1 milyon Türkiye fotoğrafı
sayfa 5  |
 |
safakis
16 yıl önce - Pts 09 Nis 2007, 22:24
Sezer, bu konularda çok duyarlı bir isim. Ve en önemlisi gösteriş için yapmıyor bu tasarrufları. ADD diye andığınız saygıdeğer dernek, devletimizin anayasasında varolan "Atatürkçü" esasları korumaktan başka bir şey yapmıyor. İdeolojik saldırı yapılacaksa bari bu kadar basitleşmesin. Ne acıdır ki ülkemizin bugünkü nüfusunun önemli kısmı, kendi tarihinden bihaber... Atatürk'ü öcü gibi görüyor, gösteriliyor. Atatürk'ün kendisi asla bireysel olarak putlaştırılmak istemedi, akla mantığa bilime aykırı bir davranışı olmadı. Bir insan topluluğunun bilinçlenip bir vatan kurmasına önayak oldu. Ve bu kadar nefreti haketmedi. Ne kadar acı...
"Benim naçiz vücudum elbet bir gün elbet kara toprak olacaktır, fakat Türkiye Cumhuriyeti ilelebet payidar kalacaktır" sözünü anlayamamışız demek ki.
Şunu da unutmayın, Sezer halkı kamplara ayırmak niyetinde olsa bu ödeneği göz göre göre yapar! Ayrıca şu yazıyı okumayan varsa bir okusun, mentalite farkını görsün:
Onun adı Burak... Kendisine medyada rastlamışsınızdır. Ya bir trafik kazasının kahramanı olarak, ya babasına borç verirken, ya da milyon dolarlık işlere imza atarken... 28 yaşında... Bilkent Üniversitesi'nde okurken, Londra'ya burslu olarak yollandı ve ekonomi eğitimi yaptı. Askerlik görevini henüz yapmadı...
Tecilli!..
1998 Mayıs'ında bir trafik kazasında TRT İstanbul Radyosu Sanatçısı Sevim Tanürek'in ölümüne neden oldu. Şişli'de kırmızı ışıkta durmadı. Kazadan hemen sonra belediye arazözlerinin caddeyi baştan aşağıya yıkayarak 35 metrelik fren izini tamamen sildikleri, olayın cezai yönünün azaltılması için Burak'a kazadan sonra üç ay öncesine tarihli ehliyet verildiği, Sevim Tanürek'in yakınlarının azarlandığı, tanıkların hepsinin tehdit edilip korkutulduğu iddia edildi.
Adli Tıp Trafik İhtisas Dairesi, Burak için "kusursuzdur" raporu düzenledi. Ölen Sevim Tanürek 8/8 kusurlu bulundu!. Burak hapisten kurtuldu. Kusursuz raporunu veren dairenin Başkanı Eyüp Bey ise, daha sonra Türkiye Deniz İşletmeleri Genel Müdür Yardımcılığına atandı.
2001 yılında evlendi. Babası, oğlunun düğününde takılan 174 adet Cumhuriyet Altını'nı mal varlığındaki artışın nedeni olarak açıkladı. Ayrıca, babası 2001 yılında verdiği mal beyanında oğlu Burak'a 220 bin ABD Doları ve 55 bin Alman Markı borcu olduğunu açıkladı. Üniversiteden yeni mezun, o zaman 22 yaşındaki oğluna...
Babası Ülker Grubu ürünlerinin dağıtımını yapan şirketteki hisselerini 1.2 trilyon liraya satana kadar, şirket yönetimini Burak sürdürdü.
Ve Burak geçtiğimiz günlerde bir kez daha gündemdeydi. Gıda sektöründeki hisseler satılınca, hemen şirketler kurup denizcilik sektörüne girdi. Yüzde 50 ortağı olduğu MB Denizcilik adlı şirket, 95 metre uzunluğunda Safran 1 adında bir kuru yük gemisi aldı. Gemiyi satan Hasan Doğan, satış fiyatının 2 milyon 325 bin dolar olduğunu söyledi. Burak, gemiyi ortağı ile birlikte 500 bin doları peşin 36 ay taksitle satın aldı. Ayda 72 bin YTL ödeyecekler.
