1 milyon Türkiye fotoğrafı
sayfa 7  |
 |
m.ertug
16 yıl önce - Sal 10 Nis 2007, 15:55
"islami düşünce derneği" diye bir sivil toplum örgütü kurulsa,
ve herhangi bir insanın anayasal seçilme hakkına karşı miting düzenlese,
ve hatta diyelim başbakanlık fonundan da destek alsa. Acaba tepkiler nasıl olurdu?
demiş Sn Burç;
zaten ben de bu ve benzeri bir düşünce ile(sanırım dün gece gönderdiğim mesajda); bugün a derneği, peki yarın b derneği olursa??? düşüncesi ile "Ben olsam böyle birşeyi yapmazdım" dedim.
Ancak şunu da belirtmek de fayda var; böyle bir "İslami Düşünce Der." kurulsa ve "Laik" Türkiye Cumhuriyeti içerisinde geçerli olan anayasal bir seçime ve veya seçilme hakkına karışma lüksü pek olmaz sanırım; göstere göstere karışmaya kalkması halinde de, o zaman zaten burada bu kadar uzun da konuşmayız sanırım!))
Ama zaten farzı misal dernek ismiyle olmasa bile, çeşitli cemaat, tarikat ve benzeri oluşumların yıllardır bazı partileri veya adayları desteklemeleri, sıcak bakmaları, işaret edilen partiden aday seçilmesi, vakti zamanında Başbakanlık'a gitmeleri zaten söz konusu değil mi?
En son m.ertug tarafından Sal 10 Nis 2007, 16:42 tarihinde değiştirildi, toplamda 1 kere değiştirildi
|
 |
safakis
16 yıl önce - Sal 10 Nis 2007, 16:09
Sivil toplum örgütleri herkesi kapsamak zorunda olmadığı gibi, kendi gibi düşünenleri kapsamak konusunda sivil toplum örgütü kurma özgürlüğü, şartları yerine getiren herkese açıktır. Dolayısıyla "benim adıma toplumculuk oynamasınlar, çok biliyorlarsa SİYASİ PARTİ kurup karşıma çıksınlar" demek, abesle iştigaldir, sistemi anlayamamanın örneğidir, despotizmi savunmaktır.
|
 |
aysun genc
16 yıl önce - Sal 10 Nis 2007, 17:56
Sayın Sezer'e teşekkürü borç bilirim. Kendi açıklarını kapatmak için gündemi değiştirmeye çalışanları da kınıyorum.
|
 |
MertcanBilgili
16 yıl önce - Sal 10 Nis 2007, 18:04
Doğru bulmuyorum ama en azından paranın Atatürkçü Düşünce Derneği gibi bir kuruma gittiğini düşünüp avunuyorum.
|
 |
emincan_35
16 yıl önce - Sal 10 Nis 2007, 18:49
Ben Sayın Cumhurbaskanı'nın bu parayı ADD lere vermesine karsı değilim açıkcası sonuçta gittiği yer belli saklanmıyor . Zamannında da bir başbakanımız bu özel hakkını bir dolandırıcıya kaptımamışmıydı en azından dogru bir iş kullanılmıs .Karalama kampanyası baslamış almıs basını gidiyor ve bunada bizim basınımız en önde alkış tutuyor yazıklar olsun bu medya daki hainllere
|
 |
Mehmet Kasım
16 yıl önce - Sal 10 Nis 2007, 18:58
BEN ( millet ) PARAMIN BU GİBİ DERNEKLERE GİTMESİNİ İS-TE-Mİ-YORUMMMMM
Gitsin o derneğe sempati besleyenlerden toplasın yardım parasını.
Banane.....
|
 |
u.gönül
16 yıl önce - Sal 10 Nis 2007, 18:58
add dediğimiz saygıdeğer dernek mi sadece adında atatürk var o derneğin
|
 |
Osman Yavuz
16 yıl önce - Sal 10 Nis 2007, 19:13
Soylenene gore yapilan yardim 230,000 YTL kadarmis.
Kimbilir ADD'de kimlerin cebine girdi bu 230,000 lira.
Ne guzel saman altindan su yurutuyorlar, yiyip yiyip duruyorlar Ataturk adi altinda.
Bunlarin devleti soyan digerler bozgunculardan hic bir farki yok.
Yazik.
Not:
Bana ADD ilk olarak (Attention Deficit Disorder)'i hatirlatmisti. Fakat bunlarin oyle bir handikapi olmadigi gercek.
|
 |
Kerim Besler
16 yıl önce - Sal 10 Nis 2007, 20:00
Sadece yardım Cumhurbaşkanlığı tarafından yapılmıyor. Ama o da eleştirilebilmelidir. Kimse yıpranmaz
. ADD yardımı ile olarak gündeme gelen konu tamamen Cumhurbaşkanlığı seçimi ile ilgili bir konu. Öncelikle bazı arkadaşlarımızın yapılan bağışla ilgili olarak yapılan yorumlara ilişkin eleştirileri değerlendirmek istiyorum.
Demokratik bir cumhuriyet olmanın gereği yönetimin millet iradesine dayanmasıdır. Ülkemizdeki tüm mevki ve makamlardaki yöneticiler meşruiyeti milletten gelen egemenlikten almaktadır. Kutsal hiç bir makam yoktur. Aristokrasi, Monarşi ve diğer millet egemenliğine uzak yönetimlerin aksine bizim yöneticilerimizin de bizden hiç bir farkı yoktur. Dün başbakanlık ve bakanlık yapmış yöneticiler nasıl Yüce Divan' da yargılandı ise bugünün yöneticileri de eğer yanlış yapılıyorsa Yüce Divan'da yargılanacaktır. Bu açıdan Cumhurbaşkanlığı makamı da kutsal değildir, Cumhurbaşkanımız da zaten kendisinin kutsal biri olmadığı vurgusunu bizatihi mütevazı hayatıyla yapmaktadır. Elbetteki yasalar önünde, her ne kadar yargılanma usülleri farklı olsa da, herkes eşittir.
