1 milyon Türkiye fotoğrafı
sayfa 16  |
 |
Farmir
16 yıl önce - Cum 13 Nis 2007, 20:56
Adana'na kurulacak Hay Gemi tersanesi ve dunyanin/Almanya'nin onde gelen gemi motor ureticilerinden MAN Diesel arasinda gemi motorlarinin uretimi icin lisans anlasmasi imzalandi. Bu yeni gemi motorlari fabrikasi kurulurken, Turkiye'de var olan gemi motorlari fabrika sayisi 2'ye cikacak. (Ilk fabrika devlete ait olan Pendik tersanesinde kurulmustur. Pendik tersanesinin simdiki adi Istanbul Tersanesi'dir ve DzKK tarafindan isletiliyor).
kaynak http://www.denizhaber.com/index.php?sayfa=habgst& ...mp;links=1
"HAY Gemi-MAN lisans anlaşması
HAY Gemi İnşa ve Bakım Onarım AŞ ile MAN Diesel A/S firmaları arasında iki zamanlı gemi motoru üretimi için lisans anlaşması imzalandı.
Haberin Eklendiği Tarih-Saat: 12-04-2007 20:32
HAY Gemi ile MAN Diesel, lisans anlaşması imzaladı
HAY Gemi İnşa ve Bakım Onarım AŞ ile MAN Diesel A/S firmaları arasında iki zamanlı gemi motoru üretimi için lisans anlaşması imzalandı.
HAY Gemi İnşa ve Bakım Onarım AŞ'nin Üsküdar'da bulunan ofisindeki törende, HAY Gemi İnşa ve Bakım Onarım AŞ Yönetim Kurulu Başkanı Bülent Uzunsaç ve Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Osman Zeki Sağlık ile MAN Diesel A/S Lisans Anlaşmalarından Sorumlu Başkan Yardımcısı Klaus Engberg tarafından anlaşma imzalandı.
Törende, anlaşma hakkında bilgi veren Uzunsaç, HGS Tersanesi'nin Adana Yumurtalık Serbest Bölgesi'ndeki inşaatının devam ettiğini söyleyerek, MAN Diesel A/S ile yapılan anlaşma gereği motor fabrikasının buraya kurulacağını belirtti.
Tersanenin birinci ünitesinin 3 yıl sonra tamamlanacağını, bundan sonra ikinci ünitenin yapımına başlanacağını ifade eden Uzunsaç, birinci ünitede 30-70 bin DWT ton, ikinci ünitede 200-300 bin DWT gücünde, yılda ortalama 35 gemi üretileceğini kaydetti.
MAN Diesel tarafından üretilecek gemi motorlarının ultra modern üretim teknolojisine sahip olacağını dile getiren Uzunsaç, şöyle dedi: “Tersanemizde kurulacak motor fabrikası, yıllık 5-60 bin kilowatt arasında güçte 120 adet motor üretme kapasitesine sahip olacak. 250 bin metrekare alan üzerinde 115 bin metrekare kapalı alana sahip olacak fabrikanın yatırım maliyeti yaklaşık 250 milyon avrodur. HAY Gemi İnşa ve Bakım Onarım AŞ tarafından yatırımı yapılacak olan iki zamanlı motor fabrikasını MAN lisansı altında 2009 yılında üretime geçirmeyi planlıyoruz. Üretime geçilmesiyle birlikte HGS Tersanesi'nde yapılacak gemilerde kendi ürettiğimiz makineler kullanılacağı gibi aynı zamanda tek yetkili üretici ve satıcı olarak Türkiye, Orta Doğu, Doğu Akdeniz ve Türk cumhuriyetlerindeki taleplere de cevap verecektir.”
Türkiye'de yüzde 100 yerli malı gemi üretimini başlatmayı hedeflediklerini anlatan Uzunsaç, “Buradaki amacımız hem Türkiye'nin gemi makinesi ihtiyacını karşılamak hem de kendi tersanemizde inşa ettiğimiz gemilere kendi ürettiğimiz makineleri koymaktır. Türkiye'de motor fabrikasının bulunmaması gemicilik sektörümüzün kanayan yarasıydı. Bu motor fabrikasının temelini atarak kanayan yarayı dindirmiş olmayı umuyoruz” diye konuştu.
Klaus Engberg de HAY Gemi İnşa ve Bakım Onarım AŞ ile gemi motoru üretimi konusunda iş birliğine gitmekten mutluluk duyduklarını söyledi.
Kaynak: AA
Alıntı: Hürriyet"
|
 |
Senol Sabah
16 yıl önce - Çrş 18 Nis 2007, 01:42
Sedef ' in hedefi yüksek
Sedef Tersanesi, 110 milyon Avro yatırımla, tek başına tüm Türk gemi inşa sektörü kadar üretecek.
Haberin Eklendiği Tarih-Saat: 16-04-2007 19:34
Sedef Gemi İnşaatı AŞ, 2005 başından bu yana 50 milyon Avro’yu bulan yatırım hamlesinin ilk ayağını tamamladı.
Yatırım ile tersaneye, yeni kesme tezgahları, panel hattı, profil kesme hattı, blok boyama atölyeleri, boru imalat atölyesi, yeni teçhiz kesme ve imalat atölyesi, yeni 400 tonluk portal kreyni, 6 bin m2 üzerinde kurulu blok imalat atölyesi, yarı ıslak gemi inşa kızağı, yeni 18-200 metrelik teçhiz rıhtımı ve işçi sosyal binası kazandırıldı.
2008 sonuna kadar bitirilmesi öngörülen dev yatırım hamlesinin ikinci ayağı için de, 60 milyon avro ayrıldı.
Tersaneye bu kapsamda, 49-310 metrelik kuru havuzu, 3 500’er ile 1 320 tonluk portal kreyni, blok imalat atölyeleri, 40-108 ve 40-70 metrelik ilaveler, 70-36 metrelik iki yeni blok boyama atölyesi, yeni imalat alanları, 2’nci panel hattı ve yeni kesme tezgahları kurulması hedefleniyor.
Sedef Tersanesi, bu hamleyle Türk gemi inşa sektörü için inanılması güç bir potansiyele ulaşacak.
2010 yılında 3 , 2011 yılında da 3 tane 180 bin dwt’luk bulk carrier’ler ile birlikte 2’şer adet 26 bin dwt’luk konteyner gemisinin teslimini planlayan Sedef Tersanesi için bu rakamların anlamı, yıllık 592 bin dwt üretim demek.
Zira, GİSBİR rakamlarına göre; Türk Gemi İnşa Sanayii, bu yıl 59 tersanede toplam 556 bin 335 dwt gemi teslim etti.
Sedef’in yatırım hamlesinin bir diğer yüzü ise; 2010 ile 2011 yıllarında teslim edeceği 180 bin tonluk gemilerin, Türkiye’de bugüne kadar yapılan en büyük geminin (75 bin dwt) 2 katını aşması.
Alıntı : Lojiport
http://www.denizhaber.com/index.php?sayfa=habgst& ...mp;links=1
|
 |
Senol Sabah
16 yıl önce - Prş 19 Nis 2007, 23:50
Tersanede Hedef dünya ikinciliği
(+)
300 bin DWT’ye kadar gemi üretilebilecek tersanede, 5 milyon DWT’lik üretimle Hyundai Tersanesi’ni yakalamak hedefleniyor.
Haberin Eklendiği Tarih-Saat: 19-04-2007 17:25
HAY Gemi İnşa ve Bakım Onarım AŞ’nin (HGS) Adana Yumurtalık Serbest Bölgesi’nde yapımına başlanan tersanesi oldukça iddialı hedefleriyle kendinden çok söz ettireceğe benziyor. HAY Gemi İnşa ve Bakım Onarım AŞ Yönetim Kurulu Başkanı Bülent Uzunsaç, 1.5 milyar dolara malolacak tersanenin birinci ünitesinde 30 bin ile 170 bin dwt, ikinci ünitede ise, 200 bin ile 300 bin dwt VLCC gemi üretileceğini açıkladı. Uzunsaç, birinci ünitenin 2.5-3 yıl; ikinci ünitenin de 4. yılın sonunda tamamlanacağını, belirterek, 5. yılın sonunda 300 bin dtw’lik gemilerin üretileceği müjdesini verdi.
Önemli olanın 5 yılda bir gemi yapmak olmadığını ifade eden HAY Gemi İnşa ve Bakım Onarım AŞ Yönetim Kurulu Başkanı Bülent Uzunsaç, tersanelerinin birinci ünitelerindeki yıllık üretim kapasitesinin 23.6 olacağını söyledi. Full otomasyon çalışacak HGS Tersanesi’nin yıllık 400 bin ton çelik işleyeceğini öne süren Uzunsaç, ikinci ünitede de 12 gemi inşa edilebileceğini kaydetti. Hedeflenen bu üretimin 5 milyon dwt’ye ulaşacağını belirten Bülent Uzunsaç, bu kapasiteyle de, dünyanın en büyük ikinci tersanesi olacaklarını vurguladı.
