Ana Sayfa 1 milyon Türkiye fotoğrafı
İşsizlik sorunu
« önceki   123 ... 178179180   sonraki »

ANA SAYFA -> HABERLER ve SOHBET
cevap yaz
sayfa 2
Okan

15 yıl önce - Prş 08 Nis 2004, 18:15
cifte sayim.


Turkiye'de DIE istatistiklerinde yeralan bazi issizler aslinda issiz degillerdir.

Sadece islerini bir guvencesi, gelecegi olmadigi icin isten saymiyorlardir. Mesela babasinin tarlasinda calisan koylu genc, koyun guden coban, ailesinin dukkaninda calisan tezgahtar sorarlarsa issizim der.

Yani gercek harbi issiz rakami benim tahminime gore yari yariyadir.

Gidin bildiginiz esnaf arkadaslarin vergi levhalarina bakin, oradaki rakamlar da tahmin edemeyeceginiz kadar dusuktur. Bunun konumuzla alakasi yok ama, ayni eksendedir.


En son Okan tarafından Prş 08 Nis 2004, 18:16 tarihinde değiştirildi, toplamda 1 kere değiştirildi


Bülent
15 yıl önce - Cum 09 Nis 2004, 00:53

Alıntı:
Buda %22.5 issizlik demek...


bende bir yerde issizlik oranin bu sene 25% oldugunu ve gecen sene 15% oldugunu okudugumu hatirlar gibiyim, ama tam emin degilim... o haberi simdi cok aradim, ama bi türlü bulamadim maalesef...



Bülent
15 yıl önce - Cum 09 Nis 2004, 01:24

simdi DIE sayfasina baktim ve Türkiye genelinde 2003 senesi icin issizlik orani 10,5% (yaklasik 5'135'760 kisi) olarak gösteriliyor. (benim gördügüm rakamlar baya farkli, belki özel bir sektör icin olabilir?!)



Ayrintili bilgiler icin:
http://www.die.gov.tr/TURKISH/SONIST/ISGUCU/060404.htm

özellikle bu linki tavsiye ederim (kirmizi yazilanlarada göz atin):
http://www.die.gov.tr/TURKISH/SONIST/ISGUCU/060404ie.htm


En son Bülent tarafından Cum 09 Nis 2004, 04:00 tarihinde değiştirildi, toplamda 3 kere değiştirildi


www.sercan.de
15 yıl önce - Cum 09 Nis 2004, 01:31

Karadenizdeki rakam cok güzel 4,8%

aykut_a

15 yıl önce - Cum 09 Nis 2004, 01:42
Çalışan İşsizler


Son 2-3 senedir yaşanan krizin geldiği noktada işsizlik rakamları aslında çok büyük.
Özellikle çalıştığım bilgisayar sektöründen örnekler vererek açıklayayım.

Birçok bilgisayar firmasında çalışan insan ya maaş alamıyor, alanların maaşı asgari ücret, çoğu firma maaşlı eleman çalıştırmak yerine neredeyse bedavaya gelen stajyer öğrenci kullanıyor. Sektörde binlerce üniversite öğrencisi yol parası ve öğle yemeğine talim ediyor. Sorarsanız bir firmada çalışıyor olarak görülüyorlar.

İş sahibi olarak görülen kişilerin bir bölümü çalıştıkları işten para kazanamadıkları gibi anne-babası ve yakınlarının mal varlıklarını kullanarak işlerine devam ediyorlar. Arsa satarak, araba satarak veya bilezik bozdurarak işlerini yürütmeye çalışan o kadar çok yer var ki...

Sektörün çok fazla içinde olan bir insan olarak iyimser tablolara ve rakamlara inanmayın.

Yazımı Kasım 2003'de Bilgisayar Gazetesi'nde yayınlanan KRAL ÇIPLAK ! isimli köşe yazım ile bitiriyorum.

