Ana Sayfa 1 milyon Türkiye fotoğrafı
sayfa 205
Patron
2 yıl önce - Sal 11 May 2021, 10:30

Alıntı:
İşşizlik probleminin temeli "yatırımsızlıktır."


Yatırım yapılınca da: "parayı betone gömdüler" oluyor...


Mehmet BERBER

2 yıl önce - Sal 11 May 2021, 11:11

Alıntı:

Alıntı:
İşşizlik probleminin temeli "yatırımsızlıktır."


Yatırım yapılınca da: "parayı betone gömdüler" oluyor...


Sanırım inşaat izlemek milli sporumuzun olduğu için "yatırım" deyince aklımıza hep köprü, tünel, yol, avm inşaatı vb. yatırımlar geliyor.

Altyapı inşaatları tabii ki gerekli ama tek başına yeterli değil. Yüksek teknolojili, katma değerli üretim yapılan fabrika, ar-ge vb. yatırımlara daha fazla yönelmemiz gerekiyor.

Yüzlerce AVM inşaa edildi de ne oldu? Şimdilerde hepsi kapalı!

Ayrıca arkadaşımızın mesajının devamındaki "oluşturulabilecek iş alanlarına göre eğitim politikalarını düzenleme" kısmı da çok önemli. Madem iş gücümüzün önemli bir kısmı "himzet elemanı" statüsünde mağazalarda/AVM'lerde çalışacaksa neden bu arkadaşları 4 yıllık mühendislik/eğitim/iktisat fakültelerinden mezun ediyoruz ki?

"Üniversiteden mezun olmadan olmaz." düşüncesi maalesef tüm ailelere işlemiş, kurtulmamız lazım bu düşünceden.


Kamil olan
2 yıl önce - Sal 11 May 2021, 11:14

Alıntı:
Yatırım yapılınca da: "parayı betone gömdüler" oluyor...


Problem burada işte yatırım döviz getirici faaliyetlere olmalı...Siz eğer sürekli iç tüketimi artıran dolayısıyla ithalatı artıran yatırımlar yaparsanız tabi ki parayı betona gömdüler deriz, çünkü sonunda cari açık dolayısıyla dış borç dayanılamayacak noktaya ulaşır ve bugün ki gibi krize girersin.

Yatırım öncelikle döviz kazandırıcı faaliyetler üzerine olmalı...İmalat sanayi, turizm, yazılım ve diğer hizmet ihracatları.


veysel döker
2 yıl önce - Sal 11 May 2021, 11:15

Alıntı:
Yatırım yapılınca da: "parayı betone gömdüler" oluyor...

Yalnız itiraz edilen beton fabrikalara atılan beton değildir sanırım.
Diğer taraftan Devletten fabrika yapması da beklenilmesin. Devletin yapması gereken iki şey var. Birincisi özel sektörün ihtiyaç duyduğu nitelikli iş gücü için doğru eğitim politikalarını koyması. İkincisi ise dış ticaret açığını da kapatacak şekilde belli sektörler için teşvik uygulamaları yapması.

İlki büyük sıkıntı. Bana kalırsa işsizliğin de, iş beğenmiyor savının da çıkış noktası bu. Maalesef mevcut hükümet son dönemde nitelikten ziyade niceliğe daha fazla önem veriyor. Bu doğrultuda apartman ünivesitesi de denilen garabetler ile üniversite sayısı ve üniversite mezunu sayısı arttırıldı. Sanayinin gereksinimi ara eleman iken ortalık matematik bilmeyen mühendisler ile doldu.

Şimdi uzun süredir sanayide çalışmış biri olarak kabaca yazarsak, 1000 kişilik bir fabrikanın üretim sahasında, 5 tane mühendis, 30-40 teknisyen varken 900-950 tane kas gücü ile çalışan insan oluyor. Kalkıp herkesi mühendis yaparsanız, asıl işi yapacak operatör bulamazsınız. Üniversiteden mezun insan da o kadar okul okudum deyip o işte çalışmaktan imtina edebilir.


