1 milyon Türkiye fotoğrafı
sayfa 24  |
 |
Erkan ÇAYKARA
15 yıl önce - Pts 05 May 2008, 12:59
2007 yılında yolculuk yaptığım,Samsun-Giresun seyahatimde gerçekten sahil yolunu çok beğendim.Tüneller mükemmel Nefise akçelik tüneli gerçekten harika yolculuk süresi epeyce düşmüş durumda.burdan emeği geçen herkese şükranlarımı sunuyorum.
|
 |
Musa
15 yıl önce - Çrş 07 May 2008, 13:19
Arkadaşlar Karadeniz Sahil yolu projesi İstanbul Samsun arasınıda kapsıyormu? Yani boluya kadar iyi biliyorumda sonrasında samsuna kadarki yolun durumu nedir? Bilgisi olan arkadaşlar paylaşabilirmi. Bir Hafta sonra Bursadan Samsun'a gideceğim. Her zaman Ankara üzerinden giderdik bu sene ise Sahilden gitmeyi planlıyoruz. Acaba ogideceğimiz güzergah üzerinde konaklama olsun veya gezilecek görülecek güzel yerler varmı?
|
 |
A.A.ZORLU
15 yıl önce - Sal 13 May 2008, 12:35
--------------------------------------------------------------------------------
Karadeniz Sahil yolu deniyorda bu yol neden SAMSUN HOPA arasında sadece Karadeniz sadece buralardan ibaret değil
Bu yol BAFRA SİNOP AYANCIK İNEBOLU CİDE BARTIN ZONGULDAK AKCAKOCA KARASU ŞİLE İSTANBUL (3, KÖPRÜ)İstikametini görmüyor bu yolun gecıktirilmesi yörenin ekonomisi için çok büyük kayıp yapılrsa faydalı olur kısmen de olsa bu bölgedeki göçü yavaşlatır çünkü; Türkiyenin en çok göç veren bölgesi BATI KARADENİZ BÖLGESİ B u yol dönüm noktası olabilir
|
 |
A.A.ZORLU
15 yıl önce - Sal 13 May 2008, 12:39
Karadeniz Sahil yolu deniyorda bu yol neden SAMSUN HOPA arasında sadece Karadeniz sadece buralardan ibaret değil
Bu yol BAFRA SİNOP AYANCIK İNEBOLU CİDE BARTIN ZONGULDAK AKCAKOCA KARASU ŞİLE İSTANBUL (3, KÖPRÜ)İstikametini görmüyor bu yolun gecıktirilmesi yörenin ekonomisi için çok büyük kayıp yapılrsa faydalı olur kısmen de olsa bu bölgedeki göçü yavaşlatır çünkü; Türkiyenin en çok göç veren bölgesi BATI KARADENİZ BÖLGESİ B u yol dönüm noktası olabilir
|
 |
Mustafa İMAMOĞLU
15 yıl önce - Sal 13 May 2008, 12:58
Karadeniz sahil yolu yüzlerce kilometre uzunlukta ve dağlık bölgeler açılarak yapılmış. Emeği geçenlere teşekkür ederim. Ancak her yıl onlarca vatandaşımızın kazalar sonucu can verdiği Konya-Aksaray yolu niçin yapılmıyor? O yolu kullananlar bilir. Yol çok dar. Kazalara davetiye çıkarıyor. Batı Anadolu'dan Kapadokya bölgesine gelen araçların geçiş güzargahıdır. Kilometre maliyeti karadeniz sahil yolunun kilometre maliyetinden kat kat daha azdır. Bu yol güzergahında hiç dağlık bölge yok. Tamamen ova bir bölge. Biraz da o bölgeye ilgi bekliyoruz. Lütfen.
|
 |
Çetin KOŞAR
15 yıl önce - Sal 13 May 2008, 14:55
Karadeniz Sahil yolu Samsun'da bitiyor. Sahil kesiminin Samsun'dan ötesi (Sinop -Kastamonu- İstanbul) bir bilmece.
