Ana Sayfa 1 milyon Türkiye fotoğrafı
sayfa 4

sizce RECEP TAYİP ERDOĞAN cumhurbaşkanlıga aday olsunmu?
evet 26.4%  26.4%  [81]
hayır 73.6%  73.6%  [226]
Toplam Oy : 307

oguz tan
16 yıl önce - Pts 16 Nis 2007, 18:43



Patron
16 yıl önce - Pts 16 Nis 2007, 18:48

Alıntı:
taraftarları hariç- kimseye güven vermeyen bir kişi

bu herkes için geçerli bir tanım değil mi?


Oktay Kasman

16 yıl önce - Pts 16 Nis 2007, 20:29



mali06
16 yıl önce - Pts 16 Nis 2007, 21:03



m.yolaşan

16 yıl önce - Pts 16 Nis 2007, 21:15

Alıntı:
Cumhurbaşkanlığı oldukça gereksiz bir makam bence

Cumhurbaşkanlığı Makamı devletin ve ulusun bütünlüğünü temsil eder. Elbette önemlidir. Ancak, yetkisi çok kısıtlı olduğundan simgeseldir. Temel yanlışlık buradadır. Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı, dünyadaki gelişmeleri özenle izleyen, herkese güven verecek, insanları-kurumları uzlaştıracak ve bunları kendisine düstur edinecek, halkıyla ters düşmek şöyle dursun, onunla sımsıkı kaynaşmış ve bütün toplum katmanlarını eşit biçimde kucaklayan, siyaset üstü, yansız, demokrasinin bütün boyutlan ile gelişmesi ve Türkiye'yi uygar dünya ile bütünleştirme konularında kararlı, tepeden tırnağa kesinkes demokrat, duyarlı ve bilgili, kendi benini aşacak düzeyde bir bilge olmalı. Ancak en önemlisi, Cumhurbaşkanının halk tarafından seçilmesi. Denenmemiş bir sistem olduğu için bu konuda ne söylense bir kehanet olur. Doğulu toplumlarda ve bizde görülen lider sultası nedeniyle dikta rejimine kayma tehlikeside söz konusu olabilir. Bu konu iyi düşünülmelidir.



Kerim Besler

16 yıl önce - Pts 16 Nis 2007, 21:27
Genel Seçim sonrası...


Alıntı:
Erdoğan gelirse her şey ellerinin altında olacak meclisten geçen herşey Cumhurbaşkanından da geçecek yani daha önce geçiremedikleri herşeyi yapacaklar

.       Çok yakında Genel Seçim var. Kimin nerede olacağı belli olmaz. Cumhuriyete Sahip Çıkanlar Mitingi'ne katılanları homojen kabul edersek, mitingde bir araya  gelen insanlar düşünüp tartışıp "Cumhuriyetin Gerçek Sahibi" bir Partiyi, şimdiki iktidar gibi tek başına iktidara getirebilir. Daha sonra belki de;
1- Dokunulmazlığı Kaldırır.
2- %10 Seçim Barajını Kaldırır.
3- Cumhurbaşkanını Halkın Seçeceği sistemi getirir.
4- Enflasyonu %2 faizi %1 yapar.
5- Dış Ticaret Açığını makul bir ölçüye çeker.
6- AB' ye girene kadar Gümrük Birliği'ni gözden geçirir.
7- Özelleştirmeleri İptal eder.
8- Zararlı Arap sermayesini kovalar.
9- Türkiye'den kar edip kaçan Yabancı Sermayeye fırsat vermez.
10- Irak'taki durumu Türkiye lehine çevirir.
     Şimdiden Demokratik Rejimi yıpratmaya gerek yok.  14 Nisan Cumhuriyete Sahip Çıkanlar Mitingi'ne katılan kalabalığı gördükten sonra ilk seçimlerde gereken demokrasi içinde yapılır.
     Başbakan Cumhurbaşkanı olsa bile bu yukarıda sayılanları engelleyecek gücü yoktur. Sadece önleyici ve geciktirici veto yetkisi vardır. O kadar. Bir de Anayasa Mahkemesi müracaat hakkı tabii ki.


En son Kerim Besler tarafından Pts 16 Nis 2007, 21:35 tarihinde değiştirildi, toplamda 1 kere değiştirildi


Armağan Örki
16 yıl önce - Pts 16 Nis 2007, 21:32



En son Armağan Örki tarafından Pts 16 Nis 2007, 21:43 tarihinde değiştirildi, toplamda 1 kere değiştirildi


MertcanBilgili

16 yıl önce - Pts 16 Nis 2007, 21:40



emre yılmaz

16 yıl önce - Pts 16 Nis 2007, 21:52

Alıntı:
Ayrıca malum şiiri ile gündem de yer tutmuş olan R. T. Erdoğan, Cumhurbaşkanlığı'nın görev ve yetkileri arasında olan, gerektiğinde orduya komutanlık etmek görevine hiç mi hiç yakışmıyor.

 Malum şiirden kastınız Tayyip Erdoğan'ın hapis yatmasına sebep olan şiir ise bildiğim kadarıyla o şiir çok meşhur bir şairimize aittir.(Galiba Yahya kemal idi...?Ya da Ziya Gökalp olmalı...?)Erdoğan sadece kitap sayfalarında yazan bir şiiri dillendirmiştir hepsi o kadar.
   Bence de o göreve Sayın Sezer çok daha fazla yakışırdı(Şayet gerek olsaydı)...!!!!!!!!
   Neden biliyormusunuz o şiir okumadı da ondan...
   Lütfen düşüncelerden,duygulardan korkmak devrini artık kapatalım derim.
   Eğer Erdoğanın bu ülkeye cumhurbaşkanı olmamasını veya olamayacağını ifade etmek istiyorsak daha sağlam ,rasyonel dayanaklar sunalım derim.Mesela ekonomi politikasındaki başarısızlığı ,uluslararası arenadaki temsil kabiliyetindeki kusurları,hitabet yeteneksizliği,yabancı dil bilmemesi v.s gibi daha aklıma gelmeyen birçok sebep zikredilebilir ama tamamen zanna dayalı,niyet okuma mühendisliğinin ürünü,vehim mahsülü sebepler söylendimi bunu Türk siyasi hayatının kötü alışkanlıkları olarak niteliyorum ben...


demiryildiz
16 yıl önce - Pts 16 Nis 2007, 21:56



sayfa 4
« önceki   12345 ... 141516   sonraki »
ANA SAYFA -> HABERLER ve SOHBET