Üç farklı konseptte üretim
Tersanede 3 farklı konsept olacağının altını çizen Bülent Uzunsaç, bunları “Yeni gemi inşaatı, makine üretimi ve gemi bakım ünitesi” olarak açıklayarak, özellikle gemi bakım ünitesine dikkat çekti. Uzunsaç, “Bbölgeye yılda 15 bin adet gemi geliyor ve 5 bin geminin bakıma ihtiyacı var. Bu da, muazzam bir pazar demektir. Biz de, oluşturduğumuz sistemle 170 bin dwt’ye kadar olan 7 capesize gemiyi aynı anda karaya alıp, bakım ve ünitesini gerçekleştirebileceğiz. Yine yeni gemilerin suya indirilmesi de, aynı yöntemle olacak” diye konuştu.
GEMİMO Başkanı Feramuz Aşkın: Gemi makinesi üreteceğimizi duymak beni heyecanlandırdı
HGS’nin gemi makinesi üretmek için lisans anlaşması imzaladığını, Gemi Makineleri İşletme Mühendisleri Odası (GEMİMO) Başkanı Feramuz Aşkın ile paylaştık. GEMİMO Başkanı ilk tepkisini “tüylerim diken diken oldu” diye gösterdi.
İki yıldır Türkiye’nin açığını kapaması için kendi gemi makinesini yapmasının şart olduğunu söylediğini belirten Aşkın, “Gemi yan sanayinin en büyük eksiklerinden biri kendi makinelerinin olmamasıydı. Bunun gerçekleşmesi için bir adımın atıldığını görmek beni çok heyecanlandırdı. Türk gemi inşa sanayinin büyük bir açığını kapatabilecek yatırım. Gemi inşada devlerle yarışabilmek için önümüzde bir engel daha aşılmıştır. Bu yatırımın hayata geçmesiyle birlikte büyük bir para kaynağı ülkemizde kalacak ve yerli katkı payı artacağından birçok insana da yeni bir iş kapısı olacaktır. Bir de, işin ihracat boyutu var. Bu da, ülkeye yeni bir döviz kaynağı anlamına gelmektedir. Her ne kadar lisans anlaşması ile başlasa da, kendi teknoloji ve bilgi birikimimiz buna yetmediği için, ilk adımın böyle atılmasında büyük bir fayda olacağını düşünüyorum” diye konuştu.
Alıntı : Lojiport
http://www.denizhaber.com/index.php?sayfa=habgst& ...p;links=12
|
 |
Farmir
16 yıl önce - Sal 24 Nis 2007, 21:20
Yukarida haberini verdigim ( http://wowturkey.com/forum/viewtopic.php?p=479106#479106) Turkye'de MAN gemi motorlarin uretim anlasmasi hakkinda ilave detaylar ve bilgiler.
kaynak http://www.referansgazetesi.com/haber.aspx?HBR_KO ...ForArsiv=1 "DENİZ TİCARETİ
MAN Diesel ile HAY Gemi İnşaa, gemi motoru üretim lisansında anlaştı
19.04.2007/Osman Öndeş/Haber
MAN Diesel A/S’nin Türk gemi inşa pazarındaki ciddi gelişmeyi dikkate alarak yeni inşa gemilerin ana makine ihtiyacını karşılamak üzere Türkiye’de lisans vermek suretiyle yatırımı uygun buldu.
HAY Gemi İnşa ve Bakım Onarım A.Ş. Yönetim Kurulu Başkanı Bülent Uzunsaç, Adana-Yumurtalık Serbest Bölgesi’nde yatırımı devam eden HGS Tersanesi bünyesinde 2-zamanlı gemi motoru üretimi için MAN Diesel A/S ile lisans anlaşması imzaladıklarını açıkladı. Uzunsaç, anlaşma ile Türk gemi inşa sanayii ihtiyacına cevap vereceklerini ve kademeli olarak yıllık 5 bin kW ile 60 bin kW arasında 120 adet motor üretebileceklerini söyledi.
HGS Tersanesi bünyesinde planlanan 2-zamanlı gemi motor fabrikası için uzun süredir yapılan görüşmeler sonucunda üretim lisansı için MAN Diesel ile anlaşma sağlamış olmanın mutluluğunu ve heyecanını yaşadıklarını belirten Bülent Uzunsaç, teknik detayları MAN Diesel A/S tarafından projelendirilen Motor Fabrikası’nın MAN Diesel’in sahip olduğu en ileri dizayn ve üretim teknolojisine sahip olacağına işaret ederek şöyle devam etti: “Bu fabrika yıllık 5 bin kW ile 60 bin kW arasında 120 adet motor üretme kapasitesi ile konusunda dünyanın en büyükleri arasında yerini alacaktır. 250 bin metrekarelik alan üzerinde 115 bin metrekare kapalı alana sahip olacak fabrikanın yatırım maliyeti yaklaşık 250 milyon euro olarak hesaplanmıştır.”
2009’da üretime başlıyor
HAY Gemi İnşa ve Bakım Onarım A.Ş. tarafından yatırımı yapılacak olan 2-zamanlı Motor Fabrikası MAN lisansı altında 2009’da üretime geçmeyi planlıyor. Üretime geçilmesiyle HGS Tersanesi’nde yapılacak gemilerde kendi üretimi makineler kullanılacağı gibi aynı zamanda tek yetkili üretici ve satıcı olarak Türkiye, Ortadoğu, Doğu Akdeniz, Türk cumhuriyetleri bölgelerindeki taleplere de cevap verilecek. Bülent Uzunsaç, HGS Tersanesi’nin tamamlandığında yıllık 5 milyon dwt üretim kapasitesi ile dünya sıralamasında ilk üç tersane arasına gireceğini belirterek söz konusu kapasitede planlanan gemilerin 40 bin dwt ile 300 bin dwt arasında yıllık ortalama 35 gemi olacağını aktardı. Tersane yatırımının başladığını belirten Bülent Uzunsaç, HGS Hay Gemi İnşa ve Onarım Tersanesi yatırımı hakkında şu bilgileri verdi: “Tersanenin yatırımına başlamak üzereyiz. Tersane yatırımına ait kredi arayışımız devam ediyor. Kredi konusunda çok önemli aşamalar sağlanmıştır. Birinci yıl 400 bin çelik işlenecek ve birinci yıl sonunda 22 gemi inşaatı gerçekleştirilerek 2.5 milyon ton çelik işlenmiş olacaktır ki, bu çok önemli bir aşama anlamına geliyor. İkinci ünitenin devreye girmesi halinde ise 5 milyon dwt’lik bir kapasite elde edilecektir. Bu kapasiteyle de dünyanın ikinci büyük tersanesi unvanını elde edeceğiz.
Birinci ünite yatırımı 1.5 milyar dolardır. İkinci ünitenin yatırımla birlikte tüm maliyeti 3 milyar dolara yükselmektedir. Böyle bir yatırım yapıldığında ana makine ihtiyacını kaynaktan sağlamak kaçınılmaz olmaktadır. Görüyoruz ki, tüm dünyada gemi inşaatındaki canlılığa karşılık ana makine temininde çok büyük zorluklarla karşılaşılmaktadır. Bu nedenle MAN Diesel patenti altında iki devirli ana makine üretimi konusunda çok uzun süren görüşmelerden sonra olumlu bir sonuç elde ettik.”
Başkan Yardımcısı Engberg
MAN Diesel Motor Fabrikası’nı kurarak Türk ekonomisine çok modern makine motor fabrikası da kazandırmış olacaklarını ifade eden Uzunsaç, bunun yıllardır eksikliği hissedilen ağır sanayi yatırımına bir örnek olacağını kaydetti. HGS Gemi İnşa Tersanesi’nde inşa edecekleri gemilerin makinelerini kendi fabrikalarından sağlayacaklarını ve iç piyasa taleplerine de cevap vereceklerini dile getiren Uzunsaç, “İnşallah bu patent anlaşmasından sonra tersaneye ait kredi beklentisinin de çözümlenmesiyle makine motor kredi ihtiyacı çözümlendiğinde yaz aylarında yatırım başlayacak ve harekete geçilmiş olacaktır” dedi.
Doğru karar verdiğimizden eminiz
MAN Diesel Kıdemli Başkan Yardımcısı Klaus Engberg MAN Diesel olarak lisans anlaşması yapmak üzere hazır olduklarını belirterek bu anlaşmanın iki stroklu dizel motorları kapsadığını söyledi. Engberg, “Biz bu konuda doğru karar verdiğimize inanıyoruz” dedi. Dünyanın en güçlü gemi motorları imalatçısı olan MAN Diesel Group, gemiler kadar sabit motorlar ve demiryolu lokomotif motorları alanında da ilk sıradaki marka. MAN diğer taraftan dizel enerji santralları ve turboçargerler ile de geniş bir sanayi sektörüne hitap ediyor. 2005 cirosu 1.67 milyar euro olan MAN Diesel Group iki devirli MC motor programıyla da en tip ve büyüklükteki gemilerin ana makine talebine cevap veriyor.
