1 milyon Türkiye fotoğrafı
sayfa 1  |
 |
Oktay Kasman
16 yıl önce - Pzr 15 Nis 2007, 14:40
Marmara'da balıksız gelecek
Türk Deniz Araştırmaları Vakfı (TÜDAV) Denizler Geleceğimizdir Başlıklı açıklamasında Türkiye de 39 deniz canlısının yok olma tehlikesi altında olduğunu açıklamıştır. Bu (Balıksız Geleceğe) sebep olarak,Gittikçe gelişen Balıkçılık Teknolojisi ile birlikte çoğalan Balıkçı Filoları ve Tarım ve Köy İşleri Bakanlığı nın koyduğu kurallara balıkçıların uymadığı ve Marmara da kaçak Trol ün çoğalarak devam etmesi olarak gösterilmektedir.Ayrıca TÜTAV ın saptamasına göre ''Denizlerdeki Balık Stokları tam olarak bilinmemekte'', Deniz araştırmalarına önem verilmediği ve Ulusal Bir Denizcilik ve Balıkçılık Politikamızın bulunmadığı bildirilmektedir. Orkinos,Tekir,Karides,Kırlangıç ,Uskumru,Lüfer,Palamut Balıklarında büyük mikdarda azalma görülmektedir.
http://www.kesfetmekicinbak.com/doga/04046/
İstanbulda yaşayan doğma büyüme sahil çocukları doğal balıkçıdırlar.Balıkları tanımaktan,Olta yapmaya,Sandal tamiratından,Kaptanlığa kadar ilgi alanlarıdır.Özellikle İstanbul ve Çanakkale Boğazı balıkların geçiş yeri olduğundan o kıyılarda yaşayan çocuklar balık avcılığına çok erken yaşlarda başlarlar.Ne yazık ki damaklara alışılmış lezzetler katan simgeleşmiş balıkların yok olmaya başlamasına ilgililer ilgisiz kalmaya devam etmektedir.Üç yanı denizlerle çevrili ülkemizde bu konuda hiç bir gerçek çalışma yapılamamaktadır.Şimdi bu kadar eleştiriden sonra Öneriniz nedir diye soranlar olacaktır.Pek tabii dir ki eleştiride bulunanlar gereken önerileri de yapmazlarsa eleştirileri bir değer taşımaz.Benim İlk önerim;Denizi seven,denize zarar vermez aksine denizi korur.Bunun için de Denizciliği ve Amatör Balıkçılığı teşvik etmek gerekmektedir. Denizciliği ve Balıkçılığı teşvik açısından Avrupa ve Asya bölümündeki sahillerin uygun yerlerine çokça, küçüklü büyüklü tekne bağlama yerleri (Marina) yapılmalıdır.Bu surette bir taşla beş kuş vurulabilir.Tekne bağlama yerlerinde yer bulunmaması,bulunsa bile çok pahalı olduğu için tekne sahibi olmak istedikleri halde olamayanlara imkan verilebileceği gibi,işssiz gezen bir çok meslek erbabına yeni iş imkanı açacaktır.Tekne imalatçıları,Motorcular,Boyacılar,Döşemeciler,Tenteciler,Olta ve Ağ işleri yapanlar,Marinalardaki bekçiler,Çay ocakçıları ve daha birçok meslek sahipleri. İkinci olarak ; Balık neslini korumak için ; denizlerde özellikle geceleri dolaşan Devriye Sahil Koruma lar ve Balıkhanede, gelen balıkları kontrol eden Kontrol Teşkilatı gibi önlemler,üçüncü olarak Av Yasağının makul zamanlara kaydırılması,Balık Bulucu aletleri kullanmanın sınırlandırılması,En Önemlisi ise Balıkçılara Kurslar verip sonra imtihan neticesi Ruhsat verilmesi gibi önlemler ilk akla gelenlerdir.Balık cinslerinin yok olmasına dair daha başka görüş ve öneriler de mutlaka vardır.