"KRAL ÇIPLAK"

Sermayesi emek olan ve çok kısıtlı kuruluş sermayesi ile kurulan firmalar için tehlike çanları çalıyor. Özellikle Bilişim Sektörümüzde 3-5 kişinin bir araya gelerek kurmuş olduğu servis ağırlıklı çalışan firmalarda çok büyük bir yaprak dökümü yaşanıyor. Gün geçmiyor ki uzun yıllar adını sıkça duyduğumuz bir arkadaşımızın firması kapanmasın. Sektöre yıllarını vermiş uzman kişiler ya işsiz dolaşıyor ya da mutsuz bir biçimde ekonomik zorunluluktan çalışmak zorunda kalıyor. Kar marjlarının geldiği seviye; firmaların zarar sınırı. Firmaların birçoğu sadece iş yapıyor görünmek veya referans hanelerine bir çentik daha atmak için zararına satış yapıyor. Aslında sadece satış yapmak zorlaşmadı. Güç bela yapabildiğiniz satışın sonunda ödemenizi zamanında alabilmeniz de genelde pek mümkün olmuyor.

Yoksulluk sınırının aylık 1.3 milyar seviyelerinde olduğu ülkemizde Bilişim Sektörü gibi çalışanların yüksek eğitim standartlarına sahip olmasını gerektiren bir sektörde hala 500-600 milyon aylıkla çalışmak zorunda olan veya bu parayı dahi kazanamayan profesyonellerin oluşu, geleceğe umutsuz bakmamıza sebep oluyor. Çevreme baktığımda inanılması zor bazı gerçekler görüyorum. Örnek vermek gerekirse; Bir kamu kuruluşunda çalışan Bilgi İşlem Müdürü’nün aldığı aylık ücret ona çay getirip götürmekle görevli odacısının yarısı kadar. İşleri arasında web sayfa tasarımı da yapmak olan bir bilgisayar firması son 6 aydır web sayfa tasarımı faturası kesemiyor. Aylık bir milyon hit (Tıklama) alan ve dünyanın 50 ayrı ülkesinde kullanılan bir Mega Portal reklam alamıyor, sponsor bulamıyor. Üniversite mezunu, master yapmış, iki dil bilen, bilgisayar uzmanı ve 10 yıllık tecrübeli bir yakınıma aylık 300 milyon maaş teklif ediliyor.

Buna benzer çevremde gördüğüm ve birebir yaşadığım örnekleri çoğaltmam mümkün. Geçenlerde bir ekonomik bültende gözüme takılan bir küçük not sanki yukarıdaki tabloyu doğrular nitelikteydi. “Türkiye’nin 500 büyük firması son bir yıl içerisinde karlarının %80 civarındaki bölümünü faaliyet dışı gelirlerden (faiz) elde etmişlerdi”. Bu bilginin ekonomik olarak tek bir yorumu olabilir. “Kral Çıplak !” Birilerinin ortaya çıkıp bunu söylemesi gerekiyor. İşler hiç iyi gitmiyor. Siftahsız, faturasız günler geçiriyoruz. Fiyat teklifi vermeyi özledik. Telefonumuzun bir müşteri tarafından çalmasını bekliyoruz.

Birçok bilgisayar firması sahibi tanıdığım personel giderlerini karşılayabilmek ve firmalarını devam ettirebilmek uğruna arsasını, arabasını ve hatta evini satıyor. Firma giderlerini en aza indirmek uğruna kendi özel otomobilleri ile müşteri servisine çıkıyor veya teslimat yapıyor. Çeklerini veya kira borçlarını ödeyebilmek için eşinden, annesinden, babasından ya Altın Bileziklerini ya da yastık altında kalan son parayı borç olarak alıp firmalarını ayakta tutmaya çalışan insanlar görüyorum.

Bütün bunlardan daha vahim olan bir gerçek daha var. Özellikle 15 yıldır iç yüzünü çok iyi bildiğim Bilişim Sektöründeki insanların büyük bölümü işlerin düzeleceğine dair olan umutlarını kaybetmek üzereler. 1989 Yılından bu yana profesyonel olarak Bilgisayar Programcılığı yapan bir arkadaşım yaptığı işten para kazanamadığı için başka bir iş kolunda şansını denemeye karar verdi. Bildiğim, sırada daha çok kişi var. Acaba şimdi sıra kimde ?

Yazımı Stephen LEACOCK’a (1869-1944) ait bir deyiş ile bitiriyorum. "Ben şansa çok inanırım. Ve keşfettim ki, ne kadar çok çalışırsam, şansım o kadar artıyor."



