Ana Sayfa 1 milyon Türkiye fotoğrafı
sayfa 2
gokhankgk

12 yıl önce - Pts 11 Şub 2008, 02:03

bence referans da torpildir çoğumuz torpili kınıyo olabiliriz ama torpilimizin olamsınıda çok isteriz mesela benim torpilimin olmasını çok isterdim

Fatih Ozbatur

12 yıl önce - Pts 11 Şub 2008, 02:20
Türkiye torpil mekanizmasından ne zaman kurtulacak?


Ana-babalarimiz sadece cocuklari oldugumuz icin yaptigimiz haksizliklara goz yummadigi zaman. Ya da tam tersine bizim boylesi bir durum sergilemedigimiz zaman.



S. Bingöl
12 yıl önce - Pts 11 Şub 2008, 16:55

Her daim savunduğum bir fikir var.

Kaymakamlık mülakatları üzerinden hareketle örnek vereceğim.
Mülakata kadronun 4 katı kadar aday çağırılıyor yönetmelik gereği.
Yani,son mülakata katılan 295 kişiden sadece 65 kişi kaymakam olacaktı.
Geri kalan 230 kişi üzülecek,sisteme laf edecek idi.

Öncelikle kişi sayısının fazlalığı kesinlikle olumsuzluk ifadesidir.
2 sene öncesinden 3 sene peşpeşe Türkiye 10.'su,2.'si ve 1.'si olan ismin kaymakamlığa alınmadığı hatırlanılan bir gerçek.
Arkadaş dava açınca ancak mesleğe kabul edilmişti.
Bu şekilde kontenjanın 4 katı aday çağırılması insanların yazılı sınava gereken önemi göstermesini engelliyor.
Her sene ilk 10'daki isimlerin yarısı elenirken sıralamaya son 10'dan giren isimlerin kazanma oranı ilk 10'dakilerden çok daha fazla oluyor.

Sadece kaymakamlıkta değil tüm kadrolarda uygulanacak yöntem ise:
Öncelikle belli yaş sınırları olmalı ki bu zaten her kurumda 30 kimi kurumlarda 35 olarak uygulanıyor.
2.'si mülakata belli sayılarda girme sınırı getirilmeli.
Örneğin,kaymakamlıktan 6 defa elendim diyen isimler var,daha önce karşısına 5 defa çıktığın ama seni eleyen insanların seni 6. seferinde alma ihtimalleri çok düşük.
Bunu mülakattan 1 kez elenmiş olmak olarak değiştirmek yerinde bir davranış olacaktır.

En önemli husus ise,mülakata çağırılacak kişilerin alınacak kadro sayısı ile sınırlı olmasıdır.
Örneğin 65 kişi alacak isen yazılı sınav sonucunda ilk 65'e giren arkadaşları mülakata çağırır ve onlar arasında mülakat yaparsın,yetersiz gördüğün adayları eler ve elenenlerin sayısı kadar adayı 2. promosyon mülakata çağırırsın.

Bu yöntem ile tabii ki mülakatlar daha çok sürecektir lakin hem insanların hakları korunur hem de göreve daha yetkin kişileri işe alma şansına kavuşursun.

Örneği kaymakamlık üzerinden versem de her kurumda uygulanacak yöntemdir.
Darısı uygulandığını göreceğimiz günlere.


Evren_i ebru
12 yıl önce - Sal 12 Şub 2008, 12:04

Her bireyin işini gerçekten düzgün yaptığı zaman böyle bir şeye gerek kalmayacak...

kibarfeyzo
12 yıl önce - Sal 12 Şub 2008, 12:53

Alıntı:
Yalnız şöyle bir durum var Hacettepe Üniversitesinde notlar yüzlük sistemde değil 4 lük sistemde verilir. mezuniyet için gerekli olan 2.00 notunu almak için yüz üzerinden en az 65 almanız gerekir ancak bu dört üzerinden 2 olan notu direk yüzlük sisteme geçirirseniz not ortalamasını 50 olarak bulursunuz ama bu çevirim yanlış olur. Bu kararı veren kurul iki üniversitenin not sistemleri arasındaki farkı göz önünde bulundurmuş olabilir.


evet yukarda yazan doğrudur, hacettepede maalesef başarılı olmak için bazı organlarınızı deforme etmek zorundasınız.. bu konununu açılmasına vesile olan olayın açıklaması böyle...

ancak torpil denilmiş, ben olayda torpil göremedim..yanlışım varsa düzeltin ama birine torpil yapılması için diğerine haksızlık edilmiş olması gerekmez mi? yani söz konusu 70 puandan fazla puana sahip ve başvuru yapan birisi alınmamış da 68.74 puanlı kişi mi tercih edilmiş... yok böyle birşey.. haksızlığa uğrayan da yok.. peki kime nasıl torpil yapılmış olabilir bu durumda...