İlk CMD ana makinesi ekimde teslim edilecek
Kısa adıyla CMD olarak tanımlanan CSSC-Mitsui Diesel Co, Ltd ve MAN B&W Diesel A/S arasında Beijing ve Shanghai yapılan törenlerde alçak süratli iki devirli MAN B&W Diesel motorlar imalatına ait yenilenen sözleşmesi on yıllık bir lisans anlaşmasını içeriyor. Anlaşma uyarınca aynı zamanda MAN dizel motorlar divizyonu da tesis edilmiş olacak. Sözleşmenin tarafları arasında CSSC’ye ilave olarak Japonya’nın önde gelen gemi motorları üreticisi Hudong ve Mitsui de yer alıyor.
CSIC/CSIOC- MAN Diesel lisans anlaşması Dalian Marine Diesel ve Yichang Marine Diesel adına Beijing’de ve Hudong Heavy Machinery ve CSSC-Mitsui (CMD) grubu için ise Shanghai’de imzalandı. Törenlerde MAN Diesel İcra Komitesi Başkanı Dr. Georg Pachta-Reyhofen yer alırken 2010’da üretimin yılda 2 milyon KW’ye yükselmesi bekleniyor. MAN B&W markasını taşıyan ilk CMD gemi motoru ise bu yıl ekim ayında teslim edilecek."
|
 |
Farmir
16 yıl önce - Cum 27 Nis 2007, 21:56
Turkiye'de 50.000 DWT ve daha yuksek agirlikta/tonajda gemilerin insa edilebilecegi tersanelerin sayisi ICDAS tersanesinde devam eden yatirimlarla 4'e cikmaktadir (bu kapasitedeki diger tersaneler Sedef Gemi Insaati tersanesi, Eregli Shipyard ( www.ereglishipyard.com) tersanesi, ve UM Deniz Sanayi ( www.umdeniz.com) tersaneleridir).
Yatirimlari planlanan/devam eden Adana'daki Hay Gemi Sanayi ( www.hgsshipyard.com) tersanesi ile Yalova'da kurulacak Gemak tersanesi ile bu kapasitedeki tersanelerin sayisi 6'e cikacak.
Kocaeli'de kurulan Soli tersanesi ( www.soli.com.tr) ve Tuzla'daki Tuzla Gemi tersanesi ( www.tuzlagemi.com) 40.000 DWT'a kadar gemilerin insaatina musait teknik kapasiteye sahiptirler.
kaynak http://www.referansgazetesi.com/haber.aspx?HBR_KO ...ForArsiv=1 "DENİZ TİCARETİ
İçdaş Yönetim Kurulu Başkanı Bayram Aslan 200,000 dwt’a kadar gemiler inşa edeceğiz
26.04.2007 / Osman Öndeş / Haber
İçdaş, Karabiga’da yaptığı entegre demir çelik fabrikası yatırımıyla özellikle üretim kapasitesi açısından Erdemir’den sonra Türkiye’nin ikinci büyük çelik üreticisi haline geldi. Firma, 700 milyon dolarlık yatırım daha yapmayı hedefliyor.
İçdaş, 1880 yılında Haliç’te başlayan tersanecilik öyküsünü 1990’lı yıllarda Tuzla’da devam ettikten sonra, halen Biga’da kurdukları İçdaş Gemi İnşa Tersanesi’yle de çok büyük tonajlara yönelik modern bir inşa tersanesi olarak yoluna devam ediyor. Günümüzde İçdaş'ın, demir çelik endüstrisinde bir devrimden geçtiğini söyleyen İçdaş Yönetim Kurulu Başkanı Bayram Aslan , "İstanbul’dan Karabiga’ya yöneldik ve çağdaş bir demirçelik sanayiini en ileri teknolojileri kullanarak orada tesis ettik ve aynı zamanda bir de gemi inşa tersanesi kurduk. Tersanemizde 2 adet 5,850 dwt ve 2 adet 7,100 dwt ve 2 adet 20 bin dwt’luk kimyasal tanker inşaatına başlıyoruz“ diyerek, İçdaş'ın öyküsünü anlatmaya başlıyor.
Bayram Aslan dedelerinin aile memleketi olan Kastamonu’nun Cide sahil kasabasından yelkenli teknesiyle 1880’de göç ederek İstanbul’a geldiğini söylüyor. Burada ticarete atılan “Koca Mustafa” lakaplı büyük dedesi mısır, zahire benzeri ürünleri taşır ve ticaretini yapar. Aslan, Balat’taki Musevi Hastahanesi’nin yanında deposu olan büyükbabasının sonradan Hasköy’de Şirket-i Hayriye’nin yanında bir yer kiralayarak, motor sökme, tamir ve yeniden yerine monte edip çalıştırmak gibi atölye işleri yaptığını aktarıyor.
Çılgın Türkler diyorsanız
Bu değişimin denmizcilikle ve tersanecilikle tanışmanın ilk adımları olduğunu vurgulayan Aslan, ailesinin öyküsüne şöyle devam ediyor: "Baba mesleğini ilk, ağabeyim Selahattin Aslan öğrenmiştir. 50-100 tonluk ağaç motorları oradaki atölyeye çeker tamir ederlermiş. Biz yedi kardeşiz. En küçükleri de benim. 1983’te Haliç’ten Tuzla’ya taşınan tersanelerle birlikte sahibi olduğu Selahattin Aslan Tersanesi'nde gemi onarımı yapılıyormuş. Şimdilerde ise gemi inşaatına devam ediliyor. Gemilerin şaft, kovan, pervane kanatlarının onarımı hep bizim işlerimiz arasında yeralıyordu. Şanzıman dişlilerinin tamir, motor rektifiyesi, iki zamanlı dizel motorlarının onarım bakımı, metal yatak dökümü yapar, tornalar alıştırırdık. Bir motoru bütünüyle söker, tamirini yapar, yeniden monte eder ve yep yeni hale getirirdik. O yıllarda yeni motorlar gelir, fakat şaft pervane kovan Avrupa’dan gelmediğinden bunları biz imal ederdik."
Söz konusu dönemde Türkiye’de demir çelik üretiminin son derece kısıtlı olduğunu ve sadece Karabük Demir Çelik fabrikalarından gelen kütük demirden haddehanelerde muhtelif köşebent veya inşaat demiri çekildiğini hatırlatan Aslan, buralarda hurda gemi saclarından lama, köşebent imalatı da yapıldığını ekliyor. Ağabeylerinin Haliç'teki tersanede haddehane kurmayı kabul etmediğini ve tersaneci olarak yollarına devam etme kararı aldıklarını söyleyen Bayram Aslan ekliyor, "Bunun üzerine üç kardeş; Tacettin Aslan ve Necati Aslan ağabeylerimle birlikte haddehane kurmak üzere kolları sıvadık.
Çılgın Türkler diyorsanız, bugünkü kuşaklar nerelerden geldiğimizi bilmelidirler. Sanat Okulu’nda okuduğum öğrencilik yıllarımda sabahladığım çok olmuştur."
Mahmut Nalçacı'nen teşviki
Türkiye’de doğru dürüst sanayinin olmadığı bir zamanda sanayi makineleri imalatına geçtiklerini hatırlatan aslan, o dönem birkaç haddahane olduğunu ve hadde topları veya valflarının rektifiyesini, kanallarının açılmasını, hadde şanzımanlarının imalatını yaptıklarını belirtiyor.
Aslan, 1960’a doğru kum motorlarının sayısında yaşanan artış, bunların kepçelerinin şanzımanlarını gerektirince kum motorcularının taleplerine cevap vermeye başladıklarını söylüyor.
Bütün bu çalışmalarla yetinmediklerini ifade eden Aslan, sözlerine şöyle devam ediyor: "Atölyemizde planyalar, üç dört torna tezgahı, frezeler ve giderek artan iş hacmiyle yolumuza devam ederken sanayi makinesi imalatı için Kağıthane’de yer aramaya başladık. Bir anımı anlatmalıyım; birgün kapımızın önünde bir kamyonet durdu. İçinde bir hadde ayağı var. Fötür şapkalı biri bize yaklaşıp, 'Benim tamamlanmamış bir hadde makinem var. Ben Perşembe Pazarı’nda imkan aradım, çaresiz kaldım. Bulduğum kişi de beni savsakladı. Sizi tavsiye ettiler. Ben de kamyona koyup size getirdim. Bu makineyi tamamlar mısınız' deyince, 'Tabii işinizi yaparız' dedik. Adanalı Mahmut Nalçacı isimli bir beydi. Öylesine memnun oldu ki, bizi herkese methedermiş. Burada Haliç'in kıyısında Halıcıoğlu civarında birçok haddehane vardı. Hasköy’de Kemal Sünnetci bunlardan tanınmış olan biriydi. Demir çekerlerdi. Haddehanelerin her makine onarım veya imalat talebine yoğun şekilde cevap verirken biz de iyice büyümüştük."
