14 Nisan Ankara Tandoğan Mitingi hakkında görüşler
Bugün şu saatlerde Ankara'da bir miting düzenleniyor,bu mitingi düzenliyen bence bir tv kanalı.Benim merak ettiğim bir tv kanalının neden bu kadar hassas olduğu,yaptığı eleştirilerle gösterdiği reklamlar,filmler ve onları çeken ülkeler,markalar ve daha birçok şey tezat.Ayrıca geçen konuşmalarda bizim kırmızı temiz onların kırmızı kanı pis deniyor.Bu onlar kim,bu onlar içine şu anda mitinge katılmıyan herkes giriyormu.Çanakkale'ye sahip çıkılıyor,acaba bu mitinge katılanların kaçta kaçı şehitlikleri gezdi, şehitlerimizin hangi duygularla hiç düşünmeden canlarını verdiğini araştırdı.Ben Çanakkale'ye 13 kez gittim ve şunu hayretle gördüm,çünkü orda yaşıyanların çoğu şehitlikleri daha hiç gezmemişti,tahminim çoğu şimdi mitingtedir.Ayrıca şehitliklere duyulan son yıllardaki aşırı ilgiyide eleştiriyorlardı,neden bu insanlar dürüstçe gerçek fikirlerini açıklamıyorlar.Neden vatandaşlar arasına nefret tohumları ekecek konuşmalar yapıyorlar.İnsanlar artık bunaldı,çocuklar bu ortamda çocukluğunu unuttu.Ben 49 yaşındayım geçmişte şimdi övülen ve sahip çıkılan değerler hakkında bunların yaptığı menfi söylemleri buraya yazsak bu başlık roman olur.Herkes yaşına göre geçmişteki siyasi,ekonomik ve medyatik olayları analiz ederek bir özeleştiri yapıp buraya yazsın,yoksa bu kısır döngü sürer gider.Birde şu var bu mitinge dışardan gelip yuhlıyan insanlar biraz sonra gerçek yaşama dönüp kimbilir neler yapacaklar.Son olarak dünyayada rezil oluyoruz.ne yani bu miting olmazsa TÜRKİYE CUMHURİYETİ'ne birşeymi olacak.Sonra mitinge katılan insan sayısı bu tv kanalı tarafından neden bu kadar abartılıyor,insanları aptalmı sanıyorlar(gerçi gerçekten onlara göre bazı kesim aptal ve cahildir)
Bu vatan hepimizin, bu bayrak hepimizin, bu Cumhuriyet hepimizin ve ATATÜRK hepimizin. Hepimizin çocuğu ortak düşmanlarımıza karşı, bu bayrak için, bu vatan için savaştılar hala dağlarda savaşıyorlar. Türkiye Cumhuriyeti sahipsiz değildir.
Demokratik bir hak olan gösteri yapılmasını niye bukadar içinize sindiremiyorsunuz neden bukadar korkuyorsunuz her yapılan olaya karşı başımızı sallayıp onaylamamızmı gerekir neden tepki olmasın neden görüşlerimizi açıkça ifade etmeyelim.Asıl dünyaya rezil eden başımızı öne eğmemize neden olacak olaylar varsa oda şu anki iktidarın yaptıklarıdır.Kimse cumhuriyete sahip çıkmakla suçlanamaz vede şehitlik gezmekle adam olunmuyor arkadaşlar onların bizi kurtarmak için öldüklerini unutmayıp onlara olan borcumuzu vatanımızı koruyup yücelterek ödeyebiliriz.Kimse ama kimse Atatürk veya Cumhuriyet düşmanı olmasın sonucu kötü olur.
Mitinge en ateşli desteği verenlerden biride ÇYDD idi.
Derneğin çağdaşlıktan anladığı ise aşağıdaki konuşmada açıkça ortaya çıkıyor.
İnternetten alıntı:
(Çağdaş Yaşamı Destekleme Derneği (ÇYDD) Genel Başkanı Türkan Saylan, Türkleri barbarlıkla suçladı. İstanbul Teknik Üniversitesi Maçka Yerleşkesi'nde 'Türkiye'mizin çağdaşlaşma sürecinde laiklik' konulu toplantıda konuşan Saylan, Türk milletinin tarih boyunca hep yakıp yıktığını öne sürdü.
