1 milyon Türkiye fotoğrafı
sayfa 8  |
 |
Barış Yeşil
16 yıl önce - Çrş 11 Nis 2007, 09:32
Diğer Yardımlar...
ADD ve benzeri STK larına SOROZ fonundan yardım aktarılsaydı daha iyi mi olurdu ? Hiç olmassa Cumhurbaşkanlığı fonundan kaynak aktarılmıştır. Bence yerinde bir karardır. Şu anda AB ve SOROZ fonlarından yararlanan STK'lar niçin sorgulanmamaktadır ?
KA-DER, “bıyıklı” fotoğrafa gerek duymadan Avrupa Birliği, AB'den 339.396 Avro hibe almıştır!
AB'den hibe alan kadın derneği yalnız KA-DER değildir. Liste uzundur, işte bazıları.
• KAGİDER, Kadın Girişimciler Derneği. Sözde iki proje karşılığı AB'den toplam 187.674,15 Avro hibe almıştır.
• Kadın ve Gençlik Platformu Derneği. Sözde iki proje karşılığı AB'den toplam 251.786,48 Avro hibe almıştır.
Derneğin Genel Koordinatörü Yıldız Batur'un ifadesine göre, yukarıda yazılı paranın dışında, AB'den sözde dört proje karşılığı olarak yaklaşık bir milyon Avro hibe alınmıştır.
• VAKAD, Van Kadın Derneği. Sözde bir proje karşılığı AB'den 71.744 Avro hibe almıştır.
• TÜKD, Türk Üniversiteli Kadınlar Derneği Gaziantep Şubesi. Sözde bir proje karşılığı AB'den 89.406 Avro hibe almıştır.
• UÇAN SÜPÜRGE. Sözde iki proje karşılığı AB'den toplam 117.006,70 Avro hibe almıştır.
• AÇEV, Ana-Çocuk Eğitim Vakfı. Sözde üç proje karşılığı AB'den toplam 1 milyon 385 bin 577 Avro hibe almıştır.
• YAKA-KOOP, Yaşam Kadın Çevre Kültür ve İşletme Kooperatifi. Sözde bir proje karşılığı AB'den 50.000 Avro hibe almıştır.
• KA-MER, Diyarbakır Kadın Merkezi. Sözde bir proje karşılığı AB'den 43.400 Avro hibe almıştır.
• KEDV, Kadın Emeğini Değerlendirme Vakfı. Sözde iki proje karşılığı AB'den toplam 287.688,79 Avro hibe almıştır.
• Kadın Dayanışma Vakfı. Sözde bir proje karşılığı AB'den 78.984 Avro hibe almıştır.
AB'den alınan hibelerin içinde, Türkiye Cumhuriyeti Devleti'nin tek bir kuruşu dahi yoktur.
Sivil Toplum Örgütlerinin AB'den aldıkları hibeler, ‘karşılıksız' paralardır!
Yılmaz DİKBAŞ " Avrupa Birliği ve Tabuta Çakılan Son Çivi"
|
 |
denisk
16 yıl önce - Çrş 11 Nis 2007, 10:50
Cumhurbaşkanının bu tür derneklere yardımda bulunma gibi bir yetkisi var ve kullanmış ortada belgeleri bile olduğuna göre yasadışı bir durum söz konusu değil. bu konuda bu kadar yaygara kopartıyorsunuz da hiç başbakanlığın örtülü ödeneğini merak ettiniz mi? başbakan hastahaneye kaldırıldığında yaşanan kaosta kırılan binlerce avroluk camın parasının nerden çıktığını merak ettiniz mi? yakın zamanda meclise girmeyi başarmış partilerin uzay üssü gibi genel merkezlerinin parasının nerden geldiğini merak ettiniz mi? başbakanın dünyanın dört bir yanını kimlerin parasıyla gezdiğini merak ettiniz mi? yada her gittiği yerde dağıttığı yüzlerce hediyenin kaynağını? nedense bunlara gıkınız çıkmıyor ama cumhurbaşkanı yapınca yer yerinden oynuyor.
