1 milyon Türkiye fotoğrafı
sayfa 14  |
 |
Neşe Akbaş
15 yıl önce - Pts 10 Eyl 2007, 09:38
| Alıntı: |
| Kızıma gerçek Türkçe'mizi sevdirmeye çalışıyorum ben de bugünlerde.Yabancı züppe sözcük ve reklam bombardımanından onları korumak zorunda hissediyorum kendimi...Tüm anneler Türkçe'nin sevdirilmesine çalışmalı,çocuklar annelerinden Türkçe konusunda da doğru etkilenmeliler. |
Zaten ana dil denildiğine göre Türkçemize sahip çıkacakların başında anneler geliyor. Eğer biz, Güzel Türkçemizi çocuklarımıza doğru bir şekilde öğretmek derdini taşırsak çok iyi olacak. Ben bu konuda hep kitapların desteğini aldım. Özellikle ilkokul çağlarından itibaren çocuklarıma kendim "Kitap okuyun" demedim ama kendim okudum, onlara örnek olmaya çalıştım. Onlar da Türk Edebiyatının en güzel eserlerini okudular. Ömer Seyfettin'i özellikle tavsiye ederim. Hem çocuklarımızın Türkçemizi doğru kullanmaları için, hem de milli kimliklerinin oluşmasında onun hikayeleri gerçekten çok etkili oluyor.
|
 |
ÇetinV
15 yıl önce - Sal 11 Eyl 2007, 15:36
TDK'nın verilen linkinde düzeltme işareti ile ilgili sayfayı bir türlü açamadım. NTVMSNBC sitesinde aşağıdaki bilgiye ulaşabildim.
Alıntıdır:
Türk Dil Kurumu (TDK) Başkanı Şükrü Haluk Akalın, “şapka” olarak tanınan düzeltme işaretinin bilinenin aksine hiçbir zaman Türkçe’den tamamen kaldırılmadığını söyledi.
‘ŞAPKA’, YAZILIŞI AYNI OKUNUŞU FARKLI SÖZLERDE MUTLAKA KULLANILMALI
Düzeltme işaretinin, yazılışları harf olarak aynı, okunuşları ve anlamları farklı olan sözlerde mutlaka kullanılması gerektiğini vurgulayan Akalın, “varis/vâris, adet/âdet, alem/âlem, aşık/âşık” gibi kelimelerin buna örnek olduğunu söyledi.
Arapça ve Farsça sözcüklerde “k, g, l”den sonra gelen ince (a) ve ince (u)’nun üzerine mutlaka düzeltme işareti konulması gerektiğini anlatan Akalın, kelimelerde hem inceltme hem de uzatma işlevi gören düzeltme işaretinin bu tür kelimelerde kullanılmaya devam edeceğini belirtti.
250 KELİMEYE İNCELTME İŞARETİ
Akalın, 100 bin kelimelik Türkçe söz varlığında inceltme işaretiyle yazılması gereken kelime sayısının yaklaşık 250 olduğunu söyledi.
Akalın, son günlerde gazetelerin bu işaretin kullanılmasına özen gösterdiğini gözlemlediklerini ifade ederek, bunun sevindirici bir gelişme olduğunu söyledi.
|
 |
Onur BALCI
15 yıl önce - Cum 14 Eyl 2007, 03:50
Türkçe dersine bir katkı da benden olsun.
Daha önce de, forumda bahsedilmişti; seslerin ne şekilde okunması gerektiği. Ben de, bu konuyu hem TDK'ye dayanarak, hem de kendi düşüncelerimden yola çıkarak aktarayım.
Ünsüz sesler okunurken yanlarına daima "-e" sesi gelir. Hiçbir şekilde "-a" sesi gelmez.
Daha önce forumda, "TDK" örneği verilmiş; "TeDeKa" şeklinde okunabileceği gibi.
Osmanlı Türkçesinin alfabesinde (abece), "kaf" ve "kef" harfleri mevcut. Kalın "k"lerde kaf, ince "k"lerde kef şeklinde okunur; fakat Türkiye Türkçesinin alfabesinde, "k"nin kalınlık veya incelik durumu yoktur. "K" sesi bir tanedir. Bu yüzden de, "k" sesi her zaman "ke" şeklinde okunur.
Aynı durum, "h" sesi için de geçerlidir. "H" sesi de, her zaman "he" şeklinde okunur. Zamanında bu ses için öğretilen "haş, aş" söylemleri tamamen yanlıştır.
Aşağıya TDK'nin bu konuyla ilgili tablosunu koyuyorum.
Sanırım bu tablo, her şeyi açıklıyor.