Türkan Saylan, çocukların namaz kılmasını değil, bale yapmasını istediklerini söyledi.
Bunun bir alışkanlık haline geldiğini iddia eden Saylan şöyle konuştu: "Biz Türkler hep akın etmişiz; yakıp yıkmışız, başkalarının yaptıklarını yakıp yıkmışız. Şimdi kendi yaptıklarımızı yıkıyoruz. Nedir bu alışkanlık. Biz yakıp yıkmak için var değiliz. Biz yaratmak, geliştirmek ve çağın üstüne geçmek için varız."
Atatürkçü Düşünce Derneği'nin 14 Nisan'da düzenleyeceği mitinge destek talebinde bulunan Saylan, "ÇYDD olarak 14 Nisan'da Ankara Tandoğan'dayız. Yozlaştırmaya çalışanlar olacaktır. Aramızdan da çıkacaktır. Çağdaş, laik ve demokratik bir Türkiye'nin devamı için yapılması gerekenleri yapalım. Sesimizi duyuralım. Bir kişi bin kişiye, bin kişi binlerce kişiye ulaşabilir." şeklinde konuştu. Çocukların namaz kılmasını değil, bale yapmasını istediklerini dile getiren Saylan, şunları söyledi: "Türkiye'nin bölünmesine, ırkçılığa yönelmesine, binlerce yıl öncesinin Arap ve İran âdetlerinin gelmesine karşıyız. Çocuklarımızın sıra üstünde namaz kılmasını değil bale yapmasını istiyoruz. İnancın insanların iç dünyasında saklı olmasını istiyoruz." )
Konuşmasında Gençlik Korosu'nu yöneten müzisyenin isminin Muhammed olmasından yakınan Saylan, "Gençlik Orkestrası'nı yaratan ve yöneten arkadaşımızın ismi Muhammed. Düşünebiliyor musunuz buradaki ironiyi?" yorumunu yaptı. Cumhurbaşkanlığı ve genel seçimler nedeniyle Türkiye'yi zor günlerin beklediğini savunan Saylan, seçime katılacak partilerin sembolleri ile dalga geçti. Saylan şunları söyledi: "İnsanlar okuma yazma bilmesin ki parmak bassınlar. Seçim kâğıtları at, eşek, arı ve kuşlarla dolu. Bilinir ki okuma yazma bilmeyen çoğunluktadır ve onlar ancak parmak basarak oy verirler. Onların ağaları, tarikat reisleri çağırır ve biz ata, eşeğe, arıya ya da kuşa oy vereceğiz derler. Böyle bir topluluk nasıl kalkınır? Böyle bir topluluk cahil bırakılmıştır. Bizi yönlendirmek isteyenlere, bizi koyun sananlara karşı dikkatli olalım. Bu ülkedeki insanları siyah-beyaz diye ayırmak, vatansever veya vatan sevmeyen hain diye ayırmak kimin haddine'"
Şimdi çağdaş olmak için barbar olduğumuzu mu kabul edeceğiz?
Namaz kılmak yerine bale mi yaparsak çağdaş olacağız?
Çağdaşlık bu demekse çağdaş olmamayı tercih ederim.
Böyle düşünen bir zihniyetin desteklediği mitinginde yararlı bir miting olmayacağını düşünüyorum.
Cumhuriyete bu şekilde sahip çıkılacağına inanmıyorum.
Bunlar olsa olsa bu ülkenin ortak ve temel değerlerini hiçe sayarak, insanlar arasında barış ve kardeşliği, hoşgörü içinde, farklılıklarımızla birlikte yaşamayı engellemeye yönelik beyhude çabalardır.
Mitingi iyi niyetle destekleyenlere bir diyeceğim yok. mitingin yapılmasına da karşı değilim. Çünklü şiddet içermeyen her türlü görüşün ifade edilmesinden yanayım. (Ben beğenmesem dahi.)
Ancak gerek ADD (Atatürkçü Düşünce Derneği), gerekse ÇYDD ve bu mitinge destek veren bazı kurum ve kişiler son zamanlarda anti demokratik ve totaliter bir anlayışla kamu oyunun önüne çıkıyorlar.
Bir demokrat olarak bu anlayışı tasvip etmiyor, ülkemiz için tam demokrasi içinde yaşayacağımız güzel günlerin gelmesini ümit ve temenni ediyorum.