|
 |
deniz kaplan
16 yıl önce - Çrş 11 Nis 2007, 10:53
levent ile burak (anlayana)
Asıl tartışmamız ve sorgulamamız gereken genel anlamda zihniyetin ne olduğu işte size bahse konu olan iki yöneticinin iki evladı
*Burak ile Levent*
Onun adi Burak... Kendisine medyada rastlamissinizdir. Ya bir trafik
kazasinin kahramani olarak, ya babasina borc verirken, ya da milyon dolarlik
islere imza atarken... 28 yasinda... Bilkent Universitesi'nde okurken,
Londra'ya burslu olarak yollandi ve ekonomi egitimi yapti. Askerlik gorevini
henuz yapmadi... Tecilli!..
1988 Mayis'inda bir trafik kazasinda TRT Istanbul Radyosu Sanatcisi Sevim
Tanurek'in olumune neden oldu. Sisli'de kirmizi isikta durmadi. Kazadan
hemen sonra belediye arazozlerinin caddeyi bastan asagiya yikayarak 35
metrelik fren izini tamamen sildikleri, olayin cezai yonunun azaltilmasi
icin Burak'a kazadan sonra uc ay oncesine tarihli ehliyet verildigi, Sevim
Tanurek'in yakinlarinin azarlandigi, taniklarin hepsinin tehdit edilip
korkutuldugu iddia edildi.
Adli Tip Trafik Ihtisas Dairesi, Burak icin "kusursuzdur" raporu duzenledi.
Olen Sevim Tanurek 8/8 kusurlu bulundu!. Burak hapisten kurtuldu. Kusursuz
raporunu veren dairenin Baskani Eyup Bey ise, daha sonra Turkiye Deniz
Isletmeleri Genel Mudur Yardimciligina atandi.
2001 yilinda evlendi. Babasi, oglunun dugununde takilan 174 adet Cumhuriyet
Altini'ni mal varligindaki artisin nedeni olarak acikladi. Ayrica, babasi
2001 yilinda verdigi mal beyaninda oglu Burak'a 220 bin ABD Dolari ve 55 bin
Alman Marki borcu oldugunu acikladi. Universiteden yeni mezun, o zaman 22
yasindaki ogluna...
Babasi Ulker Grubu urunlerinin dagitimini yapan sirketteki hisselerini
1.2trilyon liraya satana kadar, sirket yonetimini Burak surdurdu.
Ve Burak gectigimiz gunlerde bir kez daha gundemdeydi. Gida sektorundeki
hisseler satilinca, hemen sirketler kurup denizcilik sektorune girdi. Yuzde
50 ortagi oldugu MB Denizcilik adli sirket, 95 metre uzunlugunda Safran 1
adinda bir kuru yuk gemisi aldi. Gemiyi satan Hasan Dogan, satis fiyatinin 2
milyon 325 bin dolar oldugunu soyledi. Burak, gemiyi ortagi ile birlikte 500
bin dolari pesin 36 ay taksitle satin aldi. Ayda 72 bin YTL odeyecekler.
Gemiyi satan Hasan Bey ise, 705 milyon dolara Istanbul'daki IETT Garaji
arazisinin sahibi olan Dubai Seyhi El Maktum'un kucuk ortagi oldu. Ayrica,
Hasan Bey'in ablasi Remzi Gur ile evli. Remzi Bey, Burak'i ve kardeslerini
burslu olarak yurtdisinda okutuyor, babasinin yakin arkadasi, tatillerini
onun yazliginda geciriyorlar.
*********
Onun adi Levent... 35 yasinda... Gazetelere, televizyonlara hic cikmaz.
Ucretli bir calisan. Aylik maasindan baska bir geliri yok. Is Bankasi Fon
Yonetimi Bolumu'nde calisiyor. Kolay para kazanmiyor. Risk aliyor, isvereni
adina verdigi kararlardan dolayi stres oluyor, terliyor. Ulkenin en iyi
universitelerinden ODTU'nun iktisat bolumunden mezun...