Gemiyi satan Hasan Bey ise, 705 milyon dolara İstanbul'daki İETT Garajı arazisinin sahibi olan Dubai Şeyhi El Maktum'un küçük ortağı oldu. Ayrıca, Hasan Bey'in ablası Remzi Gür ile evli. Remzi Bey, Burak'ı ve kardeşlerini burslu olarak yurtdışında okutuyor, babasının yakın arkadaşı, tatillerini onun yazlığında geçiriyorlar.
*********
Onun adı Levent... 35 yaşında... Gazetelere, televizyonlara hiç çıkmaz. Ücretli bir çalışan. Aylık maaşından başka bir geliri yok. İş Bankası Fon Yönetimi Bölümü'nde çalışıyor. Kolay para kazanmıyor. Risk alıyor, işvereni adına verdiği kararlardan dolayı stres oluyor, terliyor. Ülkenin en iyi üniversitelerinden ODTÜ'nün iktisat bölümünden mezun...
Eylül 2004'te kendi gibi ODTÜ mezunu olan Evren ile evlendi. Çankaya Köşkü'nde sessiz sedasız, sade bir düğün yapıldı. Ne trafik kilitlendi ne de yabancı devlet başkanları şahit oldu. Davetliler arasında Köşk'ten bazı personel ve şoförler de vardı. Takı takma merasimi yapılmadı. Gelinin gelinliği Versace gibi yabancı marka değildi, Ankara Olgunlaşma Enstitüsü'nde dikilmişti.
Vergisini milletin ödediği diğer şatafatlı düğünlerin aksine, babası, düğün nedeniyle Çankaya Köşkü'nde o saatlerde tüketilen elektriğin bedelini cebinden ödedi. Nikahı kıyan Çankaya Belediye Başkanı, çiftten "Laik Cumhuriyete sadık evlatlar" yetiştirmelerini diledi.
İstanbul'da 1 milyar 200 milyon liraya ev kiraladılar. Çalışıyorlar. Büyük ihtimalle ev geçindirirken zorlanıyorlardır. Çünkü, Ocak ayında bir erkek çocukları oldu. Bu sevindirici olay da sessiz sedasız gerçekleşti, muhabir, kameraman falan izlemedi.
Levent, arada bir anne-babasını ziyaret için Ankara'ya geliyor. Koruma istemiyor ve havaalanından taksiye binerek Çankaya Köşkü'ne ulaşıyor. Ancak, şatafatlı ana kapı yerine, köşke ziyaretçilerin alındığı 5 numaralı kapıdan giriyor. Nizamiyeden yürüyerek konuta çıkarken, her seferinde Cumhurbaşkanlığı korumalarını şaşırtıyor.
Birinin adı Burak, diğerinin Levent...
|
 |
Muhammet ÇOLAK
16 yıl önce - Pts 09 Nis 2007, 22:31
Bugün Ansızın ATATÜRK Çıka gelse...
Bana Göre Atatürkçüyüm geçinenlerin %99 unu ülkeden kovardı..
Bu atatürkçü geçinenlerin Yüzünden Atatürkün hep imajı zedelenmiştir..
Cumhurbaşkanının İmza sorumluluğu olmadığını biliyormuydunuz..
Bence Darbecilerin (kenanevren) yazdığı cumhurbaşkanlığı yetkilerini değiştirelim yerine atatürkün yazdığı (bknz:1924 anayasası) yetkileri verelim...
E tabi bazılarının Saltanatı zedelenecek ama...
Herşey türkiye için.
|
 |
m.ertug
16 yıl önce - Pts 09 Nis 2007, 22:33
Daha önce başka konularda yapılmıştı; bu başlıkta ise unutulmuş sanırım...