Mitinge en ateşli desteği verenlerden biride ÇYDD idi.
Derneğin çağdaşlıktan anladığı ise aşağıdaki konuşmada açıkça ortaya çıkıyor.
İnternetten alıntı:
(Çağdaş Yaşamı Destekleme Derneği (ÇYDD) Genel Başkanı Türkan Saylan, Türkleri barbarlıkla suçladı. İstanbul Teknik Üniversitesi Maçka Yerleşkesi'nde 'Türkiye'mizin çağdaşlaşma sürecinde laiklik' konulu toplantıda konuşan Saylan, Türk milletinin tarih boyunca hep yakıp yıktığını öne sürdü.
Türkan Saylan, çocukların namaz kılmasını değil, bale yapmasını istediklerini söyledi.
Bunun bir alışkanlık haline geldiğini iddia eden Saylan şöyle konuştu: "Biz Türkler hep akın etmişiz; yakıp yıkmışız, başkalarının yaptıklarını yakıp yıkmışız. Şimdi kendi yaptıklarımızı yıkıyoruz. Nedir bu alışkanlık. Biz yakıp yıkmak için var değiliz. Biz yaratmak, geliştirmek ve çağın üstüne geçmek için varız."
Atatürkçü Düşünce Derneği'nin 14 Nisan'da düzenleyeceği mitinge destek talebinde bulunan Saylan, "ÇYDD olarak 14 Nisan'da Ankara Tandoğan'dayız. Yozlaştırmaya çalışanlar olacaktır. Aramızdan da çıkacaktır. Çağdaş, laik ve demokratik bir Türkiye'nin devamı için yapılması gerekenleri yapalım. Sesimizi duyuralım. Bir kişi bin kişiye, bin kişi binlerce kişiye ulaşabilir." şeklinde konuştu. Çocukların namaz kılmasını değil, bale yapmasını istediklerini dile getiren Saylan, şunları söyledi: "Türkiye'nin bölünmesine, ırkçılığa yönelmesine, binlerce yıl öncesinin Arap ve İran âdetlerinin gelmesine karşıyız. Çocuklarımızın sıra üstünde namaz kılmasını değil bale yapmasını istiyoruz. İnancın insanların iç dünyasında saklı olmasını istiyoruz." )
Konuşmasında Gençlik Korosu'nu yöneten müzisyenin isminin Muhammed olmasından yakınan Saylan, "Gençlik Orkestrası'nı yaratan ve yöneten arkadaşımızın ismi Muhammed. Düşünebiliyor musunuz buradaki ironiyi?" yorumunu yaptı. Cumhurbaşkanlığı ve genel seçimler nedeniyle Türkiye'yi zor günlerin beklediğini savunan Saylan, seçime katılacak partilerin sembolleri ile dalga geçti. Saylan şunları söyledi: "İnsanlar okuma yazma bilmesin ki parmak bassınlar. Seçim kâğıtları at, eşek, arı ve kuşlarla dolu. Bilinir ki okuma yazma bilmeyen çoğunluktadır ve onlar ancak parmak basarak oy verirler. Onların ağaları, tarikat reisleri çağırır ve biz ata, eşeğe, arıya ya da kuşa oy vereceğiz derler. Böyle bir topluluk nasıl kalkınır? Böyle bir topluluk cahil bırakılmıştır. Bizi yönlendirmek isteyenlere, bizi koyun sananlara karşı dikkatli olalım. Bu ülkedeki insanları siyah-beyaz diye ayırmak, vatansever veya vatan sevmeyen hain diye ayırmak kimin haddine'"
Şimdi çağdaş olmak için barbar olduğumuzu mu kabul edeceğiz?
Namaz kılmak yerine bale mi yaparsak çağdaş olacağız?
Çağdaşlık bu demekse çağdaş olmamayı tercih ederim.
Böyle düşünen bir zihniyetin desteklediği mitinginde yararlı bir miting olmayacağını düşünüyorum.
Cumhuriyete bu şekilde sahip çıkılacağına inanmıyorum.
Bunlar olsa olsa bu ülkenin ortak ve temel değerlerini hiçe sayarak, insanlar arasında barış ve kardeşliği, hoşgörü içinde, farklılıklarımızla birlikte yaşamayı engellemeye yönelik beyhude çabalardır.