Eylul 2004'te kendi gibi ODTU mezunu olan Evren ile evlendi. Cankaya
Kosku'nde sessiz sedasiz, sade bir dugun yapildi. Ne trafik kilitlendi ne de
yabanci devlet baskanlari sahit oldu. Davetliler arasinda Kosk'ten bazi
personel ve soforler de vardi. Taki takma merasimi yapilmadi. Gelinin
gelinligi Versace gibi yabanci marka degildi, Ankara Olgunlasma
Enstitusu'nde dikilmisti.
Vergisini milletin odedigi diger satafatli dugunlerin aksine, babasi, dugun
nedeniyle Cankaya Kosku'nde o saatlerde tuketilen elektrigin bedelini
cebinden odedi. Nikahi kiyan Cankaya Belediye Baskani, ciftten "Laik
Cumhuriyete sadik evlatlar" yetistirmelerini diledi.
Istanbul'da 1 milyar 200 milyon liraya ev kiraladilar. Calisiyorlar. Buyuk
ihtimalle ev gecindirirken zorlaniyorlardir. Cunku, Ocak ayinda bir erkek
cocuklari oldu. Bu sevindirici olay da sessiz sedasiz gerceklesti, muhabir,
kameraman falan izlemedi.
Levent, arada bir anne-babasini ziyaret icin Ankara'ya geliyor. Koruma
istemiyor ve havaalanindan taksiye binerek Cankaya Kosku'ne ulasiyor. Ancak,
satafatli ana kapi yerine, koske ziyaretcilerin alindigi 5 numarali kapidan
giriyor. Nizamiyeden yuruyerek konuta cikarken, her seferinde
Cumhurbaskanligi korumalarini sasirtiyor.
Birinin adi Burak, digerinin Levent
|
 |
Patron
16 yıl önce - Çrş 11 Nis 2007, 11:01
arkadaşlar bu yukardaki yazıyı kaçıncı defa siteye koyacaksınız?
Epostanıza gelen her spam mesajı kopyala/yapıştır yapmaktan ne anlıyorsunuz bilmiyorum.
İnternetteki tüm forum sitelerine defalarca gönderilmiş, amacı belli bir yazı.
Kendi fikir ve görüşlerinizi yazın lütfen.
Atatürkçü Düşünce Derneğine Cumhurbaşkanlığı tarafından yapılan ödeme ile ilgili
bir başlık açılmış. Başbakanın oğlunu karalayarak konuyu unutturma projesi bana komik geliyor.
|
 |
umut88
16 yıl önce - Çrş 11 Nis 2007, 11:22
Herkes neden bu kadar karşı bu yardıma anlamak çok güç doğrusu...
Karalayacak birşey bulamayan, geçmişinde "HİÇBİR" şaibe, leke bulunmayan insanları karalamaya çalışmadan önce bir kez daha düşünün bence.
"Bazıları" gibi cemaatlere mi yardım yapsaydı? ADD'nin görevi: "Atatürk ilke ve inkılaplarını yaşatmak!"
Ayrıca kimse de bana şimdiki hükümetin Atatürkçü olduğunu söylemesin. Herkes biliyor olmadığını.
|
 |
m.ertug
16 yıl önce - Çrş 11 Nis 2007, 11:23
Sn Akınyakup: ADD ve Anayasa Mahkemesi eski başkanı Yekta Güngör ÖZDEN ''ADD'de xxx partisinin etkin olduğunu 29 delegeden 25 nin xxx partili olduğunu söylemiştir.
Bu ve benzer yakıştırma, iddia, söylentileri; bir veya birkaç değil birçok yerde duyduğum, okuduğum için zaten "Ben olsam yapmazdım" dedim.