Tabloya dikkat edildiği zaman, "i" sesinin, bizim bidiğimiz gibi "ı" sesinden sonra gelmediği görülüyor. Aslında sıralama "i, ı" şeklinde; ama "ı, i" şeklinde yaygınlaştığı için, böyle kullanılıyor. Konuyla ilgili bağlantı.
Buna benzer başka bir husus da, şu: Kısaltmalardan sonra gelen ekler, kısaltmanın okunmasına bağlı olarak şekillenir. Mesela, TDK'na (Türk Dil Kuruma'na) değil, TDK'ye (TeDeKe'ye) gibi.
|
 |
Tolga_NRW
15 yıl önce - Pzr 16 Eyl 2007, 01:55
Kendi dilimi dahi dogru dürüst bilmiyorum..Ama bunda hicmi yazili ve görsel yayinlarin sucu yok????
Uzun zamandir yurt disindayim..Bu gün tatliciya gittim, söbiyet kelimesini hatirlayamadim isaret ederek istedim..Zaten söbiyetin Almancasi yok onu´da düsünemezdim...Kusura bakmayin, klavyem Türkce olmadigindan harfler yanlis.! Hatta site´den bi arkadas beni imla hatamdan dolayi uyarmisti...Ne yapsin hakli.Demi!
|
 |
a.gündüz
15 yıl önce - Pzr 16 Eyl 2007, 02:26
| Alıntı: |
ilkin elifba'ydı
sonra alfabe oldu
derken abece
şimdi de a.b.d.
can yücel. ... |
Dilimizin değişimini ne kadar güzel anlatmış.
|
 |
Reklamesut
15 yıl önce - Pzr 16 Eyl 2007, 02:38
Haklısınız Tolga Bey,
basın ve yayın organlarının özellikle genç yaştaki bireylerin dil gelişimi üzerinde olumsuz etkileri olduğu doğrudur. Ancak yetişkin bireyler biraz daha şanslı sayılır. Mesela ara sıra elinize bir Türkçe sözlük alarak kelimeler ve anlamlarına şöyle bir bakabilir, böylece hem yeni kelimeler öğrenebilir hem de mevcut kelime haznenizi tekrar gözden geçirebilirsiniz. (Canım sıkıldıkça elime bir Türkçe sözlük alıp kurcalamayı çok severim. )
Şayet Türkçe sözlük fikri size sıkıcı geldiyse çok iyi Türk romancılarımız var. Onların eserlerini okuyabilirsiniz. Mesela bildiğiniz gibi Yaşar Kemal muhteşem bir roman yazarıdır. Onun Binboğalar Efsanesi romanıyla işe başlayabilirsiniz.
|
 |
Efkan Sinan
15 yıl önce - Pzr 16 Eyl 2007, 02:39
Kim eski?
Özellikle televizyon kanallarında sık yapılan bir hata var.
YANLIŞ: Eski İstanbul Valisi, Eski Wow Üyesi,Eski Adalet Bakanı... Bakan mı eski,adalet mi eski?
DOĞRU: İstanbul Eski Valisi,Wow Eski Üyesi,Adalet Eski Bakanı vb. şeklinde olmalıdır.
Not:Bu tanımlama, kişi zamirleri içindir,nesneler için değildir.Türkçe öğretmenim yanılmıyordu sanırım.
En son Efkan Sinan tarafından Pzr 16 Eyl 2007, 04:13 tarihinde değiştirildi, toplamda 1 kere değiştirildi
|
 |
Onur BALCI
15 yıl önce - Pzr 16 Eyl 2007, 03:33
Sayın Efkan Bey,
Bir zamanlar TRT çıkarmıştı bu tamlamayı; eski devlet bakanı değil de, devlet eski bakanı şeklinde.
Bu tamlamaları şöyle bir kurcalamak gerekirse; eski devlet bakanı dendiğinde, eski olan "devlet" değildir, bakandır. Eğer tamlama, "eski devletin bakanı" olsaydı, eski olan devlet olacaktı. Bu konuyu, Feyza Hepçilingirler'in Türkçe "Off" adlı eserinde, Hakkı Devrim çok güzel açıklamıştı. Kitap maalesef elimde değil, aktaramıyorum.
Burada, doğru olarak gösterdiğiniz örneklerden yola çıkarak başka örnekler vermem gerekirse; yoğurtlu patates kızartması değil, patates yoğurtlu kızartması denmesi gerekirdi.
Saygılar.
|
 |
Murat Caner
|
 |
Onur BALCI
15 yıl önce - Pzr 16 Eyl 2007, 04:06
Ben www.dilimiz.com/forum 'u takip ediyorum. Türkçeden iyi bir şekilde yararlandığım bir site.
|
 |
sayfa 14  |
ANA SAYFA -> HABERLER ve SOHBET
|