Mahmut Nalçacı Bey'in birgün kendilerine “Neden kendinize haddehane kurmuyorsunuz” diye sorduğunu aktaran Aslan, "O arada daha Türkiye’de demir çelik üretimi son derece kısıtlıydı ve sadece Karabük Demir Çelik fabrikalarından gelen kütük demirden haddehanelerde muhtelif köşebent veya inşaat demiri çekiliyordu. Ya da hurda gemisaclarından lama, köşebent vs imalat yaparlardı" diyerek ailece 1960'da kendi makinalarını imal ettiklerini ekliyor.
Kütük demir ile üretim
Başlangıçta, hammadde Karabük’ten Filyos’a geldiği ve oradan da Halıcıoğlu’na bir haddehaneye gittiği için, buradaki tersaneleri aracılığıyla taşımaları izlediklerini ve Hasköy’de yatırım yapmayı planladıkları belirten Aslan, ancak Silahtarağa’da bir yeri satın aldıklarını aktarıyor. Aslan sözlerini şöyle sürdürüyor, "Herşeye rağmen devletin ve özel sektörün gücü o yıllarda ülkemizin demir-çelik üretimini karşılayamıyordu, üretim dünyanın dörtbir yanından gelen kütük demirle sürdürülüyordu. Bunedenle sektör doğal olarak dışarıya bağımlı olarak gelişiyordu. Artık dışa bağımlılıktan kurtularak, kendi milli demir çelik üretimimizi gerçekleştirmenin ve kendi haddehanelerimizin demir-çelik ihtiyacını karşılamanın zamanı gelmişti. 1969'da iç piyasadaki atıl hurda kapasitesini görerek, ark ocağı kurmak üzere araştırmalara başladık. O yıllarda Ayvansaray Cıvata fabrikasının sahibi İshak Alfandari ve ortağı Haydar Kaynak vardı. Birgün hammadde yokluğunu konuşurken, fabrikaların hammadde yokluğundan durmasının sıkıntıları içersinde bir fabrika kurulmasını önerdik. İshak Alfantari ve Haydar Kaynak bu öneride yeralmaya hazır olduklarını söylediler. Dolar o sırada 970 kuruş gibiydi. Bizden ne kadar sermaye koyabileceğimizi sordu. Bize nazaran çok yüksek sermaye birikimine sahiptiler. Yüzde 60’ı onlara ait olmak üzere 1969’da bir şirket kurduk. Adı İstanbul Çelik Demir İzabe Sanayii Fabrikaları idi. Kısa adı İçdaş olmuştur."
219 milyon YTL'lik proje
Yaptıkları sanayi yatırımlarıyla çok kapsamlı bir hizmet ve üretim ağı tesis ettiklerini belirten Bayram Aslan sözlerini şöyle tamamladı; “Biz ağır sanayii temsil ediyoruz. Ağır sanayi her ülkenin ufkunu açar. Ağır sanayiler yeni sanayileri doğurur. Çok emek verdik! Yeni kurmakta olduğumuz tersanede ileri kademede 150-200,000 dwt’a kadar gemi inşa etmek üzere planlamalar yapıyoruz.
Halen aynı anda yılda dört adet gemi inşa edebilen tersane tesislerinin yılda 10 gemi inşaası yapabilecek kapasiteye çıkarılması planlanmaktadır. Bunun için 4 adet 50 bin tonluk geminin aynı anda inşaasına olanak verecek kara kızakları ve 3 adet geminin aynı anda inşaasına ve bakım onarıma da imkan verebilecek bir kuru havuzun inşaasını yapacağız. 2009'da bitirilmesi planlanan proje için 219 milyon YTL’lik bir yatırım öngörülmektedir. Bu tesislerin enerji ihtiyacının karşılanabilmesi için mevcut santral kapasitesinin artırılması planlanmaktadır. Bunun için hedeflenen yatırım tutarı 212 milyon dolardır. Bugüne kadar eski fiyatlarla 550 milyon dolar yatırım yapmış durumdayız. Daha 700 milyon dolarlık yatırım yapacağız.”
İçdaş Gemi İnşa Tersanesi
İçdaş grubunda yeralan Mardaş Liman İşletmesi, hurda ve kütük demir tahliyesi ile inşaat demiri yüklemeciliği yaparken zamanla çeşitli açık ve dökme yükleri elleçlemeye başladı. 2002 sonunda konteyner elleçlemesine geçilmesinden sonraki süreçte, uluslararası kalite ve emniyet standartlarının uygulandığı modern bir terminale dönüştü. Gruba bağlı bir diğer şirket olan Kardeniz Denizcilik İşletmeleri AŞ ise gemi kiralama ve brokerlik hizmetleri veriyor. Ağırlıklı olarak, kiracı ve armatörlerin 2 bin-50 bin mt/dwt tonajındaki yük ve gemileri için rekabetçi kiralama hizmeti sunuyor. Firma, filosunu tamamıyle yenilemek üzere yeni yatırımlara gidiyor. Bu doğrultuda IHI ve Tsuneishi tersanelerine 3 adet 58 bin dwt’luk, 3 adet de 57 bin dwt’luk olmak üzere 6 adet supramax tip kuru dökmeyük gemisi inşa siparişi verildi. Bu gemiler 2009 sonu ile 2012 yılı üçüncü çeyreğinde teslim almış olacak.
Turgut Özal’la olan anılar
Turgut Özal’la olan anılarından bazılarını da aktarıyor Bayram Aslan, "1971’de Turgut Özel DPT’de müsteşardı. Zeki Aykaç, Turgut Özal’ı Silahtarağa’daki Çelik Endüstrisi Elektrometal Fabrikası’nın başına genel müdür tayin etti. Erenyollar da bu fabrikaya ortaktılar. Bizim izabe tesis çalıştığı halde üretimimiz hammadde olarak yetmiyordu. Kapasitemiz açısından Türkiye’nin enyüksek seviyesindeydik. Böylece Metaş ve Çolakoğlu’ndan sonra otomasyonla döküm yapan fabrika İçdaş olmuştur. Hemen her hafta Turgut Özal’a gider, sohbet ederdik. Elektrik mühendisiydi, teknolojileri takip eden ve ileri görüşü olan bir insandı. Birgün fabrikamıza geldi ve neden günde 4-5 dükümde kaldığımızı ve neden sekiz dokuz döküm yapmadığımızı sordu. Japonya’ya gitmiş, ve bu gerçekleri gözlemlemişti. O masabaşı insanıydı ama, çok güçlü bir zekaya sahipti, araştırmacıydı ve çok iyi bir gözlemciydi. Fabrikamızdaki teknik adamlarımıza bu sözlerini ilettiğimde itiraz ettiler ve bunun olamayacağını söylediler. Fakat yavaş yavaş Turgut Özal’ın dediği noktalara geldik."
İhracatı İran ile öğrendik
Turgut Özal'ın işçi sendikalarının çok ağır grevlere gittiği dönemlerde de unutulmaz hizmetler verdiğini belirten Aslan, şöyle devam ediyor, "Ne yazıktırki o yıllarda kapanan fabrikalardan biri Gislaved olmuştur. Turgut Özal sabah namazını fabrikasında kılarmış. Elektrometal’da o yıllarda 900 işçi çalışmaktaydı. İşçilerine hertürlü haklarını vermeye kendini adamıştı. İçdaş olarak biz de hertürlü gücümüzle işçilerimizle bir aile olarak yaşadık.
Turgut Özal ile yaptığımız seyahatten sonra ilk demir çelik ihracatımızı kamyonlarla İran’a yaptık. İhracatı da İran’la öğrendik. İhracat bize aynı zamanda demir çelikte kalitemizi artırmayı da öğretti. Şu hususu da belirtmeliyim;Avrupa’dan bize hep ikinci üçüncü kalite hammaddeleri ihraç ederlerdi.Fabrikalarımızda laboratuarlar kurduktan ve kalite kontrolüne başladıktan sonra Avrupa'nın Türkiye’ye kendi kullanmadığı düşük kalite demir kütük ihraç ettiğinin de farkına varmışsızdır.