Şöyle bir düşününce, ismi ile içeriği %100 uyuşmayan, yaptığı işlerden halkın büyük çoğunluğunun farkında olmadığı, yararı çoğunluğa fayda sağlamayacak birçok vakıf, dernek var.
Elbette yüksek makam, mevki sahipleri yaptıklarının gideceği yönü hesaplarlar ama; şöyle biraz daha serinkanlı düşününce,birçoğumuzca bilinen akülü sandalye'den tutun da, okul yapımına katkıda bulunan birçok dernek, girişim var.
Doğu ve Güney Doğu Anadolu Bölgesi'nde derslik, okul, kitap, defter ihtiyacı bildiğim kadarıyla birkaç kampanya dahi düzenlense bitecek gib değil. Yüzlerce akülü sandalyeye ihtiyacı olan vatandaşımız vardır(sayı konusunda inşallah yanılıyorumdur ama pek sanmıyorum.
Bununla birlikte onlarca "rehabilitasyona" ihtiyacı olan gazimiz vardır tahminimce(umarım bu konuda da yanılıyorumdur, ama pek zannetmiyorum).
Bütün bunların yanında, birçok ilimizde bazı hanelere acil gıda yardımı yapılmasının yerinde bir davranış olacağına sanırım büyük çoğunluk katılacaktır(Bunun için ille Kurban Bayramı'nı beklemek bencilce bir iç ferahlatma gibi geliyor bana)
Hastanelerde ameliyata, ilaca ihtiyacı olanları da hatırlamak lazım.
Sokaklarda karşılaştığımız ve istisnasız biçimde belki de görmek dahi istemediğimiz tinerci zaten! deyip üzerine bir çizgi çekmeye çalıştığımız, bazen ışıkta duran aracımızın camına beziyle davranan hışımla kovalamaya çalıştığımız çocukları da...
Bu tip sayılabilecek birçok örnek içerisinde benim tercih etmeyeceğim bir yardım, hibe, bağış şekli...
(Bir arkadaşımız kamu kurum ve kuruluşlarının yaptığı yardımlardan dem vurmuş, belki doğrudur; ama o zaman da bunların üstüne "Biz de buraya yardımı şu şu nedenle uygun gördük" gibi bir açıklama daha yerinde olurdu düşüncesindeyim)
Çocukları işin içine karıştırmak, en azından bu konuya sarmak bence doğru değil; aslında pek de anlamlı değil. Ne alakası var, ADD ile ikisinin çocuklarının? Şimdi ben de bunun üstüne eski Başbakanlar'dan birinin de kardeşinin ihracatla ilgili eski gazete küpürlerini, bir diğer eski Başbakan'ın yeğeninin mi, damadının mı kurduğu denizcilik şirketini yazsam ne olacak? Nereye varacağız?
Konuyla ilgili bir iki gün önce, benim de hoşuma gitmeyen -bana göer eleştiri dozunu aşan yazılar olduğu için- kısa bir iki birşey yazmıştım. Bence başlık altında, bu başlıkla ilgili yorum/düşünceleri yazmak, ve belki "siz olsanız ne yapardınız"dan hareketle fikir beyan etmek daha gerçekçi yorumların çıkmasına vesile(amaç) olacaktır.
Saygılarımla;
En son m.ertug tarafından Çrş 11 Nis 2007, 11:31 tarihinde değiştirildi, toplamda 1 kere değiştirildi
|
 |
Patron
16 yıl önce - Çrş 11 Nis 2007, 11:27
Burada Cumhurbaşkanını karalayan kimse yok, bakın yukardaki mesajlarda
oğlunun bile ne kadar edepli olduğunu okuyun.
bu başlıkta sadece hükümet ve başbakanı karalama çabası var. örnek :
| Alıntı: |
| kimse de bana şimdiki hükümetin Atatürkçü olduğunu söylemesin. Herkes biliyor olmadığını |
Cumhurbaşkanını karalamak, kimin ne işine yarayabilir ki? 2 hafta sonra zaten gidecek.