Farmir
15 yıl önce - Sal 04 May 2004, 12:10

I have decided to take the opportunity presented by this thread to turn it into the depository of the news on the kind of large-scale domestic investments, made by the Turkish investors in the country, which are to serve as the example of the national investor capital's capacity and ability to invest and form the backbone of the economy.
from http://www.arkitera.com/haberler/2004/01/12/nuh.htm
"Çimentoda Nuh bombası
Kapasite fazlası olan çimento sektörüne Nuh Çimento bombası düştü. Şirket, dünyanın önde gelen çimento grubu Holcim ile 650 milyon dolarlık ihracat sözleşmesi yapınca üretim, enerji ve liman kapasitesini 2 kat artıracak yatırım başlattı. 135 milyon dolarlık yatırım eylülde bitecek.
Çimento sektörü, Nuh Çimento'yu konuşuyor. Türkiye'nin tüm çimentocuları, 1998'den beri küçülen inşaat sektörü nedeniyle kapasite fazlası sorunu yaşarken ve bu sorunu da çok düşük kárla ihracat yaparak aşmaya çalışırken Nuh Çimento, 135 milyon dolarlık yatırım başlattı. Hereke'deki fabrika alanında üretim, liman ve enerji üretim kapasitesini iki katından fazla artıracak yatırım eylül ayında tamamlanacak ve yeni yatırımın tüm üretimi (yaklaşık 130 milyon dolarlık) ihraç edilecek.
Nuh Çimento Yönetim Kurulu Başkanı Atalay Şahinoğlu, sözkonusu yatırıma Mayıs ayında kazma vurduklarını belirterek, ‘‘Dünyanın ikinci büyük çimento grubu Holcim ile yeni kapasitenin tüm üretimi için 5 yıllık sözleşme imzaladık. Sektörde kapasite fazlası yaşanırken böyle büyük bir yatırıma gitmemiz çok eleştirildi ancak, Nuh Çimento'nun liman, fabrika ve hammadde konumu dünyada sadece Norjeç'te bir fabrikada daha var. Bu konum nedeniyle ihracattan yeterli kar sağlayabiliyoruz’’ dedi. Holcim ile imzalanan sözleşme gereği Nuh Çimento'nun yeni yatırımlarını tamamladıktan sonra 5 yıl boyunca yılda 100-130 milyon dolarlık klinker ve çimento ihracatı yapacağını söyleyen Şahinoğlu yatırımlarla ilgili şu bilgileri verdi: ‘‘Limanımıza (ihracat için) normalde 1 gemi yanaşabiliyordu. 15 milyon dolarlık yatırımla liman kapasitemizi 2.5 misli artırdık. Artık 3 gemi aynı anda yükleme boşaltma yapabilecek. Yük kapasitesi 8 milyon tona çıkıyor. Üretim için de 80 milyon dolarlık yatırım yapıyoruz ve bu yatırımla şu anda 2 milyon ton olan klinker kapasitemiz 4.1 milyon tona, 2.5 milyon ton olan çimento kapasitemiz de 5.1 milyon tona yükseliyor. Üretimdeki yatırım nedeniyle ortaya çıkan enerji ihtiyacı için de 40 milyon dolarlık enerji yatırımı yapıyoruz. Yeni yatırımın yıllık enerji ihtiyacı 25 megawat, biz; 60 megawatlık bağımsız bir enerji santrali kuruyoruz. Böylece liman, üretim ve enerjide toplam 135 milyon dolarlık yatırım yapıyoruz. Üretim yatırımının yarısını özkaynaktan yarısını da libor artı 0.5 ile dış kaynaklı krediden yapıyoruz.’’
5 Fabrika bize çalışıyor