Hürriyet Medya Towers’ın yerinde kireç ocağı vardı
"Günümüzde Hürriyet Medya Towers’ın etrafı bomboş bir araziydi ve tektük evler vardı" diyen Bayram Aslan, oradan arsa almak istediklireni ancak metrekaresine 13 lira denildiğini aktarıyor. Aslan, şimdi İçdaş’ın olduğu birkaç kilometre ötedeki yerde ise arsanın metrekaresinin 30 lira olduğunu aktarıyor. Bayram aslan şöyled devam ediyor, " Ne yol var, ne iz var... Hürriyet’in bulunduğu bugünkü araziyi alalım dediğimde İshak Bey, 'Öylesine yolu bile olmayan, kimsenin yaşamadığı yere işçileri götüremezsin. Issız yolda adamları soyarlar' diyerek karşı çıktı. Oysa Deve Kaldırımı denilen kısma ilkel de olsa yol geliyordu. Onun sözünden çıkamazdık ve insanlar güvenli şekilde işe gelir gider diyerek, kıt bir sermayemiz olmasına rağmen İçdaş’ın bugünkü fabrika arazisini aldıksa da çok hafriyat yapmak zorunda kaldık. İçdaş nihayet üretime başladı. O zaman otomatik makineler yok, kokillere döküm yapılıyordu ve aylık üretimimiz Senede 10-15 bin ton üretim ya yapılır ya yapılamaz, böyle bir imkan vardı. Bugün günlük üretimimiz 10 bin ton! Nereden nereye geldik!”
Yatirimci sirket gecen yil Ekim ayinda bu tersanenin yatirimi icin tesvik belgesi almistir.
kaynak http://rega.basbakanlik.gov.tr/#
Sıra No: 75
Belge No: 85282
Tarih: 17/10/2006
Yeri: ÇANAKKALE - Biga
Müracaat Sahibi: İÇDAŞ ÇELİK ENERJİ TERSANE VE ULAŞIM SAN.AŞ.
Adresi: Güneşli Mah.Deve Kaldırımı Cad.No:21 Bağcılar/İSTANBUL
Yatırımın Nevi: KOMPLE YENİ YATIRIM
Toplam Yatırım (YTL): 69,875,000
Sabit Yatırım (YTL): 69,875,000
Döviz Kullanımı (Bin $): 40,210
İstihdam (Kişi): 700
Tanınan Teşvikler: G.M.=% 100, KDV İstisnası
Tam Kapasitede Üreteceği Mal ve Hizmetler: 140000 DWT/YIL Tersane (Gemi-İnşa)
kaynak http://www.bugun.com.tr/haberler/151006/p16736.html
"İÇ- DAŞ tersaneceliğe hız verdi
xÜretim kapasitesiyle Erdemir’in ardından Türkiye’nin ikinci büyük çelik üreticisi olan İÇ- DAŞ, diğer bir faaliyet alanı olan tersanecilik yatırımlarına hız verdi.
Biga’daki demir çelik tesislerininin genişletilmesi için çalışmalarının sürdüğünü belirten İÇ- DAŞ Genel Müdürü Bülend Engin, “Biga’daki tersanemizde yılda 10 gemi inşasını tamamlayacak kapasitede 6 adet gemi inşa, kızak ve havuz kuracağız” dedi. 10 yıl içinde gemi yapımında seri üretime geçme planlarını öne çektiklerini ifade eden Engin, 2009’a kadar bu hedefin gerçekleşeceğini söyledi. “Yılda minimum 10 tane geminin inşasını bitirip denize indirebilecek bir kapasiteye ulaşmak istiyoruz” diyen Bülend Engin, şu ana kadar 450 milyon doların üzerinde yatırım gerçekleştirdikleri, 2009’un sonuna kadar tersanecilik dahil tüm yatırımlarının 1 milyar 166 milyon dolara çıkacağını belirtti. En ucuz nakliyenin denizyoluyla yapıldığını bu yüzden gemi sektörünün inanılmaz geliştiğini dile getiren Engin, şöyle devam etti: “Dünyanın her tarafından gemi talebi var. Biz tamamen kimyasal yük taşıyacak tankerler yapacağız. Sipariş üzerine çalışmıyoruz. Gemileri bitirip, deneme seferlerini yaptıktan sonra taliplilerle görüşülecek. Çünkü biz finans kaynağına ihtiyacı olan bir şirket değiliz.” Tersaneciliğin emek yoğun bir sektör olması bakımından istihdam yaratma kapasitesinin fazla olduğuna dikkat çeken Engin, “2009’da tüm yatırımların bitmesiyle beraber, sadece Biga’daki işçimiz 3 binden 10 binin üzerine çıkacak” diye konuştu.
SAC ÜRETİMİ ARTACAK.
Demir çelik tesislerinde sac üretimine dönük kapasitelerini de artıracaklarını belirten Engin, yatırım sonucu yıllık yassı mamül üretiminin 2 milyon ton artacağını söyledi. “Türkiye’nin 2005’te 6,5 milyon ton ithalatı oldu. Çelik sac ihtiyacı giderek artacak. 2006’da ithalatın 7,5-8 milyon tona çıkması bekleniyor” diyen Engin, bu açığın dörtte birini kapatmayı amaçladıklarını dile getirdi.
Mine ZEYBEKOĞULLARI/İSTANBUL"
En son Farmir tarafından Cmt 28 Nis 2007, 21:22 tarihinde değiştirildi, toplamda 12 kere değiştirildi
|
 |
Farmir
16 yıl önce - Pzr 29 Nis 2007, 21:49
Cicek tersanesinde uretilecek 58.000 DWT'luk (Turkiye'de simdiye kadar ozel tersanelerde uretilen en buyuk) gemilerin ozellikleri
kaynak http://www.gmo.org.tr/v2/dergi/sonsayi.pdf
"Çiçek Tersanesi’nin Yeni Siparişleri
Deniz Endüstrisi A.S., 2007 yılı sonunda başlanmak üzere 3 adet 58.000 DWT'luk kuru yük gemilerinin üretimi için kontrat imzaladı, sektörde üretilecek en büyük tonaja sahip olacak gemilerin ana boyutları aşağıdaki gibidir.
Tam boy: 189.990 m
Genişlik: 32,240 m
Derinlik: 18,000 m
Draft: 12,800 m"
|
 |
OSMAN TUNCA
16 yıl önce - Sal 15 May 2007, 23:43
Tersanelerimizin 3 yıllık siparişleri dolu şu anda benim memleketim Sakarya Karasu'da yeni bir liman ve tersane inşaatı var.ve burada yapılan tersanelerden 9 tanesi inşaat daha bitmeden satılmış durumda.
|
 |
Farmir
16 yıl önce - Çrş 06 Hzr 2007, 02:09
Hay Gemi Insa ve Onarim Tersanesi sirketinin Adana'da, Turkiye'nin ve Avrupa'nin, en buyuk tersanesinin kurma yatirimi hakkinda ilave detayli bilgiler.
kaynak http://www.virahaber.com/?p=2654
"Hay Gemi iddialı
24 Mayıs 2007|Gemi İnşa
HGS HAY Gemi, Adana'ya dünyanın en büyük tersanesini kuracak.
Uzunsaç ailesinin tersanecilik çalışmalarına ilk olarak dedesi zamanında Haliç’te başladığını belirten HGS HAY Gemi İnşa ve Onarım Tersanesi Başkanı Bülent Uzunsaç, babasının ise Boğaz’da tersaneleriyle gemi inşaatında hizmet verdiğini söyledi.
Eski tersanelerinin yerinde şimdi Şamdan’ın yazlık tesisinin bulunduğunu ifade eden Uzunsaç, Boğaz'daki sanayi tesislerinin kapatılması üzerine Tuzla Tersaneler Bölgesi’nde Dentaş adını verdikleri tersaneyi kurduklarını kaydetti.
Zamanla bu tersaneyi Adnan Torlak ailesine sattıklarını belirten Uzunsaç, bu tersane alanını devrettikten sonra on yıldan fazla bir süredir çok kapsamlı İzmir, Samsun ve Adana Yumurtalık’da üç gemi inşa tersanesinin proje çalışmalarını sürdürdüklerini açıkladı.
İzmir’de kuş gerekçesi
Yıllardır projeler üzerinde çalıştıkları halde henüz hayata geçirmemiş olmaktan rahatsızlık duymadığını dile getiren Uzunsaç, aksine inançla proje için adımlar atmaya devam ettiğini söyledi. Bülent Uzunsaç şöyle devam etti;
“Önce Altın Gemi adıyla yola çıktık. Amacımız Türkiye’yi gemi inşa sanayiinin Avrupa’daki merkezi yapmak. Bu projeyle on yıl önce yola çıktık. O yıllarda Ege’de gemi inşa tersanesi kuralım diyorduk. Türkiye’nin bunca önem ifade eden Ege’de bir tane bile yeterli kapasiteye sahip inşa ve onarım tersanesi yoktu. Önce müsaade verdiler. Kuru havuz hafriyatına dahil inşaata başladık. O sırada bölgedeki kuşlar ileri sürülerek, çevrecilerin itirazıyla karşılaştık. Tersane alanımızın Kuş Cenneti’nde olduğu söylendi. Tüm yatırımımız engellendi ve o alanı terk etmek zorunda kaldık."