Akşam ezanından sonra bu yollarda hayat sona ermektedir. Bütün bunların arz talep meselesi olduğu söylenecektir ama inanır mısınız bir keresinde Pazar günü köyüme gitmiştim akşam dönüş yolunda araç bulamayıp 3 km yolu yürüyerek köyüme geri döndüm ve ancak sabahleyin dönüşümü tamamladım. Oysa bir yerde ulaşım olanakları varsa orada hareketlilik ve ekonomik canlılık başlayacaktır. Ne yazıkkı bu bölge insanı gün geçtikçe fakirleşmekte, çareyi göç yollarına düşerek buralardan kaçışta aramaktadır. "İnsan doğduğu yerde değil doyduğu yerde yaşar" diyerek bu göçlere bir bahane bulabiliriz ama "insan neden doğduğu ortamlarda doymasın? sorusunun da cevabı verilebilmelidir.
Karadeniz Sahil yolu olarak Artvin -Samsun arasının anılması Samsun -İstanbul arası yol talebini örtbas etmemeli. Her ne kadar Samsun - Bafra arasındaki çalışmalar kesintili olarak sürüyorsa da bu çalışmalar sanki zorlamayla devam ediyor.
Artvin Samsun arasındaki yollar çevre dengesi göz ardı edilerek, sahillerimiz katledilerek gerçekleşmiştir. Ancak Samsun - İstanbul kısmında bu kolay yol şansı(!) olmadığı için (bu bölge sahili oldukça sarp kayalıklarla doludur) zannederim dağları delmek gibi bir girişimi de kimse göze almamaktadır.
Oysa bu bölgede bulunan tarihi kentlerimizden Sinop ve Kastamonu, bu yolsuzluk yüzünden doğanın bağrında saklı kalmaktadırlar. Kumu ve Güneşiyle turistik bir karaktere sahip Yakakent, Çamgölü (diğer adı Malgölü) ve Sinop ili yine bu ulaşım güçlükleri nedeniyle çarpık bir demografik yapıya sahip olmuşlardır. Normal zamanlarda 10 bin olan nüfus yaz mevsimi gelince iki katına çıkınca insani hizmetler bile sekteye uğramaktadır. Yatırımlarda en uygun değerlerin hesaplanması güçleşmektedir.
Sevgi ve Saygılarımla.
| Alıntı: |
• Ulaşım Nedir ? Ulaşımı Nasıl Anlamalıyız ?
Bu noktada ulaşım hakkında hepimizin bildiği bazı bilgileri sıralı olarak anımsamakta ve yeniden gözden geçirmekte yara var.
Ulaşımın Tanımı ; “
Ulaşım; İnsan veya insanların bir coğrafi konumdan bir diğerine, yer değiştirmesi süreci ve bu süreçte ki kültürel, düşünsel, siyasal, nesnel, ilişkiler bütünlüğüdür. “
Bu tanım, bu gün ulaşımdan, araçların yer değiştirmesini anlayan ve anlatan bakış açısını yadsıyarak, insanın yer değiştirmesini esas almaktadır. Yani bu gün geçerli olan otomotiv ve otomobil öncelikli ulaşım yaklaşımı yerine, insan öncelikli bakış açısı öne çıkmaktadır. Böylece otomobilin varlığı amaç olmaktan, ait olduğu araç olma konumuna geriletilmektedir. ( Doğal olarak sermayenin amacı insanların ulaşımı değil, otomobil üzerinden sağlayacağı kardır. )
Ulaşımın Önemi ;
- İnsan toplumsal bir varlıktır. İnsanın toplumsallığı, bireylerin birbiriyle etkileşimi ve iletişimiyle olasıdır.
- İnsanların hem etkileşiminde, hem de iletişiminde ulaşım önemli yer tutar. En etkili iletişim yüzyüze yapılandır ki, buda ancak iki insanın bir birine ulaşması ile olasıdır.
- İnsanların bir araya gelmesini gerektiren her türlü süreç ( kültürel, üretimsel, vb.) kaçınılmaz olarak ulaşım gerektirir.
- İnsan bireysel gereksinimleri içinde ulaşmak zorundadır. Örneğin suya, gıdaya, sevdiklerine ulaşmak durumundadır.
- Ulaşım, insan için; hem toplumsal, hem de bireysel yaşamsal bir gereksinim ve zorunluluktur.