Elbette bütün yöneticilerin siyasi ve ekonomik tercihleri farklılıklar arz etmektedir. Sonuçta benim için ters olan bir yaklaşım başka biri için doğru olabilir. Ancak Demokratik Cumhuriyet olmanın olmazsa olmaz koşulu eleştiri hürriyetidir. Benim desteklediğim siyasi görüşün temsilcisi eleştiriliyor diye benim, başkasının desteklediğini ben eleştiriyorum diye de başkasının bu hürriyeti kısıtlamaya çalışması aristokrasi ve ayrıcalıklı yönetim arzusundan başka birşey değildir.
Türkiye'de yönetim kademesindeki herkese saygı gösterilmektedir. Zaten saygın makamlarda olmasalar o makam sahipleri için; milletin parasıyla yaptırılmış konaklarda, köşklerde kalmazlar. Millet tarafından maaşları ödenen korumalar eşliğinde dolaşmazlar. Millet tarafından parası ödenen araç gereç ile dolaşmazlar.
Bu açıdan benim Başbakanı oğlunun yaptığı işler dolayısıyla eleştirmem ya da bir başkasının Cumhurbaşkanı' nı yaptığı yardımlar dolayısıyla eleştirmesi onlara hakaret etmek değildir.
Ayrıca hangi yöneticinin daha makbul olduğu da görecelik taşıyan bir durumdur. Allah rahmet eylesin Bülent Ecevit gelmiş geçmiş en dürüst siyasetçimiz olsa dahi kimisine göre tercih edilen bir yönetci değildir. Bunun aksi niteliklere sahip başka siyasetçiler diğer kesimler için benimsenen yönetici tipidir.
Genel olarak yapılan eleştirileri bu noktadan hareketle değerlendirirsek;
Siyasal duruş gösteren Sivil Toplum örgütlerine ve benzeri kuruluşlara sadece Cumhurbaşkanlığı yardım yapmamaktadır. Eğer şöyle otursak Halk Bankası ya da Ziraat Bankası hangi ideolojik dergilere reklam yoluyla kaynak aktarmaktadır. Hangi Kamu Kurumları hangi ideolojik Araştırma Kuruluşları' na "Bilimsel Araştırma Yaptırmak" başlığıyla kaynak aktarmaktadır. Bunları bir araştırsak öyle herkesin yiyip yutabileceği meblağlar olmadığını görürüz.
Bu kaynak aktarımı ile ilgili hesap sormaya kalkarsak hemen hemen herkes bu işlerin yasal sınırlar içinde yapıldığını iddia etmekle kalmayıp ispat edecektir. İşin meşruiyeti ayrı, yasallığı ayrıdır. Yasal sınırlar içinde olmak kaydıyla nerelere ne kaynaklar aktarılmaktadır sanırım bunu herkes tahmin etmektedir.
|
 |
Akınyakup
16 yıl önce - Sal 10 Nis 2007, 22:00
ADD ve Anayasa Mahkemesi eski başkanı Yekta Güngör ÖZDEN ''ADD'de işçi partisinin etkin olduğunu 29 delegeden 25 nin işçi partili olduğunu söylemiştir.Ayrıca Karadeniz Teknik üniversitesinden Doç Dr.Süleyman ERKAN ADD'nin üyelerinin %80 ni marksis ideolojiye sahiptir diye açıklama yaptı.
Ülkemizde açklamaları kabul edilen kişilerin ve akademisyenlerin ADD nin çalışma ve çalışma alanlarının ülkemizin sosyo ekonomik ve kültür seviyesini yükseltmek yada Atatürk ilke ve inkılapları doğrultusunda bilgilendirmek olmadığını,ADD'nin daha çok siyasi bir ouşum içerisinde olduğunu görülmektedir.Cumhurbaşkanının böyle bir siyasi oluşuma destek vermesinin ardında siyasi tehditmi yoksa emeklilikte çalışacak arpalık için hazırlık yaptığımı.
Uslup uygunsuz ola bilir fakat Cumhurbaşkanlığının ADD ye yaptığı yardımlar ve dışarıdan gelen yardımlar düşünüldüğünde,ADD'nin bütçesinin yada dernek olarak mevcut mali kaynaklarının milyon dolarları bulduğunu söylememiz yanlış olmaz.Siyasi iktidarlar 1980 döneminde Hazineye devredilen Atatürk'e ait İş bankasının kurucu hisseleri dönemin başbakanınca ''AKLANMA'' karşıliğinda bir gecede CHP ye geri verilmişti.Kamu oyu Bankası olan Siyasi Parti diye çalkalanmıştı.Bütün siyasi partiler bizede bir banka verin diye tepkilerini göstermişlerdi.Peki ADD için ne diyeceğiz?Tüm derneklerin başına Atatürk getirirsek sağlanacak kaynak kimlere arpalık olacaktır.
Bunların yanında aklımıza şuda gelebilir acaba ADD devletin gizli ödenekleri için bir kasa görevimi görmektedir.
Kim ne derse desin milletin parasını kayıt dışı siyasi oluşumlara şahsi insiyatifle veremezsiniz.Yarın halkın içine girdiğinizde vatandaşsınız.Neyse unutmuşum Sayın Sezer halkın arasına ne zaman girmişti ki vatandaş olsun.
|
 |
sayfa 7  |
ANA SAYFA -> HABERLER ve SOHBET
|