|
 |
Akınyakup
16 yıl önce - Pzr 15 Nis 2007, 17:40
Sadece Marmara denizi değil Balıksız kalacak olan.Bugün Karadeniz balıkçılarıda eski balık bolluğunu aramaktadır.Peki bunun suçlusu çok fazla balık tükten halkmı.Yoksa Trol teknelerimi.Mecliste halen görvde bulunan millet vekillerini Trol tekneleri var.Eski vekillerinde vardı.Bunlar Trol avcılığına ve Büyük tekne avcılığına getirilmek istenen yasaklara muhalefet oldular.Sonuç ne oldu.İşte Bugün marmaanın balığını yiymediğimiz gibi yarın Karadenizden de balık yiyemeyeceğiz.
Balıkçılık yapanlar biraz öz eleştiri yapsalar iyi olacak sanırım.Ama konu para olunca bu sıcaklığın yerini eleştiride doldurmuyor.
İstanbulun bütün Atık suyu arıtılmadan doğruca marmara denizine.Tekirdağ,Çorlu,Çerkezköy,Lüleburgaz gibi sanayi bölgelerinin atklarıda ya marmaraya yada Saroz körfezine.Ekolojik dengenin korunmasını devletten yada devlet kurumlarından beklemekle doğanın yok olmasına seyirci oluyoruz.
Yınan karasularında büyük tekne ile avcılık yasaktır ve kara sularıda balık bakımından zengindir.Bizim balıkçılarda bu sulara kaçak girmektedirler.Bunun çaresi.Balıkçılığın 2 yıl yasaklanması,Büyük teknelere avlanma yasağı getirilmesi.Belki birilerinin gelirleri düşecek ama böyle giderseher zaman toplumca Donmuş Norveç Uskumrusu yemekten kurtulamayacağız.
|
 |
_serhat
16 yıl önce - Sal 17 Nis 2007, 18:23
Geçenlerde eski Istanbul resimlerine bakıyordum , gözüme boğazda kepçeyle torik tutan bir balıkçının resmi ilişi , istemeden de olsa bir an iç geçirdim ,üzüldüm . Ancak kuru kuru üzülmek çare değil bir işe de yaramıyor. Bu konuda yaşanan bu günkü manzaranın mesulleri bizleriz zaten, en büyük sorumlular biziz, denizlerimizin kurumasına bizler güz yumduk , bizim için en önemli şey balığın fiyat etiketi olmuştur her zaman, duyarsızlığımız bu konuda da ön saflarda yer almıştır. Av yasağı olan tarihler arasında , boğazımızı tutamayıp balık satın almakla kaçak balıkçılığa prim vermişizdir , o nedenlerden dolayı bu günler bize müstehaktır, bize bu zararı başkaları vermedi, bizler hak ettik bu kurumuş denizleri.
6-7 sene önce idi Bursa Kurşunlu da deniz kıyısına 30 metre açıkta trol yapan bir tekne gördük ,derhal jandarmayı aradık , bize sahil güvenliğin sorumlu olduğunu, onları aramamızı ilettiler , telefon numarasını istedik bilmiyorlarmıs . Aramadığımız yer kalmadı 118 den yerel gazetelere kadar ama telefon numaralarına ulaşamadık, tekrar jandarmayı arayıp üslubumuzu sertleştirdik. Bize verilen yanıt şu oldu; gelip bir şikayet dilekçesi verin, değerlendirelim !!!!! Konumuz balık, balık baştan kokuyor arkadaşlar. Mevcut yasalarla,var olan bu köhnemiş prosedürlerle bizler balıksız kalmaya mahkumuz.
Bizim ülkemizdeki balıkçı tekneleri , balık türlerinin yok olmasında bir engel teşkil etmiyor. Bizdeki teknelerin en büyükleri 55 metre uznluğundaki gırgırlardır. Bizdeki en büyük tehlike , denizlerimizi arıtma deposu olarak kullanan sanayii kuruluşları başta olmak üzere , baş belası trol avcılığı, dinamit kullanımı , gemilerin sintine sularını serbestçe denizlerimize bırakabilmeleri ve ön görülmüş tarih çerçevesinde rahatlıkla av yasağının çiğnenmesidir.
