Ya işte bu mukayese veya ihtilaflar şundan çıkıyor.
İlk olanda "derinlik" olsa da görece dar, düz ve anlaşım kolaylığı var.
Bir de tabi ister istemez konjonktürel durumlar ile aksiyon konuları.
Bir konuda emsalsizlik varsa her zaman veya genelde diyeyim ilk olan farklı değerde olur.
Bu yapım özelinde, kapsamın büyümesinde orantılı olarak yine kastettiğimiz global derin, komplike mekanizma algısı ve dolayısıyla niteliksellik gereği olur. Herkesten aynı yaklaşımlar beklenmez o yüzden de. Bir kesimi sarmaz ve uçuk işler gelir. Bu tarz değerlendirmeler günümüz siyaset vb. konularında da olmaktadır malum.
Diğer kısımda yerel hanedan-baron, konsey ve arkasındaki güçler çerevesinde kalınır. Ve de yine "ayağın yere bastığı" operasyonlar, çatışmalar vs. işte. O yüzden de daha iyi görülebilir.
o dönemler televizyon gerçekten renkli kutuydu bizim için.
benim ilk gençlik dönemlerim. ailecek bir odada toplanıp izlerdik.
böyle şimdiki gibi, neredeyse dizi akarken yorum yapacağımız platformlar yok,
o diziyi o hafta kaçırdıysan, bir daha yok ..
Başroldeki oyuncu Polat’ın torpilli olduğu bariz belliydi, yahu ondan başrol oyuncusu olur mu?
Memati çok daha iyiydi.
Süleyman Çakır’ın(Oktay Kaynarca) o kadar sevilmesinin nedeni diziyi sürükleyip getirmesiydi, çok iyi oyuncu zaten, rolü de efsaneydi.
Artık mafya dizilerinin fazla izleneceğini zannetmiyorum. Ama iyi bir senaryo ile gercekleri yansıtan derin devlet işlerini göreceğimiz bir dizi olursa izlenir diye düşünüyorum.
Artık mafya dizilerinin fazla izleneceğini zannetmiyorum.
E.D.H.O. dan üzere görülüyor ki, yayın yapılan her platformda zirvede..
Bugün biraz eğlence olması için tarihte Kurtlar Vadisi yapıcam.
Kurtlar konseyinin baronu Mehmet Karahanlı 1 Mart tezkeresinin meclisten geçmesine yeterince destek vermediği, ve Büyük Ortadoğu Projesi’ni desteklemediği için Tapınak Şövalyeleri (İlluminati) tarafından mabette yapılan törenle infaz edildi.
Şu an Kurtlar Vadisi Pusu'yu seyrediyorum. 130'lu bölümlerdeyim. Adamlar kendi yazdığı senaryodan habersiz bölüm çekmişler. Öyle ki İnci'yi, kocası Kemal'i öldürme suçluyorlar, İnci'de itiraf ederim gibi şeyler söylüyor. Yuhh dedim. Yahu Kemal'i İskender'in adamı Nazım öldürdü. İnci'nin öldürdüğü kişi abisinin karısı.
Adamlar kendi yazdıkları senaryoyu unutup Kemal'i İnci'nin öldürdüğü yazıyorlar, içlerinden biri de çıkıp yahu Fuat Tamer'in karısını öldürmedi mi İnci? Kemal ne alaka demiyor.
Bu dizi İskender ölünce bitmeliydi. Uzatıp don lastiği gibi saçmalıklardan saçmalık beğenmişler. Polat'ın 1 yıl önce öldü diye saklanan kızı çıkıp geliyor 5 yaşında. Üstelik 128. bölümdeki sezon finalinde Elif küçücük bir kız olarak gösteriliyor, yeni sezon başlıyor, 1 bölüm sonra kız bambaşka birisi ve 5 yaşlarında.
Para kazanmak için diziyi uzatıp durursanız böyle saçma sapan işler yaparsınız. Sonrası zaten daha da beter. İngiltere prensini dövüyorlar, Polat tek başına Suriye'de örgüt çökertiyor vs. İlk 97 bölüm ve İskender ölene kadar Pusu 10 numara diziydi. Sonrası tamamen özensiz, para kazanalım diyerek yazılmış, uzatılmış saçma sapan senaryo.
Adamlar kendi yazdıkları senaryoyu unutup Kemal'i İnci'nin öldürdüğü yazıyorlar, içlerinden biri de çıkıp yahu Fuat Tamer'in karısını öldürmedi mi İnci? Kemal ne alaka demiyor.
Bu dizi İskender ölünce bitmeliydi. Uzatıp don lastiği gibi saçmalıklardan saçmalık beğenmişler. Polat'ın 1 yıl önce öldü diye saklanan kızı çıkıp geliyor 5 yaşında. Üstelik 128. bölümdeki sezon finalinde Elif küçücük bir kız olarak gösteriliyor, yeni sezon başlıyor, 1 bölüm sonra kız bambaşka birisi ve 5 yaşlarınd
Bence takılma böyle şeylere izleyıp keyfini cıkarmaya bak