Şikayeti olanlara burada nefes tüketmek yerine
" cumhurbaskanligi@tccb.gov.tr " adresine e-posta atmalarını tavsiye ederim. Adres açık; daha yardımı olacağını düşünüyorum.
Ne demiştik? Türkiye Cumhuriyeti ve değerleri ile ilgili o kadar çok ileri geri konuşulan, yazılan site var ki... Değil mi?
(Eleştiri hükümet ile ilgili olunca adres gösterebiliyorsak, aynı çizgiyi Cumhurbaşkanlığı(Başkomutanlık) makamı ve uygulamaları için de göstermek gerekmez mi?)
Saygılarımla;
|
 |
Muhammet ÇOLAK
16 yıl önce - Pts 09 Nis 2007, 22:36
Hükümeti biz seçiyoruz bizim mailimizi dikkate alırlar ..cünkü sandıktan korkarlar..
Peki cumhurbaşkanımızı biz seçmiyoruz..
Gönderdiğimiz maili Banane nasılsa birdaha seçilmeyecem diyebilir..
Sence bizi dikkate alırlar mı..
Önce sen bi dene
|
 |
Patron
16 yıl önce - Pts 09 Nis 2007, 22:43
Cumhurbaşkanına eposta gönderecek olanların ayrıca acele etmesini tavsiye ederim,
zira yukarda verilen adrese göndereceğiniz epostayı başka bir Cumhurbaşkanı cevaplamak
zorunda kalabilir.
|
 |
m.ertug
16 yıl önce - Pts 09 Nis 2007, 22:53
Benim bir şikayetim yok, Cumhurbaşkanı'nın bütçesinin 1/4ünü nasıl tasarruf ettiğini biliyorum; içim rahat. Şikayetim olmadığı için e-posta göndermeye de gerek duymuyorum; ayrıca e-posta gönderilirse hem Cumhurbaşkanlığı makamının getirdiği sorumluluk ve ağırlık, ve hem de Bilgi Edinme Kanunu nedenleriyle -merak edilmesin- geri dönüş olacaktır.
Şurası ayrı; yapılan iş bugün a derneği'ne yarın b derneği'ne olmaz mı? Eh, olabilir tabii...
Ben olsaydım yapmazdım; ama açıkcası devletin başı da böyle birşey yapmışsa, bu büyüğümüz de, bütçesinin önemli bir kısmını daha önce tasarruf etmişse, bildiği birşey vardır, diye düşünürüm. Sonuçta devletin makamlarını burada herhangi bir şekilde tartışmak bence çok da kazanç sağlamayacaktır.
Hayır bir de, belki aklına gelmeyen vardır; hatırlatmak istedim.
''Hepimizin Cumhurbaşkanıdır. Devletin başıdır, milletin birliğini temsil eder. Onu sevmek mecburiyetindeyiz. Sevmek deruni bir iştir. Bunu bilerek söylüyorum'' TBMM Başkanı Bülent Arınç (2004)
Kaynak: http://www.meclishaber.gov.tr/develop/owa/haber_p ...a?p1=11842
Not: Demecin devamında Sn Bülent ARINÇ, yeri geldiğinde hem Cumhurbaşkanı'nın hem de Başbakan'ın saygı çerçevesinde eleştirilebileceğini de belirtiyor(Yazayım da, buraya yarım yamalak taşımış olmayayım)
Ayrıca Sn ARINÇ; "Ama Sayın Başbakan da Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti'nin Başbakanıdır. Sayın Cumhurbaşkanı derken üç defa aksi seda yapan bir söz, Başbakan'a sıra geldiğinde (Tayyip) diye sesleniyor. Bu yanlış bir şeydir. Bu bizim ideolojimizin, bu bizim önyargılarımızın, bu bizim kafamızda, belleğimizde Başbakan'a çizdiğimiz profilin dışarıya yansıması. Bütün bunları kendimizi eleştirmek için söylüyorum. Bütün sözlerim tutanaklara geçiyor, tutanaklara geçen bütün sözümün arkasındayım. Ben bunları şeffaf olarak yapıyorum, tek başıma yapmıyorum. Allah'tan korkmak lazım...'' diyerek devam etmiş.
