1 milyon Türkiye fotoğrafı
sayfa 2  |
 |
m.ertug
16 yıl önce - Sal 27 Mar 2007, 12:37
Araba alırken çevrede gördüğüm kadarıyla genel olarak özellikle Kuzey Kore menşeili araçların küçük motorluları tercih edilirken az yaktığı düşünülerek tercih ediliyor... Ancak, şimdilik -ilk alımda olan- bu ucuzluğun sonradan PAHALI araca göre, daha fazla masraf çıkarma ve daha çabuk eskime ihtimali barındırdığını unutmamak gerekiyor! Allah göstermesin, fiyat farkı olan araçların başına gelen(birisinin vurması) sonucu oluşan hasar ve maddi zararda farklar ortaya çıkabilmekte. Veya titiz kullanım sonucu biri uzun süre bazı parçaları değişmeden yol alırken, diğerinde bu söz konusu bile olmamakta... Bu ve şimdi bahsedeceğim bazı konularda dikkatli olup, iyi araştırılmasını tavsiye ediyorum. Yaygın kanının aksine, iki araçtan küçük olan daha az yakmaz genelde. Elbette büyük motor da 1.8 veya 2.0'dan fazla da büyük olmayacak... (Karşılaştırma yapılacak olursa, 1.4cc 70-80 bg motor mu hızlanmak için daha çok güç sarf eder, yoksa 1.6 - 1.8cc 100-120 bg motor mu? (Ağırlık 1 ton diyelim)Benim 11 sene, yaklaşık 200bin km'den fazla ve 3 marka çerçevesinde süren gözlemlerim sonucu büyük motorun genelde daha az yaktığı yönünde oldu. Özellikle fabrika verileri çok doğru olmayabiliyor. Buna dikkat etmek gerek! Fabrika verileri dikkate alınacaksa, iki adet farklı markanın aynı segmentteki aracına ait broşürleri yanyana koyun, broşürde yazan(şehiriçi) değerlere de %10-%25 ekleyin...
Bununla birlikte unutmayın: Otomatik vites, herzaman daha çok yakar ve daha yavaştır aynı model/motor seviyesinde. Ayrıca otom.viteste genel olarak 2 tip vites vardır(aslında 4'e kadar çıkıyor çeşitler). Burada kabaca incelemek gerekirse,
a. TAM otomatik,
b. YARI otomatik vites şanzımanı... (sanayide bunlardan bazılarını siviti, CVT tip şanzıman da diyorlar)
Bildiğim kadarı ile özellikle küçük&ucuz segmentte tam otom. vit. şanz. seçeneği yok gibi,
galiba bir tek yeni Ford Fiesta 1.6 benzinli'de var. (Mercedes A-B, Audi 3, BMW 1 model/markaları küçük&ucuz segmette saymadım)) Tam otom'in farkı yokuş yukarı dururken -yarı otomatiğe oranla- neredeyse hiç kaydırmaması, ve uzun vadede neredeyse (yarı otom'e oranla) hiç masraf çıkarmamasıdır. Yarı otomatikler içerisinde yer alan, örneğin CVT'de ise markadan markaya değişen çeşitli sıkıntılar olabiliyor. Geçen senelerde bir tanıdığımın kullandığı CVT şanzımana sahip 2000 model araçta, vites zor geçmeye başladı.(Geriden ileriye, parktan ileriye vb) Servis şanzıman içinde bulunan manyetik kömür tozlarının bittiğini ve yenilemek için tutarın 3buçuk milyarı bulabileceğini söyledi! Bostancı Sanayi'de bulunan konusunda İstanbul'da en bilinen usta olduğunu Göztepe Sabayi'den ve daha farklı kaynaklardan da teyid ettiğim otomatik şanzıman ustasına gittik, 800 milyona halledeceğini ancak herhangi bir garanti veremeyeceğini, aynı derdin 6 ay sonra veya 1 yıl sonra tekrarlamama garantisi veremeyeceğini söyledi. Aynı sözleri servis de söyleyince, araba satıldı! (Vites hiç geçmiyor değildi, sadece ileriki -6'ıncı yaşı ve sonrasında- sıkıntı doğurma ihtimali vardı. Zaten satın alan bey de, eşi kullanmayı öğrensin, diye aracı gözden çıkararak aldığını söyledi... ))
Kullanırken; Bununla birlikte arabanızı fırça ile, hele oto yıkamacıların kendi fırçaları ile, benzincilerde yer alan araç yıkama makinalarına sokarak asla yıkatmayın. Süpermarketlerde sünger satın alınıyor, ondan alıp, yıkamacıya verebilirsiniz. bir de pamuklu hatta güderi bir beziniz olsun kurulama için. Evde, bahçede yıkamamanızı tavsiye ederim, hem apartman suyu boşa -sokağa- gider,(yıkamacılardaki bu iş için özel kuyu suyudur genelde); hem de siz hortumla ince ince yıkadığınız zaman araba iyi durulanmamış olur. Yılda 1, gazyağını çok hafifçe beze sürerek arabayı -gölgede- kurulayabilirsiniz, yazın! Belli bir markanın süpermarketten alacağınız cilalı şampuanı ile yıkatmanız halinde -yıllar içinde saçınıza özen göstermede olduğu gibi- aracınız belli bir net parlaklıkta boyası olacaktır. MARTILARA, KARGALARA, GÜVERCİNLERE DİKKAT! Bu yaratıkalrın dışkılarını hiç zaman kaybetmeden yıkatın, veya bol su selpakla ovuşturmadan, hafif ve sabırla silmeye gayret edin. Boyayı inanılmaz şekilde yakar bu hayvanların dışkıları, hatta ben mermerde oyuk bıraktığına bile şahit oldum...