Mitingi iyi niyetle destekleyenlere bir diyeceğim yok. mitingin yapılmasına da karşı değilim. Çünklü şiddet içermeyen her türlü görüşün ifade edilmesinden yanayım. (Ben beğenmesem dahi.)
Ancak gerek ADD (Atatürkçü Düşünce Derneği), gerekse ÇYDD ve bu mitinge destek veren bazı kurum ve kişiler son zamanlarda anti demokratik ve totaliter bir anlayışla kamu oyunun önüne çıkıyorlar.
Bir demokrat olarak bu anlayışı tasvip etmiyor, ülkemiz için tam demokrasi içinde yaşayacağımız güzel günlerin gelmesini ümit ve temenni ediyorum.
Ben de bu mitinge sonuna kadar destek veriyorum, Ulu Önder Mustafa Kemal Atatürk'ün kurduğu cumhuriyetimizi koruma yolunda önemli bir demokratik eylem olarak görüyorum. Fakat bu kişinin söyledikleri hiç yakışık kalmamış, isteyen namaz kılar isteyen baleye gider zaten laiklik budur, din ve vicdan özgürlüğüdür, dinin siyasete alet edilmemesidir. Allah hepimizi din ve Atatürk istismarcılarından korusun...
. İzlediğim kadarıyla çok ciddi bir kalabalık toplanmış. Sanırım 350.000 kişi var. Bu kadar kalabalık insan topluluğu, Türk Siyasetinde belirleyici olabilecek bir topluluktur. Acaba bu kalabalık bir şeylere karşı olmak için birleşmiş bir kalabalık mıdır? Yoksa her biri aynı görüşe sahip bir kalabalık mıdır?
Türk Siyasetinin bir kanadını oluşturması gereken dengeli bir siyasi alan için gerekli bir birliktelik. 2 Partili sistem için bu kalabalığın sadece birşeylere karşı olmak için değil, birşeyler yapmak için de biraraya gelmeleri Türkiye için çok iyi olur kanaatindeyim. Bir şeyleri engellemek, önlemek değil de bir şeyler inşaa etmek için birliktelik özlemi vardır umarım. Aksi halde bu kalabalık, sadece başkalarının belirlediği gündemin peşinden koşmaya devam eder. İktidar alternatifi olabilecek bir muhalefet ülke için şart, hayatını muhalefete adamış bir muhalefet değil.
Unutmayinki Sayin cumhurbaskani Sezer bile pek cok partinin uzlasisi ile secilmistir. Basbakani cumhurbaskani yapmak icin bu israr ve inat nedendir acaba? Toplumu germeye kimsenin hakki yoktur.
Adil olmayan bir secim yasasi ile iktidara gelenler yine adil olmayan yollarla cumhurbaskani secmemelidirler.
Cumhurbaskani secimi aynen Fransada oldugu gibi halk secimi olmali vede 2 turlu olmalidir. Iste o zaman Turkiyede demokrasiden bahsedebiliriz.
Benim açımdan önemli olan ; bu toplantın ın yasal çerçevede gerçekleştirilmiş olması. Televizyondan ara ara izledim , Türk bayraklarıyla göze çok hoş geliyordu kalabalık...
Doğrudur , yanlıştır bu ayrı bir değerlendirme konusu. Ama şurda genel bir insaf göstermeliyiz ; pkklı it sürüsü İstanbul'un göbeğinde toplandığında ne dedi Sakık denen zibidi : pkk iste burda , yani hepimiz pkklıyız imasında bulundu tüm ordakiler için.
Şimdi bugünkü mitingi değerlendirirken; ülkemizin bütünlüğünü hedef alanlarla lütfen karşılaştırmayalım.
Bu mitingin son durağı Anıtkabir olduğuna göre sorun yok ...
En son Nazli Atak tarafından Cmt 14 Nis 2007, 15:10 tarihinde değiştirildi, toplamda 1 kere değiştirildi
Seçim yasasına itirazı olanların neden şimdi akılları başlarına geldi aceba...?
Cumhurbaşkanını halkın seçmesi gerektiği neden şimdi dillendirilir oldu aceba...?
Neden çünkü sadece kendilerine işleyen bir demokrasi taraftarı bunlar....