Kavramsal olarak Ulaşım;
- Ulaşım etkinliği, toplumsal örgüyü güçlendiren önemli bir etken, hizmet ve unsurdur.
- Ulaşım yetersizliği ( nitel ve nicel olarak ) toplumsal yaşamı daraltan, kısırlaştıran ve çökerten bir toplumsal sorundur.
- Ulaşım, toplumsal gelişmenin salt göstergesi değil, asıl belirleyici unsurlarındandır. Dolayısıyla toplumsal barışın, mutluluğun, özgüvenin, sevginin kaynaklarındandır.
- Toplumsal gelişimi ele aldığımız her düzeyde; (uluslararası, ulusal, bölgesel, yerel, kentsel düzeylerde ve kültürel, üretimsel, siyasal, eğitimsel düzeylerde) ulaşım bütünsel olarak ele alınmalıdır.
- Ulaşım salt teknolojik bir olgu değildir. İnsanın ilk ve doğal ulaşımı kendi bedeninin olanakları ile ulaşımıdır ki bu da günümüzde yaya ulaşımının önemini belirler.
İlkesel olarak Ulaşım;
- Ulaşım evrensel bir insan hakkıdır. Ulaşımı savsaklayan, çeşitli biçimlerde engelleyen ve köstekleyen sorumlular, yetkililer, kurumlar insanlık suçu işlemiş olurlar.
- Ulaşım bir ticaret alanı, kar aracı olamaz ve değildir. Ambulansların bile sirenli taksi biçiminde kullanılabilmesi, bu ilkenin gereğinin, somut ve çarpıcı bir örneğidir. Pamukova tren kazasının asıl nedeni, TCDD nin, ABD li danışman şirketinin önerisi doğrultusunda, işletmede “ kamu hizmeti ve mühendislik kriterleri yerine ticari kriterleri koyması “ dır. Salt bu örnek bile, bu ilkenin önemini bize anlatmaktadır.
İnsanların yaşamsal gereksinimleri, ticaretin kar güdüsüne teslim edilemez, bunun için ulaşım bir kamusal alandır. Bir kamusal alan olarak ulaşım, korunmalı, denetlenmeli, desteklenmeli ve sürekli geliştirilmelidir.
- Yaşamın diğer alanlarında olduğu gibi, ulaşım da, dünyada ve ülkemizde barış ilkesi altında ele alınmalıdır. Yani barış, sevgi, dayanışma ulaşım sistemlerinin birer niteliği olmalıdır.
- Ulaşımda, diğer toplumsal olgular gibi mutlaka , insan öncelikli ve eksenli ele alınmalıdır. Tüm uygulama ve tasarımlarda bu ilke aranmalıdır.
- Ulaşım, çok doğal olarak her aşamasında ulusal çıkarlarımızın kollanması gereken ve kollanacağı bir alan özelliğini de taşır.
• Sonuç Olarak ;
Yukarıda özetleyerek tazelediğimiz bilgiler, ulaşımın toplumsal yaşamımızın ana unsurlarından biri olduğunu, evrensel bir hak olduğunu belirleyerek, bireysel ve toplumsal mutluğumuzdaki önemini vurgulamıştır.
Ulaşım teknolojileri üzerine ülkemizde sayısız, yazı, bilgi, veri bulunmaktadır. Ama bu bilgilerin varlığı sorunlarımızı tek başına çözmeğe yeterli değildir.
Kaldı ki ülkemizin teknolojik varlığı, gereksinim duyulacak her türlü çözüm ve yeni bilgiyi üretmeğe yeterlidir.
Asıl sorun bu bilgi ve çözümlerin uygulanışında karşımıza çıkmaktadır.
Uygulama da ise temel sorunun parasal olamadığı yukarıda verilen örneklerde açıkça ortaya konulmuştur.
O halde sorun; insansever, halksever, yurtsever yönetimleri seçe bilme sorunu, yani demokrasi sorunudur.
Demokrasi sorunun kökeninde ise, toplumsal yaşamımıza para eksenli yaklaşan, sermaye sınıfının egemenliği karşısında, toplumsal yaşama insan ve emek eksenli yaklaşan emekçi sınıfların örgütsüzlüğü ve güçsüzlüğüdür.
