Ana Sayfa 1 milyon Türkiye fotoğrafı
İstanbul Ayasofya Camii
123 ... 371372373   sonraki »

ANA SAYFA -> İSTANBUL
cevap yaz
(üye olmadan da mesaj yazabilirsiniz)
sayfa 1
Faruk

14 yıl önce - Sal 18 Ksm 2003, 01:20
İstanbul Ayasofya Camii




(+)




[ bazı kişilerin Ayasofya'nın "cami" olarak sınıflanmasından rahatsızlık duyması nedeni ile, inadına başlığa "camii" kelimesi eklenmiştir. Dolmabahçe sarayına hâlâ "saray" diyorsak, minareleri olan ve ibadete açık olan 500 yıllık camiye de "cami" denilmesi kimseyi rahatsız etmemeli. Rahatsız olanları biraz daha rahatsız etmek amacı ile başlık değiştirildi.    - Burç - Çrş 07 Mar 2007, 19:16 ]



Aydinsert
13 yıl önce - Pts 16 Şub 2004, 15:38

kısa bir tarihçe:
Ayasofya'nın bulunduğu yerde daha önce de aynı adı taşıyan iki kilise yapılmış,
ancak bunlar yangın nedeniyle yok olmuşlardır.

İmparator İustinianos, Roma İmparatorluğunu'nun eski siyasal bütünlüğünü sağlamaya çalışırken, bu iddialı planlarına uygun şekilde, görülmemiş büyüklükte bir kilise yaptırmaya girişti. Matematikçi Tralles'li Anthemius ve geometri bilgini Miletus'lu İsidoros'u kilisenin mimarı olarak görevlendirdi. Tamamlandıktan kısa süre sonra bir kısmı depremde çöken kilise, destek duvarları ve onarımlarla eski haline getirildi.

yapımı süresince, imparatorluğun dört bir yanından esirler getirtildi ve inşasında 100 ustanın emrinde, 10.000 işçi çalıştı. Binanı dış görünüşünden çok, içinin etkileyiciğine önem verilmiştir. Yüzölçümü 7570 m.kare, uzunluğu 100 metreyi geçer.imparatorların taç giyme törenleri, zafer kutlamaları hep burada gerçekleşmiştir.1204'te, Dördüncü Haçlı Seferleri sırasında da büyük bir yağmaya sahne olmuştur.

fatihin kenti fethinden sonra Mimar Sinan, restorasyonunun yapılmasıyla görevlendirildi. Minare, mihrap, minber gibi İslami elementler eklenerek camiye çevrildi, Allah, Muhammed, Ebubekir, Ömer, Osman, Ali, Hasan ve Hüseyin levhaları asıldı, resimlerin ve moziklerin üzerine çekilen badana koruyucu işlev gördü. 916 yıl boyunca kilise olarak kullanılan Ayasofya, 481 yıl boyunca da cami olarak kullanıldı ve 1935 yılında, bazı Müslümanların cami ve Ortodoksların kilise olarak kullanılmasını isemelerine rağmen, Mustafa Kemal Atatürk'ün emriyle müzeye çevrildi.


Okan

13 yıl önce - Pts 16 Şub 2004, 20:06

Ben ozetledim ve cevirdim, ceviri hatalarini hos gorun artik..

Alıntı:
Aya Sofya Imparator Justinian tarafindan 532-537 yillari arasinda yaptirilmistir.

Gunumuzdeki bazilika bu konumda olan Aya Sofya adli ucuncu kilise.

Adi “Buyuk Kilise” olan birincisi 15 Subat, 360’da tamamlandi, ve o gun Imparator Constantius (337-361), Buyuk Constantin’in oglu ve veliahti, Aya Sofya’ya (Ilahi Hikmet/Bilgelik) ithaf etti, Isa’nin bir sifati. Bu bina 9 Haziran, 404’de Constantinople Patrikhanesi Azizi John Chrysostomos’in Imparator Arcadius’un (395-408) karisi Imparatorice Eudoxia gorevden alinmasindan sonar, Chrysostomos’un yandaslarin cikardigi isyan sonunda cikan yanginda tahrip olup yikildi.