üniversitelerimizde daha çok araştırmacı yetiştirmek gerekmez mi? sanki yüzlerce başvuru varda birçeyrek puan yüzünden mi eleyeceğiz kişileri... bir çok ilde yeni üniversiteler açıldı ve açılacak.. eğitim kadroları nasıl dolacak... yeni hocalar yetişmezse nasıl başa çıkacağız..

yökün denklik vermediği yabancı üniversitelerden sonra bir de başka üniversitenin yerli bile olsa notunu tanımadığı üniversiteler mi olacak... yazık... hacettepeden 4 üzerinden 2 almak belki ankarada 50 puan almak anlamında sanılabilir ama hacettepede değeri 65 almak oluyor... ve neden bütün üniversiteler aynı not sistemini kullanmıyor acaba?... hepsi 100 üzerinden değerlendirseler ve ortaöğretim başarı notu gibi bir not hesaplanabilse üniversiteler arasında böyle sorunlar çıkmaz...



fatihsune
12 yıl önce - Sal 12 Şub 2008, 15:35

Kul hakkından korkan,bileğinin hakkıyla ekmeğini kazanmayı şiar edinebilecek karaktere sahip adam gibi adamlar yetiştirip, işine geldiği zaman İslami kavramları dilinden eksik etmeyip işine geldiği zaman başkasının malına ,hakkına ekmeğine göz dikmekten imtina etmeyen insanları düzenden tasfiye ettiğimiz zaman kurtuluruz,hem bu torpil mekanizmasından hemde hatırlı amcalardan dayılardan...

şükrü
12 yıl önce - Sal 12 Şub 2008, 21:17

Bir zamanlar bakanlıklarımızdan birisine sözleşmeli işçi alacaklardı, bende bu iş için başvuruda bulunmuştum. Yaklaşık 400 kadar başvuru vardı. Birçok kişi büyük küçük bir torpil bulmuşlar ona göre mülakat için sırada bekliyorlardı. Mülakat sırası geldi ve içeri girdim yaklaşık 4-5 kişi çerezlerini yer bir halde kendini tanıt sorusunu sordular. Adımı soyadımı, mezun olduğum okulu felan söyledim. Başka soru sormadılar ve çıkabileceğimi söylediler. Sonradan öğrendim ki işe daha çok bakan torpili olan yerleştirilmiş. Ben hiç kimsenin aracılığıyla gitmedim ama yine de şansımı denenemek istemiştim. Sonuç tabiki hüsran. Neredeyse artık bir deyim haline gelen "Ankara'da Dayısı Olmak" sözü geliyor insanın aklına. Biraz önce haberlerde izledim hükümetin bazı millet vekilleri o kadar rahat biçimde kameraların önünde torpil kağıtları yazıyorlar ki akıl almaz bir durum. Halimiz ne olacak bilmiyorum ama artık bu duruma bir dur denilmeli, çünkü o kadar çok hak eden insan var ki onların hiç bir şansı kalmıyor. Emeğe saygı duyulmalı... TORPİLE HAYIR

Neşet İlkbahar

11 yıl önce - Cmt 04 Tem 2009, 01:48
Türkiye'de giderek büyüyen bir hastalık : Torpil


Günlük hayatımızda sıradan denilebilecek işlerde bile torpil arıyoruz. "Dayın var mı? Hamili kart yakinimdir. Adamını bul" v.s..türünden her işe torpil aranır. Özellikle devlet dairelerinde torpil vazgeçilmezdir. Birisi çalışır çabalar emek harcar tam bir makama gelecekken , pat diye birileri oraya oturuverir. İşe alırken bazı koşullar vardır ama işin içine torpil girince uymayan koşullar uyar olur. Bu konuda yazacaklarım var daha ama başlığı açıp sizlerle bir paylaşalım önce...

Kemal Tahir Mutlu
11 yıl önce - Cmt 04 Tem 2009, 05:52

Rahat rahat forumu okuyordum. Taki bu başlığı görüp sinirlenene kadar. Bu başlığı okurken birden aklıma bir anım geldi.