Başvuru Adresi: Cumhurbaşkanlığı Genel Sekreterliği 06689 Çankaya, ANKARA
(Acele etme konusunda Sn Burç haklı))
En son m.ertug tarafından Sal 10 Nis 2007, 09:46 tarihinde değiştirildi, toplamda 4 kere değiştirildi
|
 |
Muhammet ÇOLAK
16 yıl önce - Pts 09 Nis 2007, 23:02
Biz cumhurbaşkanını seviyoruz. Sevmek zorundayız..Yanlış yapsa da o bizim başkanımız asla asi olmayız..
Ama Babamı bile eleştirebilen bir özgürlüğüm var benim
Ben başbakanımı da çok seviyorum..
ayırım yapmıyorum
|
 |
Kerim Besler
16 yıl önce - Pts 09 Nis 2007, 23:02
Acele etmeye gerek yok...
. TBMM' de en fazla üye sayısına sahip olanlar Cumhurbaşkanlığı için aday göstermeyecekler. Çünkü onlar da farkındalar ki arkalarındaki halk desteği önceki seçimlerden kalmış olan halk desteğidir. Diğer TBMM üyelerinin halk desteği bir önceki seçimden gelen halk desteği değil milletin desteğidir. O millet de halkın plaja hücum etmesiyle denize giremeyen millettir. Sonuçta sandalye yetersizliği nedeniyle 4 oylamada da Cumhurbaşkanı seçilemeyecek ve TBMM seçimlerin yenilenmesine karar verecektir. Yeni seçimler de, zaten 3 Kasım 2007' de yapılacağından ekstra bir maliyet getirmeyecektir. Yeni seçimlerin yapılması ve Cumhurbaşkanı seçilmesi en az 3 ay alacağından aceleye gerek yok...
|
 |
Canas
16 yıl önce - Pts 09 Nis 2007, 23:33
Basbakanin ortulu odenigi oldugu gibi Cumhurbaskanin uygun gordugu kisilere para gondermesi yasaldir.
Bu ADD gibi bir Sivil Toplum Orgutu de olabilir.
Lakin bu orgut onumuzdeki cumhurbaskanligi secimleri oncesi pozisyon almis bir orguttur. Boyle bir kuruma yardim yaparken bence Sn. Sezer daha dikkatli olmaliydi. Siyasi bir mucadele var ve bu durumda Cumhurbaskaninin taraf olmasi dogru bir sey degil.
Mevcut durumda Erdogan'a getirilen elestirilerin en basinda tarafsizlik konusu var. Kaldi ki bence bu haksiz bir elestiri degil.
Lakin bu elistiriyi dillendiren kurumlar nedense Sezer'in tarafsizligi mevzu bahis olunca suskun kaliyorlar.
Bence bu konuya partizan olmadan mantik cercevesinde tartisirsak, memleket icin daha hayirli olur.
|
 |
didem_
16 yıl önce - Pts 09 Nis 2007, 23:38
| Alıntı: |
| Lakin bu orgut onumuzdeki cumhurbaskanligi secimleri oncesi pozisyon almis bir orguttur. Boyle bir kuruma yardim yaparken bence Sn. Sezer daha dikkatli olmaliydi. Siyasi bir mucadele var ve bu durumda Cumhurbaskaninin taraf olmasi dogru bir sey degil. |
Haberi okursanız göreceksiniz söz konusu yardım 2000-2006 yuılları arası her yıl düzenli yapılmış. Ve ayrılan paranın bir kısmı ADD ye diğer bölümü "Kar amacı gütmeyen kuruluşlara yapılan transferler" adı altında farklı kuruluşlara verilmiş.
Bence haberin zamanlaması cumhurbaşkanlığı seçimine endeksli 
|
 |
sayfa 5  |
ANA SAYFA -> HABERLER ve SOHBET
|