Üç tarafı denizler ile çevrili ülkemizde çiftlik balıklarının piyasa yapmasını , bu olayın ıspatı olarak görüyor, bunun da hanemize eklenmiş bir ayıp olarak nitelendiriyorum
|
 |
a.farukceylan
16 yıl önce - Sal 17 Nis 2007, 19:21
MARMARA DA BALIKSIZ GELECEK
Fotoğraf, İstanbul Kumkapı'da, 1985'te çekilmiş. Balıkçılar avdan dev orkinoslarla dönmüş, Marmara bereketini henüz kaybetmemiş. Bu görüntüler artık ne yazık ki tarih oldu.
|
 |
Oktay Kasman
16 yıl önce - Prş 19 Nis 2007, 01:53
Artık Marketlerde Çiftlik Üretimi balıklar satılmakta.İnsanlar bunu kabullenmekte,Sofralarda Marmara nın Kraçasına bile hasret kalınacak çok kısa bir zamanda.İnsanın aklı duruyor bu kadar vurdumduymazlığa. Yahu üç yanı Deniz,Allahın büyük lütfuna nail olmuş bir ülkede yaşamaktayız.Üç Beş Trolcüyle uğraşamayan bir yönetim.Haydi bizim gibi olta erbabını bir kenara bırak,Ekmeğini sudan çıkaran milyonlarca insan var.Bunlar yalnız Balıkçı değil,onlara hizmet veren yan sektörler.Adam Menekşe de balık bulan alete bakıyor,Silivrideki Balığı görüp çeviriyor,kimsenin umurunda değil.Gelişen Teknoloji diyorlar.Oysa bu aleti bulan Japonlar bile kullanılmasını yasaklamışken. Trolcüler kimseye aldırmadan denizin dibini kazıyorlar,kimsenin umurunda değil. Yunanistan da Trolcüyü yakalayan Sahil Koruma, Balıkçıların yalnız ceketlerini almalarına izin verip,teknenin miçozlarını açarak,olduğu yerde batırıyorlarmış diye işittik.Şayet doğruysa Kanun işte böyle olur. Denizler ve Balıkçılık ancak böyle kurtulur. Nesli Tükenen Balıkların vicdanındaki sanık iskemlelerinde yargılananları,bir gün gelir kendi tükettikleri Doğa bile kabul etmez. Çünkü deniz pisliği,kendine yabancı olanı,kendinden olmayanı kabul etmez,her Lodosta sahile bırakır. Öyle olmasa binlerce yıldır temiz kalmazdı.
|
 |
_serhat
16 yıl önce - Prş 19 Nis 2007, 02:37
| Alıntı: |
| Trolcüler kimseye aldırmadan denizin dibini kazıyorlar,kimsenin umurunda değil. Yunanistan da Trolcüyü yakalayak Sahil Koruma, Balıkçıların yalnız ceketlerini almalarına izin verip,teknenin miçozlarını açarak,olduğu yerde batırıyorlarmış diye işittik.Şayet doğruysa Kanun işte böyle olur. |
Sevgili Oktay Ağbeyim ve arkadaşlarım. Bizde de aşağı yukarı yasalar aynı ancak bizdeki tek ve en önemli fark trolü suç üstü yakalaman gerekiyor, bu da elbetteki mümkün değil !! Koskoca derya,Taksim meydanı değil ki, kapkaç mı bu suç üstü yakalayabileceksin , radarı var sonarı var, cep telefonu var. Armutlu dan veya Gemlik den sahil güvenlik botu hareket ediyor, iskelede bekleyen erketeciler (nöbetçiler) cep telefonlarına sarılıp trol yapan arkadaşlarına haber veriyorlar .Ben buna iki kere şahit oldum ,inanın. Kimseden haber almasa bile sahil güvenliğin botunu gördüğü zaman trol ün ipini kesip dipte bırakıyor, dipteki trolü bulsalar da inkar edip benim değil diyor. Yani bu konuda da maalesef ki yine yasalarımız yetersiz.