Gemi inşa veya onarım tersanesi yatırımlarına Türkiye’nin ihtiyacı olduğunu kaydeden Uzunsaç, tersanelerin gerçekleşmesi halinde ülke ekonomisine ciddi boyutlarda katkı sağlayacağını söyledi.
Tersaneler için geniş sahil arazileri bulmanın zor olduğunu hatırlatan Bülent Uzunsaç, "Türkiye’nin üç tarafı deniz ama, tersaneler limanlara yakın alanlarda ve sanayinin gelişmiş olduğu bölgelerin civarında kurulmak zorunda. Kalkıp da Akdeniz’in bir turistik yerleşim alanında tersane olamaz. Ege’de ise böyle bir yatırım son derece zor. Her taraf sit alanı. Sit alanını aşmak bürokratik açısından daha da zor. Geriye İskenderun tarafı ve Karadeniz sahilleri kalıyor” dedi.
Hedef Yumurtalık bölgesi.
Aslında yıllardır Türkiye’nin özlemi olan dünya ölçeğindeki gemi inşa tersanesi ihtiyacını HGS HAY Gemi İnşa ve Onarım Tersanesi AŞ olarak gerçekleştirmeye kendilerini adadıkları belirten Bülent Uzunsaç, kapasitenin her biri yıllık 1.250 milyon dwt saç işleyecek şekilde planlandığını söyledi.
“Akdeniz’deki ilk hedefimiz İskenderun’du. Fakat sonunda Adana Yumurtalık Serbest Bölgesi’nde çok daha müsait bir yatırım alanı tespit ettik. Bu tersanenin yıllık kapasitesi ise 2 milyon dwt olacak. Burada aynı anda 8 gemi inşaatını birlikte yürütebileceğiz. Çok yüksek hedeflerimiz var. 15 gemiyi 18 ay içersinde hizmete hazır hale gelecek şekilde inşa etmeyi planlıyoruz” diyen Bülent Uzunsaç şöyle devam etti; “Bizim amacımız küçük tonajlı gemiler değil. Alt sınırımız 50 bin dwt ve üzeri. 300 bin dwt’a kadar seri gemi inşaatı yapmalıyız. Biz gemi sanayisini de ülke ekonomisinde ön sıralara getirmek ısrarındayız. Bu salt bizim hedefimiz değil, ama milli kalkınma davası olarak görülmelidir.
Israrla yola devam ediyoruz
Küçük çaplı bir tersane kurmak istemedikleri için yıllardır pek çok maddeyi hazır hale getirdiklerini belirten Uzunsaç, Yumurtalık’ta Hazine Dış Ticaret Genel Müdürlüğü, Denizcilik Müsteşarlığı Gemi İnşa ve Tersaneler Genel Müdürlüğü’nden çok büyük destek gördüklerini sözlerine ekledi.
Seri gemi inşaatı hedeflediklerini söyleyen Uzunsaç, gemi inşa sanayiinde Türkiye’nin atılım yapması gerektiğine işaret etti.
Türkiye'nin dünya gemi inşa pazarından çok az bir pay aldığını ifade eden Bülent Uzunsaç, "Oysa insan gücümüz, coğrafi mevkiimiz, eğitimli insan kaynaklarımız, ekonominin tüm verileri birleştiğinde Türkiye’nin Avrupa’nın yanındaki en doğru gemi inşa ülkesi olduğunu gösteriyor" dedi. Türkiye'deki mevcut tersanelerde yoğun olarak 15-20 bin dwt arasında gemi inşa edildiğini hatırlatan Uzunsaç, hedefini 50 binden yukarılara 300 bin dwt’a kadar büyük tonajlı gemileri inşa etmek olduğunu kaydetti.
Uzunsaç şöyle devam etti; "Dünya gemi inşa sektöründe asıl bu alanda yer almalıyız. Benim iddiam bu! Bu amaçla Türkiye’nin üç ayrı coğrafi bölgesinde gemi inşa tersanesi kurmak istiyoruz. Yine, bu tersanelerin limanlarımıza sefer yapan gemiler için çok önemli bir onarım imkanı da yaratacağı iddiasındayız. Belirttiğim tarzdaki bir tersanenin kapasitesini belirlemek için uluslararası proje firmalarıyla işbirliği yaptık. İşleyeceğimiz yıllık 800 bin sac talebine cevap verecek makine parkı için de çalışmalarımızı dış uzmanlık firmalarıyla sürdürdük. Zamana bölünmesi, işçi sayısının hesaplanması ve ardından sahaya inilmesi yıllarımızı aldı.
Makinelerin sahaya göre yerleştirilmesi, yerleşim alanlarının belirlenmesi, vinçlerin tiplerinin ve ikmal fabrikalarının saptanması ardından zemin etütleri safhası geldi. Zemin etütleri için çok zaman sarf ettik. Nihayet sabit yatırım ve makine parkı için olan fiyatlandırmalar safhasına geçtik.
Sıradan bir tersane değil, dünyanın sayılı birkaç tersanesinden birinden bahsediyorum ve haliyle yıllarımızı aldığını hatırlatmak zorundayım. Biz 700’e yakın makine firmasından bilgi topladık, bu firmalarla görüşmeler yaptık. Artık makine teçhizat hesaplarını da tamamladık. Bir yılda inşa edeceğimiz gemi sayısını saptıyoruz. Buna göre almamız gereken kredileri ve kredilerin geri dönüş sürelerini ortaya çıkartıyoruz. Bunların hepsini bir buçuk senede 40 kişilik bir ekiple tamamladık."
Dünyanın en büyük tersanesi
2006 Mart ayında arazi ruhsatını teslim aldıklarını ve ardından bir yıl içersinde diğer yatırım çalışmalarını yaptıklarını belirten Uzunsaç, "Yaptığımız çalışmalar hakkında kimseye açıklama yapmadık. Oysa bir sürü yerde sanki biz beyanat vermişiz gibi yazılar görüyoruz. Açık ve iddialı konuşuyorum; bizim hazırladığımız proje dünyanın en büyük tersanesi olacaktır. Birinci ünitede 200 bin dwt’na kadar gemiler inşa edeceğiz. İkinci ünitede 300 bin dwt’na kadar gemiler inşa edeceğiz.
Bu çalışmalar bittikten sonra kredi çalışmalarına başlayacağız. 20 Haziran tarihinde Alman Exim Bankası’nın kredi onayı çıkıyor. Biz de yatırımı gerçekleştireceğiz. Bugünlere kadar Alman ve ayrıca Arap finansman kurumlarıyla görüşmeler yaptık. İşin en iyi optimizasyonu ise biz onu seçtik. Ama insanlarımız bu süre içersinde biz basın açıklaması yapmadığımız için kendi kafasından yazmaya başladı. Biz susuyoruz! Nihai sonucu 20 Haziran’da alıyoruz. Bunu basın huzurunda açıklayacağız ve ardından yatırıma başlayacağız" diye konuştu.
Kredi kullanıyoruz
Gemi inşa tersanelerinin yatırımını gerçekleştirmek için dış kaynaklı kredi kullandıklarını kaydeden Uzunsaç, gemi inşa ve onarım tersaneleri yatırımını yaparken yan sanayi yatırımlarına da gireceklerini açıkladı. uzunsaç bunun için, MAN Diesel ile 2 devirli gemi motoru üretimine yönelik lisans anlaşmasını imzaladıklarını söyledi.
Bu alandaki çalışmalara 2005 yılı Kasım ayında başladıklarını aktaran Uzunsaç şöyle devam etti; "Fakat kredi ve sair plan proje çalışmaları çok ağır bir sanayi yatırımı yapısında olan bu süreçte uzun zaman alıyor. Bu nedenle halen yatırım aşaması devam ediyor. Biz zamanla inşa edeceğimiz bir geminin yüzde 75 oranındaki kısmının yerli malzeme olmasına önem veriyoruz. Çevremizde Gaziantep, Adana ve benzer illerdeki yerel sanayilerin gücünü keşfettikçe hayran oluyor ve onların yurtdışına ihraç ettikleri ağır sanayi komponentlerini öğrendikçe hayranlığımız artıyor. Tersanelerimiz tamamlanarak gemi inşaatına başladığımızda Türkiye’nin gemi inşa kapasitesi yıllık 6 milyon dwt olacaktır. Biz tersanelerimiz sayesinde ülkemizi dünyanın en büyük gemi inşa endüstrisine sahip üst sıralardaki, birkaç ülkeden biri haline getireceğiz. Gemi ihraç ederek ülkemiz ekonomisine önemli oranda katkı sağlayacağımız gibi 20 binin üzerinde kişiye iş imkanı yaratacağız. Yan sanayi bizlerle büyüyecek ve inşa ettiğimiz gemilerin ağır sanayi ürün ihtiyacını Türk fabrikalarından sağlayacağız. Bunların hiçbiri hayal değildir. Biz inançla böylesine dev bir projenin gerçekleştirilmesi yönündeki çalışmalarımıza devam ediyoruz."