Şahinoğlu, profesyonel yönetici olarak Nuh Çimento yönetimini bu yatırıma ikna etmekte hiç zorlanmadığını, ortakların tamamının oluruyla yatırıma giriştiklerini anlattı. Şahinoğlu, sektörün genel özelliği nedeniyle yatırımın eleştirildiğini ancak, Nuh Çimento'nun potansiyelini değerlendirmek ve ülke ekonomisi için döviz ve istihdam sağlamak istediklerini kaydetti. 135 milyon dolarlık yatırımın inşaat ve malzeme bazında istihdama önemli katkı sağladığını söyleyen Şahinoğlu şöyle konuştu: ‘‘Mayıs 2003'te başlayan inşaatta 1100 kişi çalışışor ve bunlar eylül ayına kadar da çalışacak. Ayrıca, Ankara, Kocaeli ve Kırklareli'nde kriz nedeniyle iş hacmi iyice düşmüş 5 fabrikada bu yatırımla birlikte ful kapasite bize çalışmaya başladı. Bu fabrikalarda da 1000 kişilik istihdam oluştu.’’
GE bizim enerjiye yüzde 5 ortak oldu
Nuh Çimento Yönetim Kurulu Başkanı Atalay Şahinoğlu, General Electric'in (GE) Nuh Enerji'nin yeni enerji santralı yatırımına yüzde 5 ortak olduğunu söyledi. Şahinoğlu, ‘‘GE normalde böyle bir ortaklığa gitmez. Ancak Nuh Çimento'nun uluslararası güvenilirliği nedeniyle önceki enerji şirketimize ortak olan GE, yeni yatırımımıza da yüzde 5 ortak oldu. Yeni tesis, 60 megawat kapasitenin 25'ini Nuh Çimento'ya satacak gerisini de enerji piyasası kurallarına uygun olarak piyasaya satacak’’ dedi.
Makarnacı, kuyruğu gördü çimento fabrikası kurdu
NUH Çimento Sanayi A.Ş., Nuh Ticaret ve Sanayi A.Ş.'nin sahibi Nuh Eskiyapan ve bir grup müşetebbis tarafından kuruldu. Türk sanayi tarihinin en eski ve ünlü ailelerinin ortak olduğu bir proje olarak üretime 1969'da başladı. Eskiyapan, Yurtbilir, Baldöktü, Paralı, Haskakıncı, Küçükçalık, Göbülük gibi soyisimlerine sahip ünlü kurucular şirket sözleşmesini azınlık haklarını da koruyan çok ortaklı bir anlayışla yazdı. Fabrikanın ilk girişim fikri ise makarna satışı sırasında tesadüfen oluşmuş.
Nuh Eskiyapan'ın kardeşi Ahmet Eskiyapan, Nuh Ticaret'in yönetim kurulu başkanı olarak Adana bölgesinde makarna bayisine gitmiş ve Ankara'ya dönerken Konya'ya uğramış. Konya'da ‘‘yüksek bacalı bir fabrikanın önünde 40 kamyonluk kuyruk’’ görmüş ve kendi kendine, ‘‘Biz kiloyla makarna satmak için Türkiye'yi karış karış dolaşıyoruz, bu fabrikanın önünde ise kamyonlar mal almak için sıraya girmiş’’ diyerek bu fabrikanın ne fabrikası olduğunu sormuş. ‘Çimento fabrikası’ demişler. O da inmiş ve fabrikayı gezmiş. Sonra da biz de bir çimento fabrikası kuralım diye tandığı sevdiği girişimcilerle konuşmuş. Fabrikanın kurulduğu yer, limanı, üretim tesisi ve hammadde yakınlığı nedeniyle çimento üretimi için çok en ideal bir konuma sahip. Halen, yeni kapasite yatırımıyla birlikte üretimi yaklaşık 100 yıl rantabl sürdürebilecek kadar da verimli hammadde imkanı bulunuyor.
Yeni yatırımların lideri Şahinoğlu
Atalay Şahinoğlu, 1999'dan beri Nuh Çimento Grubu'nda profesyonel yönetici olarak görev yapıyor. Şahinoğlu, kurumsallaşma ve yeni yatırım projesinin lideri olarak yönetim kurulu başkanlığına da getirildi. Sanayici kökenli yönetici olarak da Nuh Çimento'nun asıl faaliyet alanından kár eden bir şirket olmaya odaklanması için yeni bir strateji geliştirdi.
Hürriyet"