Sene doksanlı yılların başı idi. Ağabeyim işten gelmemişti. Epey zaman geçtiği halde bir haber yoktu. Öyle cep telefonu falan olmadığından bir eve girip bi kapıya çıkıp ağabeyimi bekliyorduk. Birden ev telefonu çaldı ve ağabeyimin bir arkadaşı aradı. Kendilerinin Hacettepe Üniversitesi Hastanesi Acil Servisinde olduklarını ve ağabeyime bir arabanın çarptığını korkacak bir şey olmadığını söyledi. Hastane ağabeyimi çıkaracaktı ama para istedikleri için bize haber ettiğini söylemişti arkadaşı. Hemen taksiye atladığımız gibi hastaneye gittik. Ağabeyim acılar içinde kıvranıyordu ama ölümcül bir şey yoktu. Bir araba ağabeyime çarpmış ve kaçmıştı. Araba bacağına çarptığından öyle ölümcül bir durum ve kırıkta yoktu doktorlar film çekmişler hiç bir sorunla karşılaşmamışlardı. Hastamızı götürebileceğimizi söylenmişti.

Neyse olay kısaca böyle idi. Sonra biz olayın meydana geldiği Nene Hatun Caddesine bakan Esat Karakolu'na (ya da Küçükesat Karakolu mu ne şimdi tam olarak hatırlamıyorum karakolun adını) oraya gittik olayı soruşturmak ve çarpan kişinin cezasını çekmesini istediğimizi söyledik. Orada bir komiserin bize yaptığı hakaretleri, azarlamaları hiç unutamıyorum. Allah belasını versin. Sanki olayı biz yapmışız gibi azarlamalar kızmalar.

Neye uğradığımızı şaşırmıştık. Sanki suçlu biz idik. Daha sonra bir avukatın yanına gittik ve durumu anlattık. O da bize şahitlik edecek kişilerin olması gerektiğini bize plakayı veren kişinini şahitlik yapıp yapamayacağını sordu. Eğer şahit bulamazsak bizim suçlu çıkacağımızı adamın bize tazminat davası bile açacağını söyledi. Hele ki karakolun bile bize böyle davranmasından ağabeyime çarpan kişinin torpilli olduğunu sandığını söyledi. Bize plakayı veren kişinin (orada gazino ya da pub gibi bir yerde çalışan kişi) yanına gittik ve şahitlik yapıp yapmayacağını sorduk. Adam bir anda değişti şahitlik yapamayacağını çoluğu çocuğu olduğunu belirtti. Sanırım polis bizden önce gitmişti ve olayı ört pas etmişti. Adama bir şey diyemedik tabi. Niye bizim için sıkıntılara maruz kalsın ki?

Diyeceğim şu ki torpil sadece işe alınmada olmuyor. Hayatın her alanında torpil var. Hele de polisteki torpil. Allah düşmanımın başına vermesin.

Allah iki cihanda o polisin ve polislerin (ayrımcılık yapanların) belasını versin. İnşallah bu olayın daha büyüğü çoluklarının çocuklarının başına gelir. Ağabeyime çarpan kişi ise daha büyük belalarla baş başa kalsın.

Yukarıda birisi çok doğru yazmış "eğer torpil kendimize ya da yakınımıza ise sesimiz çıkmıyor ama başkasına ise feveran ediyoruz.

Sözlerimi Kuran'dan bir ayetle noktalıyorum;
Allah için hakkı ayakta tutan, adaletle şahitlik eden kimseler olun. Mâide 8


Mete Aktomas
11 yıl önce - Cmt 04 Tem 2009, 10:47

Alıntı:
bence referans da torpildir çoğumuz torpili kınıyo olabiliriz ama torpilimizin olamsınıda çok isteriz mesela benim torpilimin olmasını çok isterdim


Referans ile torpil farklı şeylerdir. Biz karıştırıyoruz. İş hayatında profesyonel referanslar vardık örnek olarak. X firmada bağlı olarak çalıştığınız kişi sizin referansınız olabilir (tabi o da kabul ederse). Ama bu Y firmasında işe gireceğiniz anlamına gelmez. Ama hiçbir profesyonel bağlılığınız olmadan Y firmasının hissedarını referans olarak Y firmasının İK birimine iletirseniz o referans olmaz işte. Torpil girişimi olur.



sayfa 2
ANA SAYFA -> HABERLER ve SOHBET