murad_1299
2 yıl önce - Sal 11 May 2021, 11:18



Türk gücü
2 yıl önce - Sal 11 May 2021, 11:23



Mesut Koçak
2 yıl önce - Sal 11 May 2021, 11:25



isa Arnms
2 yıl önce - Sal 11 May 2021, 11:56

Alıntı:
Yakup un haklı olduğu taraflar var son yıllarda kamu ya gereğinden fazla personel alındığını düşünüyorum emekli olan yok ama habire adam alınıyor kurumlara. Etrafımda hep karı koca memur nerdeyse normal ev hanımı kalmamış kadınların da çoğu çalışıyor


Zaten kıyas yaparken, Türkiye'nin Denmark'tan14 kat büyük oldugunu, sadece Ankara nüfusuna denk geldigini oda biliyor olmalı..
Her 14 çalışandan biri engelli olmadıgına göre kıyaslamasında da bir yanlışlık yok.


görkem 07
2 yıl önce - Sal 11 May 2021, 12:38

Alıntı:
Yatırım yapılınca da: "parayı betone gömdüler" oluyor...


Yatırımların artmadıkca işşizlikle mücadele edilemeyeceği az çok kabul edilmiş. Bu da bir ilerleme.

Biz tasarrufu borçlarından az olan bir ülkeyiz. Dolayısı ile çarkların dönmesi için "borç" lazım. Bu alınan borcuda verimli kullanmak. Tasarruf eksikliği çekmemiz bizi kırılgan kılıyor.

Tabii bunun için ülkenin "risklerinin" düşürülmesi gerekiyor. Cds 400 iken Faiz %19 larda iken, -mutlak dışa bağımlı olunan ve katmadeğeri yüksek- sektörlere yatırımı kanalize edemeyiz. Ben teşvikler verdim gel yatırım yap demekle o iş olmuyor. Mülkiyet güvenliği vb hukuksal güvenlikte çok önemli.

Biz bırakın dış kaynağın verimli kullanılmasını, halk enflasyon verisine güvenmediği için 200 milyar doları bankalarda tutuyor. Toplam mevduatın %60 ına yaklaştı. Buradaki mevduat 2010 lu yıllarda %30 döviz-%70 yerli idi.

Yani kalkınmanın kısayolu yok arkadaşlar. Kısıtlı kaynakları Direkt kana karışan- ihracat verimi yüksek sektörlere kanalize edeceğiz. Bunu yaparken insan kaynağının donanımlı/rekabetçi kılmak şart.

Altyapı yatırımları önemlidir. Ülkenin deniz ticaret filolarının,konteyner roro kapasiteleri,limanları,otoyolları lojistik başlı başına gereklidir. Ama sabit sermaye yatırımlarının olmadığı, endüstriye yatırım olmadığı yerde kısıtlı kaynağı ağırlıklı altyapıya harcarsak. Döviz girdisi sağlayamayız.

Lojistik avantaj, endüstrinin verimini yükseltir.Etkinliğini arttırır. Yoktan var edemez.

Borsa ile finansal analiz boyutunda ilgilenen arkadaşlar ROİC terimini bilir. Return of invested capital.Yatırım verimliliğimi ölçen rasyodur. Biz yüksek roicli yatırım yapmak zorundayız. İşşizlik ve cari açık belası ile başka türlü mücadele edemeyiz.


Cemoli D18
2 yıl önce - Sal 18 May 2021, 11:29

Alıntı:
Türkiye'de 1,2 milyon kişi en az 1 yıldır işsiz

Yılın ilk çeyreğinde mevsim etkisinden arındırılmış işsizlik oranı yüzde 12,9 seviyesinde gerçekleşti. İşsizlerin yüzde 29,3'ünü 1 yıldan uzun süredir işsiz olan bireyler oluşturdu. Bu veri 1,2 milyon kişinin 1 yıldan uzun bir süredir işsiz olduğu anlamına geliyor. Geniş tanımlı işsizlik için gösterge kabul edilen atıl işgücü de yüzde 27,8 oldu.

https://www.dunya.com/ekonomik-veriler/turkiyede- ...eri-621501



Üretimin, yatırımların, girişimlerin artmasıyla işsiz sayımız azalacaktır.
İstihdam kalkanı da bu anlamda büyük bir başarı.



sayfa 205
ANA SAYFA -> HABERLER ve SOHBET