415’te ayni yerde yeni bir kilise tamamlandi ve Ekim 10, 415’te Constantius’un oglu ve veliahti Imparator 2. Theodosius (408-450) tarafindan acildi. Arkeologlarca Theodosian Kilisesi olarak bilinen bu ikinci kilise’de Nika Isyani (Ocak 15, 532) sirasinda yanarak kul oldu. Bu baskaldiri neredeyse Justinian’in tahtina mal olacakti, ama karisi Imparatorice Theodora’nin cesareti ve kararliligindan dolayi tahtini koruyabildi.

JUSTINIAN’IN AYA SOFYA’SI
Bu isyan bastirildiktan sonar Justinian kiliseyi eskisinden daha buyuk sekilde insa ettirmeye koyuldu, Bizans imparatorlugunun dort bir yanindan getirdigi zanaatci ve kalifiye iscilerle. Imparatorlugun valilerine, illerinde bulunan en guzel ve antik anitlardan parcalarin bu yeni bazilika’da kullanilmasi icin gonderilmesi emredildi. Bu yuzden Justinian en kalite malzeme ve de Efes, Atina, Delphi, Delos ve hatta Misir’daki putperest tapinaklardaki sutun ve suslemeleri, yeni kilisesi icin naklettirdi.

Imparator, donemin en buyuk matematik fizikcisi Tralles’li Anthemius’u bas mimar olarak tayin etti. Ona yardimci olarak da Atina’daki Platonik (Eflatun?) Akademisinin yoneticisi Milas’li Isidorus’u atadi. Anthemius ilk aylarda olunce Isidorus insaatin basina gecti ve binayi 5 sene icinde tamamladi.

Aralik 26, 537 Aziz Stephen gununde, Justinian ve Theodora kiliseyi tekrar Aya Sofya’ya ithaf ettiler. Bunu takip eden 20 sene icinde bir dizi deprem bazilika’yi bayagi yipratti, buyuk kubbenin dogusunun, ve ayni tarafdaki kemer ve yari kubbenin cokmesine neden oldu. Milas’li Isidorus artik hayatta olmadigindan, Justinian kilisenin tamirini onun yegeni olan Kucuk Isidorus’a verdi. Bu tamir’de 5 senede tamamlandi.

Kilise olumunden iki sene once 81 yasindaki Justinan tarafindan 563 yilinin Noel gecesi tekrar acildi. Aya Sofya bundan sonra Bizans Imparatorlugu’nun tarihi boyunca Rum Ortodoks Katedrali hizmet verdi, Venedikli papazlar tarafindan yonetildigi Roman Katolik Kilisesine cevrildigi Latin anarsisi donemi disinda (1204-1261).

1453’de Fatih Sultan Mehmet tarafindan fethedildikten sonra da camiye cevrilmistir, bundan sonra da Aya Sofya Cami'i olarak ismi degismistir.

AYA SOFYA MUZESI
1932’ye kadar cami olarak kullanilan Aya Sofya, o tarihte kapatilarak, iki sene sonra muze olarak acildi. Muze girisi Aya Sofya’nin bati bahcesinde (avlusunda). Avlunun bati tarafi, sehirde yapilan cesitli kazilar sonucu bulunan eski sutun ve kalintilarla dolu. Muzenin girisine yaklasirken Theodosian Kilise’sinin 1935 yilinda Alman arkeolog Alfons Maria Schneider tarafindan bulunan kalintilarini gormek mumkun. Bu kalintilardan bu Theodosian bazilikasinin Justinian kilisesi gibi dev bir yapi oldugu anlasiliyor.




En son Okan tarafından Sal 17 Şub 2004, 08:15 tarihinde değiştirildi, toplamda 1 kere değiştirildi


Burç

13 yıl önce - Çrş 19 May 2004, 21:24

Ayasofya çok, çok iyi durumda!!



Bu Paskalya adasındaki meşhur mucize(!) heykeller 400-600 yıllık.


