raufkibar
14 yıl önce - Cmt 24 Oca 2009, 02:29
Onlar Hıristiyan,çağlarının gereği öyle,öyle davrandılar hatalı olabilirler zaten hatalı davranmasalardı ,İslamiyet inmezdi ,gerçektende çok cami yıkıma uğradı.
Biz müslümansak en azından gereğini yapmamız gerekir,biz nasıl camilere dokunulmasını istemiyorsak,bizde kiliselere dokunmamalıyız.diye düşünüyorum.
3 sene önünden geçtim ,olmadı cami gözüyle bakamadım.Ayasofyaya.
Sonra iş olarak önüme geldi,3 kişi 100 lerce resmini çektik 1000/1 alçıdan maketini
yapmak için , boyutlu resmi çekilip plastik kartpostal yapılacakmış 2 ay ugraştık gerçeği gibi fotoğraf vermesi için. şahanede oldu.
Sanki ayasofyayı ben yapmışım gibi hissettim kendimi sabah işn başına arkadaşlardan önce ğiderdim hoşuma giden önemli parçaları ben yapayım diye.
sevmiştim işi.
Ama nedense cami olarak olmadı ısınamadım.
Bize işi veren ustadımıza sordum ya niye diye ,yahu mimari biraz hantal camilere benzemiyor,yere gereğinden fazla basmış yok hatları sert,minnareleri açık duruyor,camiler beyaz bunda renk var ,daha neler,neler sonunda üstad dediki buldum Taş yerinde ağırdır arkadaşlar
Ve tartışma bitti.
|
yılmaz büktel
14 yıl önce - Cmt 24 Oca 2009, 02:47
Rauf beyin anlattıklarını ben de başka bir ifadetle vermeye çalışayım. Size bir dostunuz giymeniz için ikinci el(ya da az veya temiz kullanılmış) bir takım elbise verdi. O elbiseyi giyerken biraz zorlanmaz mısınız, tanımadığınız sahibi aklınızdan geçmez mi. Hele elbisenin bazı kesimleri sizin alıştığınıztan farklıysa rahatsız olmaz mısınız. örneğin düz paça giymeye alışık bir insanın ispanyol paçalı pantolon giymesinde olduğu gibi.
İşin özü elbiseyle aranızda bir aidiyet bağı kuramazsınız ve bir süre sonra elbiseyi kullanmayı bırakırsınız.
Rauf beyin anlattıklarında da böyle bir aidiyet duygusunun tesis edilemeyişi dile getiriliyor gibi.
|