Ağır sanayi belirleyici
"Bizim değişmeyen bir iddiamız var; eğer dünyaya açık bir gemi inşa sanayi istiyorsak, geminin inşaatında ana unsurları meydana getiren ana makinesi, jeneratörü, pervanesi, şaftı ve sair sayacağımız yüzlerce kalem ürünü, cihazı ve makineyi ülkemizde üretmeliyiz. Onun içindir ki, Türkiye ancak ağır sanayi kurarak bir yerlere gelebilir" diyen Uzunsaç, armatörlere rahat ortamda gemi inşa ettirmeyi vaat ettiklerini söyledi.
Uzunsaç, "Tersanelerimiz gemi inşaatına başladığında yüksek tonajlı gemiler için Uzak Doğu tersanelerine giren armatörlerimiz de gemilerini Türkiye’de inşa ettirmenin avantajlarına kavuşacaklar. Boşuna döviz harcamayacağız, ülke ekonomisine ciddi artı değerler getireceğiz" dedi.
Finansman kaynağımız hazır
Belirttikleri yatırımları gerçekleştirmek için Avrupa‘daki çok güçlü bankalarla görüşmeler yaptıklarını ifade eden Uzunsaç, bu görüşmeleri sonuçlandırma aşamasına geldiklerini kaydetti.
Yatırımları üniteler halinde gerçekleştireceklerini belirten Uzunsaç, her ünite için böylelikle daha az kredi kullanarak, finansmana yönelik ihtiyacı kendi iç bünyelerinde ünitelerin gelirlerinden yararlanarak diğer yatırımlara devam edeceklerini kaydetti.
Uzunsaç, tersaneyi büyük tutmalarının nedenini ise şöyle açıkladı; "Uzak Doğu’ya baktığımız zaman birinci sırada Güney Kore’yi, ikinci sırada Japonya’yı ve üçüncü sırada Çin’i görüyoruz. Türkiye şu anda 2009’da hizmete girecek tersaneler dahil olmak üzere bizim tersanemizle yılda gemi inşa kapasitesi 12 milyon dwt’a ulaşacaktır. Biz o tarihlerden başlayarak dünya 3-4’üncüsü durumuna geleceğiz. Bizim ana hedefimiz budur! Bu çalışmalar boyacı küpü değil... Değil ki yıllarımız yasal işlemlerin tamamlanması peşinde geçti. On yıl önce başımıza gelen İzmir’deki tersane yatırım hüsranı daima aklımızda olduğundan, çok dikkatli çalıştık. Adana’da Serbest Bölgeler Genel Müdürlüğü bize çok yardımcı oldular. Ana nokta Türkiye’de gemi inşa sanayini uluslararası taleplerden en yüksek payı alacak seviyeye gelmeli ve yan sanayisi olmalıdır. Tersane kuracaksak, ana makine imalatının da Türkiye’de olmalıdır dedik. Gemi motor fabrika projesi zaten bizim ana projemiz içersinde vardı."
Ne zaman üretim başlayacak
Adana Yumurtalık’taki tersane kompleksi 1.5 milyon metrekare üzerinde inşa edilecek.
Ağustos 2009’da ilk ünite faaliyete geçecek.
Bu ünitede 200 bin dwt’a kadar gemi inşaatı başlayacak.
MAN Motor Fabrikası da aynı sürelerde ilk imalatını vermeye başlayacak.
2011 Mart- Nisan ayında ikinci ünite devreye girerken kapasite 300 bin dwt’a kadar yükselecek.
Bu tersanede 50-200 bin dwt arasında yılda 25 adet gemi inşaatı mümkün olacak.
İkinci ünite devreye girdiğinde tersanede toplam yıllık 800 bin ton çelik işlenecek.
Tersanenin üçüncü ünitesi de devreye girdiğinde yıllık kapasitesi 60 gemiye kadar yükselecek.
Uzunsaç, Samsun ve İzmir’deki tasarlanan tersaneler de birleştirildiğinde beş yıl sonra yılda 100 gemiye ulaşmak hedefinde olduklarının altını çizdi.
Uzunsaç, "Samsun’daki tersanemizde 170 bin dwt’a kadar gemiler inşa edilecektir. Birinci ünitenin yatırım maliyeti 660 milyon eurodur. Tersanenin toplam yatırım 2 milyar euro gibi bir yatırım yapılmış olacaktır” dedi.
Osman Öndeş/Referans "
|
 |
Farmir
16 yıl önce - Prş 21 Hzr 2007, 16:29
Karabiga'da kurulan Icdas tersanesi hakkinda ilave bilgiler.
kaynak http://www.icdas.com.tr/icdas/tersane.htm
"Tersanemizde; 1 ve 2 nolu Blok İmalat atölyeleri, Kesim atölyesi, 120x30, 200x65 ve 220x65 ebatlarında üç adet kara kızağı, bu kızakları 2x40, 2x150 ve 2x200 TON kapasiteli portal kızak vinçleri ile teçhiz edilmişlerdir.
İmalat atelyesi olarak 1 adet talaşlı imalat, 1 adet sac kesim, 2 adet blok imalat, 1 adet kumlama/boyama atelyesi mevcut olup, denize indirilen gemilerin teçhizi için dalgakıran ile korunaklı teçhiz rıhtımımızda mevcuttur.
MAKİNA PARKIMIZ
* İki adet CNC kesme tezgahı( Tek ve çift kafalı 6000 mm genişlik, 25000 mm uzunluğa kadar kesebilme)
* 1x30, 1x15, 2x5 MTONLUK gezer köprü vinçleri
* 150M tonluk hidrolik pres
* Profil bükme makinesi
* 50 adet ark kaynak, 10 adet gaz altı ve 4 adet toz altı kaynak makinelrı
* 4 adet otomatik dik kaynak makinesı
* 10 tonluk O2 tankı, 5'er tonluk AR ve LPG tankları
* 6 adet CNC torna tezgahı
* 1 adet 200 tonluk pres
* 2 adet radyal matkap
* 2 adet planya
* 2 adet testere
* 2 adet CNC taşlama tezgahı
* Ambar binası
* 200 ton taşıma kapasiteli off-road özel blok nakliye araçları( altı adet)
* 180 ton kaldırma kapasiteli paletli kafes bomlu vinç (iki adet)
* 10, 20 ve 30 ton kaldırma kapasiteli forklift(üç adet)
* 30 tonluk teleskopik, lastik tekerlekli vinç(bir adet)
* 20 tonluk kamyon üzeri vinç(iki adet)
* 300 tonluk teleskopik mobil vinç
* 100 tonluk teleskopik mobil vinç
Gemi inşa sürelerini kısaltarak üretimi artırabilmek amacı ile tersanemize 220 Milyon USD alt yapı yatırımı yapılarak 2009 yılında, yılda 200.000 DWT toplam gemi kapasitesine ulaşmak hedeflenmiştir.
Halen İÇDAŞ tersanesinde üretim hattında iki adet 5850, 2 adet 7.100 ve 2 adet 20.000 DWT tonluk altı adet kimyasal imalatları üretim bantlarında olup 2 adet 7.100 ve 2 adet 20.000 DWT tonluk dört adet kimyasal tanker ise 2008 yılı imalat programına alınmıştır."