Özellikle kentlerde ulaşırken ;
¨ Tükettiğimiz ; ömrümüz ( her gün işten / eve 3-5 saatimiz), sağlığımız, dostluklarımız, üretkenliğimiz, yaratıcılığımız, emeğimiz, alın terimiz, sevgimiz, sevdamız,
¨ Yitirdiğimiz ; kazalarda yitirdiğimiz yaşamlarımız, kolumuz, bacağımız, gözümüz, kulağımız, özgürlüğümüz, çocuklarımızın gözlerindeki gülümseyiş; sosyal sigortamıza karşın, hastahane yollarında yitirdiğimiz çocuklar, bebekler, dedeler, nineler, eşler, dostlar, yani yaşamlar.
¨ Biriktirdiğimiz ; Göz yaşları, küskünlüğümüz, umutsuzluğumuz, çaresizliğimiz, güvensizliğimiz, kaldırımlarda, yaya geçitlerinde bize – çocuklarımıza çarparlar mı korkumuz, kondu muzun çatısından kamyon girer mi korkumuz, yokluğumuz, yoksulluğumuz,
bizler bu demokrasi sorununu çözemedikçe bitmeyecektir.
Biz biliyoruz ki, ancak örgütlü toplumlar mutlu bir yarını kurabilirler ve toplumsal sorunlarına köklü çözümler üretebilirler...
Levent SERHAN
Mak.Yük.Müh. |
|
 |
Deryas
15 yıl önce - Prş 15 May 2008, 17:01
Asil Dogu Karadeniz bölgesine ilk büyük yatirim bu sahil yol projesine denilebilinir.Karadenizin ulasim sorunu böylece cözülmüs oldu.Sanayin ve ekonominin gelismesi ve bölgenin yatirim cekebilmesi icin en büyük faktör ulasimdir.Karadeniz bölgesi yillarca ihmal edildi.Ama gelecegini parlak görüyorum.Karadeniz bölgesi karadan,sudan ve havadan ulasabilecek bir bölge.Ayrica Rusya,Kafkaslar ve diger Karadeniz ülkelerine yakin bir bölge.Bulgaristan,Romanya,
Ukrayna,Rusya ve Gürcistana denizden ulasabilmesi kolay (ülkeler arasi ticaret icin önemli bir faktör).Ayrica Karadeniz bölgesi Türkiyenin en yesil yerlerinden birisi ve zengin dogal güzelikleri var.Yani Kumsal ve Yayla turizm icin ideal.Hircin nehirlerinde rafting yapilmasi ideal.Dünyanin en büyük findik üreten bölgesi.Ve ayrica Türkiyenin cayin yetisebilecege tek bölgesi.
Dogu Karadeniz bölgelesinde yatirimlar son 3 senede arti (sahil yolu bittikten sonra).Özellikle Samsun ve Trabzon yatirimlar cekiyor.Karadeniz cok kaliteli insan ve beyin gücü yetistiriyor.Malesef bu potansiyel büyük metropolere göc ediyor.
|
 |
haluk52
15 yıl önce - Prş 15 May 2008, 17:26
nizameddin kardeş başbakan 3. köprü ile birleştireceğiz dedi fakat. Batı karadeniz sahilinden devam edeceğini zannetmiyorum.
Bir kere coğrafi olarak deniz kıyıları çok kötü uçurum şeklinde hemde kıyıda yerleşim yeri az bence ondan devam edeceğini düşünmüyorum.
|
 |
benersoy
15 yıl önce - Prş 15 May 2008, 18:03
o, tünel girislerinde beton sivayi
yesile boyasalar, dogayla cok güzel bütünlesir!
karadeniz ve ülkemize hayirli olsun
|
 |
emrullah
15 yıl önce - Prş 15 May 2008, 18:30
| Alıntı: |
, tünel girislerinde beton sivayi
yesile boyasalar, dogayla cok güzel bütünlesir!
karadeniz ve ülkemize hayirli olsun |
Kastettiğiniz yer burası galiba;
Orası bizim köyün 2-3 km uzaklığında en son bayağı bi çalışmalar vardı ama bilmiyorum acaba tünellerede bi ayar çekeceklermi.
|
 |
sayfa 24  |
ANA SAYFA -> HABERLER ve SOHBET
|