Farmir
15 yıl önce - Pzr 20 Hzr 2004, 11:35

from http://www.dunyagazetesi.com.tr//news_display.asp ..._id=178896
"Borçelik'ten 140 milyon dolarlık yatırım / Arcelor ve Borusan'ın Gemlik'teki ortak yatırımının açılışını Başbakan gerçekleştirdi
20/06/2004 10:48:29 Geri dön gönder yazıcı
İSTANBUL - Dünya çelik devi Arcelor ve Türkiye'nin önde gelen sanayi kuruluşlarından Borusan'ın ortak olduğu Borçelik'in "Sürekli Sıcak Daldırma Galvaniz Hattı" yatırımı hizmete girdi. 140 milyon dolar değerindeki yatırımla Borçelik'in yassı çelik üretim kapasitesi 1 milyon tona yükseldi.
Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın açtığı Borçelik tesisleri en yeni teknolojileri bünyesinde barındırıyor. Söz konusu tesis Borçelik'in mevcut kapasitesini iki katına çıkardı. Borçelik, bir yandan öncelikle otomotiv ve beyaz eşya olmak üzere hedeflediği sektörlere Avrupa Birliği standartlarında yassı çelik mamulleri sağlarken, diğer yandan da Türkiye'nin bu alandaki dışa bağımlılığının azalmasına katkıda bulunacak.
Borçelik, Sürekli Sıcak Daldırma Galvaniz hattında, Arcelor firmasından aldığı lisansla "Extragal" galvanizleme teknolojisini kullanıyor. İç ve dış yüzey saclarında yüksek katma değer oluşturan bu teknoloji sayesinde son dönemde ihracat ve üretimi artıran otomotiv ve beyaz eşya sektörlerine Avrupa Birliği standartlarında sanayi girdisi sağlamak mümkün oluyor.
Soğuk haddelenmiş rulo sac
Türkiye'nin ilk özel ve ikinci büyük yassı çelik üreticisi olan Borçelik 1990 yılında Borusan liderliğinde kuruldu. "Soğuk haddelenmiş rulo sac" üretmek üzere sınai faaliyetlerine ise 1994 yılında başladı. Kuruluşun ortaklık yapısında, Borusan ve Arcelor ile birlikte Ereğli Demir ve Çelik Fabrikaları ve International Finance Corporation (IFC) yer alıyor. Çoğunluk payına sahip olan Arcelor ve Borusan şirket yönetimini birlikte yürütüyorlar.
Üretim faaliyetlerini 241 bin metrekare açık, 67 bin metrekare kapalı alana sahip olan Gemlik'teki tesislerinde sürdüren Borçelik, tamamı sanayi hammadde girdisi olan sıcak daldırma galvanizli çelik, soğuk haddelenmiş çelik, soğuk haddelenmiş tam sert çelik ve sıcak haddelenmiş (asitlenmiş ve yüzeyi temizlenmiş) çelik gruplarında üretim gerçekleştiriyor. Kuruluş ticari çekme, derin çekme, ekstra derin çekme, dual fazlı, fırında sertleşebilen, refosforize, HSLA (düşük alaşımlı yüksek mukavemetli), emayelik ve yapı kalitelerinde üretim yapıyor.
Borçelik, kendi sektöründe ISO 14001 Çevre Yönetim Sistemi Belgesi, OHSAS 18001 İş Sağlığı ve İş Güvenliği Sistemi Belgesi'ne sahip ilk kuruluş olma özelliği taşıyor. Ayrıca, üretim faaliyeti ve ürün kalitesine verdiği önemin, bu yöndeki çabaların bir sonucu olarak 2001 TÜSİAD, Kal-Der Ulusal Kalite Başarı Ödülü'nü aldı. Kuruluş 2003 yılında ISO 9001 ve ISO TS 16949 Kalite Yönetim Sistemi Belgelerini de alarak işinde her zaman en iyisini isteyenlerin güven veren iş ortağı olmaya devam ediyor.
Sıcak daldırma galvaniz hattı
2001 yılının sonunda, Arcelor ile Borusan'ın ortaklığı ile başlayan 140 milyon dolar değerindeki yatırımın birinci adımı olan 'Sürekli Sıcak Daldırma Galvaniz' hattı 2003 yılı Eylül ayında devreye girdi. İkinci adımı olan "2. Tersinir Hadde" yatırımı ise Nisan 2004'te devreye alındı.
Borçelik'in yıllık toplam 1.000.000 tonluk üretim kapasitesi; 400 bin ton soğuk haddelenmiş, 450 bin ton sıcak daldırma galvanizli, 100 bin ton sıcak haddelenmiş (asitlenmiş ve yüzeyi temizlenmiş) ve 50 bin ton soğuk haddelenmiş tam sert çelikten oluşuyor. Borçelik'in toplam haddeleme kapasitesi ise devreye giren "2.Tersinir Hadde" ile 900 bin tona ulaştı.
Borçelik, sürekli sıcak daldırma galvaniz hattında, Arcelor firmasından aldığı "Extragal" lisansı ile otomotivde kullanılan iç ve dış yüzey saclarında yüksek katma değerli "Extragal" galvanizleme teknolojisini kullanıyor. Bu teknoloji sayesinde son dönemde ihracat performansını ve üretimini artıran otomotiv ve beyaz eşya sektörüne AB standartlarında sanayi girdisinin sağlanması mümkün oluyor."


