu aşiret liderleri
Eski Dohuk valisi, Saddam dönemi eski Tarım Bakanı ve yazar Musul Vilayet Konseyi Genel Sekreteri Muhammed Sıddık Mahmut, Hollanda'da sığınmacı olarak yaşayan ve Kerkük bölgesindeki petrol yataklarında önemli bir paya sahip olan Mama Seny aşiretinin lideri Müşir Hadi Ahmet, Musul vilayetine ait tapu kayıtlarını elinde tutan ve şu anda Kuzey Irak'ta bulunan Surçi aşiretinden Nedim Surçi, Süleymaniye'de yaşayan ve tapu sicillerinden sorumlu olan Şeyh Saleh..
Türkiye devreye girsin
Keller, Türkiye'nin acil olarak devreye girmesi gerektiğini belirtti. Keller bu durum üzerine Türkiye'de Başbakan Erdoğan'ın Başdanışmanı Prof. Ahmet Davutoğlu, MHP İstanbul Milletvekili Gündüz Aktan ile muhalefet partisi milletvekilleriyle görüşerek durum hakkında bilgi verip, aşiret liderlerinin Türkiye'ye bağlanma isteklerini iletti.
Türkiye'nin 75 km. girme hakkı var
Türkiye ile Irak arasında 1946 yılında imzalanan dostluk ve sınır anlaşmasına göre her iki ülkenin sınırları içinde bulunan 75 kilometrelik bir bölge içinde eğer komşu ülke o bölgede asayişi sağlayamıyorsa, saldırıya maruz kalan ülkenin sıcak takip yapabilme hakkını kabul ettiğini kaydeden Keller şöyle konuştu:
"Dönemin Başbakanı Özal'ın Barzani ve Talabani üzerinde çok önemli bir etkisi vardı. Ankara'daki toplantıda Talabani ellerini masanın üzerine koyarak bu oluşuma destek olacağına dair yemin etti. Barzani ise Musul Vilayet Konsülü'ne destek olabileceği sözü verip diğer Kürt aşiretlerle birlikte hareket edeceği konusunda teminat verdi."
|
 |
Tuna Yersu
15 yıl önce - Pzr 04 Ksm 2007, 13:22
Az once Zeki Sezer TV de acikladi..Ataturk Inonu ye , o da Ecevit e soylemis "MUSUL MISAK I MILLI SINIRLARI ICINDEDIR" diye.. Ata mizin Musul konusunda cok hassas oldugunu biliyordum, okumustum.. Son donemlerde de Musul daki bazi gruplarin Turkiye ile birlesmek istediklerini belirttiklerini soyledi sayin Zeki Sezer..Osmanli donemindeki huzur ve mutluluklarini aradiklarini soyluyorlarmis..
|
 |
asan70
15 yıl önce - Pzr 11 Ksm 2007, 14:20
Türkmenler' in ölüsü bile istenmiyor
Bu günkü haberlerden biri Türkmen mezarlarının ortadan kaldırılmasıyla ilgili (malesef).
| Alıntı: |
Kuzey Irak’tan Türkmen varlığını silmek isteyen bölge yönetimi, iş merkezi yapılacak bahanesiyle şimdi de Türk mezarlarını yok ediyor. Türkmenlerin tepkisine yol açan uygulama, Kürtleri dahi isyan noktasına getirmiş durumda.
ERBİL- Kuzey Irak’ta Türkmenlere yönelik asimilasyon çalışmaları sürüyor. Saddam yönetiminin devrilmesi ile birlikte Kürt yönetimi önce, Kerkük ve Erbil’de yangın, yağma ve patlama gibi gerekçelerle Türkmenlere ait nüfus ve tapu kayıtlarını yok etti. Türkmen varlığını azınlık göstermek amacıyla olmadık yollara başvuran Kürt yönetim, şimdi de “Orta Doğu’nun en büyük alışveriş merkezini yapıyoruz” diye Türkmen mezarlarına yöneldi
......
Türkmen nüfusun en eski yerleşim yerlerinden biri olan Erbil Kalesi’nin hemen yanı başında bulunan Şeyhhalla mahallesindeki mezarlara göz diken Kürtler, Selçuklu ve Osmanlı dönemine ait on binlerce mezarı yerle bir etmiş. Türkmenlere, “Gelin mezarlarınızı kaldırın yoksa biz kaldıracağız” şeklinde akıl almaz bir çağrı yapan Kürt yönetim, sahip çıkılmayan binlerce mezarı kepçelerle kazdıktan sonra, ecdadın kemiklerini göstermelik birkaç kamyona doldurup bilinmeyen bir yere götürmüş.
......
Türkmen liderlerden Kenan Şakir Üzeyirağalı, “Burada New York, Londra ve İstanbul’daki gibi toprak sıkıntısı yok ki. Koskoca ovada başka yer mi bulamadılar? Maksatları başka, bizi eritmek istiyorlar” dedi.
....
http://www.turkiyegazetesi.com.tr/haberdetay.aspx ...rid=353894
|
Siz (Türkiye) kendinizi hissetttirmezseniz böyle olayları sık sık görmeye başlarsınız..
Koskoca arazide başka toprak mı yokmuş,işte asimilasyon devam ediyor....
Kırmızı çizgiler den eser kalmadı hadi bu tip olaylarla karşılaşmamak için ne yapmak gerek?..
Ülkemiz iyi niyetle ne yaparsa yapsın malesef karşılığını bulamıyor,alamıyor..
|
 |
emrah basarol
15 yıl önce - Pzr 11 Ksm 2007, 20:38
kabul edilebilir bir durum degil..artık devlet yetkililerimizin Musul ve Kerkükteki oyunlar icin ciddi ciddi adım atması gerekir..hatta sırf hukumet degil butun partiler, bu konuda ortak bir yol,milli bir yol izlemeli..Bazı konular vardır, hükümet yada muhalefet ayrımı gözetmeden herkesin aynı fikirde olması gerekir..işte bu konu da, o konulardan biridir...ama asıl kabul edilemeyecek durum ise,bu yazılan mesaja saatlerdir hicbir arkadasımızın tepki vermemesi. biz wowturkey ailesinin bile bu kadar duyarsız olması zaten olanların nedenini ve oradaki Kürt yönetiminin rahatlıgının nedenini acıklamıyor mu??
|
 |
sayfa 6  |
ANA SAYFA -> HABERLER ve SOHBET
|