Asıl tartışılan Atatürkçü düşünce derneğinin siyasi örgüt haline getirilişi bence.
Ve "Atatürkçülük" üzerinden siyaset yapılması.
|
 |
Mehmet Kasım
16 yıl önce - Çrş 11 Nis 2007, 11:29
Hem başbakanın kşisel tercihleriyle yaptığı harcamaları hemde cumhurbaşkanının bu tarz derneklere yardım yapmasını doğru bulmuyorum.
İKİSİ DE BENİM PARAM ....
Vatandaş olarak bu harcamalara karşıyım.
Ve hesabını sormaya da hakkım var.
Başlıkta sorulan soruya EVET diyen arkadaşlarım;
YARIN TAYYİP KENDİNE YAKIN " CEMAAT DERNEKLERİNE FON AKTARIRSA " İTİRAZ ETMEYE HAKKINIZ YOK....
Ben bu ikisine karşıyım..
|
 |
Figen
16 yıl önce - Çrş 11 Nis 2007, 12:11
Bir ülkenin refah düzeyinin yükselmesi, insanların biliinçlenmesi için en önemli kurumlardır sivil toplum örgütleri. Sivil toplum örgütleri çoğaldıkça ve ciddi anlamda temsil ettiği amaca uygun faaliyetler yaparsa, o toplum hakkını aramasını bilen, vatandaşlık sorumuluğu bilincinde hareket eden bir toplum olur. Bu gerek Tüketici Koruma Derneği olur, gerek Hayvan Koruma Derneği olur, ADD olur, Sokak Cocukları olur, Fotoğrafcılık Derneği, Sanatsal Dernekler, Eğitim Dernekleri v.s. Bence her birey mutlaka bir sivil toplum örgütünde görev almalı. Ve her örgüt amacına uygun çalışmalar yapmalı. Fakat ne var ki ülkemizde ki sivil toplum ötgütlerin çoğu , örgütün kuruluş ve işlevsel amacına değil de, kendi amacı ve çıkarına uygun hareket etmekte. Ve kurduğu sivil örgüt ile güç kazanıp bu gücü amacının dışında kullanmakta. Özellikle içinde "Atatürk" geçiyorsa, mutlak "Atatürkçü" olduğu düşünülerek, "dokunulmazlıklarının" olduklarını savunabilmaktedirler. Ve kendisine destek vermeyeni de "Atatürk" düşmanı ilan etmektedirler. Peki bu "Atatürkçü Düşünce" Atatürk ün hangi düşüncesini senelerce halkımıza iyice aktarabildi? Bunun için ne yaptı? Bu sitede açılan "Atatürk yaşasaydı" konu başlığında, senelerce her ortamda, her fırsatta anılan Atamızın, aslında hiç anlaşılmadığını anlayabiliyoruz. Atatürk olsaydı diye birşey yok, Atatürk zaten var. Düşünceleri, gösterdiği yol belli. Bunu bu platformdaki belli bir düzeyde olan arkadaşlarımız bile henüz tam olarak kavrayamamışsa, ADD senelerce ne yaptı?
Cunhurbaşkanlıgı tarafsız bir makam. Hiçbir kurum ve kuruluşa para aktarmamalı. Sivil örgütlere para yardımında bulunmak, sivillere aittir.
|
 |
s.ayten
16 yıl önce - Çrş 11 Nis 2007, 12:18
Bazı yazıları hayretle okuyorum. Ya arkadaşlar herkesin muhakkak bir görüşü vardır ama kendi görüşüm diye bir yanlış nasıl savunuluyor aklım ermiyor. Önceden yapılan yanlışların şimdiki yapılacak yanlışlarla mı düzeltileceğine inanıyoruz acaba! Yapmayın arkadaşlar, ülkemiz ne çektiyse bu ideolojik savaşlardan çekti.
|
 |
sayfa 8  |
ANA SAYFA -> HABERLER ve SOHBET
|