kaynak http://www.burasibiga.net/index.php?option=com_co ...p;Itemid=2
"BEKİRLİ VE KEMER KÖYLERİ BİLGİLENDİRME TOPLANTISI
Çanakkale ili Biga İlçesi Kemer ve Bekirli köyleri Marmaracık , Durmuşdede mevkiinde İÇDAŞ Şirketi tarafından kurulması düşünülen Bekirli Tersanesi ve yan tesisleriyle ilgili bilgilendirme toplantısı 14 Haziran 007 Perşembe günü saat 11:00 de Kemer Köyü köy kahvesinde bilgilendirme toplantısı gerçekleştirildi. Toplantıya,Çevre ve Orman Bakanlığı Çevre ve Planlama Genel Müdürlüğü Enerji Yatırımları Şube Müdürü Arif Karakaya Başkanlığında,Meteoroloji Genel Müdürlüğü Temsilcisi Adnan Büyüközer,İl Çevre ve Orman Müdürlüğü Çed Şube Müdürü Hatice Doğuhan,Çevre Mühendisi Hasan Yorulmaz.Orman İşletme Müdürlüğü Orman İşletme Şefi Orman Mühendisi Muzaffer Özcan,İÇDAŞ Firması adına Dış İlişkiler Sorumlusu Suat Karataş,Çevre Mühendisi Barış Bora,Çevre Mühendisi Bahar Sucugil,Çevre Mühendisi Arzu İleri,Çevre Mühendisi Kale,Kemer Köyü Muhtarı Bekir Özkan,Bekirli Köyü Muhtarı İbrahim Yılmaz,Kemer ve Bekirli Köylüleri ile çevre köylerden gelen vatandaşlar katıldılar.Toplantıya Çevre Mühendisi Arzu İleri’nin İÇDAŞ Firmasının kurmayı düşündüğü Bekirli Tersanesi ve Yan Tesisleri hakkında açıklayıcı slayt sunum gösterisi beraberinde alınacak tedbirleri açıkladı.Projenin tanımı ve amacı:Proje Çanakkale İli,Biga İlçesi,Kemer ve Bekirli Köyleri,Marmaracık ve Durmuş Dede Mevkiinde İÇDAŞ A.Ş. tarafından kurulması planlanan Bekirli tersanesi ve yan tesislerini(iskele,dalgakıran,çelikhane,haddehane,oksijen tesisi ile 2x1412,79 MWt (2x600MWe)kapasiteli enerji santrali ve kül depolama alanı)kapsamaktadır.Bekirli tersanesi ve buna bağlı yan tesisler yaklaşık 269 hektarlık alana kurulacak olup; bu alanınmülkiyetinin yaklaşık 58hektarı İÇDAŞ a, 47hektarı Orman Genel Müdürlüğüne, 5hektarı özel bir kooperatife,kalanı ise III.Şahıslar ile Milli Emlak Genel Müdürlüğüne aittir.Projemize konu olan ve denizcilik faaliyetlerinin önemli bir bölümünü oluşturan gemi inşa sanayi;bir üretim-onarım ve montaj sanayi olup,insan gücü ve işçiliğine en fazla ihtiyaç duyulan önemli bir sanayi koludur.Gemi inşaatında kullanılan yan sanayi mamüllerinin çeşitliliği nedeniyle diğer sanayi kollarını bir lokomotif gibi sürükleyerek onların gelişmesine katkıda bulunan gemi inşa sanayi,hem geçmiş hem günümüz kalkınma hamlelerinde bu sanayi dalına önem veren ülkelerde,deniz sektörüne katkısının yanı sıra bu ülkelerin kalkınmasına da büyük katkı sağlamıştır.Bekirli tersanesi kıyıda oluşturulacak 76.000.000m2lik dolgu üzerine kurulacaktır.Proje kapsamında 2adet kızak yapılması planlanmaktadır.Dolgu alanı üzerinde atölye,jig alanları v depo kurulacaktır.Tersaneye ait kesim atölyesi,kumlama-boyama atölyesi ve idari binalar karada İÇDAŞ a ait parseller üzerinde kurulacaktır.Tersane kapsamında kazıklı sistem kullanılarak uzunluğu 650m,genişliği 35m,olan bir iskele ve 1477m uzunluğunda taş dolgu olarak dalgakıran yapılması planlanmaktadır.Proje faaliyetleri sonucu oluşacak kirleticiler hususundada açıklamalar yapıldı:İnşaat ve İşletme Aşamasında Oluşacak Katı Atıklar,Hafriyat Haricindeki İnşaat Atıkları,Evsel Nitelikli Katı Atıklar,Tersanenin Üretim Faaliyetlerinden Kaynaklanacak Katı Atıklar,Yan Tesislerin Üretim Faaliyetlerinden Kaynaklanacak Katı Atıklar,İnşaat ve İşletme Aşamasında Oluşacak Sıvı Atıklar,Tersanenin Üretim Faaliyetlerinden Kaynaklanacak Proses Atık Suları,Yan Tesislerin Üretim Faaliyetinden kaynaklanacak Proses Atık Suları,İnşaat ve İşletme Aşamasında Oluşacak Emisyon,Tersanenin İşletilmesi Sırasında Açığa Çıkacak Emisyonlar hakkında; marangozhane,boru atölyesi,jeneratör dairesi.Tanıtımın ardından Kemer ve Bekirli Köylüleri ile soru cevap ve kurulması düşünülen Tersane ile ilgili görüş ve düşünceler alındı.Kemer Köyü Muhtarı Bekir Özkan;bu tesislerin kurulması ile bölgemizin balık avlama işi son bulacaktır.Ancak kontrollü bir sanayiye karşı değiliz.Köy halkımızın gelir kaynağı balıkçılık ve tarıma dayalı gelir kaynağıdır,özen gösterilmesi gereklidir, dedi.Ziraat Odası Başkan Yardımcısı Beytullah Elmacı;önümüzde bir Değirmencik olayı var,ikinci bir tarım ve sanayi yatırımı bölgeyi etkiler,firmaya ve Bakanlığa güvenmiyorum, dedi.Halktan Cevdet Kocaoğlu; çevremizde ve bölgemizde zaman zaman aşırı kirlenme,hayvanların demiroksitten zehirlendiği gözle görüldü, dedi.örnekleme olarak Türkiye`deki santraller gösterildi.Amaç yok etmeden güzellikleri kaybetmeden kazanmak."
|
 |
E.Özyurt
16 yıl önce - Cmt 23 Hzr 2007, 12:53
Mersin Deniz Ticaret Odası Genel Sekreteri Atahan Çukurova, Danıştay'ın verdiği karardan dolayı Taşucu'na yapılması planlanan tersanenin yapılamayacağını belirterek, "Bu Mersin için çok büyük bir kayıp. En az 3 bin kişinin istihdam edileceği bir proje iptal oldu" dedi.
Özelleştirme Yüksek Kurulu tarafından 13.08.2003 tarihli ve 2003/47 sayılı kararı ile Akdeniz Taşucu Gemi Sanayi A.Ş.'ye (AKTER) tersane kurulması amacıyla 46 yıllığına devredilen Taşucu-SEKA Kağıt Fabrikası Limanı'nın bir bölümünde kurulması düşünülen tersane projesine, Danıştay 6. Dairesi'nden "iptal" kararı çıktı. Ahmet Özel, Yılmaz Gezer ve Kum Mahallesi Kültür ve Güzelleştirme Derneği adına İhsan İkinci tarafından, Bayındırlık ve İskan Bakanlığı, Denizcilik Müsteşarlığı ve Ulaştırma Bakanlığı'na karşı
açılan davada, Danıştay 6. Dairesi "iptal" kararı verdi.
Danıştay 6. Dairesi'nden davayla ilgili verilen kararda, tersane kurulmasının ülke güvenliği ve ekonomisi açısından son derece faydalı olacağı ancak, bu tür işletmelerin yer seçiminin şehircilik ilkeleri, planlama esasları ve kamu yararına uygun olması, tesisin çevreye zarar vermemesi gerekliliği belirtildi. Kurulacak olan tersanenin bu haliyle çevre mevzuatı açısından da Ramsar Alanı, Göksu Deltası Özel Çevre Koruma Alanı tampon bölgesi içinde yapılamayacağı için, dava konusu işlemler için "iptal" kararı
verildiği bildirildi.
"ÇOK CİDDİ BİR İSTİHDAM ŞANSINI KAYBETTİK"
Konuyla ilgili değerlendirmelerde bulunan Mersin Deniz Ticaret Odası Genel Sekreteri Atahan Çukurova, Taşucu Tersanesi'nin yapılamaması nedeniyle çok ciddi bir istihdam şansının kaçırıldığını söyledi. Çukurova, turistik açıdan önemli tesislerin olduğu illerde bile bu tür tersanelere izin verilirken, Mersin'de bu iznin verilmemiş olmasının 3 bin kişinin istihdamını engellediğini vurguladı.
Tersane yapımı için artık İskenderun'un adının geçmeye başladığını belirten Çukurova, Taşucu'nda tersanenin yapılacağı yere ilişkin bilirkişi heyetinin hazırladığı raporun da yanlış olduğunu savundu.
Bölgeye ilişkin bilirkişi raporunun olumsuzluklarla dolu olduğunu ileri süren Çukurova, "20 yıllık liman sahasını 1. sınıf tarım arazisi olarak gösterdiler. Rüzgar verilerinin neden Taşucu'ndan değil de, Mersin'den alındığına dair bilirkişi raporunda ifade var. Taşucu'nda meteoroloji istasyonu yok. Sanki var da almamışız gibi bir rapor yazılmış. Çok taraflı bir bilirkişi raporu bizi kötü bir sonuca vardırdı" diye konuştu.
En kötü sonucun ise istihdamın önüne geçilmiş olması olduğunu ifade eden Çukurova, aldığı göçlerle artan işsizlik nedeniyle Mersin'in bu tür projelere ihtiyacı bulunduğunu söyledi. Çukurova, Taşucu'na yatırım yapmak isteyen işadamlarından bazılarının da buraya onay çıkmaması nedeniyle Kocaeli'ni tercih ettiğini belirterek, "Biz beceremedik ama, Kocaeli becerdi. Bizim ortaklarımızdan bazıları gidip orada yatırım yaptı. Bunun için üzgünüz" şeklinde konuştu.
http://www.haberler.com/tasucu-na-yapilmasi-planl ...in-haberi/
|
 |
sayfa 16  |
ANA SAYFA -> HABERLER ve SOHBET
|