hasansemre

15 yıl önce - Pts 21 Hzr 2004, 12:04

Atila source kısmına zaman yazmasaydın acaba diyebilirdim ama şıracının şahidi bozacı durumu söz konusu.
Ayrıca Ufuk Abinin sabah gönderdiği bir mail var ki bi kısmından bahsetmiş DİE rakamları diye bu zaman gazetesi haberine inanmamıza olanak bırakmıyor.


Gokhan_19
15 yıl önce - Pts 21 Hzr 2004, 12:27

ozaman birde hurriyet kaynakli haber verelim

İmalat sanayii sektörü mayısta yüzde 84.3 kapasite kullanım oranıyla üretim yaptı. Sektör son yılların en yüksek aylık kapasite kullanım oranına ulaştı. Kapasite kullanımı geçen yılın aynı ayındaki 78.7 düzeyine göre 5.6 puan, bir ay önceye göre de 7.8 puan yükseldi.


DİE imalat sanayi aylık eğilim anketinin mayıs ayı sonuçlarını açıkladı. Buna göre sektörün geçen yıl mayısta yüzde 78.7 olan üretim değeri ağırlıklı kapasite kullanım oranı bu yıl yüzde 84.3 düzeyine kadar yükseldi.

Kapasite kullanımının mayısta aylık bazda en yüksek düzeye yükselmesinde hem kamu hem de özel sektörün kapasite kullanım oranını artırması etkili oldu. Kamu sektöründe geçen yıl yüzde 81.5 olan kapasite kullanımı bu yıl yüzde 85.4’e kadar çıkarken, özel sektör ise yüzde 76.9’dan yüzde 83.6’ya yükseltti.

Kapasite kullanımı şimdiye kadar en yüksek noktaya yüzde 83.5 ile geçen yıl eylül ayında ulaşmıştı. Ekonomideki büyüme eğiliminin bu yılın ikinci çeyreğinde de hızlanarak devam ettiğine işaret eden kapasite kullanımı bu yıl ocak ayında yüzde 77.2, şubatta yüzde 73.4, martta yüzde 82.3 ve nisanda da yüzde 76.5 olarak gerçekleşmişti.

TAM KAPASİTE İLE ÇALIŞAMAMA NEDENLERİ

Tam kapasite ile çalışamama nedenleri arasında iç talepteki yetersizliğin geçen yıl mayısta yüzde 64.4 olan payı bu yıl yüzde 61.6’ya gerilerken, dış pazarlardaki talep yetersizliğinin payı ise yüzde 14.9’dan yüzde 16.1’e çıktı. Mali imkansızlıkların payı yüzde 3.7’den yüzde 1.7’ye geriledi. Yerli mallarda ham madde yetersizliğinin payı yüzde 2.5 düzeyinde kalırken, işçilerle ilgili sorunların payı yüzde 2’den yüzde 3.5’e yükseldi. İthal mallarla ilgili sorunların payı da yüzde 1.2’den yüzde 0.9’a geriledi.

YÜKSEK KAPASİTEYLE ÇALIŞANLAR ARTTI

Mayısta, yüzde 80-100 oranları arasında kapasite kullanımıyla üretim yapan işyerlerinin oranı da yüzde 61.3 yüzde 68.3’e kadar yükseldi. İşyerlerinin yüzde 24.8’i yüzde 60-79, yüzde 4.5’i yüzde 40-59, yüzde 2.3’ü ise yüzde 39’dan daha düşük kapasiteyle üretim gerçekleştirdi.

SEKTÖREL ORANLAR

Kapasite kullanımının bu ölçüde yükselmesindeki bir önemli neden de TÜPRAŞ’ın önceki aylarda yaptığı bakım çalışmalarını tamamlaması etkili oldu. Bu nedenle kok kömürü ve rafine edilmiş petrol ürünlerinde kapasite kullanımı yüzde 82.8’den yüzde 85.7’ye çıktı.