|
 |
ozantugbas
16 yıl önce - Sal 27 Mar 2007, 12:45
Araba alırken bana göre ilk kriter bütçe.Araba almaya karar verdiğinizde ilk önce bütçenizi ayarlayın.Arabaya göre değil bütçenize göre araba bakın.Eğer belli bir marka istemiyorsanız mümkün olduğunca çok bayiyi dolaşın.Malum çok az bir fiyat farkıyla istediğinizden daha iyi ve konforlu bir araba alabilirsiniz.Satıcıların sizi etkilemesine asla izin vermeyin çünkü onların amacı belli arabalarını satmak.Almaya karar verdiğiniz aracın donanım özelliklerini iyi öğrenin çünkü bir çok arabada donanımlar ekstra olup fiyatı arttırmaktadır.Motor ve yakıt tipinde araba kullanma sıklığınıza göre seçim yapın.Mesela çok fazla araba kullanmıyorsanız dizel motorlu bir araba alıp fazla para vermenize gerek yok.Yakıt tüketimi konusunda motor hacmine dikkat edin.Motor hacminin yüksekliği yakıt tüketimi ve vergiyi de arttıracaktır.İkinci el bir araba alıyorsanız klima,abs vb. mutlaka kontrol ettirin zira aldıktan sonra size ekstra masraf çıkartabilir.
|
 |
m.ertug
16 yıl önce - Sal 27 Mar 2007, 12:55
Sn ozantugbas'ın yazısını görünce aklıma geldi, ve en önemli noktalardan biri:
Eğer belli bir marka istemiyorsanız mümkün olduğunca çok bayiyi dolaşın.
Geçen sene Mart ayı; bir markanın bayisi; iki şubesi var; birisi İçerenköy tarafında, diğeri daha deniz tarafında(isim ve yer daha fazla söylemeyeyim).
Ayın marka/model/renk/paket/aksesuar vb araçta pazarlık sonucu oluşan fark 250 milyon TL... Durumu söylediğimizde, "Yapacak birşey yok!" diyorlar. İlginç bir deneyim, tabii ucuz veren taraftan alıyoruz...
250 YTL az değil, neredeyse alım masrafı...
|
 |
erhanthunder
16 yıl önce - Sal 27 Mar 2007, 13:12
Fiyat farkına bende örnek vereyim.Bazı bayiler önceden alım yaparak fiyatlarını aşağıda tutabiliyorlar.
yada piyasada hiç bulamayacağınız donanıma sahip bir aracı uygun fiyata alabiliyorsunuz.Donanım isterken sakın o olmaz bu olmazlara inanmayın.Elimizde bu var deyip size ellerinde olanı satmak istiyorlar.
Siz yadırın istediğiniz özellikleri fabrikadan olumsuz cevap gelsin.
Dediğim gibi ellerinde donanımı ilginç,renkleri ilginç olan araçları bazı firmalar uygun fiyata verebiliyorlar...
|
 |
seronline
16 yıl önce - Sal 27 Mar 2007, 15:00
Otomobilin içinin durumu ile kilometresi birbirine uyuyor mu, kontrol edin. Düşük kilometrede bir aracın direksiyon simidi, koltuk kumaşı ve yayları aşınmış, pedalları erimiş olmamalıdır. Aracın kilometresi geri çekilmiş olabilir. 
|
 |
serdar alt
16 yıl önce - Sal 27 Mar 2007, 15:11
Dizaynı, güvenliği ve yakıt ekonomisi önemli.