Ayasofya ise 1500 yıl önce yapıldı.
Dünyada karşılaştırabileceğimiz böyle bir bina yok..


Suleyman
13 yıl önce - Prş 20 May 2004, 02:56
biraz bilgi de benden...


Ayasofya Müzesi

Dünya mimarlık tarihinin günümüze kadar ayakta kalmış en önemli anıtları arasında yer alan Ayasofya müzesi, mimarisi, ihtişamı, büyüklüğü ve işlevselliği yönünden yegâne uygulama olarak görülür. Ayasofya; Osmanlı camilerine fikir bazında da olsa esin kaynağı olmuş, doğu-batı sentezinin bir ürünü olarak değerlendirilir.

Ayasofya, inşa edildiği tarihten bu yana 916 yıl kilise, 481 yıl cami olarak hizmet verdi. Son olarak Ayasofya, 1935'te müzeye dönüştürüldü.

Bizans tarihçileri Theophanes, Nikephoros ve Gramerci Leon ilk Ayasofya'nın İmparator I. Konstantinos (324-337) zamanında yapıldığını ileri sürer. O zamanlar bazilika planlı, ahşap çatılı bir yapıya sahip olan Ayasofya, bir ayaklanma sonunda yandı ve imparator II. Theodosius, Ayasofya'yı ikinci defa yaptırılarak 415 tarihinde ibadete açtı. Ancak 532'de Nika ihtilali sırasında bir kez daha yanan Ayasofya İmparator Justinianus (527-565) tarafından üçüncü kez inşa edildi. Çağın ünlü mimarlarından Miletos'lu İsidoros ve Tralles'li Anthemios'da günümüze ulaşan Ayasofya'yı yaparken de anadolu'nun antik şehir kalıntılarından sütunlar, başlıklar, mermerler ve renkli taşları kullandı.

Ayasofya'nın 532'de başlandı ve 27 Aralık 537'de tamamlandı. Mimari yönden incelendiğinde büyük bir orta mekân, iki yan mekân (nef), apsis, iç ve dış nartekslerden meydana gelir. İç mekân, 100 x 70 m. Ölçüsünde olup, üzeri dört büyük ayağın taşıdığı 55 m. Yüksekliğinde, 30.31 m. Çapında kubbe ile örtüldü.

Ayasofya'nın mimarisinin yanı sıra mozaikleri de büyük önem taşır. En eski mozaikler iç narteks ve yan neflerde altın yaldızlı geometrik ve bitkisel motifli olan mozaiktir figürlü mozaikler IX.-XII. Yüzyıllarda yapılırken, bunlar imparator kapısı üzerinde, apsiste, çıkış kapısı üzerinde ve üst kat galeride görülür.

Ayasofya istanbul'un fethi ile birlikte başlayan türk döneminde çeşitli onarımlar gördü. Mihrap evresi, türk çini sanatı ve türk yazı sanatının en güzel örneklerini içerirken, kubbedeki ünlü türk hattatı kazasker mustafa izzet efendi'nin kuran'dan alınma bir suresi ile 7.50 m. Çapındaki yuvarlak levhalar en ilgi çekici olanıdır. Bu levhalarda, allah, muhammed, ömer, osman, ali, hasan, ebu bekir, hüseyin'in isimleri yazılıdır. Mihrabın yan duvarlarında ise osmanlı padişahlarının yazıp buraya hediye ettiği levhalar yer alır.

Sultan II. Selim, Sultan III. Mehmet, Sultan III. Murat ve şehzadelerin türbeleri, Sultan I. Mahmut'un şadırvanı, sıbyan mektebi, imareti, kütüphanesi, Sultan Abdülmecid'in hünkâr mahfeli, muvakkithanesi Ayasofya'daki Türk çağı örnekleri olup türbeler, iç donanımı, çinileri ve mimarisiyle klasik osmanlı türbe geleneğinin en güzel örneklerini oluşturur.



sayfa 1
cevap yaz
(üye olmadan da mesaj yazabilirsiniz)
ANA SAYFA -> İSTANBUL