Sektörel bazda en yüksek kapasite kullanım oranına yüzde 92.7 ile ağaç ve mantar ürünlerinde ulaşılırken, kağıt ve kağıt ürünleri imalatında da yüzde 91.8’lik bir kapasite kullanımı oranıyla üretim yapıldı.

Mayısta, imalat sanayi içerisindeki ağırlığı yüksek sektörlerden gıda ve içki üretiminde kapasite kullanımı yüzde 72.3’ten yüzde 71.7’ye, tütün ürünleri imalatında yüzde 72’den yüzde 55.4’e, tekstilde yüzde 83.1’den yüzde 78.9’a, giyim eşyasında ise yüzde 87.2’den yüzde 81.6’ya geriledi.

Deride yüzde 70.1’le geçen yılla yaklaşık aynı düzeyde kalırken, basım ve yayım imalatında yüzde 88.4’e, kimyasal madde üretiminde yüzde 85.7’ye, plastik ve kauçukta yüzde 85.1’e kadar yükseldi. Metalik olmayan minerallerde geçen yıl mayısta yüzde 84.9 olan kapasite kullanımı bu yıl yüzde 85.8’e çıkarken, ana metal sanayiinde yüzde 85.4’ten yüzde 87.1’e, metal eşya sanayiinde yüzde 73.3’ten yüzde 75.1’e, makina ve teçhizatta yüzde 82.9’dan yüzde 89.9’a, elektrikli makina ve cihazlarda yüzde 69.7’den yüzde 72.5’e, taşıt araçlarında yüzde 65.6’dan yüzde 85.8’e tırmandı.

YÜZDE 60’ININ ÜRETİMİ ARTTI

DİE’nin anketi, imalat sanayi sektörünün mayısta çok yüksek bir üretim düzeyine ulaştığını da gösteriyor. Ankete katılan işyerlerinin üretim ağırlıklı ortalamalara göre yüzde 60.4’ü mayısta üretiminin arttığını bildirdi. Yüzde 44.6’sı ise haziranda da üretim artışı beklediğini belirtti.

İşyerlerinin yüzde 47.6’sı yurt içi satışlarının arttığını yüzde 34.9’u ise azaldığını bildirdiler. Mayısta satış fiyatlarına zam yaptığını belirten işyerlerinin oranı yüzde 58.4’le son ayların en yüksek düzeyine çıkarken, haziranda fiyat artışına gidebileceğini belirtenlerin oranı ise yüzde 28.9’da kaldı.

(ANKA)


Selcuk
15 yıl önce - Cum 01 Ekm 2004, 09:18
Devlet çıkardı özel sektör aldı işsizlik yüzde 9.3'e indi


DİE geçen yılın ikinci üç aylık döneminde yüzde 10 olan işsizlik oranının bu yılın aynı döneminde yüzde 9.3’e gerilediğini açıkladı. Yılın ikinci üç ayında kamu sektöründeki istihdam 680 bin kişi azalırken, özel sektörün istihdamı 2 milyon 381 bin kişi arttı.

DEVLET İstatistik Enstitüsü'nün (DİE) Hanehalkı İşgücü Anketi'ne göre, Türkiye'de 2004 yılının nisan, mayıs, haziran aylarını kapsayan ikinci döneminde işsizlik oranı, yüzde 9.3 olarak belirlendi. Böylece yılın ilk çeyreğinde yüzde 10 olarak belirlenen işsizlik oranında yüzde 0,7'lik azalma yaşandı.

Türkiye'de istihdam edilen 22 milyon 188 bin kişinin büyük bölümü özel sektörde çalışırken, kamu da çalışanların sayısında azalma görüldü. 2003 yılının ikinci çeyreğinde 3 milyon 216 bin, 2004 yılının ilk döneminde 3 milyon 5 bin olan kamuda çalışanların sayısı bu yılın ilk çeyreğinde 2 milyon 325 bine geriledi. Özel sektörde 2003 yılının ikinci çeyreğinde 18 milyon 480 bin, 2004 yılının ilk döneminde 16 milyon 897 bin olan çalışanların sayısı 19 milyon 278 bine çıktı. İstihdam edilenlerin 11 milyon 63 bini ücretli ve yevmiyeli, 6 milyon 477 bini kendi hesabına ve işveren, 4 milyon 648 bini de ücretsiz aile işçilerinden oluştu.