Abi dizel olsun benim olsun yawwww. Tavsiye ediyorum.
|
 |
iooktay
16 yıl önce - Sal 27 Mar 2007, 15:23
Sayın m.ertug, tam otomatik ve yarı otomatik konusunda yazdıklarınız beni tereddüte düşürdü, acaba yarı otomatikten kastınız hem otomatik hem de manuel kullanılabilen vitesler mi? Bu konuda bilgi verirseniz sevinirim, sanırım bu bölümü okuyan ve yeni araç almayı düşünen arkadaşlara da katkısı olur bu bilgilerin.
|
 |
Mustafa Celep
16 yıl önce - Sal 27 Mar 2007, 15:46
İlk önce bütçeme göre olmasına dikkat ederim.Alacağım arabada orjinallik ararım.(Araba pazarlarında genelde olan şeylerden birisi 73 model renault veya 124'de bile orjinallik aranır) Motor aksamı ve dahada önemlisi aracın içime sinmesi.Gerisi hayırlı olsun...
|
 |
M.Ali Sade
16 yıl önce - Sal 27 Mar 2007, 18:30
Otomobil satın alınırken dikkat edilecek hususlar aslında o kadar çok ki buraya yazmakla bitmez.Onun içindir ki konuyu ikiye ayırmakta fayda var.Birincisi (0) km bir otomobil satın almak.Diğeri de ikinci el bir otomobil satın almak.
Acentadan alacağınız otomobiller için pek bir şey demeyeceğim.İşin o tarafı sizin zevkinize ve bütçenize kalmış.Paranızın durumuna göre Mercedes de satın alabilirisiniz ya da çok daha ucuza satılan bir Doğu Bloku arabası da.
Hele ki ben yerli imalat bir araba alacağım derseniz hepsi aynı topun kumaşı oldukları için kazıklanma şansınız yok denecek kadar azdır.İstediğinizi gidip gönül rahatlığı ile alabilirsiniz.100 bin km.yi doldurmadan satmak şartıyla.
Şimdi ikinci el bir otomobil alma usullerini görelim.
Paranızın miktarına göre,arabanın kullanılacağı maksada göre,ne kadar süre bu araba ile idare edeceğinizi belirlediğinize göre,arabanın nerede kullanılacağına ve kimin kullanacağına karar verdiğinize göre aklınızda oluşmuş bir marka ve model mutlaka vardır.
Yukarıdaki cümle içerisinde aslında alacağınız kullanılmış bir otomobilin markasını belirlemek için düşüneceğiniz başlıkları da çaktırmadan verdim. Bu kriterlere göre aracın marka ve modelini aklınızda oluşturduysanız , aramaya da başlayabilirsiniz demektir.
Bir marka ya da modele karar vermeden önünüze çıkan her arabaya bakmayın.
Sağlıklı otomobil araması üç şekilde yapılır:
1. Tanıdıklarınızda aradığınız arabadan var mı?En sağlam yol tanıdık – bildik bir arabayı tanıdıklarınızdan,yani sizi kandırmayacak insanlardan ,değerinden fazla bile istense almaktır.
2. Çevrenizde,cadde ve sokaklarda,park yerlerinde,garajlarda üzerinde satılık ilanı olan arabalar mutlaka vardır.Bunlardan aklınıza yatanları kaydedip önce telefonla arayıp durumu ve fiyatı hakkında bilgi sahibi olduktan sonra gidip incelemektir.
3. Bu iki yolla akla yatan bir şey bulunamadığı taktirde gazete ve internet ilanlarıyla aramak da denenmesi gereken bir yoldur.
4. Oto galeri ve komisyoncularını ve açık oto pazarlarını sadece aradığınız arabanın fiyat ve teknik özelliklerini daha iyi öğrenmek maksadıyla gezebilirsiniz.Buralarda, arabadan anlamadığınız taktirde ya da az buçuk anlasanız bile, kandırılma şansınız oldukça yüksektir.
Bu üç yoldan birisi ile bulduğunuz, aklınıza yatan, kullanılmış bir otomobilin muayenesine dair ip uçlarını da daha sonra vereceğim.Esas mesele orada çünkü.
Herkese selamlar...
|
 |
ultrhasan42
16 yıl önce - Sal 27 Mar 2007, 18:46
Bu aldığınız otomobilin ikinci el oluşu veya '0' km oluşuna göre değişkenlik gösterir.Örneğin,1985 model bir aracın kaportasının orjininal boyalı olomasını beklemek hata olur.
Sıfır km bir otomobil alırken ilk önce elinizdeki parayla alabaliceğiniz optimum değerlerde bir araç olmasına dikkat etmelisiniz.Minimum parayla maksimum güvenlik maksimum konfor gibi özelliklere bakmalı.
ikinci el bir araç alacaksak da az km yapmış motor kazasız olması bakımı yapılmış olması gibi özelliklere bakılmalı.
Tabii ki bunların dışında da otomobilin dizaynın zevkinize hitap etmesi tercih nedeni baktığınız zaman araç kendini size sevdirmeli ne de olssa zevk meselesi
|
 |
sayfa 2  |
ANA SAYFA -> HABERLER ve SOHBET
|