Bizdeki kanuna göre tekne batırılmıyor fakat ceketi dahi içinde olsa tekneye olduğu gibi el konuyor ve hapis cezası veriliyor, ilk yakalanışında az ,ancak ikinci yakalanışında epey bir hapis cezası olduğunu duydum . Tabii tarihde yakalanabilen varsa !!!
|
 |
ozgurozbay
16 yıl önce - Prş 19 Nis 2007, 11:22
selamlar,
fakat sadece troller değil gırgır teknelerinede bir kısıtlama getirilmelidir, sonarlarla tespit ettikleri süreleri yok edinceye kadar avliyorlar.
sadece bu değil tabiki bence denetimler yetersiz kalıyor, kanunların belirtiğine göre belli göz açıklığında ağlarla avlanılmalıdır, ama bunu dinleyen yok en ufak balıkları hdaha hiç yumurta dökmemiş balıkların neslini tüketiyorlar, tabiki artık balık kalmaz
|
 |
Mustafa Topsakal
16 yıl önce - Prş 19 Nis 2007, 18:46
Dün Discovery Channelde yayınlanan bir proğramda bu konuyla ilgili birşey dikkatimi çekti.Yengeç avcılarını tanıtıyorlardı.Yakalanan yengeçler tektek ölçülüyor,standartın altında olan ve dişi olan yengeçler geri denize atlıyordu.Bu işi anlatan bir denizci, dişi yengeçi denize atarken bir taraftanda şöyle diyordu "biz aslında dişileri ve ufak yengeçleri denize geri atarak gelecek senemizi garantiye alıyoruz"dedi.
bence avlanmak bu,
Bizde bir avlanırlar denizin canını çıkartırlar,sonra balık fazla geldi diye ya çok ucuza satılır yada dökülür.Yakında ellerimizi belimize koyup balık avlayan yabancıları iç çekerek tv.den izleyip hasret gidereceğiz heralde.Sonrada ithallerin arasına balıkta girecek.İnşallah uyanırız diyorum.
|
 |
ozgurozbay
16 yıl önce - Cum 20 Nis 2007, 12:56
| Alıntı: |
Bu işi anlatan bir denizci, dişi yengeçi denize atarken bir taraftanda şöyle diyordu "biz aslında dişileri ve ufak yengeçleri denize geri atarak gelecek senemizi garantiye alıyoruz"dedi.
|
tabi ki dedikleri doğru ama bu doğa şartlarına karşı toleransı iyi olan hayvanlar için geçerli olabilir. fakat bir balığa bunu yapamazsınız ya belli boyda yakalarsınız yada en küçüğüne kadar yakalarsınız. trol ve gırgırların en büyük zararı budur, trol'ü çektiğinde torbasına ağ göz açıklığının üstünde tüm balıkları toplar lakin o ağın içinden geçen küçük balıklarıda zedeler (pulu, solungaçları v.s zarar görür) sonunda balık suda kalsada yaşaması çok zordur bu nedenle troller tamamen yasaklanmalıdır.
|
 |
Mustafa Topsakal
16 yıl önce - Cum 20 Nis 2007, 16:09
sayın özgür bey
ben balık konusunu sizler kadar iyi bilmem,ben sadece bilinçli avlanmaktan bahsetmeye çalıştım,türü cinsi önemli değil,mutlaka her hayvanın bir avlanma mevsimi,avlanma süresi ve avlanma şekli vardır.Belirli kanunlar çerçecesinde bunlar belirtilmiştir.Bunlara uyulduğu zaman bizlerde gelecek senelerimizi garantiye almış oluruz.Yani görmemiş vahşiler gibi,bencilce avlanmanın hiç kimseye yararı yoktur.
|
 |
sayfa 1  |
ANA SAYFA -> HABERLER ve SOHBET
|