DEVLET 680 BİN KİŞİ ATTI

Böylece kamu sektörü son üç aylık dönemde 680 bin kişilik istihdam düşürürken, özel sökter aynı dönemde 2 milyon 381 bin kişiye iş kapısı açmış oldu. DİE, Hanehalkı İşgücü Anketi ikinci dönem sonuçlarını açıkladı. Buna göre, 2004 yılının ikinci döneminde toplam istihdam 22 milyon 188 bin kişi, işsiz sayısı ise 2 milyon 269 bin kişi olarak belirlendi. Türkiye'de toplam işgücüne katılma oranı yüzde 49.2, işsizlik oranı yüzde 9.3 ve tarım dışı işsizlik oranı yüzde 13.6 olarak tespit edildi.

Türkiye'de istihdam edilenlerin yaklaşık yüzde 54'ü herhangi bir sosyal güvenlik kuruluşuna bağlı olmadan çalışıyor. Türkiye'de istihdam edilen 22 milyon 186 bin olan nüfusun 11 milyon 942 bini herhangi bir sosyal güvenlik kuruluşunun şemsiye altında bulunmuyor.

2004 yılının ikinci çeyreğinde, 9 milyon 114 bin olan ücretlilerin 5 milyon 202 bini Sosyal Sigortalar Kurumu (SSK), 1 milyon 916 bini Emekli Sandığı'na tabii iken, 1 milyon 909 bin çalışan herhangi bir sosyal güvenlik kuruluşuna kayıtlı değil. Yevmiyeli çalışan 1 milyon 949 bin kişiden 136 bini SSK'ya bağlı iken, 1 milyon 789 bin kişinin ise herhangi bir sosyal güvenlik kuruluşunda kayıdı yok. 1 milyon olan işverenin 116 bini SSK'ya, 623 bini Bağ-Kur'a bağlı olarak çalışırken, kendi hesabına çalışan 5 milyon 476 bin kişinin 210 bini SSK, 1 milyon 712 bini Bağ-Kur kapsamında yer alırken, 3 milyon 503 bin kişi kayıtlı bulunmuyor.

SİVİL NÜFUS ARTTI

Türkiye'de kurumsal olmayan sivil nüfus 2004 yılının ikinci çeyreğinde (Nisan, Mayıs, Haziran) geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 1.5 artarak 69 milyon 340 binden 70 milyon 417 bine çıktı. 2004 yılının ilk döneminde Türkiye'de kurumsal olmayan sivil nüfus 70 milyon 155 bin idi. 2003 yılının ikinci çeyreğinde 2 milyon 418 bin, 2004 yılının ilk çeyreğinde 2 milyon 830 bin olan işsiz sayısı bu yılın ikinci döneminde 2 milyon 269 bine geriledi.

İşgücü nüfusu 24.4 milyon

2004 yılının ikinci çeyreğinde işgücü miktarı 24 milyon 457 bin olarak belirlenirken, geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 1.4, bu yılın ilk dönemine göre yüzde 7.6 artış oldu. İşgücünü oluşturanların 17 milyon 944 bini erkek 6 milyon 514 bini ise kadın nüfustan oluştu. İşgücü kapsamında istihdam edilenlerin sayısında, 2004 yılının ikinci çeyreğinde geçen yılın aynı dönemi ile bu yılın ilk dönemine göre artış yaşanırken aynı dönemlerde işsiz sayısında azalma görüldü. 2004 yılının ikinci döneminde istihdam edilenlerin sayısı geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 2.3, bu yılın ilk çeyreğine göre ise 11.5 artış yaşanarak 22 milyon 188 bine çıktı.



Hele sükür ekonomi büyüme issizlige karsi yansiyor! Türkiye gelecekte 5-8% büyürse 5-10 sene sonra belki issizlik kalmaz! Belki o zaman yurtdisindaki Türkler Türkiye yi gelirler!



sayfa 2
« önceki   123 ... 178179180   sonraki »
ANA SAYFA -> HABERLER ve SOHBET